İstanbul 31°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Ferdi Tayfur ve saçma sapan soruşturmalar

  • Odada rapor gazetecilere özelmiş

  • Bir Kürtçü siyasetçinin yeni açılım mantığı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Ferdi Tayfur ve saçma sapan soruşturmalar

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 5, 2025

Yazı İçeriği

  • Ferdi Tayfur ve saçma sapan soruşturmalar

  • Odada rapor gazetecilere özelmiş

  • Bir Kürtçü siyasetçinin yeni açılım mantığı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Odada rapor gazetecilere özelmiş

Ferdi Tayfur hayatını kaybetti.

Bu vesile ile saçma sapan bir soruşturmaya daha tanık olduk.

Bir televizyon kanalında, bir sunucu “Herkes bir övüyor, bir övüyor. Bana göre sanatsal açıdan berbattı. Ağlak bir arabesk yapardı” dedi diye RTÜK inceleme başlattı.

Bu sözün neresi soruşturuluyor anlamadım.

Herkes Ferdi Tayfur’un yaptığı müziği beğenmek zorunda mı!

Öldü diye eleştiriden muaf mı!

Hakaret yok, bir şey yok.

“Kötü müzik” demek suç mu, ayıp mı!

Hayatımda daha anlamsız bir soruşturma görmedim doğrusu.

Artık neyi beğenip neyi beğenmeyeceğimize de RTÜK mü karar verecek.

“Peki sen düşünüyorsun?” diyecek olursanız Ferdi Tayfur’a karşı olumsuz hiçbir düşüncem yok.

Hatırladığım kadarıyla kendisi ile hiç tanışmadım, hiç karşı karşıya ya da yan yana gelmedim, tek telime konuşmuşluğumuz yoktur.

Bende iyi bir insan izlenimi uyandırmıştır. Kimseye karşı bir ayıbını da duymadım.

Müziği ile ilgili de hiçbir fikrim yok.

Sadece 1979 yılında bir kez bir şarkısını dinledim.

Bir arkadaşım yeni ehliyetini almıştı ve babası da ona o yıl piyasaya çıkmış bir Golf GTI hediye etmişti.

Otomobilini göstermek için gelip beni evden aldı.

Otomobile bindiğimde otomobilin Pioneer müzik setinde çalan şarkıyı hayatımda ilk defa duyuyordum.

“Bu ne?” diye sordum.

“Ferdi Tayfur. Çeşme” dedi.

Şarkı bitince kasedi çıkardım ve başka bir kaset taktım.

Ferdi Tayfur’un başka bir şarkısını da bir daha hiç dinlemedim.

Müziği kimine göre iyidir, kimine göre kötüdür.

Benim söyleyebileceğim, müzik zevkime uygun olmadığıdır. 

Ama bunun “soruşturma konusu” olması saçmalığın daniskasıdır.

Ama zaten bu ülke giderek saçma olmaya başlamadı mı, Murat Övüç adlı birine de başını örterek şaka yaptığı için dinî değerleri aşağılamaktan soruşturma açılmış.

Ne diyeyim.

NOT: Arabesk müzik karşıtı falan değilim yanlış anlamayın. Orhan Gencebay’ın bazı şarkılarını eser dinlerim. Keza Müslüm Gürses’i beğenirim, son dönem müziğini çokça dinlerim. 

Cuma günü, Çam Sakura Şehir Hastanesi’nde yaşanan ve Tabip Odası tarafından hakkında soruşturma başlatılan bir olayı kaleme aldım.

Olayı öğrenmemizi sağlayan İstanbul Tabip Odası açıklaması şöyleydi:

“Temsilcilerimizden aldığımız bilgiye göre; 25 Aralık 2024 Çarşamba akşamı, İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Genel Hasta Heyeti’nde görevli doktorlar Sağlık Kurulu Sekreteri tarafından ertesi sabaha randevu oluşturularak başhekimlik makamına çağrılmışlardır. Ertesi gün toplu olarak odaya giren doktorlar Başhekim Dr. Özgür Yiğit tarafından odada bulunan iki kişiyi "silah ruhsatı" için muayene etmeye davet edilmişlerdir. Tıbbi etik, iyi hekimlik uygulamalarıyla bağdaşmayan, insan onuruna uymayan bu davranışı kabul etmiyor, hukuki yönden sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz...”

Benim dışımda bazı internet siteleri de olayı haberleştirdiler.

Aynı akşam gece yarısına doğru telefonum çaldı.

Tanımadığım bir numara olduğu halde açtım.

Karşımda bir bey, “Çam Sakura Hastanesi Başhekimliğinden arıyorum. Bilgi verecektim” dedi.

Şaşırdım, “Gecenin bu saatinde ne bilgisi, hastane mi yanıyor?” diye sordum.

“Hayır, yazınızla ilgili bilgi aktarmak istiyorum” dedi.

Yazımda adı geçen ve iki kişiye silah almaları için sağlık raporu verecek heyeti odasında toplayan başhekim Prof. Özgür Yiğit’in basın danışmanı olduğunu söyledi.

Başladı anlatmaya.

Başhekimin ne kadar değerli bir hekim olduğunu, binlerce çocuğa çok önemli kulak ameliyatları yaptığını, kongrelerde sunumlar yaptığını, önümüzdeki günlerde İstanbul’da yapılacak bir tıp kongresine başkanlık edeceğini falan anlattı.

Ben de kendisine “Ben başhekiminizin doktorluk yeteneklerini tartışmıyorum. Ben odasında heyet raporu verdirdiğini, bunun yakışıksız olduğunu ve Tabip Odası tarafından soruşturulduğunu söylüyorum. Çok iyi bir hekim olabilir ama yönetici olarak bu yaptığı rezalet” dedim.

Bu kez de “Biz bunu sadece bu iki kişiye yapmadık. AKP’lilere özel bir muamele de değil. Biz muhalif basından gelen gazetecilere de heyet raporunu odada verdiriyoruz.” dedi.

Kan beynime sıçradı. “Bunların gazeteci olması sizin ayıbınızı örtmez. O gazetecileri de ayıba ortak eder. Muhalif, yandaş fark etmez. Yaptıkları ayıp” dedim, küfretmemek için telefonu kapattım.

Ertesi sabah küçük bir soruşturma yaptım.

Silah ruhsatı alabilmesi için Başhekim’in odasında özel heyet toplatan gazetecilerden birinin kimliğini öğrendim. Hikmet Genç adında tanımadığım biriydi.

Diğerini öğrenemedim.

Öğlen saatlerinde Başhekim’in basın danışmanı tekrar aradı.

Bu kez ortak tanıdıklarımızın adlarını sıralayıp, kendisini onlara sormamı istedi. 

Yine başhekim Yiğit’in başarılarını sıraladı.

Ben de kendisine “Beyefendi konu siz değilsiniz. Başhekim beyin doktorluğunu da sınamıyorum, haddim değil. Ama hekimler bu yapılandan rahatsız olmuşlar ve doğru değil. Tabip Odası da soruşturuyor, ben de bunu yazdım. Gidin onlara anlatın bunları” dedim.

Bu kez Özgür Yiğit’in ne kadar siyaset dışı olduğunu, siyasi hiçbir yaklaşımının bulunmadığını, her partiye eşit mesafede olduğunu, Menzil Cemaati’nin kendisini görevden aldırmak istemesine rağmen uzun yıllardır farklı hastanelerde başhekimlik yaptığını anlatmaya başladı.

“Odada raporu iş adamlarına ya da partililere vermiyoruz. Sadece gazetecilere özel bir muamele bu. Çünkü tanınmış insanlar. Tehdit altındalar ve silah almak istiyorlar. Rapor alırken de, oradan oraya gezmelerini istemiyoruz. Rica ediyorlar. Biz de kırmıyoruz.” dedi.

Sonra da muhalif gazetecilere de aynı muameleyi yaptıklarını göstermek için “Fatih Portakal’a da odada rapor verdik” dedi.

“Beyefendi, gazeteciler özel muamele istiyorlarsa onların yanlışı. Siz de bu özel muamele talebine yanıt veriyorsanız o da sizin yanlışınız. Onlar isteyebilir. Onların ayıbıdır. Siz yaparsanız bu hem yasa dışıdır ve hem de sizin ayıbınızdır” diyerek kapattım.

Gazetecilerin kendilerini çok özel ve ayrıcalıklı zannetmelerinden de çok sıkıldım.

Bir Kürtçü siyasetçinin yeni açılım mantığı

Zaman zaman siyasi konularda fikirlerini aktaran ve bu konuda sohbet etmeyi çok seven bir arkadaşım, 2. Kürt Açılımı ile ilgili yaptığı bir sohbeti aktardı.

Ben de sizinle paylaşayım:

“Bugün geçmişte HDP’de siyaset yapmış, yaşça da benden büyük bir ahbabımla birlikteydik.

Dedim ki, ‘Ağabey bu kadar tecrübelisiniz ve sormak isterim, bir siz mi akıllısınız, alayımız salak mı, nasıl oluyor da AKP ve MHP ile bir çözüm olacağına inanıyorsunuz. Daha önce sizin de içinde olduğunuz süreçte yarı yolda bırakılıp terörist ilan edilmediniz mi! Hukukun demokrasinin kalmadığı ülkede nasıl olup da böyle bir iktidara güvenebiliyorsunuz?’

Aldığım yanıt şaşırtıcıydı.

‘Evet, siz biraz salaksınız’ dedi ve ekledi ‘Biz de sizin gibi salaktık ama biz akıllanıyoruz.’

‘Niye ağabey?’ dedim.

Adam şöyle bir izah yaptı: ‘AKP yaklaşık 10 yıldır tek başına iktidar olamıyor. Giderek zayıflıyor ve sürekli yanına birilerini almak zorunda kalıyor. Bu süreçte önce MHP sonra HÜDAPAR ile ittifak yapabildi. Erdoğan her şartta iktidarda kalmak istiyor. Bunun için de vermeyeceği taviz yok.

MHP de her şartta iktidardan nemalanmak istiyor.

AKP’nin iktidarda kalmak için her şeyi yapacağını gören MHP bürokraside ve başka alanlarda her istediğini alıyor. HÜDAPAR da Güneydoğu’da istediğini alıyor, örgütleniyor. Özellikle bizim oralarda kamuda etkinlik elde etti.

Biz ise Demirtaş ve ekibi yüzünden bunun dışında kaldık. Hiçbir kazanımımız yok. Zaten seçimden sonra Ahmet Türk de buna dikkat çekti ve yolu o açtı aslında.

Bugün iktidarda kalmak için bir şeyler vermeye en yakın halinde AKP.

Öyleyse bir mutabakata varıp bu süreçten kârlı çıkabiliriz dedik. Şu anda 40 yıllık talepleri elde etmeye en uygun durumdayız.’

Bunun üzerine ben de saf saf ‘Demokratik zemin ne olacak?’ diye sordum.

Yanıt özlüydü.

‘Olmasa da olur. Biz kendi açımızdan bakıyoruz, nerden baksan 2027 sonuna kadar seçim yok. Fırsat penceresi açık. Biz de kazanım elde edelim. İçerdekiler dışarı çıksın, Erdoğan’ın istediği anayasa değişikliği olsun. Biz de oraya isteklerimizi sıkıştıralım.’

‘Erdoğan’ın seçmeni buna evet der mi?’

Dedi ki, ‘Erdoğan her durumda seçmenine bunu anlatabiliyor. Düşünsenize MHP’yi bu işin sözcüsü ve öncüsü yapmayı bile başardı.’

Ekledi, ‘Erdoğan’ın her şartta iktidarda kalmak istediğini gören, AB, ABD, Rusya, herkes bundan faydalanıyor. Geri Kabul Anlaşması’nı başka hangi iktidar imzalar ve uygulardı. Artık bundan faydalanma sırası Kürtlerde. Ayrıca da Demirtaş falan da hikaye, dağ kadrosu zaten sevmezdi, seçmen açısından bakınca da kendine faydası yok ki adamın’ dedi.
Fatih Beyciğim, yeni sürecin mantığı bu. En azından kimi HDP’liler böyle bakıyor. Her halükarda iktidarda kalma isteğinden faydalanmak istiyorlar.”

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Toplumların hak ettiklerini bulduklarını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
İnanca stok arası caiz midir!
Köşe Yazıları
İnanca stok arası caiz midir!

Fatih Altaylı

Ağustos 5, 2026

Türkiye’den niye umutlu olduğumu bilmek ister misiniz?
Köşe Yazıları
Türkiye’den niye umutlu olduğumu bilmek ister misiniz?

Fatih Altaylı

Ağustos 4, 2026

Olmaması gereken yerde olan şeye ne denirdi!
Köşe Yazıları
Olmaması gereken yerde olan şeye ne denirdi!

Fatih Altaylı

Ağustos 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026
"Her kuruş yardımın hesabını vereceğiz!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel & Fatih Altaylı"Her kuruş yardımın hesabını vereceğiz!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:58 Butlan kararı 05:58 Butlan kararı kimin meselesi? 11:32 Kılıçdaroğlu bu günlerin sinyalini vermiş miydi? 17:16 Halktan böyle bir destek bekliyor muydu? 25:40 CHP'den ayrılma kararı 30:09 AK Parti'ye geçişlerin duracağının garantisi var mı? 48:12 Cemil Tugay kalacak mı? 50:13 CHP'de Özgür Özel'e yakın isimler kaldı mı? 52:50 Yargıtay kararından eminken neden partiden ayrıldı? 56:53 İttifak arayışı olacak mı? 1:01:43 Seçim güvenliğini nasıl sağlayacak? 1:06:25 Ekrem İmamoğlu merkezli bir parti kuruldu? 1:10:03 Özgür Özel'in fezlekeleri ve dokunulmazlığın kalkma ihtimali 1:14:38 Anket sonuçlarına nasıl bakıyor? 1:18:30 Terörsüz Türkiye süreci 1:25:48 ASELSAN'ın özelleştirilmesi 1:26:59 Medyadaki operasyonlar 1:34:19 Bağışların sürmesi için çağrısı olacak mı? 1:41:40 Muhalif medyayla parasal ilişkileri var mı? 1:53:56 Abdest alırken yayınlanan fotoğrafı hakkında ne düşünüyor? 1:57:05 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 3, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Halef'te neler oluyor? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
İlhan Şen, Biran Damla Yılmaz, Mert DoğanFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Halef'te neler oluyor?Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Biran Damla Yılmaz dizi teklifi geldiğinde neler hissetti? 05:41 Oynadığı role nasıl büründü? 08:06 Mert Doğan nereli? 09:21 Mert Doğan'nı rolü ve şivesi 11:21 Oynadığı karaktere neler kattı? 17:52 İlhan Şen, ayakkabı eleştirisinden sonra Fatih Altaylı'ya gıcık oldu mu? 19:15 Oyuncular Urfa'yı sevdi mi? 20:40 Urfa'yı gezdiler mi? 22:22 Biran Damla Yılmaz nereli, nasıl bir ailesi var? 26:57 Şehirdışı diziler özel hayatlarını etkiliyor mu? 30:18 Mert Doğan'ın oyunculuk eğitimi nasıl? 33:52 İlhan Şen'in oyunculuk serüveni nasıl başladı? 35:47 Aziz Yıldırım mühendis olduğu için mühendisliği seçtiği doğru mu? 37:22 Best Model yarışmasına neden katıldı? 38:55 Urfa'da nasıl fit kalmayı başarıyor? 41:28 Yaşadığı ilin dışında çalışmak İlhan Şen'in özel hayatını etkiliyor mu? 44:53 Yurt dışında oyunculuk yapma fikrine nasıl bakıyorlar? 48:03 Dizide bu yıl neler olacak? 48:19 Gelecekte başka hedefleri var mı? 50:28 Verdikleri emeğin karşılığında maddi kazançları yeterli mi? 52:22 Senaryonun devamını bilmeden çalışmak zor olmuyor mu? 55:30 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 2, 2026