
Fatih Altaylı
Yazı İçeriği
Karalar: Yılbaşından önce Kurultay olmalı
Engin Altay: Ya hemen Kurultay, ya bölünme
Adnan Beker: Özgür bey için geldim, yoksa giderim
Ya geçerlerse senaryosu
Yeni Halk TV ve Yeni Sözcü TV
Mezuniyet palavrası
Karalar: Yılbaşından önce Kurultay olmalı
Fatih Altaylı
Mayıs 23, 2026
Yazı İçeriği
Karalar: Yılbaşından önce Kurultay olmalı
Engin Altay: Ya hemen Kurultay, ya bölünme
Adnan Beker: Özgür bey için geldim, yoksa giderim
Ya geçerlerse senaryosu
Yeni Halk TV ve Yeni Sözcü TV
Mezuniyet palavrası
Cezaevi yoldaşım, CHP’nin en saygın isimlerinden Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar aradı.
Yotube’daki programımı izlemiş. “Ağzına sağlık. Ailece izledik.” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun Silivri’de ziyaret ettiği tek belediye başkanıydı. Sadece onu ziyaret etmesi, Zeydan Başkan’ı rahatsız ediyordu. Makul, dürüst, kökten siyasetçiydi.
CHP’deki aklıselimin temsilcisi olarak gördüğüm için sordum.
“Neler oluyor sizin partide yine karıştı” dedim.
“Karıştı değil de karıştırıldı demek daha doğru. Kemal Bey bana göre yanlış davrandı. Varsa meseleler, ki bence de bazı sorunlar var, bunları konuşup çözmek gerekirdi. Böyle olmadı” dedi. Butlan öncesi de Kılıçdaroğlu’nun davranış biçimini eleştirmişti pek çok konuşmamızda. Kılıçdaroğlu’nu butlan konusunda suçluyordu ama Özgür Özel de eleştirilerinden payını alıyordu. “Kemal Bey’in çevresinde çok goygoycu var” deyince “Özgür Bey’in yok mu sanki!” diye lafını esirgemedi.
Kafasındaki yol haritasını anlattı.
“Bu iş bağırıp çağırarak, karşı tarafı suçlayarak çözülmez. Meydanlarda Kemal Bey yuhalansa partiye faydası ne, küfür edilse faydası ne! Sakin olmak, akılcı olmak lazım. Hızla Kurultay’ı toplayıp yeni genel başkanı seçmek ve yola devam etmek lazım. Böyle yapabilirsek, bu işten en az zararla hatta belki fayda ile çıkarız. Yapamazsak parti dağılırız. Halkın oluşan güvenini kaybederiz.”
Hızla Kurultay’dan kastını sordum. “45 gün, mü 2 ay mı, ne kadar hızlı!”
“Sağlıklı bir Kurultay yapmalıyız. 2 ay da olur, 3 ay da. Yılbaşından önce yapmamız gerek. Seçime kadar önümüzde bir sekiz on ay olmalı. Yılbaşına kalmadan Kurultay’ı tamamlayıp seçim çalışmasına başlamamız lazım. Yılbaşını geçerse, felaket olur. Çıksın partililer kimi istiyorsa seçsin. Tartışma bitsin”
Engin Altay’la yaptığım sohbeti paylaştım. “Butlan kararını Erdoğan dışında bir gücün aldırdığını söylüyor. Ne dersiniz” diye sordum.
“Vallahi bunları söyleyenler var. Benim de kulağıma geliyor. Özgür Özel İmamoğlu’na sahip çıkmasaydı butlan gelmezdi diyenler var. Konuşuluyor” dedi.
“Peki Devlet kim. Erdoğan’dan daha Devmlet biri mi var?” diye sordum.
Güldü, “Vallahi bu sorunun cevabını bilen var mı acaba.” Dedi.
Bayramlaştık, kapattık.
Engin Altay: Ya hemen Kurultay, ya bölünme
CHP’de Butlan kararı sonrası CHP’de neler olacağı ve olacakların Türk siyasetine nasıl yansıyacağı meselesi herkesin kafasını yoruyor.
Toplum ve siyaset 11 aydır “Butlan”a alıştırıldığı için bu kararın yaz başında alınması ile bugün alınması arasında toplumsal etki ya da muhalif infial açısından çok açık bir fark oluştu.
Görünmemiş bir asteroitin Dünya’ya çarpmasından çok, uzun süredir izlenen bir asteroitin çarpması gibi düşünmek mümkün.
Öyle de böyle de sonuçları ağır ve vahim ama en azından sürpriz değil.
Meseleyi, her iki tarafa da aynı mesafede durmaya çalışan ve ne Kemalci, ne de Özgürcü olan bir CHP’yi ile konuşmak istedim ama aklıma gelen bir iki isimden ilkini, CHP’nin eski genel başkan yardımcısı, milletvekili Engin Altay’ı aradım.
Altay, bayram tatili için hazırlık yaparken ortaya çıkan karar üzerine Ankara yoluna düşmüştü.
Yaz aylarındaki görüşmemizde Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme yoluyla gelecek bir genel başkanlığa bu kadar hevesli görünmesinin yanlışlığına değinmiş ama genel merkezi de bazı tutumlarından dolayı eleştirmekten geri durmamıştı.
Gelinen durumla ilgili fikrini merak ediyordum.
“Bunu yapabileceklerini düşünmemiştim doğrusu” diye başladı. Şaşırtıcı, sürpriz bir karar olarak görüyordu Butlan kararını.
“Biliyorsun Kemal Bey’in son sosyal medya paylaşımını retweetleyenlerden değilim. Ama kendi adıma genel merkezi eleştiren bir paylaşım yaptım. Ben ne Kılıçdaroğlucuyum, ne de Özelci. Ama ben particiyim ve benim için partinin durumu önemlidir.” Dedi.
Peki partinin durumu ne olacaktı!
“Bence bu karar Ak Parti’yi aşan bir karar. Ben bu kararı aldıranın Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu düşünmüyorum. Bu başka bir mesele” dedi.
“Peki Kemal Kılıçdaroğlu ne yapacak ya da ne yapmalı?” diye sordum.
“Ne yapacağını bilemem. Yapması gereken meseleyi uzatmadan hemen bir Kurultay toplamalı. Daha doğrusu Özgür Özel ile Kemal Bey görüşmeli. Partinin geleceği için uzlaşmalı. Gerekirse bir aday üzerinde uzlaşmalı ya da uzlaşamasalar bile hızla bir Kurultay’a gidilmesi lazım. Mümkün olan en kısa sürede. Yaz bitmeden Kurultay yapılmalı. Tek çıkar yol bu. Kemal Bey’e karşı tepki var ve bu partiyi yıpratır. Bu tepki ancak Kemal Bey’in hızla bir Kurultay toplayacağını söylemesi ile diner. Uygun zaman, en kısa zamandır”
Ya Kurultay’ı toplamazsa. Engin Altay’ın yanıtı net: “Felaket olur. Parti bölünür. Bölünmeyi kimse engelleyemez.”
Eski CHP genel başkan yardımcısı sözünü şu cümle ile tamamladı: “Hırs başta karar eyleyince. Akıl baştan firar eyler”
Adnan Beker: Özgür bey için geldim, yoksa giderim
CHP’ye sonradan katılan ama özellikle CHP’nin zayıf olduğu merkez sağın güçlü kalelerinde canla başla CHP için çalışan Adnan Beker ile konuştuk. Hem Mansur Yavaş’a yakınlığı, hem milliyetçi siyaset ile iç içe olması olan bitene fraklı bir perspektiften bakmasını sağlayabilirdi.
Kendi seçim otobüsünü de genel merkezin önüne çekmişti.
Telefonu açınca “Şimdi Özgür Beyi grup başkanı yaptık hayırlısı ile. Bakalım ne olacak” dedi.
“Beni bu partiye Özgür Bey davet etti. Onun davetiyle geldim. Özgür Özel var ise ben varım, Özgür Özel yoksa ben yokum” diyerek pozisyonunu anlattı. Sonra daha öte bir cümle sarfetti: “Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olduğu parti ile benim işim olmaz.”
Cümle “İstifa” kokuyordu.
“Bırakıyor musun CHP’yi?” diye sordum.
“Şu an için bırakmıyorum. Özgür Özel olduğu müddetçe bırakmam. O ne yaparsa ben de onu yaparım. Onun vatanseverliğini biliyorum. Onu yalnız bırakmam. O nereye ben oraya. Giderse giderim, istifa ederse ederim. Ama Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında olmam. Baktım Özgür Bey dönemiyor. Bırakır bağımsız olarak yoluma devam ederim” dedi.
Sözlerinin yakın arkadaşı Cemal Enginyurt’u bağlamaması için de tedbiren “Bunlar benim düşüncelerim. Başka kimseyi bağlamaz. Herkes kendi fikrine” dedi.
Parti grubundaki havayı sordum.
“En az 80 milletvekili çok net Özgür Bey’den yana tavır aldı. Bu sayı düşmez.” Dedi.
“Bölünme, yeni parti olur mu?” dedim.
“Onu ben bilmem. Ben şimdi otobüsü genel merkeze çektim genel merkezi koruyorum” dedi gülerek.
Anladığım kadarı ile Kılıçdaroğlu genel başkan olacak ama lider olamamayı sürdürecek.
Eskiden de değildi, artık hiç olamayacak.
Ya geçerlerse senaryosu
Siyaset karıştı. Fikirler havada uçuşuyor. Her kafadan bir ses çıkıyor.
Senaryo senaryo üzerine.
Madem öyle, körle yatan aşı kalkarmış misali ben de senaristliğe soyunayım ve bir senaryo da ben yazayım.
Kılıçdaroğlu CHP’nin başına geçer ve Kurultay toplamayacağını ve seçime kadar böyle gideceğini söyler. Partide de kendine öre bir temizlik başlatır. Yeni dönemde kendilerine partide yer olmayacağını görenler ve Kılıçdaroğlu’nun kinci tutumunu bilenlerin yanı sıra, CHP’nin iktidara baston olmasını kabullenemeyenler toplu halde partiden istifa ederek İYİ Parti’ye geçerler.
CHP’nin vekil sayısı 30’a düşer. İYİ Parti TBMM’de ana muhalefet partisi haline gelir. Etkisi artar. Böylelikle Cumhurbaşkanı adayı gösterme hakkına kavuşur.
Seçim günü geldiğinde eğer hala mahkumiyetleri kesinleşmemişse İmamoğlu’nu ya da İYİ parti’nin içine daha çok sineceği şekilde Mansur Yavaş’ı aday gösterir.
Böyle bir senaryoda sizce ne olur!
Yeni Halk TV ve Yeni Sözcü TV
Dün “Artık CHP’nin kanalı TGRT Haber olur. Halk Tv bu unvanı kaybeder” dedik.
Sağolsun Kemal kılıçdaroglu bizi yanıltmadı.
CHP Genel Başkanı’nın yeni basın müşaviri TGRT Haber yorumcusu Atakan Sönmez oldu.
Yukarda Allah var, TGRT’den geldi diye Atakan Sönmez için “İslamcı” demek ayıp olur. Kendisinin eski bir Türkiye İşçi Partili olduğu bilinir. Hatta bazı sözlerinden ötürü “Terör örgütünün propagandasını yapmaktan” yargılanmışlığı ve mahkum olmuşluğu da vardır. Ama bu elbette konjonktür gereğidir. Bugün için geçerli değildir.
Ama dediğim gibi Halk TV’nin yerini TGRT Haber almıştır. Sözcü TV’nin yerini ise TV100 kimseye kaptırmaz gibi duruyor.
Mezuniyet palavrası
Fenerbahçe’nin Başkan Adaylarından Hakan Safi “Galatasaray Lisesini kazanmıştım ama Fenerbahçeli olduğum için gitmedim” diye bir beyanat verdi.
Oysa Galatasaray Lisesi’ne giden ve Fenerbahçeliliğini koruyan pek çok kişi vardır. Yakını zamanda Galatasaray Lisesi müdürlüğü de yapan Vahdettin Engin bunların son örneğidir. Vahdet Hoca, öyle böyle değil, koyu hatta fanatik bir Fenerbahçelidir ve Galatasaray Lisesi mezunu ve hatta müdürüdür.
Ayrıca Fenerbahçe Kulübü’nün kurucuları arasında da pek çok Galatasaray Liseli vardır.
Dahası rahmetli Neslişah Sultan’ın babası, Şehzade Ömer Faruk Efendi, Galatasaray Lisesi mezunu olup aynı zamanda Fenerbahçe Başkanlığı da yapmış bir isimdir. Yani Hakan Safi eğer gerçekten iyi bir Fenerbahçeli ise Galatasaray Lisesi’ne gidip Fenerbahçeli kalabilirdi. Galatasaray Lisesi’nden sadece Fenerbahçe değil, Beşiktaş Başkanları bile çıkmıştır.
Ama zaten konuyu araştıranların ortaya çıkardığı kadarıyla Hakan Safi Galatasaray Lisesini hiçbir zaman kazanmadığı için asıl soru bu gereksiz palavrayı niye sıktığıdır.
Ne zaman insan oluruz?
Şerefsiz Korkaklar cesurlara korkak diyerek cesur olmayacaklarını anladığı zaman
X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.
Geçmiş yazılar
Videolar







