İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Masanın ortasında zıplayan lider

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 12, 2023

Masanın ortasında zıplayan lider

Ali Babacan’ın parti kurmaya çalıştığı günlerdi. Çalışmalarını son derece kapalı bir biçimde sürdürüyor, kimse ile bilgi paylaşmıyordu. Genel kanaat ise o sıralarda birlikte ailece gezilere çıktığı ve kendisi ile yakın dönemlerde Ak Parti’den benzer ilkesel nedenlerle kopmuş Ahmet Davutoğlu ile birlikte hareket edeceği, partiyi beraber kuracakları yolunda idi. Babacan ise ser veriyor, sır vermiyordu. Tam o günlerde telefonum çaldı. Tanımadığım bir numaradan arayan, Ali Babacan’dı. İstanbul’daki çalışma ofisine, sohbete davet ediyordu. Küçük, sade ofiste oturduk. Babacan, partiyi nasıl kuracaklarını, nasıl alttan gelen bir örgütlenme içinde olduklarını anlattı. Benim merak ettiğim ise Ahmet Davutoğlu’nun patinin kuruluşunda ve içinde yer alıp almayacağı idi. Çünkü Davutoğlu da aynı günlerde bir parti kurma çabası içinde idi. Yakınlıkları, aynı çatı altında olacaklarına işaret ediyor gibiydi. Ali Babacan, kesin bir dille aynı çatı altında olmayacaklarını söyledi. Davutoğlu ile aynı çatı altında olmanın zor hatta imkansız olduğunu, olabildiğince kibar, kırıcı olmaktan mümkün olduğunca imtina ederek anlatmaya çalıştı.

Birkaç gündür, Ali Babacan’ın niye böyle davrandığını ve o gün bana ne demek istediğini çok daha iyi anlamaya başladım. Ahmet Davutoğlu, tüm siyasi tecrübesine rağmen kırıp dökmeye başladı. Önce çıkıp “Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı kim olursa olsun imza yetkisinin masadaki liderlerde olacağını” söyledi. Bu söylemin Anayasaya aykırı olduğunu yazdım ve bu konuşmaların masaya büyük zarar verdiğini söyledim. Sadece ben değil, herkes bunu hatırlattı. Diğer partilerin liderleri ya da sözcüleri Davutoğlu’nun sözlerini tevil etmek, ortaya çıkan seçmen güvensizliğini ortadan kaldırmak için açıklama üzerine açıklama yaptılar. Durum tam biraz toparlanır gibi oldu, Ahmet Bey yine ekrana çıktı ve bu kez daha da ileri gitti. Seçime giden bir liderin en son söyleyeceği cümleyi söyleyerek “Kriz çıkar” dedi ve Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı adayı liderleri dinlemez ve oy oranına bağlı olarak küçümseme yoluna giderse kriz çıkacağını, seçime gidileceğini anlattı. İktidarın seçime kadar her gün uğraşsa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her gün bu olasılıktan söz etse vermeyeceği kadar zarar verdi muhalif cepheye. Oysa kriz tamamen sayısal bir şeydi. Eğer masa yeterince güçlü ise birkaç milletvekili olan bir partinin masanın geri kalanı ile ters düşmesi kriz falan yaratmazdı. Ama Davutoğlu kendi seçmenine merak etmeyin, bizim istemediğimiz bir şey mesajı vermek için en olmaması gereken uca gitti. Anlaşılan Ali Babacan, saygı ve sevgisine rağmen bugünleri baştan görmüş, hissetmişti.
Öyle görünüyor ki, Ahmet Davutoğlu masanın altı ayağından birini kırmaya çalışmıyor. Bunu kırsa masa kalan 5 ayağın üzerinde de gayet dengede durabilir. Ahmet Bey’in yaptığı masanın tam ortasında zıplamak. Bilerek veya bilmeyerek Masa’yı kırmaya çalışıyor. Kıracak kadar ağır mı yakında göreceğiz! ***

Özel okulların öğretmen sömürüsü

Özel okulların ilkokuldan ortaokula, ortaokuldan liseye geçenlere fahiş zamlar yaparak velileri ve öğrencileri mağdur ettiğini yazdım. Bazı özel okul veya vakıf okulu yöneticileri arayarak sitem ettiler. Maliyetlerdeki artışlardan, öğretmen maaşlarına yapılan zamlardan söz ettiler. “İktidar enflasyonu gizliyor ama biz yaşıyoruz. Ne yapalım, batalım mı” dediler. Haklılık payları elbette yok değil. Her türlü maliyetin korkunç biçimde arttığı, ekonominin rayından tam anlamıyla çıktığı bir dönemden geçtiğimizi biz de biliyoruz ama özel okul yönetimlerinden ricam bana “Öğretmen maaşları” demesinler. Çünkü oradaki durumu biliyorum, daha önce de yazdım. Öğretmenleri sömürüyorsunuz. Sizler de aynen iktidar gibi, enflasyonun yükünü, çalışanlar üzerine yıkıyorsunuz. Şu anda özel okul öğretmen ücretleri yerlerde sürünüyor. Genç öğretmenler asgari ücret ve hatta bazen asgari ücretin de altında maaşlarla çalıştırılıyor. 20 yıllık tecrübeli öğretmenlerin asgari ücretim 500, bilemedin 1000 TL üzerinde maaşlara talim ettirildiğini biliyoruz.
Kağıt üstünde verdikleri maaşın bir bölümün geri isteyen okullar bile duyuyoruz ama kanıtlayamam. Pek çok öğretmen utana sıkıla da olsa bordrolarını benimle paylaşıyorlar. Tarikat ve cemaatlerin ellerindeki okullarda bu sömürü daha da fazla. Öyle ki, devlet okullarındaki öğretmenlerin gelir durumu, özel okul öğretmenlerinden çok çok daha iyi diyeyim vaziyetin vahametini siz anlayın. O yüzden hiçbir özel okul bana “Öğretmen maaşları” demesin. Vallahi yayınlarım bordroları. ***

Müteahhitlere de zam yapmayın

Otoyol ve köprülere zam yapılmayacağı haberi, bu yolları kullananlar arasında sevinçle karşılandı. Her şeye zam yapılırken, köprülere ve otoyollara yapılmaması iyi elbette. Keşke hiçbir şeye zam yapılmasa. Ama acaba gerçekten zam yapılmadı mı! Sorum şu ve çok basit. “Bu otoyolları işleten müteahhitlere yapılan ödemelere de zam yapılmadı mı? Yani müteahhitler bu yıl da geçen yıl devletten aldıkları araç başı paranın aynısını mı alacaklar. Yoksa müteahhitlere ödenen paraya zam yapıldı da, bu zam kullananlarda yansıtılmayarak, Kars’taki, Van’daki, Sinop’taki, Hatay’daki vergi verene mi yansıtılacak?” Müteahhitlere yapılacak ödeme de artmadıysa bravo size. Ama müteahhitlere zam yapıp, geçiş parasını bütün millete yansıttıysanız vay halimize... ***

Garsonu da yeseydiniz

Son zamanların modası sosyal medyada adisyon ya da restoran faturası yayınlamak. Gidip yiyorlar, sonra da “Vay kazığa bak” diye yayınlıyorlar. Evet, hepimiz biliyoruz memleket çok pahalı bir hale geldi ve artık geçiren geçirebildiği kadar geçirmeye çalışıyor. Fakat yine de siz bu adisyonları hiç inceliyor musunuz! Geçenlerde biri böyle bir hesabı koymuş sosyal medyaya. Benim de önüme düştü. Yemek yemişler 19 bin TL ödemişler. Üstelik içki de yok. İlk bakışta ben de “Yuh” dedim. Sonra hesaba incelemeye başladım. Yok yok. Etler, bonfileler, pirzolalar, kuzu bonfileler, dana pirzolalar, kuzu pirzolalar, salatalar, pilavlar… Yok yok. Bir garsonu yememişler. Kıtlıktan çıkmış gibi yemişler ve belli ki kalabalık bir grup. Bunca şeyi bakkaldan kasaptan manavdan alıp evde yesen zaten o da 10 bin TL tutar. Bir de pahalı şaraplar açtırıp, sonra da “Bu nasıl hesap” diyor. Onlar da ayrı vaka. Yayınlamayın kardeşim. Bize ne sizin ne zıkkımlandığınızdan. Zorla mı sokuyorlar boğazınızdan. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Alınganlığın sevginin düşmanı olduğunu anladığımız zaman...

Ne zaman insan oluruz?

Alınganlığın sevginin düşmanı olduğunu anladığımız zaman...

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

Dürüst gazetecilerin dikkatli olma zamanı
Köşe Yazıları
Dürüst gazetecilerin dikkatli olma zamanı

Fatih Altaylı

Eylül 30, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026