İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Bu sözleri Esad etseydi ne derlerdi!

  • Davutoğlu ve Enginyurt’tan açıklamalar

  • KKM‘nin faturasına ağlamak yok

  • Birleşmiş Milletler: Aspartam kanser yapabilir

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Bu sözleri Esad etseydi ne derlerdi!

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ağustos 11, 2023

Yazı İçeriği

  • Bu sözleri Esad etseydi ne derlerdi!

  • Davutoğlu ve Enginyurt’tan açıklamalar

  • KKM‘nin faturasına ağlamak yok

  • Birleşmiş Milletler: Aspartam kanser yapabilir

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Davutoğlu ve Enginyurt’tan açıklamalar

“Hatay bir Arap şehridir. Hatay Türkiye’ye bağlanınca ezan yasaklandı. Hatay Fransızlara bağlı iken durumu daha iyiydi.”

Bu ve benzeri cümlelerle Atatürk’ün gayretleri ile 1939 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin bir parçası olmayı kendi arzusuyla seçen Hatay’ı yeniden Suriye toprağı yapmaya heveslenen kişi ne Suriye lideri Beşar Esad ne Baas rejiminin bir sözcüsü.

Kandil’de oturan bölücü bir PKK lideri ya da İdlib’de konuşlanmış bir terör örgütü üyesi ya da IŞİD mensubu bile bu sözleri söyleyebilecek kadar küstah ve hadsiz bir Türkiye düşmanı değil.

Bu cümleler sömürgecilik hayali kuran bir Fransız Pan Arap hayalinin savunucusu, bir Arap şovenisti de değil.

Beteri.

Arap sevici bir “sözde” din adamı.

Halil Konakçı adında bir yaşam formu.

Afrika’da Fransız sömürgeciliğine karşı çıkanı alkışlayan ama Türkiye’nin bir asır önce sömürgeci Fransız’a attığı tokattan hayıflanan bir “vatan ve millet” düşmanı.

Elbette her ülkede, her millette hain vardır, çıkar.

Acı olan, haine Diyanet’ten, bizim kesemizden maaş ödeniyor olmasıdır.

Çok merak ettiğim ise bu sözleri Esad etse yeri göğü inletecek olanların, “yerli ve milli” diyerek mangalda kül bırakmayanların, son kale olarak milliyetçiliğe sığınanların, Türkiye’deki gerçek milliyetçilerin, vatanseverlerin, Atatürkçülerin, bu sözlere ne tepki göstereceğidir.

Ve tabii Türk Adaleti’nin bu rezil, bu hain sözleri duyup da duymazdan gelip gelmeyeceğidir.

Dünkü yazım ve Youtube programımda söylediklerim üzerine önce eski Başbakan Ahmet Davutoğlu aradı. CHP çatısı altında TBMM’ye giren partileri eleştirirken “DEVA ve Gelecek” diyerek ikisini birlikte anmamdan rahatsız olmuş.

“Biz DEVA ile aynı şey değiliz. Daha iyiyiz ve daha kötüyüz demiyorum ama aynı şey değiliz” dedi. “Biz onlara birlikte grup kuralım dedik, kabul etmediler. Biz de Saadet çatısı altında bir grup kurduk ve TBMM oturumlarına katılıyoruz, her yerde konuşuyoruz, ben her televizyon programına katılıyor, her yerde eleştirilerimi yapıyorum” dedi.

“CHP’nin AK Parti’ye yaptığı eleştiriler AK Parti’ye yarar, can verir. Bizim yaptığımız ise muhafazakar tabanda karşılık bulur. AK Parti, CHP onları eleştirsin ister ama bizim eleştirimizden rahatsız olur” diye de ekledi.

“Bir konuda çok haklısınız” dedi ve onu da anlattı:

“Ben de seçimden önce üçüncü bir ittifak kuralım, sağ ittifak olsun diye çok uğraştım. İYİ Parti, Gelecek, Saadet, DEVA ve Demokrat Parti. Bunu kabul ettiremedim. Geçen gün bunu anlatınca herkes CHP’yi eleştirdiğimi zannetti. Öyle bir niyetim yoktu. Ama sağ ittifak kuramamamız bizi CHP ile ittifak yapmaya mecbur etti dedim. Bu CHP’ye değil, sağ partilere yönelik bir eleştiri olur olsa olsa” dedi.

Öğleden sonra ise geçmişte bana çok ağır biçimde saldırmış olsa da, son zamanlarda muhalefet yapma tarzını beğendiğim Cemal Enginyurt’tan bir mesaj geldi. Muhalefetin TBMM’deki kritik oylamalara katılmamasını eleştirmiş ve Akbelen ile ilgili TBMM’deki oylamada Demokrat Parti’nin 2 milletvekilinin oylamaya katılmadığını yazmıştım.

Enginyurt “Biz 3 milletvekilimizin üçü ile oylamaya katıldık ve Akbelen’deki orman kıyımının araştırılması için kabul oyu kullandık. Katılmayan 2 milletvekili kim biz de bilmiyoruz ama biz tam mevcudumuzla oradaydık” dedi.

KKM‘nin faturasına ağlamak yok

“Faize faiz dememek için icat edilen Kur Korumalı Mevduat’ın (KKM) getirisi son gelişmelerle beraber yüzde 70’e yaklaştı.

Faize faiz dememek için 50 puan fazla faiz veren tek ekonomi bizimki olsa gerek.

Kur Korumalı Mevduat’a dönüşen döviz mevduatı pek yok. Sadece TL mevduatlar bu yolla kendini korumaya aldı. Bunun da toplam miktarının 1 trilyon TL civarında olduğunu biliyoruz. 

Kurdaki son artışla beraber kur korumalı mevduata ödenecek paranın yaklaşık yüzde 14'lük faiz artı kur farkı olarak yüzde 70'i bulacağı hesaplanıyor. Yani 1 trilyon liralık mevduata 700 milyar ödenecek. 

Bunun 98 milyar TL'si bankalar tarafından, geri kalan 602 milyar TL'si ise Hazine tarafından ödenecek. Yani faize faiz dememek için, zenginlerin bankada tuttuğu paraya, fakirlerin vergisinden 602 milyar TL verilecek. 

Bu biraz pahalı bir kelime olmadı mı sizce de!”

Yukarıda okuduğunuz satırlar, 14 ay kadar önce kaleme aldığım bir yazıdan.

Türkiye’yi idare eden “ekonomist” anlayışın yüzde 19 faizi aşağı çekerek yüzde 19 olan enflasyonu yüzde 100’ün üzerine, gerçek faizi de yüzde 70’e çıkardığı günlerde yazdığım bir yazı.

Kur Korumalı Mevduat’ın Türkiye’nin başına nasıl bir bela açtığını anlatmaya çalışmıştım.

Bu Kur Korumalı Mevduat’ın giderek daha yüksek hacimlere ulaşacağını yazdığım bir başka yazıma ise itirazlar gelmiş, “Olmaz öyle şey” demişlerdi.

Dün itibarı ile Kur Korumalı Mevduat denilen kabustaki toplam miktar 3 trilyon 280 milyar liraya ulaştı.

14 ayda üç katı artış.

Öyle bir bela ki, kuru serbest bıraksan buraya ödeyeceğin para akıl almaz bir miktara çıkacak.

Buraya ödeyeceğin fark arşı alaya çıkmasın diye bulduğun her doları satıp, kuru düşük tutunca da ihracatçın turizmcin can çekişiyor, cari açığın patlıyor.  

Ve buna rağmen bu 3,3 trilyon TL mevduata Merkez Bankası’ndan ödeyeceğin fark 1 trilyon TL.

Daha somut olsun diye söyleyeyim.

İktidarın seçim harcamalarının maliyeti 1,1 trilyondu.

Yapılan vergi artışı ve zamlarla bunun 350 milyar TL’si karşılandı.

Hâlâ 660’ı için kaynak yok.

Buna bir de KKM için ödenecek 1 trilyonu ekleyin.

Sizi neler beklediğini anlayın.

Ama sakın ağlamayın.

Ne demişler, “Kendi düşen ağlamaz.”

Birleşmiş Milletler: Aspartam kanser yapabilir

Yapay tatlandırıcıların olası zararları üzerine uzun yıllardır süren tartışmalar vardı.

Zannederim bu tartışmaların artık sonuna yaklaşıyoruz.

1879 yılında bulunan sakarinin zararları anlaşıldıktan sonra onun yerini 1965 yılında Searle laboratuvarlarında James Schlatter tarafından bulunun aspartam aldı. Şekerden 200 kat daha tatlı buna karşın kalori olarak 0’a yakındı. 15 yıl sonra ilk olarak Kanada’da, bir yıl sonra da FDA onayı alarak önce ABD sonra da tüm dünyada yoğun biçimde kullanılmaya başlandı.

40 yıldır hayatımızda olan aspartamın zararlı olup olmadığı hep tartışıldı.

Ve ilk kez geçtiğimiz günlerde Birleşmiş Milletler, aspartamın “kanser yapabilme” ihtimalini “resmen” duyurdu.

Geçtiğimiz ayın ortasında Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın yaptığı duyuruda, Dünya Sağlık Örgütü’nün yürüttüğü uzun soluklu bir çalışmanın sonucu olarak açıkça belirtilen “kanser yapma ihtimali” olası davalar ve sektördeki büyük paralar ve buna bağlı büyük davalar nedeniyle son derece dikkatli bir dille yapıldı ve “Daha fazla araştırmaya ihtiyaç var” denildi.

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ise aspartam ile ilgili suçlamaları reddetmeye ve zararsız olduğunu söylemeye “şimdilik” devam ediyor.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Hainin hangi fikre yakın olduğu önemli olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Başlıyor
Köşe Yazıları
Başlıyor

Fatih Altaylı

Mart 9, 2026

İspanya’nın mesnetli özgüveni
Köşe Yazıları
İspanya’nın mesnetli özgüveni

Fatih Altaylı

Mart 8, 2026

Veled-i Şahi için mi!
Köşe Yazıları
Veled-i Şahi için mi!

Fatih Altaylı

Mart 6, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026