İstanbul 12°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Suç var mı bilmiyorum, adalet yok biliyorum

  • Teğmenler atılsın, Öcalan katılsın

  • Bu hale gelmiş bir polis nasıl fark edilmez!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Suç var mı bilmiyorum, adalet yok biliyorum

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ocak 17, 2025

Yazı İçeriği

  • Suç var mı bilmiyorum, adalet yok biliyorum

  • Teğmenler atılsın, Öcalan katılsın

  • Bu hale gelmiş bir polis nasıl fark edilmez!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Teğmenler atılsın, Öcalan katılsın

CHP’li Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat tutuklandı.

Balıkesir’de baba evine yaptığı ziyaret sırasında gözaltına alınıp İstanbul’a getirilen, 3 gün boyunca ifadesi alınmadan bekletilen ve dün akşam saatlerinde tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen Akpolat’ın tutuklanacağından hiç kimsenin kuşkusu yoktu.

Muamele sonuca işaret ediyordu zaten ve CHP yönetimi bu tutuklamanın geleceğinden emindi.

Bir gazeteci olarak, dosyasını tam olarak bilmediğim, ancak hakkındaki iddiaları ve savunmasını okuyabildiğim bir belediye başkanını savunacak halim yok.

Zaten mahkeme safahatında kendini savunacaktır.

Tabii yargının bugünkü ahvalinde savunması ne kadar önem taşıyacak, karar vicdanlara ne kadar uygun olacak bilmemiz mümkün değil.

Ancak tahmin etmemiz mümkün.

Nasıl mı!

Çünkü Rıza Akpolat’ın suçlu mu suçsuz mu olduğunu şu aşamada bilmiyoruz.

Fakat bir şeyi biliyoruz.

Beşiktaş Belediyesi’ndeki yolsuzluk iddialarının müsebbibi olan İhsan Aktaş adlı kişi, Beşiktaş Belediyesi ile kurduğu ve kirli olduğu iddia edilen ilişkilerin kat kat fazlasını AKP’li bakanlıklar ve AKP’li belediyeler ile de kurmuş.

Hem de yıllardır hem de çok daha yüksek akçeli, yüksek bütçeli işlerle.

İstanbul’daki AKP’li ilçe belediyeleri bu kişi ile yıllar içinde bugünün değerleri ile milyarları aşan büyüklükte işler yapmışlar.

Keza yine AKP’li Isparta Belediyesi’ne satış değeri 20 milyon TL’yi bulan ve son dönemde AKP’nin favori markası haline gelen bir Audi A8 L hediye eden de yine aynı iş insanı olmuş.

Ve AKP’li belediyelere en ufak bir soruşturma açılmazken, CHP’li belediyeye inceleme başlatılmış, soruşturma açılmış ve belediye başkanı tutuklanmış.

Başta da dediğim gibi Rıza Akpolat suçlu mudur, değil midir bilemem.

Ama AKP’nin yaptığının adaletsiz olduğuna zerre kuşkum yok.

Çünkü en düşük seviyedeki adalet bile aynı işlemleri yapan belediyelerin, hangi partiye bağlı olduklarına bakılmaksızın aynı inceleme ve soruşturmaya tabi tutulmasını gerektirirdi.

AKP’nin adından başka bir yerde adalet bırakmadığının en açık örneklerinden biri oldu bu tutuklama.

Aylardır istikballerini konuştuğumuz teğmenler, sonunda Kara Kuvvetleri Komutanlığında ifadelerini verdiler.

Dönem birincisi Ebru Teğmen’in ifadesi açıklayıcı olduğu kadar göz yaşartıcı.

Harp Okuluna birincilikle girip, birincilikle bitiren teğmen meramını çok güzel anlatmış ve ortada TSK’dan atılmalarını gerektirecek bir suç olmadığını göstermiş.

Şimdi son kararı MSB Yüksek Disiplin Kurulu verecek.

Hatırlıyorsunuzdur, MHP lideri Devlet Bahçeli teğmenleri hedef alıncaya kadar, yemin töreni ile ilgili çeşitli tartışmalar vardı ama Beştepe’den teğmenleri suçlayıcı bir lakırdı işitmiyorduk, tam aksine bazı danışmanlar teğmenleri koruyan cümleler sarf ediyordu.

Ancak Bahçeli teğmenleri hedef alınca birdenbire işler değişti ve TSK’nın ve iktidarın meseleye bakışı farklılaştı.  

Ancak toplumun bakışı Bahçeli ile aynı değil, iktidarınki ile de aynı değil.

Yapılan bir araştırma, iktidar yanlısı medyanın tüm uğraşına, trollerin sosyal medyadaki tüm baskısına ve siyasetin arzusuna rağmen halkın önemli bir bölümünün teğmenlerin yaptığı işin ordudan atılmalarına sebebiyet verecek bir suç olmadığı kanaatinde olduğunu ortaya koyuyor.

Üstelik de ezici bir çoğunlukla.

Kamuoyu yoklaması sonuçlarına göre, halkın yüzde 80’i genç teğmenlerin TSK ile ilişiğinin kesilmemesi gerektiğini, TSK’dan atılmanın haksız bir ceza olacağını düşünüyor.

Buna bakınca halkın bağrından çıkan TSK’nın da halktan farklı bir karar vermemesi gerektiği ortaya çıkıyor.

Bu teğmenlerin TSK’dan atılması ordu ile halk arasındaki güven bağını zedeleyecek bir duruma sebebiyet verecektir.

FETÖ’cü darbe girişiminden sonra halkın güvenini yeniden kazanmaya başlayan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu güveni yeniden zedeleyecek bir ceza vermesi ordu adına bir ayıp olarak kayıtlara geçecek ve asla unutulmayacaktır.

Tabii unutulmayacak olan bir başka gerçek, Türkiye’nin milliyetçilik şampiyonunun Atatürk’ün askerlerinin ordudan atılmasını, terör örgütü lideri Öcalan’ın ise TBMM’ye katılmasını talep eden kişi olmasıdır.

Bu hale gelmiş bir polis nasıl fark edilmez!

Ailesinden 5 kişiyi çeşitli yerlerde vahşice öldürdü.

Geri kalanları öldürmeye giderken yakalandı.

Yakalanmasa belki de öldürdüğü insan sayısı 10’a, 15’e çıkacaktı.

Cinayetlerin nedeni, ailesini oğlunun intiharından sorumlu tutmasıydı.

Oğlunun intikamını aldığını düşünüyordu.

Bu intikam için 5 kişiyi vahşice katletmişti ve dahasını katletmeye hazırlanıyordu.

Kanınız dondu değil mi!

Hele hele bu cinayet fırtınasını yaratan kişinin bir polis memuru olduğunu öğrenince ne yaptınız!

Paniğe kapılmadınız mı!

Ben kapıldım.

Toplumu potansiyel suçlulardan korumak ve yasaların üstünlüğünü sağlamakla görevli ve bu nedenle beline silah taktığımız bir mesleğin sahibi böyle bir katliam yaparsa paniğe kapılmaz mısınız!

Daha birkaç hafta önce polislik mesleğinin yıpratıcılığından buna karşın hem haklarının azlığından hem de psikolojik olarak zorlanan emniyet mensuplarına yeterli sosyal ve psikolojik desteğin sağlanmadığından söz ettim.

“Bu çocuklara psikiyatr ve psikolog zorunlu olmalı” dedi.

Haklılığım ortaya çıkmadı mı!

Evladı intihar etmiş ve bundan ötürü ağır bir psikolojik bunalıma girmiş bir baba.

Bir aileyi, hem de kendi ailesini gözünü kırpmadan ortadan kaldıracak kadar haleti ruhiyesi bozulmuş ve bir güvenlik gücünden bir manyağa dönüşmüş bir kolluk kuvveti mensubunun bu durumu ne amirlerinin ne de Emniyet içinde var olduğu söylenen psikologların, psikiyatrların dikkatini çekiyor.

Tehlikeli bir hal aldığı farkına varılmıyor.

Bence asıl sorun burada.

Bu cinayetleri işleyen polis memurunun sağlıklı bir durumu olmadığı ortada.

Ama asıl sağlıksız ve tehlikeli olan, böyle bir durumu farkına varmayacak kadar körleşmiş sistem.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Devletin en önemli görevinin adil olmak olduğunu kendini devlet zannedenler bildiği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Ne zaman?
Köşe Yazıları
Ne zaman?

Fatih Altaylı

Mart 24, 2026

Esnaf kazıkçı da bu sayılar ne!
Köşe Yazıları
Esnaf kazıkçı da bu sayılar ne!

Fatih Altaylı

Mart 23, 2026

İyi bayramlar, nasıl olacaksa!
Köşe Yazıları
İyi bayramlar, nasıl olacaksa!

Fatih Altaylı

Mart 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Gerçek dostluk ebedidir..." görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. İlber Ortaylı & Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı"Gerçek dostluk ebedidir..."Ninja Dondurma Makineleri | CREAMi · SLUSHi™️· Swirl by CREAMi | Tüm modeller için: https://www.sharkninja.com.tr/collections/dondurma-makinesi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_dondurma_kampanyasi_march26 Kablosuz dikey süpürge | Auto-Empty sistem | Ultra hafif | Güçlü derin temizlik : https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-detect-clean-empty-turbo-baslikli-kablosuz-dikey-supurge-beyaz-iw3612eut?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 00:00 Giriş 02:40 Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Prof. Dr. Celal Şengör'ün son zamanlarda yazdığı kitaplar 03:31 Haldun Dormen'in vefatı 12:16 Prof. Dr. Celal Şengör'ün "Bilim Olmasaydı" kitabı 46:38 Prof. Dr. İlber Ortaylı'ya göre en önemli bilim insanları 57:05 Solvay Konferansı'na katılan bilim insanları 1:03:11 Günümüzde bir dünya savaşı söz konusu mu? 1:14:55 Bilim olmasaydı ne olurdu? 1:19:04 Dostluk nedir? 1:22:15 Görülmesi gereken şehirler 1:44:37 Dünyadaki en iyi kütüphaneler 1:54:03 Kapanış
Mart 22, 2026
"Sanat dünyayı kurtarmaz" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Yiğit Özşener"Sanat dünyayı kurtarmaz"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:13 Bir gününü nasıl geçiriyor? 02:58 Kendine iyi bakmak için neler yapıyor? 07:42 “Aşınma” oyununun hayatındaki yeri nedir? 15:35 Sanat dünyayı kurtarır mı? 17:28 Oyunculukta farklı rolleri oynamak bir zenginlik midir? 19:31 Rol seçerken filtreleri neler? 23:05 “Son Kare” ve “Mira” projeleri 34:14 Senaryoya ufak dokunuşları oluyor mu? 36:10 “Zaferin Rengi” projesinde Atatürk’ü oynarken ne hissetti? 39:20 “Ezel” projesine bugünden bakınca bir şey değiştirir miydi? 40:02 Soru-cevap 42:26 Kapanış
Mart 20, 2026
"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!"📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Ed Yong’un “Muazzam Dünya” ve Turan Akıncı’nın “İşgal” kitaplarını ele aldık. Bilim ve tarih ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 05:15 Ed Yong'dan "Muazzam Dünya" kitabına ön bakış 10:36 "Muazzam Dünya" kitabında geçen "Umwelt" kavramı nedir? 15:33 Canlıların dünyasına yapılan müdahaleler nelere yol açabilir? 22:20 Turan Akıncı'dan "İşgal" kitabı 28:32 Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul nasıl işgal edilmişti? 33:27 Atatürk'ün silahlı fotoğrafının olmamasının sebebi nedir? 36:57 Kitapta olan Sultan Vahdettin hikayeleri 38:26 "İşgal" kitabının kaynakçası ve dayanakları 42:28 Fatih Altaylı'nın cezaevinde okuduğu kitaplar 49:02 Kapanış Yeni bölümü izlemeyi unutmayın, görüşlerinizi ve okuma önerilerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.
Mart 16, 2026