İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Esad'ın niye "Esed" olduğunu anladım

  • Öde denilse ödenir mi?

  • Akşener: Tüm bürokratlara ders olsun

  • Bir kereden bir şey olmuş mu!

  • Tek parti rejimi zannetmek

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Esad'ın niye "Esed" olduğunu anladım

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 3, 2023

Yazı İçeriği

  • Esad'ın niye "Esed" olduğunu anladım

  • Öde denilse ödenir mi?

  • Akşener: Tüm bürokratlara ders olsun

  • Bir kereden bir şey olmuş mu!

  • Tek parti rejimi zannetmek

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Öde denilse ödenir mi?

11 yıldır söylediğimiz bir şey var.

“Bu denli yoğun ve kontrolsüz bir göç, bir ülke için beka sorunudur” dedik.

“Hiçbir ülke nüfusunun yüzde 10’u oranında bir göçü kaldıramaz. Bu demografik değişim, orta vadede ciddi, uzun vadede ülkeyi yok edebilecek sorunlar doğurur” dedik.

“Türkiye’yi Avrupa’nın göçmen hendeğine çevirmeyin. AB’den alacağınız birkaç milyar avro için bu yapılmaz” dedik.

11 yıl boyunca bunu dinletemedik.

Tam aksine, bu göçe izin verenlerin, bu göçü belki de bile isteye organize edenlerin, bu göçten siyasi medet umanların hakaretlerine maruz kaldık.

Hasbelkader köşe komşuluğu yaptığım kişiler bile dönüp bana “Faşist” dediler, “Irkçı” dediler.

Her ikisinin de gerçek anlamını bilmediklerin için muhtemelen.

Ve aradan 11 yıl geçti.

Gelenler Türkiye’nin tamamına yayıldılar.

Sayıları iyimserlere göre 8, kötümserlere göre 11 milyonu aştı.

Büyük kentlerdeki nüfusları milyonu geçti.

Bazı şehirlerde oransal olarak üstünlüğü ele geçirdiler.

Büyükşehirlerde içine girilemeyen gettolar oluşturdular.

Önce kendi aralarında, sonra ülkenin gerçek sahipleri ile çatışmaya başladılar.

İlk gün söylediğimiz gibi, zaman içinde çeteleştiler.

Mafyalaştılar.

Ülkenin siyasetçilerine hakaret etmeye başladılar.

Ülkenin kolluk kuvvetleri ile çatışmalara girdiler.

Sınır güvenliği oluşturmaya çalışanlara saldırdılar.

Tüm bunlar olurken, bunlara “Ensar” dendi, “Muhacir” dendi.

“Kimse bu kardeşlerimizi geri gönderemez” dendi.

Savaş var diye Türkiye’de oldukları söylenenler, “Gitsinler de Esad onları öldürsün mü?” diye korunup, kollananlar bayramlarda ülkelerine gidip, bayram sonrası Türkiye’ye geldiler. Ne Esad onları öldürdü ne onlar Esad’ı.

Ve 11 yıl sonra, ülkeyi 21 yıldır yöneten irade durumu anladı.

Göçmenlerin Türkiye için beka sorunu olduğunu söylemeye başladı.

Muhtemelen pek yakında bu göçmenleri Türkiye’ye sokanın "cehape zihniyeti" olduğunu da söylemeye başlarlar.

Hiç şaşırmam.

Geri gönderme konusunda samimiler mi, değiller mi onu da bilemem.

Ama bildiğim bir şey var.

Eğer birkaç yıl içinde geri dönmemiş olurlarsa, Beşar Esad Arap tarihine altın harflerle yazılır.

Tek kurşun atmadan Anadolu’yu bir “Arap yurdu” haline getiren büyük komutan olarak tarihe geçer. Kahraman ve Dahi Arap Komutan olarak anılır.

Kim bilir belki de, bizimkilerin kendisine “Esed” demesinin nedeni de budur.

Esed Arapça’da “Aslan” demektir.

Anadolu’yu Türk yurdu yapan Türk’ü Alp Aslan’a nazire yapıyorlar zannederim.

Bir bankacı kadın tarafından dolar bazında yüksek faizli gelir vaadiyle kandırılan ve hocalarının peşine takılarak büyük kazanç elde edeceklerini zannederken, paralarını kaybeden futbolcuların bazıları Cumhurbaşkanı Erdoğan'a koşmuşlar. 

"Kurtarın paralarımızı" diyerek. 

Cumhurbaşkanı'nın ne cevap verdiğini bilmiyoruz elbette. 

Peki Cumhurbaşkanı bankaya "Bu çocukların parasını ödeyin" dese ödenebilir mi? 

Hayır..

Çünkü bir grup sporcu, banka kayıtlarında olmayan ve tüm alışverişin banka dışında gizli yapıldığı bir iş çeviriyorlar. 

Üstelik de hiçbir yerde olmayan astronomik bir faiz garantisi ile. 

Banka yönetimi bu parayı geri ödeyemez. 

Öderse yasaya göre "zimmet" suçu işlemiş olur. 

Hele bir de yargı kararı olmadan.

Ödeyen yasa karşısında suçlu duruma düşer. 

Sonu Hakan Atilla olur!

Akşener: Tüm bürokratlara ders olsun

Hakan Atilla.

Halkbank Genel Müdür Yardımcısı idi.

Halkbank’ın Reza Zarrab’la iş kotardığı dönemlerde o koltukta oturuyordu.

Zarrab olayı patladıktan sonra gittiği ABD’de tutuklandı.

İstese o da Zarrab gibi itirafçı olabilir, itirafları ile Türkiye’yi iyiden iyiye zor duruma düşürebilir, ABD’nin eline Türkiye’yi tehditte kullanılabilecek yeni kozlar verebilir, karşılığında Amerikan vatandaşlığı alıp, ABD’de bey gibi yaşayabilirdi.

Yapmadı.

Mahkum oldu, hapis yattı.

Cezasını çekip Türkiye’ye geldi, dönemin bakanı tarafından karşılandı.

Kısa süre sonra önemli bir yarı kamu kurumunun başına atandı.

Sonra niyeyse gözden düştü.

Görevinden istifa ettirildi.

Ve dün de ailesi ile birlikte Kıbrıs’a giderken gözaltına alındı, pasaportuna el konuldu.

Suçunu bile bilmiyor. Ama karar iki yıllıkmış. Niyesi, nedeni belli değil. "Yurt dışına çıkmasın. Belli olmaz" demişler belli ki!

Dün bunu Meral Akşener’e sordum.

“Yasa dışı talimatlara uyan her bürokrat bu olaydan ibret almalıdır” dedi ve ekledi, “Bir bürokratın nasıl kullanılıp harcandığının timsalidir. İşlerine yararken nasıl ödüllendirilip, işleri bitince nasıl kirli bir mendil gibi buruşturulup çöpe atıldığının öyküsüdür. Tüm bürokratlar bundan ders çıkarmalıdır” dedi.

En iyi ortaklık suç ortaklığıdır denirdi.

Belli ki, bazen o bile yalan.

Bir kereden bir şey olmuş mu!

İnsana Değer Veren Dernek Federasyonu’nun Kuran kursunda eğitim gören 8 yaşındaki bir erkek çocuğu “Nitelikli cinsel istismara uğramış”.

Çocuğun ailesi, evlatlarının hal ve hareketlerinden şüphelenince olay ortaya çıkmış.

Allah tarafından, olay fazla duyulmadan yargı devreye girmiş.

Birileri “Bir kereden bir şey olmaz” deme fırsatı bulamadan dava sonuçlanmış.

İstismarcı, 39 yıl hapse mahkum olmuş.

Acaba ağızlarından LGBTİ hakaretlerini düşürmeyenler, iktidar değişikliği olursa ahlaki çürüme olacağından sürekli dem vuranlar bu durum için ne yorum yapacaklar çok merak ediyorum.

Yoksa öncelikle 39 yıla mahkum olan kişiyi kurtarmaya çalışıp, gerisine sonra mı bakacaklar!

Tek parti rejimi zannetmek

AK Parti seçimlerde muhalefetin hedefini anlamış. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kazanmasını engellemek ve AK Parti'yi iktidardan indirmek. 

Bu müthiş keşif için AK Parti kurmaylarını ve Beştepe efradını kutluyorum. 

Normalde bir ülkede seçimlerin başka hangi maksatla yapıldığını merak ediyorum.

Kimi devirmek için yapılmasını bekliyorlardı bu seçimin, beni mi! 

Ama tabii onları da anlamak mümkün.

Onlar 21 yıllık sürede tek parti devletine o kadar alışmışlar ki, bu ülkede çok partili bir rejim olduğunu unutmuşlar. 

Şu anda onun şaşkınlığını yaşıyorlar. 

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Sandığa saygıyı, kaybettiğimiz zaman da sürdürdüğümüz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026