İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Yolda Emevi Camii’ne de uğrarsınız artık

  • Ali Koç, dün kızdığı federasyonu bugün niye övdü

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Yolda Emevi Camii’ne de uğrarsınız artık

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Temmuz 29, 2024

Yazı İçeriği

  • Yolda Emevi Camii’ne de uğrarsınız artık

  • Ali Koç, dün kızdığı federasyonu bugün niye övdü

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Ali Koç, dün kızdığı federasyonu bugün niye övdü

Giderek güç kaybeden her siyasetçi gibi, Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Uluslararası gerginlik” ipine bir kez daha sarılıyor.

Ancak bu kez hayli “iddialı”. İsrail’e seslendi ve savaş tehdidi savurdu.

“Nasıl Karabağ’a girdiysek, nasıl Libya’ya girdiysek, bu kez onlara da yaparız”

Önce bir düzeltme yapalım.

Biz Karabağ’a girmedik.

Azerbaycan, işgal altındaki topraklarını kurtarmak için Karabağ’a girdi. Türkiye de hem askerî hem siyasi destek verdi. Giren biz değildik. (O harekatta Azerbaycan’a bizden başka destek veren tek ülke İsrail’di onu da bir kenara yazalım)

Libya’ya da biz girmedik. Hatta tam aksine, Libya’ya yönelik saldırıya önce karşı çıktık. Sonra Fransa saldırıp, NATO bastırınca, bir gün önce karşı çıktığımız Libya harekatına destek verdik. Arada kendimizi affettirmek için İsrail’in hava savunmasının en önemli parçalarından biri olan Kürecik Radarı’na izin vermek zorunda kaldık.

İşin doğrusunu baştan bilmekte fayda var.

Gelelim Erdoğan’ın İsrail’e yönelik “girme” tehdidine.

Bu tehdit ancak ve ancak pek yakında İsrail ile yeniden kucaklaşmanın habercisi olabilir.

Çünkü son olarak Yunanistan’a yönelik “Bir gece ansızın gelebiliriz” tehdidinden sonra, kısa süre önce “Benim için öyle biri yok” dediği Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile kucaklaşıp “Dostum Miçotakis” diyen Erdoğan’dı.

Erdoğan’ın tehditleri genelde barışmanın ön habercisi oluyor.

Ha diyelim ki, bu kez öyle bir durum yok. Bu kez cidden ciddi.

Nasıl olacak bu iş.

Suriye’yi boydan boya geçip, İsrail’e mi gireceğiz.

Madem böyle bir gücümüz ve yeteneğimiz var, İsrail’e gidip Gazze’yi kurtarmadan önce, yanı başımızdaki PKK Devleti’ni ortadan kaldırsak.

Madem böyle bir güce sahibiz, İsrail’den çok daha yakındaki Kandil’e gidip terör örgütünün askerî merkezini temizlesek.

Harita bakmayan, coğrafya bilmeyen birine böyle bir şeyi yutturabilirsin de, biraz coğrafya bilen güler.

Boydan boya Suriye’yi geçecek olan Türk ordusu İsrail’e girecek.

İsrail’i de boydan boya geçtikten sonra Gazze’ye ulaşacak.

Ve Gazze’deki zulme son verecek.

Bunu yazıp, Erdoğan’a kim okusun diye verdi ise Türkiye’nin de, Erdoğan’ın da dostu değildir.

Bu saçmalığı Cumhurbaşkanı’na fikir diye vermek, metin diye önüne koyup okutmak politika değildir.

Suriye’deki İran’ın bile yapmadığı, yapamadığı bir şeyi Türkiye’nin yapacağını iddia etmek, Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanı’nın başını yok yere, olmayacak bir iş için belaya sokmaktan başka bir şey ifade etmez.

Ama Cumhurbaşkanı bunu gerçekten yapabileceklerini düşünüyorsa diyeceğim tek şey olur.

Yolda Emevi Camii’ne uğrayıp namazı da eda eder artık.

Ne de olsa 10 küsur yıl önce de böyle bir söz vermişti.

Kısmet İsrail Seferi sırasında kılmakmış.

Spor dünyasında herkes, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un düne kadar hakkında ağır sözler sarfettiği ve “Benim için bu seçim yok hükmündedir” dediği Futbol Federasyonu’nun yeni başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’ndan ve yönetiminden övgü ve sitayişle bahsetmesine takılmış vaziyette.

“Dün böyle dediğin adamı ve yönetimini şimdi nasıl översin” diye soruyorlar.

Soranların farkında olmadığı bir şey var.

Ali Koç’un gücü ve bu gücün sağladığı etkisi.

Ali Koç bugün futbol dünyasındaki en güçlü figür.

Hiçbir kulüp başkanı bu güce erişemedi çünkü hiçbirinin arkasında Koç Holding gibi Türkiye’nin kılcal damarlarına kadar yayılmış bir holdingin gücü yoktu. Hiçbirinin kontrolünde milyarlarca dolarlık bir holdingin parasal gücünün yanı sıra, başkanın elinde bu işe adadığı milyarlarca dolarlık şahsi serveti de bulunmuyordu.

Ali Koç’un dün sövdüğü federasyonu, bugün övmesinin arkasında ise işte bu güç var.

Anlatayım da haklı mıyım siz karar verin.

Futbol Federasyonu’ndaki en önemli organının Tahkim Kurulu olduğunu zannederim bu işle ilgili herkes kabul eder.

Ali Koç’un Hacıosmanoğlu’nu övmesinin nedeni işte bu Tahkim Kurulu’na yaptığı atama.

Hacıosmanoğlu Federasyonu, Tahkim Kurulu’nun başına Ali Günay’ı getirdi.

Ali Günay bir hakim. Halen görev yapan bir hakim.

Spor camiasının tanıdığı bir isim.

Hakim Ali Günay İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin eski başkanı. Spor camiası ile tanışıklığı o dönemden kalma. Çünkü Şike Davası diye bilinen davada Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticileri hakkında “beraat” kararı veren mahkemenin başkanı.

Ali Günay’ın spor ile tek alakası bu mu!

Elbette değil.

Biliyorsunuz Fenerbahçe Spor Kulübü şike davası nedeniyle 1 milyar 856 milyon TL zarara uğradığı gerekçesi ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hazinesi aleyhine dava açtı.

Bu dava şu anda İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yürüyor.

Peki İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı kim!

Evet ta kendisi.

13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin eski başkanı Ali Günay şimdi de bu mahkemenin başkanı ve şike davasından sonra Fenerbahçe’nin bir başka davasına bakıyor.

Ve Türkiye’de başka hakim ya da hukukçu kalmamış gibi Hacıosmanoğlu federasyonu bu hakimi Tahkim Kurulu Başkanı yapıyor.

Ali Günay’ı Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu Başkanı yapan güç, hiç kuşkusuz Ali Koç gücüdür.

Hal böyle iken bu federasyondan artık övgüyle bahsetmesi de son derece normaldir.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Ciddiye alındığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Darısı federasyon başkanının başına
Köşe Yazıları
Darısı federasyon başkanının başına

Fatih Altaylı

Mart 27, 2026

İletişim
Köşe Yazıları
İletişim

Fatih Altaylı

Mart 26, 2026

Herkese test yapılsın
Köşe Yazıları
Herkese test yapılsın

Fatih Altaylı

Mart 25, 2026

  • Videolar

Tümü
"Gerçek dostluk ebedidir..." görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. İlber Ortaylı & Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı"Gerçek dostluk ebedidir..."Ninja Dondurma Makineleri | CREAMi · SLUSHi™️· Swirl by CREAMi | Tüm modeller için: https://www.sharkninja.com.tr/collections/dondurma-makinesi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_dondurma_kampanyasi_march26 Kablosuz dikey süpürge | Auto-Empty sistem | Ultra hafif | Güçlü derin temizlik : https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-detect-clean-empty-turbo-baslikli-kablosuz-dikey-supurge-beyaz-iw3612eut?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 00:00 Giriş 02:40 Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Prof. Dr. Celal Şengör'ün son zamanlarda yazdığı kitaplar 03:31 Haldun Dormen'in vefatı 12:16 Prof. Dr. Celal Şengör'ün "Bilim Olmasaydı" kitabı 46:38 Prof. Dr. İlber Ortaylı'ya göre en önemli bilim insanları 57:05 Solvay Konferansı'na katılan bilim insanları 1:03:11 Günümüzde bir dünya savaşı söz konusu mu? 1:14:55 Bilim olmasaydı ne olurdu? 1:19:04 Dostluk nedir? 1:22:15 Görülmesi gereken şehirler 1:44:37 Dünyadaki en iyi kütüphaneler 1:54:03 Kapanış
Mart 22, 2026
"Sanat dünyayı kurtarmaz" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Yiğit Özşener"Sanat dünyayı kurtarmaz"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:13 Bir gününü nasıl geçiriyor? 02:58 Kendine iyi bakmak için neler yapıyor? 07:42 “Aşınma” oyununun hayatındaki yeri nedir? 15:35 Sanat dünyayı kurtarır mı? 17:28 Oyunculukta farklı rolleri oynamak bir zenginlik midir? 19:31 Rol seçerken filtreleri neler? 23:05 “Son Kare” ve “Mira” projeleri 34:14 Senaryoya ufak dokunuşları oluyor mu? 36:10 “Zaferin Rengi” projesinde Atatürk’ü oynarken ne hissetti? 39:20 “Ezel” projesine bugünden bakınca bir şey değiştirir miydi? 40:02 Soru-cevap 42:26 Kapanış
Mart 20, 2026
"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!"📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Ed Yong’un “Muazzam Dünya” ve Turan Akıncı’nın “İşgal” kitaplarını ele aldık. Bilim ve tarih ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 05:15 Ed Yong'dan "Muazzam Dünya" kitabına ön bakış 10:36 "Muazzam Dünya" kitabında geçen "Umwelt" kavramı nedir? 15:33 Canlıların dünyasına yapılan müdahaleler nelere yol açabilir? 22:20 Turan Akıncı'dan "İşgal" kitabı 28:32 Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul nasıl işgal edilmişti? 33:27 Atatürk'ün silahlı fotoğrafının olmamasının sebebi nedir? 36:57 Kitapta olan Sultan Vahdettin hikayeleri 38:26 "İşgal" kitabının kaynakçası ve dayanakları 42:28 Fatih Altaylı'nın cezaevinde okuduğu kitaplar 49:02 Kapanış Yeni bölümü izlemeyi unutmayın, görüşlerinizi ve okuma önerilerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.
Mart 16, 2026