İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Esnafın yüzünü güldüren ziyaret

  • Bu neyin reddi

  • 25 Türkiye, 1 İngiltere etmiyor

  • Galatasaray’ın düşmana ihtiyacı yok, o da içinde

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Esnafın yüzünü güldüren ziyaret

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 8, 2023

Yazı İçeriği

  • Esnafın yüzünü güldüren ziyaret

  • Bu neyin reddi

  • 25 Türkiye, 1 İngiltere etmiyor

  • Galatasaray’ın düşmana ihtiyacı yok, o da içinde

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Bu neyin reddi

“Bir daha kendisi ile görüşmem, benim için öyle biri yok artık” denilen Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile görüşüldü.

Kötü mü oldu!

Yoo…

Gayet de iyi oldu.

Demek ki, çok saygı duyduğunuzu iddia ettiğiniz ecdadın sözünü dinlemek gerekmiş.

“Büyük lokma yutup büyük laf etmemek” gerekmiş.

Neyse ki, Erdoğan pragmatik bir lider.  

Sıklıkla büyük laflar ediyor ama bu büyük laflara takılıp kalmıyor. Gerekli gördüğü anda bu büyük lafından çark ediveriyor.

Siyaseten kendisine tapınma derecesinde bağlı olan kitlesi de, bu durumu hiç ama hiç dert etmiyor.

“Reis döndüyse vardır bir bildiği” diyerek dönüyor ve kısa süre önce alkışladığı lafın tam tersi bir hareketi de yine alkışlıyor. “Yahu dün böyle demiştiniz, şimdi bu dönüş neyin nesi” diye söylenmiyor, sitem etmiyor, liderinden vazgeçmiyor.

Erdoğan’ı seçen kitlenin bu tavrı, Türkiye’nin şansı aslında.

İlkesizlik gibi görünen bu durum, bir yandan da yanlışta takılıp kalmayı engelleyen bir tutum da oluyor.

Ve artık tüm dünya biliyor ki, Türkiye’de siyaseten söylenen, iç politikaya yönelik olarak yapılan efelenmelerin aslında hiçbir manası yok.

Bu yüzden de en ağır laflardan sonra bile buluşup kucaklaşılabiliyor, en ağır hakaretler bile edilmemiş sayılıyor.

Çünkü tüm liderler o lafların kendilerine değil, iç politikaya yönelik olduğunu artık biliyor.

O yüzden de dün “Benim için öyle biri yok” denilen Miçotakis yapılan görüşme de el ele göz göze başlıyor.

Oldukça da samimi bir görüşme olduğu fotoğraflardan belli idi.

Ve görüşmenin tek somut sonucu olarak Yunanlı esnafın çok önemli bir sorunu da çözülüverdi.

Biliyorsunuzdur, Türk tekne sahiplerinin Yunan Adaları’na gidişlerinde bir süredir sorun vardı. İnsan kaçakçılığı nedeniyle ve sonrasında da pandemi döneminde bir zamanlar neredeyse pasaportsuz ve vizesiz gidilen Yunan Adaları’na gidiş bayağı zorlamış, buna vize alımındaki zorluklar da eklenince adalardaki esnaf Türk müşterilerden olmuştu.

Bu adaların en büyük gelir kaynağı Türkler olduğu için de, ada esnafı uzunca bir süredir Atina’nın kapısını aşındırıyor ve Türklerin adalara gelmesinde kolaylık yapılmasını istiyordu.

Bu ziyarette bu sorun çözüldü.

Artık yatıyla Yunan Adaları’na giden Türklerden vize istenmeyecek, daha doğrusu vize adadaki gümrük kapısında verilecek.

Böylelikle de Yunanlı esnafın yüzü gülecek.

Konunun bizi ilgilendiren tarafı ise yok çünkü Yunan vatandaşları pek çok Avrupa ülkesi vatandaşı gibi Türkiye’ye bırakın vizeyi pasaportsuz bile gelebiliyordu.

Bizim esnaf açısından değişen bir şey yok.

Sadece yat sahipleri bu durumdan memnun olmuştur.

Zehra Taşkesenlioğlu 5 milyon dolarlık teknesine atlayıp, rahat rahat Yunan Adaları’nı gezsin diye bu iş yapılmıştır diye münafıklık da yapmayın.

Onun zaten siyah pasaportu vardı, vizeye ihtiyaç duymuyordu.

Türkiye’de bugün ev sahipleri ile kiracılar arasında bir sorun olduğu aşikar.

Özellikle de taraflardan biri veya ikisi birden kötü niyetli ise.

Bunu iktidar kanadı da sıklıkla dile getiriyor.

Bu yüzden de Ana Muhalefet Partisi, TBMM’ye bir önerge sunuyor ve ‘Kiracı ev sahibi sorunlarını TBMM olarak araştıralım” diyor.

Ne oluyor dersiniz!

Önerge AKP-MHP oyları ile reddediliyor.

Tıpkı “Sosyal medya fenomenleri araştırılsın”, “Kara para araştırılsın” gibi ülke açısından yararlı tüm araştırma önergelerinin reddedildiği gibi.

Yemin ederim hayatımda böyle bir saçmalık görmedim.

Muhalefetin getirdiği en doğru, en makul, en yerinde ve kamu yararına, halk yararına öneri bile iktidar ortamları tarafından reddediliyor.

Bunun iyi niyetle, devlet yönetimi ile falan alakası olamaz.

Bu düpedüz saçmalık, çok açık bir kötü niyettir.

Muhtemelen yarın CHP “Tayyip Erdoğan ebedi Cumhurbaşkanımız olsun” önerisi getirse bile bu öneri iktidar ortakları tarafından okunmadan reddedilecektir.

25 Türkiye, 1 İngiltere etmiyor

İngiltere Premier Ligi, yeni bir yayın anlaşmasına imza attı.

3 yayıncı kuruluştan toplam 4 yılda 6,7 milyar poundluk bir para alacak.

Sky, TNT Sports ve BBC bu parayı toplam yılda toplam 215 maç için ödeyecek.

Bu anlaşma uyarınca ilk kez cumartesi öğlen 15:00 maçı dışındaki maçlar da yayınlanacak, aynı anda birden fazla maç yayını yapılarak izleyicilere maç seçebilme şansı tanınacak.

Bu anlaşma sonucunda İngiliz Premier League takımları yılda yaklaşık 2 milyar 100 milyon avroluk bir yerel yayın geliri elde edecekler.

Daha önce de yazmıştım, İngiltere Ligi’nde küme düşen bir takımın naklen yayın geliri, Türkiye Süper Ligi’nin toplam ederinden fazla.

Lig sonuncusu yaklaşık 150 milyon dolar para alırken, Türkiye’de ilgin toplamı 90 milyon dolar.

Ancak İngiltere Avrupa’nın diğer büyük ligleri ile de arayı açıyor.

Yayın gelirlerinde 2. sırayı alan Bundesliga’nın toplam yıllık yayın geliri 1,1 milyar avro.

İspanya ligi Laliga 990 milyon avro, İtalya Seri A 840 milyon avro, Fransa Ligue 1 ise 582 milyon avro.

“Artık 5 büyük ligi zorluyor” diyerek taraftarların kandırıldığı Türkiye Süper Ligi ise bu yıl 84 milyon avro yayın gelirini 20 takıma paylaştıracak.

Bu rezil tablonun tek sorumlusu elbette Türkiye Futbol Federasyonu değil.

Tüm kulüpler, kulüp yöneticileri, birbirinin gözünü oyan seviyesiz başkanlar ve tabii satılmış spor medyası.

Hep birlikte Türk futbolunu getirdiğiniz nokta bu.

Elinize sağlık.

Durmak yok yola devam.

Sövün birbirinize.

Galatasaray’ın düşmana ihtiyacı yok, o da içinde

Futbol demişken, Galatasaray’da olan biteni ibretle izliyorum.

Ve görüyorum ki, Galatasaraylılar varken, Galatasaray’ın başka düşmana ihtiyacı yok.

Galatasaray Spor Kulübü, Dursun Özbek riyasetinde oldukça başarılı bir yönetim sergiliyor.

Geçmiş başkanlığı döneminde kıyasıya eleştirdiğim Özbek bu kez geçmişin hatalarından ders almış bir şekilde şahane bir başkanlık yapıyor.

En büyük destekçisi ise hiç kuşkusuz Erden Timur.

Transferi, futbol takımını, Florya ve Kemerburgaz projelerini başarıyla yönetiyor.

Her şey yolunda görünüyor.

Parlak isimlerden oluşan takım, Icardi gibi yıldızlar sayesinde genç kuşakları da Galatasaray taraftarı yapıyor.

Bu yüzden de geçen seneden beri rakip başkanların hedefi Erden Timur.

Erden Timur ile yatıp, Erden Timur ile kalkıyor, Erden Timur’u hedef haline getiriyor, Erden Timur’un ticari işlerini bozmak için bile çaba gösteriyorlar.

Rakiplerin bu istemesi ve yapmaya çalışması da son derece normal.

Anormal gibi görünen ise aynı şeyi Galatasaray içinden birilerin de yapıyor olması.

Hayatı boyunca Galatasaray’a zerre faydası olmamış ve Galatasaraylılığı sadece bir PR aracı olarak kullananlar, şimdi durduk yere Erden Timur’a yönelik bir iç saldırı başlattılar.

Sanki rakip başkandan talimat almışçasına Erden Timur’u karalıyor, Galatasaray’dan uzaklaştırmak için çaba gösteriyorlar.

Ancak ben bu duruma hiç ama hiç şaşırmıyorum.

Galatasaray bunu geçmişte de yaşadı.

Takımın 4 kez üst üste Türkiye ve ardından Avrupa Şampiyonu olup, üzerine bir de Real Madrid’in elinden Süper Kupa’yı almasından sonra dönemin yönetimine karşı Galatasaray içinden büyük bir saldırı başladı.

İnan Kıraç’ın öncülüğünde başlatılan bu saldırı ile Galatasaray Başkanı Faruk Süren’in iş hayatı baltalandı, şirketleri zor duruma düşürüldü ve Başkanlıktan istifa ettirildi.

Şimdi de aynısı yapılmaya çalışılıyor.

Eleştiri her zaman herkesin hakkıdır.

Ama kulübün müthiş bir ivme ile ilerlediği bu dönemde bunu durdurmak için rakiplerle işbirliği yapmak ihanettir.

Galatasaray’a bu kötülüğü bir kez daha yapmaya kalkışanlar Galatasaray’ın dostu değildir.

Kulüp üyesi olarak kalmayı hak etmedikleri açıktır.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

En iyi yapıştırıcının bile kırık izi bıraktığını unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

Keşke şaşırsaydık
Köşe Yazıları
Keşke şaşırsaydık

Fatih Altaylı

Temmuz 3, 2026

Bankalar ve üç tip iş insanı
Köşe Yazıları
Bankalar ve üç tip iş insanı

Fatih Altaylı

Temmuz 2, 2026

  • Videolar

Tümü
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026
Anadolu'daki ilk imparatorluk: Hititler görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. İlknur Taş & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimAnadolu'daki ilk imparatorluk: HititlerShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 02:52 Hititler kimdir? 05:51 Hititçe çözülebildi mi? 06:55 Hititler neden Orta Anadolu'yu merkez alarak yerleştiler? 08:38 Diğer medeniyetler ile ilişkileri 11:14 Devlet nasıl kuruldu, kurucu imparator kim? 13:47 Hititlerin en parlak dönemleri 13:18 Hititlerin sınırları nereye kadar uzanıyor? 16:47 Hititlerin denizcilik tarafları 21:37 Hititler medeniyet kurabildi mi? 24:08 Neden Mısır ile bu kadar çok savaşıyorlar? 26:05 Kadeş antlaşması 27:47 Kendi tarihlerini yazmışlar mı? 32:11 Hitit ordusu ve kölelik sistemi 34:53 Hititlerin mimarisi 38:27 Ruhban sınıfı ve devlet üzerindeki etkisi 45:14 Hattiler ve hititler 47:18 Hitit medeniyetinde kraliçe nasıl bir öneme sahip? 50:00 Soylu sınıfı var mı? 51:34 Medeniyetin gelir kaynağı ne? 53:11 Hititler zengin bir medeniyet miydi? 54:08 Hititler neden yok oldu? 58:10 Hitit Kralı IV. Tudhaliya kitabı 1:00:31 Hitit devleti bir Hatti devleti midir? 1:03:41 Kapanış #işbirliği
Haziran 28, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sette eğlenmek diye bir şey yok!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Seda BakanFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sette eğlenmek diye bir şey yok!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 05:30 Hadise'yle olan uyuşmazlığının sebebi ne? 07:11 Zeytin Ağacı projesi nasıl ilerliyor? 18:51 Set ortamı diziyi etkiler mi? 21:00 Başka projeleri var mı? Netflix'te oynamak yeterli geliyor mu? 24:44 Çantalara merakı var mı? 26:53 Neden çocuk yetiştirmek eskisi gibi değil? 29:06 Gelecekteki planları ne? 30:25 Güzel iş dediği işler neler? 33:13 Ailesiyle arası nasıl ilerliyor? 38:14 Çocuklar "Oyunculuğu bırak" derse ne yapacak? 40:43 Çocukları sanata yönlendirici aktiviteler yapıyor mu? 44:15 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Haziran 28, 2026