İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Savunma sanayii her şeyi kurtarır mı!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 25, 2023

Savunma sanayii her şeyi kurtarır mı!

Demokrasiyi sandıktan ibaret zanneden bir cehalet söz konusu olunca, her türlü eleştiri düşmanlık ya da tarafgirlik olarak algılanıyor.

Hele hele yanlışlar doğrulardan çok daha fazla olmaya başlayınca, eleştirilere karşı anlamsız kalkanlar oluşturuluyor.

Son dönemde bu kalkanların en önemlilerinden biri “Savunma Sanayii”

Kim Ağzını açacak olsak, hemen “Yerli ve milli karşıtı” olarak lanse ediliyor, savunma sanayiimizin gelişmişliği ile ağızlar kapatılmaya çalışılıyor.

Elbette savunma sanayimizdeki gelişmeler ile gurur duyuyor, mutlu oluyor, daha da artmasını istiyoruz ama milleti salak yerine koyup abartmaya da gerek yok.

Türkiye’nin Savunma Sanayii İhracatı geçtiğimiz yıl rekor bir büyüme ile 4,3 milyar dolar oldu.

Bu otomotiv sanayimizin bir aylık ihracatının biraz üzerinde bir miktar.

Savunma sanayimizdeki yerlilik oranı iyimser bir ortalama ile yaklaşık yüzde 40’lar civarında olunca tüm bu satıştan elde ettiğimiz gelir, bir S400 bataryası almaya anca yetiyor.

Kötü mü?

Değil!

Ancak Birleşik Arap Emirlikleri’nin bile bizden daha fazla savunma sanayii ihracatı yaptığını da unutmayın.

Ayrıca savunma sanayii bir ülkenin kurtarıcısı olamaz.

Bunun en iyi örneği Sovyetler Birliği.

Sovyetler Birliği bugün Rusya’nın olduğu gibi, komünist rejim sırasında ve soğuk savaş döneminde de Dünya’nın en büyük iki savunma sanayi üreticisi ve ihracatçısından biriydi.

Sovyet Rejimi zaman zaman ABD’nin bile üzerinde bir silah satışı gerçekleştiriyordu.

Dünya’nın en gelişmiş silahlarını yapabilecek kapasiteye erişmişti.

En zor döneminde bile Dünya silah pazarının yaklaşık yüzde 30’una sahipti.

Üstelik de dışa bağımlılık oranı çok düşüktü.

Ancak bu güçlü savunma sanayii Sovyetler Birliği’nin ekonomik çöküşünü ve buna bağlı olarak siyasi yok oluşunu engelleyemedi.

Kötü ve verimsiz devlet yönetimi, kaynakların yanlış kullanımı, verimlilikten uzak ekonomi, devletin partileşmesi, partinin devlet haline dönüşmesinin yarattığı liyakatsiz hantal yapı, rekabetsizlik, parti tarafından oluşturulmuş oligarşik düzen, hukuksuzluk, eleştiriye kapalılık Sovyetler Birliği gibi hem doğal kaynak zenginliğine hem de sanayi gücüne sahip üstelik de müthiş bir eğitim ve kültür birikimine sahip bir devi çökertti.

Sonuçlarını ise hep birlikte yaşadık.

Rejim yıkıldı.

Sovyet Birliği parçalandı.

Ülkenin kaynakları bir grup oligarkın elinde kapışıldı.

Sosyal sonuçlarını ise en iyi bilenlerdeniz.

Kimi sanat, kimi tıp, kimi mühendislik eğitimi görmüş Rus kızları Türkiye’de ve başka ülkelerde pek de makbul olmayacak bir mesleği icra etmek zorunda kaldılar.

Onların anneleri ise evlerde hizmetçi oldular.

Dünya’nın en güzel isimlerinden biri olan “Natasha”  Tolstoy’un müthiş bir karakteri olmaktan çıkıp, ne yazık ki, Türkiye’de bir iş kolunun adı haline geldi.

Yani diyeceğim o ki, siz savunma sanayi falan diye ortalıkta dolaşır, 10 yıl sonraki akıbeti belirsiz bir otomobilin önüne yatarken, Pakistan’daki, ya da Arap dünyasındaki it kopuk “Türk kızları” falan demeye başladıysa ortada ciddi bir sorun var demektir.

Motoru, avionikleri, gövde malzemesi ve bilgisayarları ithal SİHA ile ya da pili Çin, motoru Alman, ekranları Güney Kore, dizaynı İtalyan otomobil ile “Namusu” kurtaramazsınız.

Savunma sanayii tabii ki, olsun ve gelişsin.

Ama her şeyinizi böyle bir dolmuşa bağlayamazsınız.

***

CHP seçimin iki turlu olduğunu seçimden sonra farketti

Seçim dönemi başladığı zaman CHP içinde de bir tartışma başladı.

Tartışma şuydu, “Nasıl bir kampanya”

Parti içinde bir grup “Bize HDP üzerinden saldıracaklar. Biz de buna göre bir sert bir kampanya yapalım.” dediler.

Önerileri şuydu.

“Ak Parti ile terör örgütü arasındaki ilişkiyi sergileyelim. Habur görüntülerini hafızalarda tazeleyelim. Ekranlarda Diyarbakır’da Ak Parti liderinin Şivan Perver ve Barzani ile elele miting görüntülerini yayınlayalım. Öcalan’la ilgili Ak parti yöneticilerinin övücü sözlerini ekranlara taşıyalım, bu görüntülerin bilbordlarını yapıp asalım. Ak partililerin federatif sistem ile ilgili övücü sözlerini hatırlatalım. Kimin teröristlerle birlikte iş tuttuğunu gösterelim. Bu iktidar döneminde PKK’nın ilk kez bir toprak sahibi olduğunu, Suriye’de bir PKK devleti kurulduğunu anlatalım”

Bu “Sert kampanya” önerisi çok kabul görmedi.

CHP’nin sürekli negatif kampanya yaptığını ve bununla başarılı olamadığını, toplumun zaten ayrışmış olduğunu ve bu karanlık dönemde daha umut veren bir kampanya yapmanın, dostluğu, yeniden birlik olmayı, sevgiyi, aileyi, ekonomik eşitsizliğin giderilmesine yönelik projeleri öne çıkaran yapıcı bir kampanya yapmanın daha doğru olacağı düşünüldü.

Buna karşın AK parti ise tam aksi yöne gitti.

Geçmiş dönemlerde hep yapıcı ve olumlu kampanyalar yapan iktidar, bu kez yıkıcı ve sert bir kampanya yaptı.

Bütün stratejiyi terör örgütü ile CHP’yi el ele gösterecek bir şekilde kurguladılar.

Bu algıyı güçlendirmek için montajlanmış, sahte videoları bile dolaşıma sokmaktan, sahte CHP belgeleri bile hazırlamaktan çekinmediler.

CHP ise gerçek görüntüleri bile gösterime sokmadı, iktidarı buradan vurmadı.

Sonuç!

Sonuçta Ak parti 10 puana yakın oy kaybetti ama milliyetçi ortağı ile açığını kapattı. Üstelik de HÜDA Par gibi PKK ile yakın fikirlere sahip bir partiyi de çatısı altına soktuğu ittifak ile bunu başardı.

Ve AK parti seçimin ertesi günü ikinci tur için kampanyasını başlatırken, CHP ise Cumhurbaşkanlığı seçiminin iki turlu bir seçim olduğunu sanki seçimin ertesi günü öğrenmiş gibi bir tavır ile önce bir hafta süren bir şaşkınlık yaşadı.

Sonra da milliyetçilik ipine, en sert tarafından sarıldı.

Bakalım bu ip, Kemal Bey ve arkadaşlarını kurtaracak mı!

Pazar günü göreceğiz.

***

Sevinsek mi korksak mı!

Dün öğrendik ki, Türkiye’nin sınırları güvende imiş ve sınırlarımızdan içeri “’Yasa Dışı geçişler” olmuyormuş.

Haber bir yandan sevindirici.

Sınırlarımız kontrol altında. Bir delik, bir gedik yok.

Ancak haber diğer yandan çok üzücü ve hatta korkutucu.

Sınırlarımızdan içeri giren milyonlarca Afgan genç erkek, Suriyeli, Orta Asyalı ve hatta Afrikalı ülkeye “Yasa içi” bir biçimde girmişler.

Yani Devlet’in izni, müsaadesi, bilgisi ve onayı dahilinde.

Sokaklarda gördüğümüz, her yerde karşılaştığımız, bazı kentlerimizde Türk nüfustan daha kalabalık hale gelen, canlarının istediği yerde istediği işi yapan, vergi vermeden, izin almadan kayıt altına girmeden dükkan açan, kimi bizim esnafa haksız ve insafsız rakip, kimi metroda, otobüste, gece karanlıkta sokakta kadınlarımıza kızlarımıza musallat olan, en pislikleri toplu taşıma aracında mastürbasyon yapan bu arsız güruh sınırlarımızdan “kaçak olmayan” yollardan gelmişler.

Bu durumda sevinmek mi lazım, üzülmek mi lazım bilemedim.

Her şey kontrol altında imiş.

Her şey yasal imiş.

Hangi yasa ise bu!

***

Ne zaman insan oluruz?

Yasal olan her şeyi ahlaki zannetmediğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Yasal olan her şeyi ahlaki zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yollar, köprüler ve anneler
Köşe Yazıları
Yollar, köprüler ve anneler

Fatih Altaylı

Mayıs 10, 2026

“Salı günü Beyefendi rozetini takacak”
Köşe Yazıları
“Salı günü Beyefendi rozetini takacak”

Fatih Altaylı

Mayıs 9, 2026

Sokak çetelerine karşı MİT’ten özel birim
Köşe Yazıları
Sokak çetelerine karşı MİT’ten özel birim

Fatih Altaylı

Mayıs 8, 2026

  • Videolar

Tümü
Tatlı su kamyoneti değil! Toyota Hilux GR Sport incelemesi görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekTatlı su kamyoneti değil! Toyota Hilux GR Sport incelemesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:06 Hilux’ın tarihi 05:01 Hilux’ın en dolu modeli: Hilux GR Sport 07:45 Hilux’ın donanımları 13:35 Tasarım özellikleri 19:00 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 4, 2026
Geçmişten günümüze Troya Antik Kenti görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Rüstem Aslan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimGeçmişten günümüze Troya Antik KentiEspresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 02:37 Kaç yıldır Truva’da? 04:54 Truva kazısını Türkiye’de kaçıncı sıraya koyar? 06:08 Truva’yı ilk kazan kim? 16:31 Truva’da kaç katman var? 18:39 Truva neden Yunan değil? 20:26 Truva’nın Türklerle ilişkisi var mı? 25:10 Truvalılar kendilerini nasıl isimlendiriyordu? 31:58 10 katmandan hangisi Homeros’un Troya’sına denk geliyor? 34:31 Troya’da kaç kişi yaşıyordu? 38:00 Homeros, ne kadar süre sonra Truva’ya gelmiş? 45:41 Helenistik dönemde ve Roma döneminde Troya toprağa gömülmemiş miydi? 48:58 Truva’da Hadrian Kapısı neden yok? 50:17 Karanlık Çağların başlamasının sebebi ne? 52:18 Aşil diye biri yok mu? 54:19 Truvalılar hangi dili konuşuyordu? 57:20 Truvalılar nereye gidiyor, göç ediyor? 1:00:32 Truva’nın dini inancı nedir? 1:02:45 Fotoğraflarla Truva 1:13:37 Polyksena hikayesi 1:24:52 Kazıların sponsoru var mı? 1:30:38 Kapanış
Mayıs 3, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İkinci pilot olarak geldim, şampiyon ayrıldım!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ayhancan GüvenFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İkinci pilot olarak geldim, şampiyon ayrıldım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:20 DTM Şampiyonluğu 03:55 Motorsporlarına ilgisi nasıl başladı? 06:41 Yarış simülasyonları 09:50 Supercup ve DTM arasındaki farklar neler? 11:45 DTM'de yarışmaya başlamadan önce oradaki araçları kullanma fırsatı oldu mu? 12:00 DTM'deki araçlar nasıl üretiliyor, normal araçlardan farkları neler? 14:25 DTM'de böyle bir başarı bekliyor muydu? 16:04 Takıma geldiğinde birinci pilot mu oldu? 17:46 Redbull sponsorluğu 19:18 DTM yolculuğu sona mı eriyor? 23:08 Bugüne kadar neden Formula'da yarışmayı denemedi? 25:46 Simülasyonlar aynı yarış hissiayatını veriyor mu? 26:09 Yeni jenerasyonda dikkatini çeken sürücüler var mı? 27:29 Toprak Razgatlıoğlu'nun performansı 29:44 Kimi Antonelli'nin performansı 30:42 Başarı için kötü bir insan olmak mı gerekiyor? 31:45 Sürücülerin takımlarında aynı zamanda mühendislik yapmaları 33:06 Bundan sonraki kariyer hedefleri neler? 36:48 Gençlere tavsiyeleri 41:07 Kapanış Ayhancan Güven'in videosunun tam hali: https://www.youtube.com/watch?v=ss8BoDLdxpQ @DTM Youtube kanalına teşekkürler. YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Mayıs 3, 2026