İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Büyükelçi Akıncı: El gitti sıra hangi organda!

  • Anadolu’da işler iyi değil

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Büyükelçi Akıncı: El gitti sıra hangi organda!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 17, 2025

Yazı İçeriği

  • Büyükelçi Akıncı: El gitti sıra hangi organda!

  • Anadolu’da işler iyi değil

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Anadolu’da işler iyi değil

Türkiye’deki iktidar giderek bir komediye dönüşüyor.

Komedi derken, Marx’ın komedi anlayışından bahsediyorum.

Hegel’in “Tarihteki büyük olaylar ve insanlar tekerrür eder” cümlesine getirdiği “İlkinde trajedi, ikincisinde komedi olarak” değerlendirmesindeki türden bir komedi.

Birkaç bildik isim dışında “cehaletin siyaseti” olmaya başlayan AKP iktidarı, sürekli olarak kendini tekrar etmeye çalışıyor.

Bunun işaretlerini pek çok yerde görmek mümkün.

Parti, başarılı olduğu daha doğrusu geniş kesimlerden oy almayı başarabildiği “güzel” yılları, şekilsel olarak tekrarlayarak yine geniş bir oy tabanına sahip olabileceğini düşünüyor.

Ancak içi boş bir şekilselliğin işe yaramayacağını idrak dahi edemiyorlar ve bir PR faaliyetiyle her şeyi çözebileceklerine, algı ile sorunları halledebileceklerine inanıyorlar.

Bunun en açık örneklerinden biri de AB meselesi.

Belli ki, bir karar gereği Cumhurbaşkanı Erdoğan aniden “AB üyeliğinden”, AB’nin Türkiye’ye ihtiyacından söz etmeye başladı.

Benzer cümleleri Dışişleri Bakanı da kurmaya başlayınca bunun bir PR faaliyeti olduğunu anlıyoruz.

AB’nin gerek siyasal konjonktür, gerek liderlerinin tavrı açısından Türkiye’yi almaya en yakın olduğu dönemde bile bu işi ciddiye almayıp, AB üyeliği yolunda mesafe katedemeyen AKP iktidarının, MHP gibi AB karşıtı bir parti ile sarsılmaz bir işbirliği varken “AB” demeye başlamasının ciddiye alınır bir tarafı olmadığı gibi, Türkiye sınırına duvar ören bir birliğin, Türkiye’nin üyelik talebine karşılık vermesi pek de mümkün değil.

Bu arada Avrupa’nın Rusya karşısında kendini yeniden tehdit altında hissetmesi ile birlikte, Türkiye aynen Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi AB’ye “silahlı güç” konusunda destek olmayı önermeye başladı.

Türkiye’nin 70 yıldır en önemli ihraç maddesi olan ama Soğuk Savaş sonrası dönemde değerini kaybettiği düşünülen Türk Silahlı Kuvvetleri’ni bir politika kozu olarak masaya koyma niyetinde.

Bu politikayı AKP’nin yaptığı şekliyle “sunmak” ne kadar gerçekçi ve ne kadar “haysiyetli” bir tutum!

Bunu, Türk Keneşi’nin yani Türk Devletler Teşkilatı’nın kurucu genel sekreteri Büyükelçi Halil Akıncı’ya sordum.

Verdiği yanıt oldukça düşündürücü:

“Avrupa daha istemeden Avrupa güvenliğine katkı yapma hevesi ne işe yarayacak. Vize değil, vize mülakatı randevusu vermede bile hevessiz davranan, üç dört yılda bir gözden geçirilmesi mutad olan bir ticari anlaşma niteliğindeki gümrük birliğini konuşmaya bile yanaşmayan Avrupa’nın güvenliğine biz bunları halletmeden niye katkıda bulunalım?
Ama talibiz!

Talip olana sorarlar daha ne verebilirsin. El kol çoktan gitti. Hangi organ kaldı ise tabii ki onu vereceğiz.
Biz niye devamlı gönüllüyüz. Niye bize silah ambargosu koyan, sanayimiz için gerekli bazı teçhizatı bile vermeyen, bizi ancak sıkıştığı zaman aklına getiren bir şey vermeden almasını bilen Avrupa’nın güvenliğini üstlenelim, ona katkıda bulunalım. Bize ne verecek, sormak niye aklımıza gelmez? Bizi Suriye bataklığına sokan kendi işbilmezliğimizin, milli bilinç eksikliğimizin yanı sıra bunların teşviki değil mi? Sonra da ‘sen güvenliğini sağlayamazsın, hakkın yok’ diyen gene bunlar değil mi?
Ne diye siyasi bir anlayışa varmadan Genelkurmay Başkanları toplantısına dört nala koşuyoruz!”

Hafta sonunda, Anadolu Kaplanları denilen yeni nesil sanayicilerden biri ile karşılaştım.

Yeni nesil derken, aslında onlar da bayağı eskidiler ama yine de nispeten yeni sayılıyorlar.

Hal hatır derken haliyle sohbet derinleşti.

“Fatih Bey, kentte durum çok kötü. Üretim durma noktasında. Ticaret durma noktasında. Sanayici çok kötü durumda, esnaf bitme noktasında. Suriye ile ticaret, iç savaş zamanından bile kötü. Yakında toplu işten çıkarmalar da başlar. Üretim maliyetleri inanılmaz arttı. Rekabet edemiyoruz, mal satamıyoruz. İstanbul’da bir canlılık varmış gibi görünüyor ama Anadolu’da durum felakete doğru gidiyor. Biz böyle isek Denizli, Bursa, Kayseri, Maraş da iyi olamaz. 50 yıldır böyle bir durum görmedim desem yeridir. Dahası derdimizi anlatacak kimse bulamıyoruz” diye ayak üstü dert yanmaya başladı.

Gülmeye başladım.

Bir önceki sohbetimizi hatırlıyordum çünkü.

İktidarı yere göğe koyamıyor, Türkiye’nin uçacağını anlatıyordu.

Gülünce niye güldüğümü elbette anladı.

“Ben de sizin söylediklerinize güvenmiştim. Türkiye uçacak diye bekliyordum.” dedim.

“Kanadımız yokmuş. Havalanırken çakıldık galiba” dedi.

Anlatmaya devam etti.

“Eskiden derdimizi anlatacak birileri olurdu. AK Parti öncesinde de, AK Parti’nin eski dönemlerinde de. Siyasetçiye anlatamazsak, bürokrata anlatırdık. Kaliteli bürokratlar vardı. Sorunu çözerlerdi. Şimdi siyasetçiye anlatmak imkansız. Sorun var desek vatan haini gibi, muhalefetin adamı gibi görülüyoruz. Sordukları zaman mecburen elhamdülillah diyoruz. Ama şükürlük bir halimiz kalmadı. Sorunları söylemeye korkuyoruz. Bürokrata gitsek ortada bürokrat yok. Çoğu siyasi. Anlatıyorsun kös dinler gibi dinliyor. Sorunu anlamıyor ki çözüm üretsin. Tam aksine derdi yukarıya sorun yansıtmamak, sorun yokmuş gibi yapmak. Hiçbir şey çözülmüyor. Eskiden en azından birlikler, dernekler çıkar anlatırdı. Artık onlar da korkuyor. TÜSİAD Başkanı’nın başına gelenden sonra kimse ağzını açmıyor. Derdimizi anca sizin gibi eski dostlara anlatıyoruz ama biliyorum ki, siz adımı verirseniz yandım.”

Bu cümleler muhafazakar bir sanayici ailenin önemli bir isminin cümleleri.

Çözüm umudu bile kalmamış.

Derdini anlatmaya bile korkar hale gelmiş.

Bu tablodan parlak bir gelecek, sorunlarını çözebilen bir Türkiye çıkar mı siz karar verin.

Keşke ülkenin sorunlarını çözmek İmamoğlu’nun diplomasını yok etmek kadar kolay olsaydı.

Ama ülkenin sorunları hukuku, adaleti, ifade özgürlüğünü ayaklar altına almakla çözülmüyor.

Tam aksine büyüyor.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Söyleyenden değil, söyleyemeyenden korktuğumuz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Toptan geçme fırsatı kaçtı
Köşe Yazıları
Toptan geçme fırsatı kaçtı

Fatih Altaylı

Ekim 12, 2026

7 Mehmet ve Tersane İstanbul
Köşe Yazıları
7 Mehmet ve Tersane İstanbul

Fatih Altaylı

Ekim 11, 2026

Batık foncuların trol ve avukat ordusu
Köşe Yazıları
Batık foncuların trol ve avukat ordusu

Fatih Altaylı

Ekim 9, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu” görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Eda EceFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu”Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:05 Eda Ece'nin hikayesi nasıl başladı? 08:38 Üniversite eğitimi ile oyunculuğu bir arada nasıl götürdü? 16:50 "Yasak Elma" dizisi nasıl oluştu? 23:19 Bir senaryo yönetmeyi düşünüyor mu? 25:58 "Pis Yedili" dizisi 29:33 Batuhan Tuncer ile olan evliliği 39:47 "Tuzlu Kahve" dizisinin başlangıç hikayesi 45:56 Eda Ece'nin gelecekteki planları neler? 53:01 Astrolojiye olan ilgisi 59:21 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 11, 2026
Dünyanın geleceği çiplere mi bağlı? görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Ayşegül İldeniz & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDünyanın geleceği çiplere mi bağlı?00:00 Giriş 03:43 İleriye bakan tabiri nedir? 11:28 Çip neden bu kadar önemli hâle geldi? 23:42 Çip üretimi için ne kadar bir yatırım lazım? 24:29 Çin’deki çip durumu ne? 28:12 Veri merkezlerinin durumu ne olacak? 33:59 Amerika altyapıyı yenilemeyi düşünmüyor mu? 35:23 Veri merkezleri dünyaya yayılabilir mi? 37:45 Yapay zekâ şirketlerinin büyüklüğü nereye kadar gidecek? 43:22 Yapay zekâ bir balon oluşturdu mu? 46:10 Yapay zekâ işleri nasıl ele geçirebilir, işleri elimizden alabilir mi? 53:58 Yapay zekâ hukuk ile nasıl ilişkilendirilecek? 1:00:16 Yapay zekânın fikri gelişir mi? 1:01:27 “Next Big Thing”, bir sonraki büyük şey terimi, kavramı nedir? 1:05:39 Kitabında nelerden bahsediyor? 1:09:23 “Brain Rot” kavramı nedir? 1:11:13 Otomobil teknolojisi nereye gidiyor? 1:17:53 Yapay zekâ dünyada bir fırsat eşitliği sorunu mu? 1:29:43 Kapanış
Ekim 11, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026