İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı

Yazı İçeriği

  • Milyon dolarlık soru: Hamas’ın kurucusunu İsrail niye serbest bıraktı?

  • Yalancılar

  • İstifalar ve etkileri

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Milyon dolarlık soru: Hamas’ın kurucusunu İsrail niye serbest bıraktı?

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 11, 2023

Yazı İçeriği

  • Milyon dolarlık soru: Hamas’ın kurucusunu İsrail niye serbest bıraktı?

  • Yalancılar

  • İstifalar ve etkileri

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Yalancılar

Birkaç gün önce, göçmen destekli bir grup siyasal İslamcının “Mehmetçik Gazze’ye” sloganlarını eleştirdim.

“Savaştan kaçanlar, Türk askerini savaşa yollamak istiyor. O kadar hevesliyseniz atlayın otobüse, siz gidin Gazze’ye” dedim.

Sosyal medya üzerinden de “Dün Suriye’nin kuzeyinde Türk askeri yakanlar, bugün Türk askerini Gazze’ye yollamak istiyor” diye eleştirdim.

Haliyle kudurdular.

Sanki aynı soydan değillermiş gibi açıklamalar yaptılar.

Hiç Filistin halkının haklı davasının arkasına saklanmayın.

Biliyoruz ki, aynısınız.

Aynı ailenin çocuklarısınız.

Aranızdaki geçirgenlik bilinmeyen bir sır değil.

Zaten “Hamas Hamas” diye tutturmanızdan belli.

Zannedersin, Filistin davasının sahibi Hamas.

Hamas kim yahu!

70 küsur senelik bir dava ile Hamas’ın ne alakası var.

Filistin Davası FKÖ’dür, Filistin Kurtuluş Örgütü’dür.

İçindeki farklı fraksiyonlarla, farklı yöntemler belirlemiş gruplarla Filistin diye bir gerçeği dünyaya kabul ettiren ve sonunda da bunu barış içinde çözmek için adım atma cesaretini gösteren örgüt Filistin Kurtuluş Örgütü’dür.

Ve Filistin Kurtuluş Örgütü bu davayı sürdürürken, Türkiye’deki siyasal İslamcıların Filistin diye bir meselesi yoktu.

Filistin Davası, Türkiye’de de dünyada da “sol”un meselesi idi.

Türkiye’den genç solcular “Filistin” diye haykırırken, siyasal İslamcılar Dolmabahçe’de Amerika’nın 6. Filosu’na secde ediyor, ABD askerine karşı çıkan solcu gençlere saldırıyordu.

Hamas dediğiniz ve Filistin zannettiğiniz grup ortaya 1980’lerin sonunda çıktı, 1. intifadanın sonunda.

Barış umutlarının en güçlü olduğu zamanda.

Batı’nın ve İsrail’in Ortadoğu’da “yaramaz bir İslamcı gruba” ihtiyaç duyduğu bir

anda.

Aynen Suriye’de ABD’nin var olabilmesi için bir IŞİD’e ihtiyacı var ise o gün de bir HAMAS’a ihtiyaç vardı ve nasıl IŞİD birden peydahlandıysa, Hamas da aynen öyle, gerektiği anda birden peydahlandı.

Rusya’ya yakınlaşan Ortadoğu rejimlerine karşı Müslüman Kardeşler örgütleri Mısır’da nasıl canlandırılıp, diğer ülkelerde nasıl peydahlandıysa öyle.  

1980’lerin sonunda Müslüman Kardeşler’in Filistin kolu olarak ortaya çıkan Hamas’ın ilk hedefi ise ne İsrail idi, ne de başka bir yer.

Hamas, en büyük savaşını Filistin Kurtuluş Örgütü’ne karşı verdi.

Filistin halkını böldü, FKÖ’nün temsil yetkisini zayıflattı.

Filistin’in devletleşme sürecine büyük darbe vurdu.

Hamas ile Batılı istihbarat örgütleri, CIA ve MOSSAD arasındaki “karanlık” ilişkileri bir kenara bırakacağım.

Ama acaba Hamas’ın kurucusu Şeyh A. Yasin’in İsrail tarafından yakalanıp, ömür boyu hapse mahkum edildikten kısa bir süre sonra aniden ve niye olduğu belirsiz şekilde serbest bırakılıp önce Ürdün’e, oradan Gazze’ye gitmesi sadece bana mı ilginç gelir!

O yüzden bu cahil siyasal İslamcıların aslında neyi ve kimi destekledikleri konusunda hiçbir fikirleri yoktur.

Ortadoğu’da hiçbir şey göründüğü gibi değildir.

Siz cennete gitmeye çalıştığınızı zannederken, emperyalizmin maşalığını yaptığınızı bile fark etmezsiniz.

Buralar kullanışlı aptallar için tehlikelidir.

Burada size kendi kendinizi düzdürürler.

Bunu bile fark edemezsiniz…

Bu yüzden de Cumhurbaşkanı Erdoğan 20 yıllık bir hatalı politikanın sonunda bu meselede doğru tavrı takınmayı başarmıştır. 

“Doğru yol” şimdi girilen yoldur.

Arapların buna ne dediği ise malumdur.

İzninizle biraz spor yazacağım.

Bunu bir kez söyledim ama görülen o ki, anlaşılmamış.

Bazı troller ve kimin tarafından yönlendirilip, kimin tarafından satın alındığını bildiğim kimi sosyal medya hesapları benim bundan 5-6 yıl önce Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ile ilgili kullandığım sözleri, sanki yeni söylemişim gibi sosyal medya üzerinden dolaşıma sokuyorlar.

Evet, o cümleler bana ait.

Ama bu Dursun Özbek’in şiddetle eleştirdiğim ilk başkanlık döneminde söylediklerim.

O gün hepsi doğru idi.

Özbek, başkanlığının acemilik döneminde medya ile çarpık ilişkiler kurmuş, spor medyasındaki bazı isimlerin tuzağına düşmüş, kulübün kapısından geçmemesi gereken kişileri kulübün içine sokmuştu.

Ancak ikinci başkanlık döneminde bu hatalarından döndü.

Ve şu anda gayet doğru bir başkanlık yapıyor.

Bugün aynı hataları yapan bir kulüp başkanı var ama o Başkan Dursun Özbek değil.

Ve benim yıllar önce söylediğim şeyleri sanki dün söylemişim gibi yazmaya devam etmeniz, ahlaksızlığınızın boyutunu gösterecektir; satılık kalemlere ve hesaplarınıza söyleyin, yalancılıktan, sahtecilikten vazgeçsinler.

İstifalar ve etkileri

Bunu söyledikten sonra okurların dündün beri sorduğu bir soruya yanıt vereyim.

Galatasaray yönetiminde ne oluyor sorusuna!

Galatasaray yönetiminde, bir süredir Erden Timur’dan rahatsız olan bazı isimler, Başkan Dursun Özbek’e yaptıkları baskılar sonuç vermeyince yönetimden istifa etmeye başladılar.

Yönetim içindeki Erden Timur karşıtı hareket yeni değil.

Bunlar uzun zamandır “seçilmiş-atanmış” kavgası yapıyor ve Erden Timur’un popülaritesinden rahatsızlardı.

Timur’un taraftar ve camia gözünde parlaması hoşlarına gitmiyordu.

Ve ilginçtir, Erden Timur’un başarılı performansı mektepli ve mektepsiz iki farklı grubu birleştirdi.

Bu durumu çok net gördüğüm için, şampiyonluk sonrası Başkan Dursun Özbek’e “Seçime gidip işe yaramayanları yönetimden çıkarsan ve bu arada Erden Timur’u dernek yönetimine de alsan çok iyi olur” dedim.

Kendince haklı nedenleri olmalı ki, yapmadı.

Bugün Galatasaray Yönetimi’nden art arda gelen iki istifanın arkasında yatan neden “Erden Timur kıskançlığı”dır.

Ve emin olun hiç önemi yoktur.

Çünkü bir sayıdan kaç sıfır çıkarırsanız çıkarın sayı değişmez.

Galatasaray yönetiminde de olan budur!

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Tekere sokulan çomağa saygı duyulmadığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026