İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Sonunda yüksek teknolojinin önemini anlamaya başlayanlar var

  • Tek suçlu AKP değil elbet

  • İş insanları haklı imiş

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Sonunda yüksek teknolojinin önemini anlamaya başlayanlar var

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 20, 2024

Yazı İçeriği

  • Sonunda yüksek teknolojinin önemini anlamaya başlayanlar var

  • Tek suçlu AKP değil elbet

  • İş insanları haklı imiş

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Tek suçlu AKP değil elbet

Sonunda birileri daha “yüksek teknoloji” meselesinin önemini kavramaya başladı.

Bu köşeyi uzun zamandır okuyanlar, Teke Tek Bilim programlarını yıllardır izleyenler, Türkiye’nin yüksek teknoloji üretimi ve sanayii konusunda ne kadar dertlendiğimi bilirler.

Sık sık karşılaştırmalarla, ülke kıyasları ile özellikle AKP iktidarı döneminde ne kadar geride kaldığımızı anlatmaya çalıştım hep.

Prof. Ufuk Akçiğit ile yaptığımız tüm programlarda bu meseleyi net sayılarla dile getirdik.

Sonuç?

Sonuç hikaye.

Ne dinleyen oldu, ne umursayan.

Ülkenin tüm kaynaklarını ve hatta gelecekteki kaynaklarını betona ve asfalta gömen AKP iktidarı tınmadı bile.

Yol yaptırdılar, köprü yaptırdılar, bina yaptırdılar, devleti onlarla yıl sürecek taahhütler altına soktular.

Ama yüksek teknolojiye, bırakın yükseğini teknolojiye zerre önem vermediler.

Kritik tüm parçaları ithal birkaç İHA, benzeri yıllar önce İspanya’da imal edilmiş ve tüm kritik unsurları ithal malzemeye dayanan bir “sözde” uçak gemisi falan ile gözümüzü boyadılar.

Siyasi yazılarımın yasaklı olduğu dönemde Vietnam’a gittim ve sanki gezi yazısı gibi Vietnam’daki teknoloji üretimine yapılan yatırımı anlattım. Çip fabrikaları kurduklarını gösterdim. O gün dünyanın en büyük mikroçip üreticisi olan Intel’in Vietnam’a kurduğu fabrikayı anlattım belki anlarlar diye.

İlgi duymadılar.

Ben yazmaktan bıktım, siz belki okumaktan bıktınız, AKP döneminde yüksek teknoloji ihracatımız arta arta sayısal olarak yüzde 50 civarında arttı. Toplam ihracata oranla ise geriledi. Toplamı 2,5 milyar dolar civarında.

Aynı dönemde Vietnam’ın yüksek teknoloji ihracatı 250 kat artarak 130 milyar dolara yaklaştı.

Hadi orası uzak.

Yakınımızdaki Çekya’nın 2022 yüksek teknoloji ihracatı sadece son 10 yıl içinde 10 kat artarak 43 milyar dolara çıkmış.

Polonya yine 10 yıl içinde yüksek teknoloji ihracatını 2 milyar dolardan 26 milyar dolara çıkarmış.

Ben yıllardan beri bunları anlatıp durdum. Kah burada, kah televizyonda.

Kimse umursamadı.

Ne iktidar, ne iş dünyası, ne de medya.

Neyse ki iki gündür gerek bazı iş insanlarının, gerek bir iki medya organının sonunda bu meseleye uyandığını ve bu meseleyi mesele etmeye başladığını görüyorum.

Geç de olsa sevindirici.

Bu yüksek teknolojideki geri kalmışlığımızın tüm faturasını AKP’ye yükleyecek değilim.

Elbette payları, hataları, umursamazlıkları büyük.

Ama bu geri kalmışlığın nedenleri çok daha gerilere uzanıyor.

Bakın bugün Güney Kore’nin ihracatında yüksek teknoloji ürünlerinin payı yüzde 25’ler civarında.

Ve Güney Kore ve teknoloji denince akla gelen firmalardan biri Samsung.

Samsung’un bugün alanında en iyi ve güçlülerden biri olan elektronik bölümü Samsung Electronics 1969 yılında kurulmuş.

Peki Samsung Electronics’den 2 yıl önce, 1967 yılında Türkiye neyi kurmuş!

Samsung Electronics ile benzer alanlarda üretim yapmayı ve teknoloji geliştirmeyi amaçlayan NETAŞ’ı. İçindeki yabancı ortaklık daha sonra Ecevit döneminde satın alındı ve tam yerli oldu.

Yine aynı yıllarda PTT bünyesinde PTT ARLA kuruldu ve sonrasında Teletaş’a dönüştü.

Her ikisi de yüksek teknoloji üretmek için kurulmuştu.

1970’lerin ortasında askerî elektronik sanayi olarak ASELSAN, birkaç yıl sonra da yine askerî amaçlı HAVELSAN kuruldu.

Sonra ne oldu.

Yere göğe koyamadıkları Turgut Özal geldi.

1980’lerin sonunda hem NETAŞ’ı, hem Teletaş’ı “özelleştirme” adı altında uluslararası rakiplerine sattı.

Her iki firma da teknoloji üretemez hale geldi.

İçindeki nitelikli personel dağıldı.

Pek çoğu yurt dışına gitti ve oralarda teknoloji şirketlerinde çalıştılar, kendileri teknoloji şirketleri kurdular, patent ürettiler, zengin oldular.

Özal ASELSAN ve HAVELSAN’a dokunamadı, onları yabancılara peşkeş çekemedi.

Bu yüzden bugün bu ikisi hâlâ var ve hâlâ gururumuz işler yapıyorlar.

Özal’ın neden olduğu bu açık kapatılabilir miydi!

Elbette kapatılabilirdi.

Ama AKP çok kıymetli 22 yılı harcadı.

Harcamaya da devam ediyor.

O sokak röportajlarında gördüğünüz emekli amcalar var ya.

Onlar torunlarının geleceğini harcıyorlar.

Ama o kadar şuursuzlar ki, neyi harcadıklarını dahi bilmiyorlar.

İş insanları haklı imiş 

Yıllardır iş insanlarının kendi adlarına vakıf üniversitesi kurmak yerine var olan iyi üniversitelere yardım etmesini, oralarda kendi adlarını taşıyan enstitüler kurup, onları fonlaması gerektiğini savunurum.

Dünyada bu iş böyledir.

Bunların en bilineni Rockefeller’in fonladığı Chicago Üniversitesi’dir.

Harvard, Yale, Columbia gibi üniversiteler de iş dünyasından gelen bağışlarla yaşarlar, Harvard’a gelen yıllık bağış miktarı bizim YÖK’ün toplam bütçesinden fazladır.

Bizde ise iş insanları kendi adlarına üniversite kurar, genelde devletten arazi alır, buraya bina yapar ve bunu üniversite zannederler.

Ben de bunun doğru bir iş olmadığını söylerim çünkü bu şekilde kurulan onlarca üniversiteden sadece bir bilemedin ikisi üniversite olmayı becermiştir.

Yıllar önce bu vakıf üniversitesi saçmalığına karşı, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Sevgili Üstün Ergüder, iş insanlarını üniversite içinde fakülte ya da enstitü kurmanın daha doğru olduğuna ikna etmeye çalıştı.

Nitekim bazılarını etti de.

İlk adım Aydın Doğan’dan geldi.

Aydın Doğan aslında atla deve olmayan bir paraya Boğaziçi Üniversitesi içinde adını taşıyacak bir enstitüye kaynak sağlamayı kabul etti.

Enstitü kuruldu ama bunu iş insanların kabul ettiren Üstün Ergüder, üniversite yönetim kuruluna bunu kabul ettiremedi ve proje atıl kaldı.

Kurulabilen tek enstitü Aydın Doğan Enstitüsü oldu.

Ve dün Cumhurbaşkanı Erdoğan bu enstitünün de adını ortadan kaldıran bir karara imza attı.

Ve ben haksız çıktım.

İş insanları haklı çıktı.

Türkiye gibi yönetilen bir ülkede kimse parasını başkasının kontrolüne hele hele siyasetçilerin iki dudağının arasındaki bir işe vermez.

O iş sadece ve sadece ülke yararına olup, iş insanına yalnızca onuru kalacak olsa bile.

Bu siyaset kafası ile olmaz.

Olmuyor, olmayacak.

Bu kafalar ile, bu pisliğin içinde debelenmeye devam edeceğiz.  

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Timsahın ağzından kurtulmak için çırpınan ve sonunda başaran antilop kadar cesur ve yılmaz olduğumuz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026