İstanbul 12°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Kumpas davalarını hatırlatan servis

  • Siz eylem görmemişsiniz

detail banner reklam

Kumpas davalarını hatırlatan servis

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 21, 2025

Yazı İçeriği

  • Kumpas davalarını hatırlatan servis

  • Siz eylem görmemişsiniz

Siz eylem görmemişsiniz

CHP’li belediyelere ve AKP iktidarının kendi iktidarını sona erdirmesi kaçınılmaz görünen isimlere yönelik operasyonu başladığında, bunun “FETÖ’den öğrenmiş oldukları” yöntemler olduğunu söyledik.

Tam bir FETÖ operasyon biçimiydi yapılanlar.

Gelişmeler de aynı.

Toplumu “Büyük yolsuzluklar var”a ikna etmek için Emniyette olması ve Emniyette olduğu için de Emniyette kalması gereken birtakım kayıtlar hem kendini muhalif gibi gösteren medyaya, hem de iktidar trollerine servis ediliyor.

Bir işadamının ofisinde, holding merkezinde çekilen görüntüler “Evinde bilmem kaç milyon TL ele geçirildi” diye aktarılıyor.

Sonra anlıyoruz ki, para ve evraklar evde falan değil, şirket merkezindeki kasada bulunan paralar ve şirketin muhasebe kayıtlarında var olan miktarlar.

Keza “ele geçirilen belgeler” dedikleri de şirketin resmî kayıtları.

Kafalarda istifham yaratmak için, kayıtlı, kuyutlu, resmî para ve evrakları “Bunlar ne” diye gündeme getirmek tam bir FETÖ operasyonu tarzı.

12 yıl önce kamu bankasının “maaşlı” genel müdürünün evinde, ayakkabı kutularında bulunun milyonlarca doları “Ne var canım bunda” diye geçiştiren bir iktidar, işadamının şirketinde bulunan kayıtlı parayı “şüpheli” hale getirmeye çalışıyor.

Çünkü “yolsuzluk büyük” algısı yaratmak istiyorlar.

Yolsuzluk varsa, büyük küçük elbette gereği yapılır ama yolsuzluk olup olmadığı hiç de belli olmayan bir şeyi, yolsuzlukmuş gibi servis etmek kabul edilir gibi değil.

Suçlananların bile göremediği evrak ve görüntüleri medyaya servis etmek de keza tam bir FETÖ yöntemi.

İktidar, eski ortağının en azından bir bölümü ile yolları ayırmış ama belli ki yöntemleriyle bağını kesmemiş.

Keza karşı tarafın içinde bir güvensizlik ortamı yaratmak da aynı gruptan kalan bir yöntem.

Kumpas davaları sırasında, FETÖ sürekli olarak, belgeleri birbirini yıpratmak isteyen TSK mensuplarının savcılıklara ulaştırdığını gündeme getiriyor, belgelerin ve bilgilerin kendi arkadaşları tarafından servis edildiğini anlatıyordu.

Kamuoyunda “Paşalar birbirinin kuyusunu kazıyor” havası oluşuyordu.

Şimdi ayrı yöntem, FETÖ yöntemi.

Bilgilerin CHP içinden, eski CHP’lilerden geldiğini anlatıyorlar sürekli. Böylece hem inandırıcılık artıyor hem de CHP içinde güvensizlik ortamı oluşturuluyor.

“Belgeler eski CHP’liden, belediye içinden, bilmem kim itirafçı oldu” diye anlatılıyor sürekli.

Dün İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar’ın “itirafçı” olduğunu yaymaya çalışıyordu birileri.

Bir başkası ise ilk bilgilerin CHP’den ayrılıp yeni bir parti kuran bir ekipten geldiğini iddia ediyorlardı.

Bu anlatımların nedeni “Belgeler doğru ve içerden” diyerek inandırıcılığı arttırmak, CHP içinde kaos ve güvensizlik ortamı yaratmak.

Başarılıyor mu!

Vallahi ne yalan söyleyeyim, bir miktar başarılı oluyor.

FETÖ de o dönem başarılı olmuştu.

Sonrası malum.

Bunun da sonrası malum.

Olan yine memlekete oluyor.

Bir iktidar uğruna ya rab, koca ülke batıyor!

Üstelik bu yöntemlerin ne uygulayanlara, ne uygulatanlara ne de ülkeye hayırlı olmadığını en iyi bilen de kendileri.

İçişleri Bakanı da, Adalet Bakanı da CHP’li belediyelere yönelik “darbe” benzeri operasyondan sonra başlayan “cılız” gösterilerden rahatsız olmuşlar.

Demokratik hak kullanımını “kalkışma” olarak göstermeye çalışıyorlar.

Allah aşkına ne kalkışması.

Tepki göstermeyi unutmuş bir halkın basit, sıradan toplantıları bunlar.

Böyle bir hukuksuzluk, böyle bir hak gaspı, seçilmişlere yönelik böyle bir uygulama demokratik tepkisini göstermeyi bilen, demokratik bir toplumda olsa neler olurdu neler!

Uzağa gitmeyin. Bakın komşumuz Yunanistan’a, bakın Balkanlardaki eski toprağımız Sırbistan’a.

Bir tren kazasında hesap sorulmamasını protesto için 10 milyonluk Yunanistan’da 2 milyon kişi günlerdir sokaklarda. Eylemlerin, protestoların sonu gelmiyor.

Sırbistan’da çöken bir istasyonda insanların ölmesi için düzenlenen protestolar öyle güçlü ve öyle uzun soluklu idi ki, Başbakan’ı istifaya taşıdı.

Siz Saraçhane’deki küçük kalabalıktan rahatsızsınız.

Bir medeni ülkede, seçilmiş belediye başkanının yasal diploması, bu konuda yetkisi olmayan bir kurul tarafından iptal edilecek, milyonların seçtiği başkan sabaha karşı evinden alınacak bakın neler olurdu anlatayım.

O kentin yarısı sabah kimse çağırmadan sokağa dökülürdü.

Bir daha da evine falan girmezdi.

Üniversite öğrencileri diploma iptalini kendilerine karşı da bir tehdit olarak görür, uzun süreli bir “boykot” başlatırdı.

O kentte esnaf dükkanları açmayı reddeder, lokantalar, bakkallar, fırınlar, kısaca esnafın büyük bölümü işi bırakma eylemi yapardı.

Taksiler, toplu taşıma araçları işi yavaşlatırdı.

Türkiye’de bunların binde biri olmuyor, olmadı.

Muhtemelen öğrenciler “boykot” kelimesinin anlamını bile bilmiyor artık.

Ve siz Saraçhane’deki gerçekten cılız gösteriden bile rahatsızsınız.

Sürekli bir “Gezi hatırlatması” ile milleti tehdit ettiğinizin de farkındayız.

Düdüklü tencerenin basıncını sürekli arttırmaya ve gaz çıkışını hepten kapatmaya çalışıyorsunuz.

Görüyoruz.

Düdüklü tencerenin düdüğünü kapatır, altındaki ısıyı sürekli arttırsanız ne olacağını bilmiyorsanız gidin bir ev hanımına sorun, anlatsın.

Kim bilir belki de amacınız bu.

Tencere patlasın istiyorsunuz.

Ama unutmayın bu ülke mutfak değil.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yüzde 39
Köşe Yazıları
Yüzde 39

Fatih Altaylı

Nisan 8, 2026

BYD’ye ceza yolda
Köşe Yazıları
BYD’ye ceza yolda

Fatih Altaylı

Nisan 7, 2026

Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026