İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Esnafın yüzünü güldüren ziyaret

  • Bu neyin reddi

  • 25 Türkiye, 1 İngiltere etmiyor

  • Galatasaray’ın düşmana ihtiyacı yok, o da içinde

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Esnafın yüzünü güldüren ziyaret

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 8, 2023

Yazı İçeriği

  • Esnafın yüzünü güldüren ziyaret

  • Bu neyin reddi

  • 25 Türkiye, 1 İngiltere etmiyor

  • Galatasaray’ın düşmana ihtiyacı yok, o da içinde

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Bu neyin reddi

“Bir daha kendisi ile görüşmem, benim için öyle biri yok artık” denilen Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile görüşüldü.

Kötü mü oldu!

Yoo…

Gayet de iyi oldu.

Demek ki, çok saygı duyduğunuzu iddia ettiğiniz ecdadın sözünü dinlemek gerekmiş.

“Büyük lokma yutup büyük laf etmemek” gerekmiş.

Neyse ki, Erdoğan pragmatik bir lider.  

Sıklıkla büyük laflar ediyor ama bu büyük laflara takılıp kalmıyor. Gerekli gördüğü anda bu büyük lafından çark ediveriyor.

Siyaseten kendisine tapınma derecesinde bağlı olan kitlesi de, bu durumu hiç ama hiç dert etmiyor.

“Reis döndüyse vardır bir bildiği” diyerek dönüyor ve kısa süre önce alkışladığı lafın tam tersi bir hareketi de yine alkışlıyor. “Yahu dün böyle demiştiniz, şimdi bu dönüş neyin nesi” diye söylenmiyor, sitem etmiyor, liderinden vazgeçmiyor.

Erdoğan’ı seçen kitlenin bu tavrı, Türkiye’nin şansı aslında.

İlkesizlik gibi görünen bu durum, bir yandan da yanlışta takılıp kalmayı engelleyen bir tutum da oluyor.

Ve artık tüm dünya biliyor ki, Türkiye’de siyaseten söylenen, iç politikaya yönelik olarak yapılan efelenmelerin aslında hiçbir manası yok.

Bu yüzden de en ağır laflardan sonra bile buluşup kucaklaşılabiliyor, en ağır hakaretler bile edilmemiş sayılıyor.

Çünkü tüm liderler o lafların kendilerine değil, iç politikaya yönelik olduğunu artık biliyor.

O yüzden de dün “Benim için öyle biri yok” denilen Miçotakis yapılan görüşme de el ele göz göze başlıyor.

Oldukça da samimi bir görüşme olduğu fotoğraflardan belli idi.

Ve görüşmenin tek somut sonucu olarak Yunanlı esnafın çok önemli bir sorunu da çözülüverdi.

Biliyorsunuzdur, Türk tekne sahiplerinin Yunan Adaları’na gidişlerinde bir süredir sorun vardı. İnsan kaçakçılığı nedeniyle ve sonrasında da pandemi döneminde bir zamanlar neredeyse pasaportsuz ve vizesiz gidilen Yunan Adaları’na gidiş bayağı zorlamış, buna vize alımındaki zorluklar da eklenince adalardaki esnaf Türk müşterilerden olmuştu.

Bu adaların en büyük gelir kaynağı Türkler olduğu için de, ada esnafı uzunca bir süredir Atina’nın kapısını aşındırıyor ve Türklerin adalara gelmesinde kolaylık yapılmasını istiyordu.

Bu ziyarette bu sorun çözüldü.

Artık yatıyla Yunan Adaları’na giden Türklerden vize istenmeyecek, daha doğrusu vize adadaki gümrük kapısında verilecek.

Böylelikle de Yunanlı esnafın yüzü gülecek.

Konunun bizi ilgilendiren tarafı ise yok çünkü Yunan vatandaşları pek çok Avrupa ülkesi vatandaşı gibi Türkiye’ye bırakın vizeyi pasaportsuz bile gelebiliyordu.

Bizim esnaf açısından değişen bir şey yok.

Sadece yat sahipleri bu durumdan memnun olmuştur.

Zehra Taşkesenlioğlu 5 milyon dolarlık teknesine atlayıp, rahat rahat Yunan Adaları’nı gezsin diye bu iş yapılmıştır diye münafıklık da yapmayın.

Onun zaten siyah pasaportu vardı, vizeye ihtiyaç duymuyordu.

Türkiye’de bugün ev sahipleri ile kiracılar arasında bir sorun olduğu aşikar.

Özellikle de taraflardan biri veya ikisi birden kötü niyetli ise.

Bunu iktidar kanadı da sıklıkla dile getiriyor.

Bu yüzden de Ana Muhalefet Partisi, TBMM’ye bir önerge sunuyor ve ‘Kiracı ev sahibi sorunlarını TBMM olarak araştıralım” diyor.

Ne oluyor dersiniz!

Önerge AKP-MHP oyları ile reddediliyor.

Tıpkı “Sosyal medya fenomenleri araştırılsın”, “Kara para araştırılsın” gibi ülke açısından yararlı tüm araştırma önergelerinin reddedildiği gibi.

Yemin ederim hayatımda böyle bir saçmalık görmedim.

Muhalefetin getirdiği en doğru, en makul, en yerinde ve kamu yararına, halk yararına öneri bile iktidar ortamları tarafından reddediliyor.

Bunun iyi niyetle, devlet yönetimi ile falan alakası olamaz.

Bu düpedüz saçmalık, çok açık bir kötü niyettir.

Muhtemelen yarın CHP “Tayyip Erdoğan ebedi Cumhurbaşkanımız olsun” önerisi getirse bile bu öneri iktidar ortakları tarafından okunmadan reddedilecektir.

25 Türkiye, 1 İngiltere etmiyor

İngiltere Premier Ligi, yeni bir yayın anlaşmasına imza attı.

3 yayıncı kuruluştan toplam 4 yılda 6,7 milyar poundluk bir para alacak.

Sky, TNT Sports ve BBC bu parayı toplam yılda toplam 215 maç için ödeyecek.

Bu anlaşma uyarınca ilk kez cumartesi öğlen 15:00 maçı dışındaki maçlar da yayınlanacak, aynı anda birden fazla maç yayını yapılarak izleyicilere maç seçebilme şansı tanınacak.

Bu anlaşma sonucunda İngiliz Premier League takımları yılda yaklaşık 2 milyar 100 milyon avroluk bir yerel yayın geliri elde edecekler.

Daha önce de yazmıştım, İngiltere Ligi’nde küme düşen bir takımın naklen yayın geliri, Türkiye Süper Ligi’nin toplam ederinden fazla.

Lig sonuncusu yaklaşık 150 milyon dolar para alırken, Türkiye’de ilgin toplamı 90 milyon dolar.

Ancak İngiltere Avrupa’nın diğer büyük ligleri ile de arayı açıyor.

Yayın gelirlerinde 2. sırayı alan Bundesliga’nın toplam yıllık yayın geliri 1,1 milyar avro.

İspanya ligi Laliga 990 milyon avro, İtalya Seri A 840 milyon avro, Fransa Ligue 1 ise 582 milyon avro.

“Artık 5 büyük ligi zorluyor” diyerek taraftarların kandırıldığı Türkiye Süper Ligi ise bu yıl 84 milyon avro yayın gelirini 20 takıma paylaştıracak.

Bu rezil tablonun tek sorumlusu elbette Türkiye Futbol Federasyonu değil.

Tüm kulüpler, kulüp yöneticileri, birbirinin gözünü oyan seviyesiz başkanlar ve tabii satılmış spor medyası.

Hep birlikte Türk futbolunu getirdiğiniz nokta bu.

Elinize sağlık.

Durmak yok yola devam.

Sövün birbirinize.

Galatasaray’ın düşmana ihtiyacı yok, o da içinde

Futbol demişken, Galatasaray’da olan biteni ibretle izliyorum.

Ve görüyorum ki, Galatasaraylılar varken, Galatasaray’ın başka düşmana ihtiyacı yok.

Galatasaray Spor Kulübü, Dursun Özbek riyasetinde oldukça başarılı bir yönetim sergiliyor.

Geçmiş başkanlığı döneminde kıyasıya eleştirdiğim Özbek bu kez geçmişin hatalarından ders almış bir şekilde şahane bir başkanlık yapıyor.

En büyük destekçisi ise hiç kuşkusuz Erden Timur.

Transferi, futbol takımını, Florya ve Kemerburgaz projelerini başarıyla yönetiyor.

Her şey yolunda görünüyor.

Parlak isimlerden oluşan takım, Icardi gibi yıldızlar sayesinde genç kuşakları da Galatasaray taraftarı yapıyor.

Bu yüzden de geçen seneden beri rakip başkanların hedefi Erden Timur.

Erden Timur ile yatıp, Erden Timur ile kalkıyor, Erden Timur’u hedef haline getiriyor, Erden Timur’un ticari işlerini bozmak için bile çaba gösteriyorlar.

Rakiplerin bu istemesi ve yapmaya çalışması da son derece normal.

Anormal gibi görünen ise aynı şeyi Galatasaray içinden birilerin de yapıyor olması.

Hayatı boyunca Galatasaray’a zerre faydası olmamış ve Galatasaraylılığı sadece bir PR aracı olarak kullananlar, şimdi durduk yere Erden Timur’a yönelik bir iç saldırı başlattılar.

Sanki rakip başkandan talimat almışçasına Erden Timur’u karalıyor, Galatasaray’dan uzaklaştırmak için çaba gösteriyorlar.

Ancak ben bu duruma hiç ama hiç şaşırmıyorum.

Galatasaray bunu geçmişte de yaşadı.

Takımın 4 kez üst üste Türkiye ve ardından Avrupa Şampiyonu olup, üzerine bir de Real Madrid’in elinden Süper Kupa’yı almasından sonra dönemin yönetimine karşı Galatasaray içinden büyük bir saldırı başladı.

İnan Kıraç’ın öncülüğünde başlatılan bu saldırı ile Galatasaray Başkanı Faruk Süren’in iş hayatı baltalandı, şirketleri zor duruma düşürüldü ve Başkanlıktan istifa ettirildi.

Şimdi de aynısı yapılmaya çalışılıyor.

Eleştiri her zaman herkesin hakkıdır.

Ama kulübün müthiş bir ivme ile ilerlediği bu dönemde bunu durdurmak için rakiplerle işbirliği yapmak ihanettir.

Galatasaray’a bu kötülüğü bir kez daha yapmaya kalkışanlar Galatasaray’ın dostu değildir.

Kulüp üyesi olarak kalmayı hak etmedikleri açıktır.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

En iyi yapıştırıcının bile kırık izi bıraktığını unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

Dürüst gazetecilerin dikkatli olma zamanı
Köşe Yazıları
Dürüst gazetecilerin dikkatli olma zamanı

Fatih Altaylı

Eylül 30, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026