İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Olimpiyat ve üniversiteye benzeyen şeylerimiz 

  • Ünsal Ban 150 milyonluk yatıyla tatilde mi!

  • Farklılık mı batırdı!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Olimpiyat ve üniversiteye benzeyen şeylerimiz 

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 21, 2024

Yazı İçeriği

  • Olimpiyat ve üniversiteye benzeyen şeylerimiz 

  • Ünsal Ban 150 milyonluk yatıyla tatilde mi!

  • Farklılık mı batırdı!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Ünsal Ban 150 milyonluk yatıyla tatilde mi!

Olimpiyatlarda Türkiye’nin başarılı olamamasını birkaç gün konuştuk ve unuttuk.

Aslında Türkiye’nin en büyük derdi bu.

Ülkede hiçbir konu gerçek anlamda önemsenmiyor, hiç konu gerçek ve derinlemesine biçimde ele alınmıyor, hiçbir mesele çözüm odaklı tartışılmıyor.

Gündem çokluğundan mı, bilinç yokluğundan mıdır bilinmez, bizde her mesele gelip geçici.

Konuş, bağır çağır, sinirlen, eleştir, çözüm bulunmadan kapa konuyu ve yenisine geç.

Hal böyle olunca kurumlar da, kurumların yetkilileri de sorunlara çözüm arayışı ile vakit kaybetmiyor, her şeyi geçiştiriyorlar.

Bu yaklaşım bana çok hatalı geldiği için de, ben meseleleri uzatıyorum. Hatta bazen sıkıcı derecede uzatıyorum.

Bu yüzden de bugün bir kez daha olimpiyat başarısızlığımız üzerine konuşmak istiyorum.

Üst düzel sporcuların yetiştirilmesinde sürekli olarak Bakanlığı, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünü ve tabii ki federasyonları suçlayıp duruyoruz.

Suçsuzlar mı!

Elbette ki, suçlular.

Spordan bihaber, liyakatsiz kadrolarla doldurulan bu kurumlar elbette suçlu.

Ama tek suçlu onlar mı!

Mesela üniversitelerimizin hiç suçu yok mu!

Bakın size bazı sayılar vereceğim.

Paris Olimpiyatları’nda en fazla madalya alan ülke Amerika Birleşik Devletleri.

Peki ABD Olimpiyat Takımı’ndaki atletlerle üniversiteler arasındaki ilişkiye baktınız mı!

ABD’de üniversiteler milli takıma verdikleri sporcu sayısıyla övünüyorlar.

Bunlar öyle palavradan üniversiteler falan da değiller.

ABD Olimpiyat Takımı’na en fazla sporcu gönderen üniversite Stanford. Evet o meşhur Stanford, dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında ilk üçten pek düşmeyen Stanford, olimpiyat takımına tam 37 sporcu yollamış.

Onu takip eden UCLA, yani Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles 17, Güney Kaliforniya Üniversitesi 16, Texas Üniversitesi 14, Harvard Üniversitesi 13, Florida Üniversitesi 13, Penn State 13, Berkeley Üniversitesi 12, Wisconsin Üniversitesi 12 ve Virginia Üniversitesi 11 sporcusu ile takıma katılmış.

Bu üniversitelerin olimpik takıma verdiği sporcu sayısı 148.

Ve bunlar palavradan öğrenciler değil.

Diğer üniversiteler de vermiş ama bu kadar değil.

Büyük bölümü mühendislik, temel bilimler, ekonomi dallarında ciddi ciddi eğitim alan gençler. Spor kariyerleri onlara sadece okullarda finansal destek sağlıyor.

Başarıları oranında burs alıyorlar.

Peki Türkiye’de durum ne!

YÖK’e göre Türkiye’de 208 adet üniversite var.

Bunların yüzde 80’i çöp.

Kalanı da üniversiteden çok meslek yüksek okulu.

Pek azında gerçek bir üniversite ortamı var.

Bunca üniversitenin spora katkısı ne!

Öyle ya, sporcu dediğin zaten üniversite çağında gençler.

Hangi üniversitemiz, hangi spor dalında olimpik takıma kaç öğrencisini yollamış!

Hiçbir üniversite bununla reklam yapmadığına göre sayılar pek de iç açıcı değil.

Birkaç üniversitenin spor eğitimi bölümleri dışında hangi üniversitemizde sporcu yetiştiriliyor, sporculara eğitimlerini yanı sıra üst düzey spor yapma imkanları sağlanıyor.

Evet. Bazı sporcularımız birkaç üniversiteden burs almış ama ne gerçek bir eğitim alıyorlar ne de o üniversiteler onların spor hayatlarına gerçek bir katkıda bulunuyorlar.

Unutmayın ki, sporda başarı toplumsal bir meseledir.

Olimpiyat şampiyonluğu büyük bir azim, büyük bir disiplin, ciddi bir ortak çaba, gerçek bir ortak destek ve kolektif bir motivasyon gerektirir.

Bunun zerresinin olmadığı bir ülkede, bu sorumluğu ancak şimdi olduğu gibi birkaç özverili genç ve onların aileleri yüklenir.

Onunla da ancak bu kadar olur!

Liyakati de devreden çıkardığınız zaman bu kadarı bile mucizedir.

AKP’nin “Cahil olsun, beceriksiz olsun ama bizden olsun” kafası ile de birleşince 64.lük bile başarıdır.

Mega Polietilen adlı halka açık bir şirket konkordato ilan etmiş.

Herkes de çok şaşırmış.

Çünkü şirket devlet tarafından epey korunup kollanan, her türlü teşvikten, vergi indiriminden yararlanan bir şirketmiş.

Hatta çok değil 1,5 sene önce dönemin Sanayi Bakanı Varank, şirketin tesis açılışında konuşma yapmış, şirketi öve öve bitirememiş ve verdikleri destekleri ballandıra ballandıra anlatmış.

Sonuç.

Konkordato.

Mağdur edilen binlerce alacaklı, muhtemelen silsile halinde batışlara neden olacak olan bir konkordato işlemi.

Belli ki, iktidar tarafından sevilen bir şirket. Aksi takdirde konkordato talebi karşılanmaz, iflasa doğru giderdi.

Ki zaten şirket aslında iflas etmiş durumda.

Bundan sonra toparlanabilir mi!

Ortaklar sermaye artışı yapıp, düzgün bir yönetim oluştururlarsa belki.

Burada asıl tartışılması gereken ise Sermaye Piyasası Kurulu, SPK.

Halka açılmak isteyen şirketleri inceleyip halka açılıp açılamayacaklarına karar ve izin vermek, halka açık şirketleri denetlemek gibi önemli bir görevi olan kurum giderek tartışmalı ve hatta kimilerine göre şaibeli kararları ile anılıyor.

Benim hatırladığım ilk rezalet bir teknolojik aletler satan bilgisayar firmasının halka arzı ve kısa süre sonra batmasıydı. O günlerde bu firmanın dönemin SPK Başkanı ile akrabalık ilişkisinin olduğu ortaya çıkmış ve normal şartlarda halka arz yapması mümkün olmayan bu firmanın bu yolla halka açıldığı iddia edilmişti.

Şimdi ise her gün adı sanı duyulmadık, finansalları halka arza uygun olmadığı ayan beyan görünen şirketler halka açılıyor.

Birkaç gün içinde yatırımcılarına büyük para kaybettiriyor.

Borsa çevrelerinde SPK’ya etki edebilen bazı “çetelerin” siyasi destekle bu işleri tezgahladığı, bu küçük şirketler üzerinden yaptıkları spekülasyonlarla küçük yatırımcılardan büyük paralar aldıkları ve milyarlarca liranın buharlaştığını anlatılıyor.

Dahası küçük yatırımcıyı şirket konusunda uyarması gereken SPK, bu görevini doğru düzgün yerine getirmediği için, dev zannedilen şirketler bir anda batıyor, konkordato ya da iflas ilan ediyor ve göz göre göre ortaya çıkan bu durum, sanki sürprizmiş gibi davranılıyor.

SPK’nın son dönemde yaptığı pek çok işlem ve verdiği pek çok izin, bir iktidar değişikliği sonrası çok ciddi incelemeye muhtaçtır.

Sahi, aklıma geldi.

Bir Ünsal Ban vardı, aynı zamanda eşi olan Taşkesenlioğlu ailesi hakkında çeşitli iddialar ortaya atan.

Kendisinden haber alan var mı!

Yoksa 4,5 milyon avroluk yatıyla tatile mi çıktı!

Farklılık mı batırdı!

Yat deyince, son günlerde çok konuşulan bir yattan ve batmasından bahsetmemek olmaz. 

Sicilya sahiline pek de uzak olmayan bir yerde batan 56 metrelik Perini Navi yelkenli dünyada olduğu kadar Türkiye’de de ilgi çekti.

20-25 milyon avroluk koca yat batıp, içindeki dolar milyarderleri hayatını kaybedince ilgi kaçınılmaz oluyor.

7 kişiye mezar olan Bayesian adlı tekneyi aslında yakından tanıyorum.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Halkın parasını harcarken kendi paramızı harcadığımızdan daha özenli davrandığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026