İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Şantaj zamları

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 10, 2023

Şantaj zamları

20 yıllık iktidarımız, 20 yılı aşan iktidar süresi içinde sayısını dahi unuttuğum sayıda eğitim reformu gerçekleştirdi. Her yeni gelen bakan eğitimde muazzam projelerini ve planlarını devreye soktu ve sonunda gelinen yer ortada. Son icatları olan 4 artı 4 artı 4 denilen eğitim sistemi, Türkiye’nin öğrenciye bir kültür aşılayan köklü eğitim kurumlarının etkisini de ortadan kaldırıp, onları da sıradanlaştırmanın yanında son günlerde ortaya çıkan bir başka eğitim sorununun da kaynağı oldu. “Zamlı eğitim”. Bağlantıyı anlatalım. Türkiye’de giderek artan enflasyonun etkisi elbette ki, “paralı eğitim”de yani özel okullarda görülüyor. Maliyetleri artıyor. Bu maliyetler sonuçta öğrencinin ödediği ücrete yansıtılıyor. Eğitim almaktan vazgeçebileceğiniz bir lüks tüketim maddesi olmadığı için, bu zamlar ailelerde sıkıntıya neden oluyor. Çünkü şanslı bir azınlık dışında kimsenin geliri enflasyon oranında artmıyor. Özel okulların aşırı zam yapmasını engellemek ve TÜİK’in açıkladığı enflasyonu dahi ücretlerine yansıtmasını engellemek için Bakanlık bir kural koydu ve artışlara bir yasal sınır getirdi.

Bu sınır yüzde 65. Bu bile aslında yeterinden fazla zorlayıcı iken buna bir de bölünmüş eğitimin yarattığı sorun ekleniyor. Sorun şu. Yüzde 65’lik sınır 4 yıllık dilimler için. 4 yıllık ilkokulu bitirdiniz ve 4 yıllık ortaokula aynı eğitim kurumu içinde devam etmek istiyorsunuz. Burada yüzde 65’lik bir sınır yok. Yeniden bir okula başlandığı için, özel okul, kafasına göre bir zammı dayatabiliyor. İnsaflı ise yüzde 100, insafsız ise yüzde 200. Sınır yok. Dahası bu durumda hak arayan ve konuyu CİMER’i şikayet eden velilerin çocuklarının kayıtları da yenilenmeyerek bir de çocuklar ve aileler cezalandırılıyor. Bakanlığın, aynı eğitim kurumu içinde ortaokula veya liseye geçecek olanlar için de, bir düzenleme yapması ve bir limit koyması şart gibi görünüyor. Öğrencileri, eğitim kurumunun insafına bırakmak kabul edilebilir bir şey değil. Benzer bir sıkıntının yaşandığı yer “Özel sağlık sigortası” Özel sağlık sigortalarında da sistem içinde eski olmanın getirdiği bazı avantajlar var. Yenileme zorunluluğu gibi, hasarsızlık indirimi gibi. Bu yüzden de sağlık sigortalarında sigortalayanı değiştirmek sigortalıların hak kaybına neden oluyor. Ancak sigorta şirketleri de bu durumu istismar ediyor. “Medikal enflasyonun yüksek” olmasını bahane ederek sağlık sigortalarında yıllık yüzde 150’yi bulan artışlar talep ediyorlar.
Vatandaşlar yıllardır kullandıkları ve bazı haklara sahip oldukları hakları kaybetmemek için bu fahiş artışlara boyun eğmek zorunda kalıyorlar. Ya da ödeyemeyip, tüm sahip oldukları hakları kaybediyorlar. Ne Sağlık Bakanlığı ne de Ticaret Bakanlığı bu duruma müdahale ediyor. Bir sınırlama getirmiyor. Ben bu iki zam türüne de şantaj zammı diyorum. ***

Togg'unuz için yazdım aptallar

Pazar gün BMW’nin iX modeli ile yaptığım bir uzun yol elektrikli araç deneme sürüşü izlenimlerimi yazdım ve elektrikli araç şarj altyapısı nedeniyle ciddi sıkıntı çektiğimi, elektrikli araçların kent içi ulaşım için muhteşem ve şehirlerarası yolculuklar için bir çile olduğunu anlattım. Kim olduklarını tahmin edebileceğiniz, cahil güruh hemen saldırdı. “Togg’u çekemiyorsun. Togg’u karalamak için bunları yazıyorsun. Senin derdin Togg’la. Yerli ve milli olan her şeye karşısın.” Ne diyeyim, ahmaklık ve aşağılıklık aynı bedende birleşince sonuç bu eleştiriler oluyor. Bu dangalakların bilmediği şey şu. Türkiye’nin üreteceği otomobilin elektrikli olması gerektiğini daha ortada Togg falan yokken yazan benim. Togg’u üretenlerin başları sıkışınca dertlerini anlatmak için koştukları gazeteci benim. Söylemek istemezdim ama siz Togg’a uzaktan bakarken, beğenirsem Togg’u satın alabilecek durumda olan da benim. Benim elektrikli araç şarj altyapısı konusunda eleştirilerde bulunmam ve aylar yıllardır bu konuda yazılar yazmamın nedeni de Togg’un başarısız olması için değil, başarılı olması için. Şu an Türkiye’de toplam 10 bin kadar elektrikli araç var ve şarj noktasına erişmekte zorluk çekiyorsunuz. Yarın Togg ilk yıl ürettiği 20 bin, ertesi yıllarda üreteceği 100 bin, 180 bin aracı satarsa ortaya çıkacak kaosa işaret ediyorum. Sizin yerli ve milli Togg’unuzu alanlar aldıklarına bin pişman olmasınlar diye yazıyorum. Alan pişman olup, komşusuna “Aman abi sakın” demesin diye yazıyorum. Ama siz bunu bile anlamayacak kadar küçük beyinli, dar zihinlisiniz. Çünkü Togg sizin için bir ulaşım aracı değil, bir propaganda aracı. Togg’u üretenlere saygım, sevgim olmasa “Hay sizin Togg’unuza...” diye başlayacağım… ***

Uyutma ve unutma ilacı

468 TL’lik bir ilacı, devlete 21 bin lirayı aşan bir fiyatla satıyorlar. SGK’ya. Yani zaten batık durumda olan, zaten açığı sürekli Hazine’den kapatılan ve son EYT kararı ile iyiden iyiye batacak olan kuruma. Üstelik “kanser ilacı” diye sattıkları ilacın kanser tedavisi ile uzaktan yakından da alakası yok. Rezalet ortaya çıkıyor, belgesi ile, bilgisi ile, sorumluları ile. Tık yok. Ne bir araştırma, ne bir inceleme, ne bir soruşturma. Siyaset adım atmıyor. Ne Sağlık Bakanlığı adım atıyor. Ne Sosyal Güvenlik Bakanlığı adım atıyor. Sağlık Bakanlığı sadece “Bu alımı yapan biz değiliz” diyor o kadar. Günlerdir konu ile ilgili bir açıklama, bir harekete geçme bekliyorum. Hiçbir şey olmuyor. Kanser ilacı olmayan ilaç ederinin 40 katından fazla fiyata satılıyor. Satan iktidar partisinden biri olunca o ilaç yutuluyor. Zannedersin ilaç uyku ilacı. Hepimizi uyutmaya çalışıyorlar. ***

Bu ceza ceza mı!

Ambulansa yol vermeyen, yol vermemek ne kelime, ambulansın yolunu kesen aşağılık yaratığa 623 TL para cezası kesilmiş. Marifet yapılmış gibi açıklanıyor. İş mi bu! 10 gün önce, Kayseri’de duble yolda hız limitini 10 km/s aştığım için 450 TL ceza ödedim. Hiç itirazım yok. Aştıysam öderim… Ancak bir yanda sabahın köründe 10 km’lik sürat aşımı için ödenen 450 TL. Diğer yanda bir ambulansa yol vermeyerek, bir cana kast eden bir yaratığa verilen ceza 623 TL. Sizce burada bir saçmalık, bir adaletsizlik, bir caydırıcılıktan uzak olma hali yok mu! Ambulansın önünün bilerek, isteyerek kesen bu sapığa daha ağır bir ceza verilmesi gerekmez miydi! ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Hak etmeyene insaf etmediğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Hak etmeyene insaf etmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Savcı Sayan gazeteci olsaydı
Köşe Yazıları
Savcı Sayan gazeteci olsaydı

Fatih Altaylı

Kasım 1, 2026

Kaybolmayan bir umutla nice bayramlara
Köşe Yazıları
Kaybolmayan bir umutla nice bayramlara

Fatih Altaylı

Ekim 29, 2026

Pamuk ipliği
Köşe Yazıları
Pamuk ipliği

Fatih Altaylı

Ekim 28, 2026

  • Videolar

Tümü
"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:24 Cumhuriyet bize ne öğretti? 03:38 Atatürk'ü diğer paşalardan ayıran neydi? 09:36 Samsun'dan Büyük Millet Meclisi'ne 12:17 Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü Kurtuluş Savaşı'na nasıl katıldı? 14:24 Atatürk Anadolu'ya İngilizlerin izniyle mi geçti? 18:22 Nutuk neden bu kadar önemli? 20:50 Sakarya Meydan Muharebesi 25:27 Büyük Taarruz'a hazırlık 28:41 Atatürk bir diktatör müydü? 29:21 Atatürk neden bir Türk tarihi yazdırmak istedi? 36:02 Harf devrimi 39:50 Soyadı Kanunu neden önemliydi? 43:42 Cumhuriyet iyi insan yetiştirdi mi? 44:46 Cumhuriyet Anadolu'ya ulaşabildi mi? 47:16 Tek parti dönemi daha mı iyiydi? 51:11 Cumhuriyetin en önemli devrimi hangisi? 54:14 Kadın hakları ve Medeni Kanun 56:04 Cumhuriyet Osmanlı'yı reddetti mi? 58:08 Atatürk döneminde bankacılık 1:00:44 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 29, 2026
Denizlerimizi koruyabiliyor muyuz? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Zafer Kızılkaya & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDenizlerimizi koruyabiliyor muyuz?00:00 Giriş 02:48 Akdeniz'de korunan alanlar 05:10 Türkiye'de ki özel çevre koruma bölgeleri 09:34 Gökova'daki balıkçılığa kapalı alanlar 17:44 Ekosistem restorasyonu 26:50 Deniz kestaneleri de istilacı bir tür mü? 33:36 Deniz çayırı ile yosunun farkı nedir? 44:52 Mercanlar yok oluyor mu? 46:38 Bu mercanların evrim geçirip hayatta kalma ihtimalleri var mı? 47:30 Trol teknesi belgeseli 51:39 Türkiye'de tutulan hamsiler 54:09 Balık çiftliklerini açık denizlere kuramaz mıyız? 1:02:44 Norveç somonu ve orkinosların ağır metal içerdikleri doğru mu? 1:05:07 Çekilen belgeseller maliyetleri karşılayabiliyor mu? 1:06:48 Mühendislik okuyup neden bu işi yapmayı tercih etti? 1:12:10 Med Sea Alliance ne yapıyor? 1:13:33 Devlet ile nasıl işbirliği yürütüyor 1:14:56 Türkiye'de kaç deniz koruma alanı var? 1:17:04 Koruma alanlarının kıyılarında imar yasağı var mı? 1:19:02 Kapanış #işbirliği
Ekim 25, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir" görseli
FatihAltaylı
YouTube
EypioFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:14 Eypio'nun ailesi nereden geliyor? 04:10 Hollanda'ya uzanan kaçak yolculuk 17:47 Müziğe nasıl başladı? 18:58 Türkiye'ye dönüşü ve ticari girişimleri 22:12 "Günah Benim" şarkısının hikayesi 25:41 Kibariye ve Sibel Can ile düetleri 30:58 "Yeraltı" dizisinin şarkıları 32:13 Özdemir Erdoğan ile yaşanan tartışma 35:22 Türk rapinin dünyadaki yeri 39:10 Şarkılarını nasıl yazıyor? 46:09 Ailesi ve kızları 49:47 Rahat bir hayat müziğini etkiliyor mu? 51:35 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 25, 2026