İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Masanın ortasında zıplayan lider

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 12, 2023

Masanın ortasında zıplayan lider

Ali Babacan’ın parti kurmaya çalıştığı günlerdi. Çalışmalarını son derece kapalı bir biçimde sürdürüyor, kimse ile bilgi paylaşmıyordu. Genel kanaat ise o sıralarda birlikte ailece gezilere çıktığı ve kendisi ile yakın dönemlerde Ak Parti’den benzer ilkesel nedenlerle kopmuş Ahmet Davutoğlu ile birlikte hareket edeceği, partiyi beraber kuracakları yolunda idi. Babacan ise ser veriyor, sır vermiyordu. Tam o günlerde telefonum çaldı. Tanımadığım bir numaradan arayan, Ali Babacan’dı. İstanbul’daki çalışma ofisine, sohbete davet ediyordu. Küçük, sade ofiste oturduk. Babacan, partiyi nasıl kuracaklarını, nasıl alttan gelen bir örgütlenme içinde olduklarını anlattı. Benim merak ettiğim ise Ahmet Davutoğlu’nun patinin kuruluşunda ve içinde yer alıp almayacağı idi. Çünkü Davutoğlu da aynı günlerde bir parti kurma çabası içinde idi. Yakınlıkları, aynı çatı altında olacaklarına işaret ediyor gibiydi. Ali Babacan, kesin bir dille aynı çatı altında olmayacaklarını söyledi. Davutoğlu ile aynı çatı altında olmanın zor hatta imkansız olduğunu, olabildiğince kibar, kırıcı olmaktan mümkün olduğunca imtina ederek anlatmaya çalıştı.

Birkaç gündür, Ali Babacan’ın niye böyle davrandığını ve o gün bana ne demek istediğini çok daha iyi anlamaya başladım. Ahmet Davutoğlu, tüm siyasi tecrübesine rağmen kırıp dökmeye başladı. Önce çıkıp “Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı kim olursa olsun imza yetkisinin masadaki liderlerde olacağını” söyledi. Bu söylemin Anayasaya aykırı olduğunu yazdım ve bu konuşmaların masaya büyük zarar verdiğini söyledim. Sadece ben değil, herkes bunu hatırlattı. Diğer partilerin liderleri ya da sözcüleri Davutoğlu’nun sözlerini tevil etmek, ortaya çıkan seçmen güvensizliğini ortadan kaldırmak için açıklama üzerine açıklama yaptılar. Durum tam biraz toparlanır gibi oldu, Ahmet Bey yine ekrana çıktı ve bu kez daha da ileri gitti. Seçime giden bir liderin en son söyleyeceği cümleyi söyleyerek “Kriz çıkar” dedi ve Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı adayı liderleri dinlemez ve oy oranına bağlı olarak küçümseme yoluna giderse kriz çıkacağını, seçime gidileceğini anlattı. İktidarın seçime kadar her gün uğraşsa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her gün bu olasılıktan söz etse vermeyeceği kadar zarar verdi muhalif cepheye. Oysa kriz tamamen sayısal bir şeydi. Eğer masa yeterince güçlü ise birkaç milletvekili olan bir partinin masanın geri kalanı ile ters düşmesi kriz falan yaratmazdı. Ama Davutoğlu kendi seçmenine merak etmeyin, bizim istemediğimiz bir şey mesajı vermek için en olmaması gereken uca gitti. Anlaşılan Ali Babacan, saygı ve sevgisine rağmen bugünleri baştan görmüş, hissetmişti.
Öyle görünüyor ki, Ahmet Davutoğlu masanın altı ayağından birini kırmaya çalışmıyor. Bunu kırsa masa kalan 5 ayağın üzerinde de gayet dengede durabilir. Ahmet Bey’in yaptığı masanın tam ortasında zıplamak. Bilerek veya bilmeyerek Masa’yı kırmaya çalışıyor. Kıracak kadar ağır mı yakında göreceğiz! ***

Özel okulların öğretmen sömürüsü

Özel okulların ilkokuldan ortaokula, ortaokuldan liseye geçenlere fahiş zamlar yaparak velileri ve öğrencileri mağdur ettiğini yazdım. Bazı özel okul veya vakıf okulu yöneticileri arayarak sitem ettiler. Maliyetlerdeki artışlardan, öğretmen maaşlarına yapılan zamlardan söz ettiler. “İktidar enflasyonu gizliyor ama biz yaşıyoruz. Ne yapalım, batalım mı” dediler. Haklılık payları elbette yok değil. Her türlü maliyetin korkunç biçimde arttığı, ekonominin rayından tam anlamıyla çıktığı bir dönemden geçtiğimizi biz de biliyoruz ama özel okul yönetimlerinden ricam bana “Öğretmen maaşları” demesinler. Çünkü oradaki durumu biliyorum, daha önce de yazdım. Öğretmenleri sömürüyorsunuz. Sizler de aynen iktidar gibi, enflasyonun yükünü, çalışanlar üzerine yıkıyorsunuz. Şu anda özel okul öğretmen ücretleri yerlerde sürünüyor. Genç öğretmenler asgari ücret ve hatta bazen asgari ücretin de altında maaşlarla çalıştırılıyor. 20 yıllık tecrübeli öğretmenlerin asgari ücretim 500, bilemedin 1000 TL üzerinde maaşlara talim ettirildiğini biliyoruz.
Kağıt üstünde verdikleri maaşın bir bölümün geri isteyen okullar bile duyuyoruz ama kanıtlayamam. Pek çok öğretmen utana sıkıla da olsa bordrolarını benimle paylaşıyorlar. Tarikat ve cemaatlerin ellerindeki okullarda bu sömürü daha da fazla. Öyle ki, devlet okullarındaki öğretmenlerin gelir durumu, özel okul öğretmenlerinden çok çok daha iyi diyeyim vaziyetin vahametini siz anlayın. O yüzden hiçbir özel okul bana “Öğretmen maaşları” demesin. Vallahi yayınlarım bordroları. ***

Müteahhitlere de zam yapmayın

Otoyol ve köprülere zam yapılmayacağı haberi, bu yolları kullananlar arasında sevinçle karşılandı. Her şeye zam yapılırken, köprülere ve otoyollara yapılmaması iyi elbette. Keşke hiçbir şeye zam yapılmasa. Ama acaba gerçekten zam yapılmadı mı! Sorum şu ve çok basit. “Bu otoyolları işleten müteahhitlere yapılan ödemelere de zam yapılmadı mı? Yani müteahhitler bu yıl da geçen yıl devletten aldıkları araç başı paranın aynısını mı alacaklar. Yoksa müteahhitlere ödenen paraya zam yapıldı da, bu zam kullananlarda yansıtılmayarak, Kars’taki, Van’daki, Sinop’taki, Hatay’daki vergi verene mi yansıtılacak?” Müteahhitlere yapılacak ödeme de artmadıysa bravo size. Ama müteahhitlere zam yapıp, geçiş parasını bütün millete yansıttıysanız vay halimize... ***

Garsonu da yeseydiniz

Son zamanların modası sosyal medyada adisyon ya da restoran faturası yayınlamak. Gidip yiyorlar, sonra da “Vay kazığa bak” diye yayınlıyorlar. Evet, hepimiz biliyoruz memleket çok pahalı bir hale geldi ve artık geçiren geçirebildiği kadar geçirmeye çalışıyor. Fakat yine de siz bu adisyonları hiç inceliyor musunuz! Geçenlerde biri böyle bir hesabı koymuş sosyal medyaya. Benim de önüme düştü. Yemek yemişler 19 bin TL ödemişler. Üstelik içki de yok. İlk bakışta ben de “Yuh” dedim. Sonra hesaba incelemeye başladım. Yok yok. Etler, bonfileler, pirzolalar, kuzu bonfileler, dana pirzolalar, kuzu pirzolalar, salatalar, pilavlar… Yok yok. Bir garsonu yememişler. Kıtlıktan çıkmış gibi yemişler ve belli ki kalabalık bir grup. Bunca şeyi bakkaldan kasaptan manavdan alıp evde yesen zaten o da 10 bin TL tutar. Bir de pahalı şaraplar açtırıp, sonra da “Bu nasıl hesap” diyor. Onlar da ayrı vaka. Yayınlamayın kardeşim. Bize ne sizin ne zıkkımlandığınızdan. Zorla mı sokuyorlar boğazınızdan. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Alınganlığın sevginin düşmanı olduğunu anladığımız zaman...

Ne zaman insan oluruz?

Alınganlığın sevginin düşmanı olduğunu anladığımız zaman...

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

Keşke şaşırsaydık
Köşe Yazıları
Keşke şaşırsaydık

Fatih Altaylı

Temmuz 3, 2026

Bankalar ve üç tip iş insanı
Köşe Yazıları
Bankalar ve üç tip iş insanı

Fatih Altaylı

Temmuz 2, 2026

  • Videolar

Tümü
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026
Anadolu'daki ilk imparatorluk: Hititler görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. İlknur Taş & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimAnadolu'daki ilk imparatorluk: HititlerShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 02:52 Hititler kimdir? 05:51 Hititçe çözülebildi mi? 06:55 Hititler neden Orta Anadolu'yu merkez alarak yerleştiler? 08:38 Diğer medeniyetler ile ilişkileri 11:14 Devlet nasıl kuruldu, kurucu imparator kim? 13:47 Hititlerin en parlak dönemleri 13:18 Hititlerin sınırları nereye kadar uzanıyor? 16:47 Hititlerin denizcilik tarafları 21:37 Hititler medeniyet kurabildi mi? 24:08 Neden Mısır ile bu kadar çok savaşıyorlar? 26:05 Kadeş antlaşması 27:47 Kendi tarihlerini yazmışlar mı? 32:11 Hitit ordusu ve kölelik sistemi 34:53 Hititlerin mimarisi 38:27 Ruhban sınıfı ve devlet üzerindeki etkisi 45:14 Hattiler ve hititler 47:18 Hitit medeniyetinde kraliçe nasıl bir öneme sahip? 50:00 Soylu sınıfı var mı? 51:34 Medeniyetin gelir kaynağı ne? 53:11 Hititler zengin bir medeniyet miydi? 54:08 Hititler neden yok oldu? 58:10 Hitit Kralı IV. Tudhaliya kitabı 1:00:31 Hitit devleti bir Hatti devleti midir? 1:03:41 Kapanış #işbirliği
Haziran 28, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sette eğlenmek diye bir şey yok!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Seda BakanFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sette eğlenmek diye bir şey yok!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 05:30 Hadise'yle olan uyuşmazlığının sebebi ne? 07:11 Zeytin Ağacı projesi nasıl ilerliyor? 18:51 Set ortamı diziyi etkiler mi? 21:00 Başka projeleri var mı? Netflix'te oynamak yeterli geliyor mu? 24:44 Çantalara merakı var mı? 26:53 Neden çocuk yetiştirmek eskisi gibi değil? 29:06 Gelecekteki planları ne? 30:25 Güzel iş dediği işler neler? 33:13 Ailesiyle arası nasıl ilerliyor? 38:14 Çocuklar "Oyunculuğu bırak" derse ne yapacak? 40:43 Çocukları sanata yönlendirici aktiviteler yapıyor mu? 44:15 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Haziran 28, 2026