İstanbul 28°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Kulat: Yeni parti fazla gecikmemeli

  • Ekim’e kadar değil

  • Saran ne kadar yatar

  • Bit pazarına nur yağıyor

detail banner reklam

Kulat: Yeni parti fazla gecikmemeli

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 5, 2026

Yazı İçeriği

  • Kulat: Yeni parti fazla gecikmemeli

  • Ekim’e kadar değil

  • Saran ne kadar yatar

  • Bit pazarına nur yağıyor

Dün kamuoyu araştırma şirketi MAK Danışmanlık’ın patronu Mehmet Ali Kulat ile beraberdik. 20 yıllık tanışıklığımız vardır. Ekrana ilk Teke Tek ile çıkmıştı zannediyorum.

Ankara’da siyasetin de çok içindedir. Muhafazakar bir tavırdan gelse de, araştırmalarında elde ettiği sonuçlar iktidarın eleştirilerine hedef olur. Fincancı katırlarını ürkütmekten korkmayan bir isimdir.

Dün bir araya gelmemizin nedeni, yeni tamamladığı Türkiye Geneli Gençlik Araştırması’nın sonuçlarını değerlendirmek üzere bir program yapmaktı.

Programı Youtube kanalımda cumartesi günü izleyebilirsiniz.

Araştırmanın sonuçları hem çok üzücü hem de umut verici.

Diyeceksiniz ki, nasıl böyle bir şey olabilir.

İzleyince görürsünüz ama şu kadarını söyleyeyim. Gençlik siyasetteki kutuplaşma ve kutuplaştırma çabasının çok ama çok uzağında, toplumsal bir barışa ulaşmış. Ancak Türkiye’nin geleceğinden o kadar umutsuz ki, yaklaşık yüzde 70’i Türkiye’yi sonsuza dek terk etmeye hazır. Ülkeye hiçbir bağlılıkları kalmamış gibi. Bu arada programda Türkiye’deki nüfus artışının neden durduğunu da anlatan bazı sonuçları konuştuk.

Bu önemli araştırma dışında Mehmet Ali Kulat ile mevcut siyasi gelişmeleri de ele aldık.

Kendisine CHP’deki gelişmeleri ve butlan meselesinin Özgür Özel’in oylarını arttırıp arttırmadığını ve bu konuda bir araştırma yapıp yapmadıklarını sordum.

“Sıcağı sıcağına bir araştırma doğru sonuç vermez. Duygusal etki yüksek olur. Biraz beklemek gerekir ki sonuçlar güvenilir olsun, vatandaş değerlendirmesini yapmış olsun” dedi.

Araştırmaya şimdi başlamışlar ve tam değerlendirme yapmamış olsalar bile ilk sonuçları almışlar.

“Özgür Özel’in popülaritesinde oranı tam söyleyemeyeceğim bir artış görünüyor. Zannederim şimdiye kadar ki en yüksek popülarite oranına ulaşmış.” dedi.

Özel’in müthiş bir mağduriyet algısına ulaştığını da ekleyen Kulat, “Düne kadar şunu görüyorduk. Özgür Özel genel başkan olarak kabul görüyordu ama cumhurbaşkanı adayı olarak İmamoğlu’nun ve Mansur Yavaş’ın gerisindeydi. Bu gelişmeler Özgür Özel’i CHP’nin en güçlü cumhurbaşkanı adayı haline getirdi. Özgür Bey bana 10 gün önce sorsa ‘Sakın aday olmayın’ derdim, bugün sorsa ‘Aday olmanız lazım’ derim” dedi.

Peki, Özgür Özel ve ekibi yeni bir parti kurmalı mı, yeni partinin bir şansı var mı, Kılıçdaroğlu CHP’si baraj altı kalır mı?

Mehmet Ali Kulat’ın burada farklı fikirleri var.

“Özgür Bey’in en büyük hatası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı doğru okuyamaması ya da iyi tanımaması. Öncelikle nereye kadar tırmandıracağını doğru okuyamadı. Bu kadarını yapamaz diyordu zannederim ama Sayın Erdoğan yapabileceği her şeyi yapmaktan çekinmeyen bir lider. Özgür Özel, Cumhurbaşkanı’nın Kılıçdaroğlu’nu sevdiğini düşünüyor. Yok öyle bir şey. Erdoğan Kılıçdaroğlu falan tanımaz. Umursamaz. Onun için şu an Kılıçdaroğlu rakibi zayıflatmak için bir araç sadece. Özgür Bey yumuşama politikası denilen politikayı sürdürseydi Kılıçdaroğlu tarihin karanlığına çoktan gömülmüş olurdu.”

Peki Kılıçdaroğlu CHP’si baraj altı mı, yeni parti iş yapar mı? Asıl soru bu.

Yanıtı Kulat’tan dinleyelim. “Kılıçdaroğlu CHP’si şu an baraj altı. Ama Kılıçdaroğlu’nun hesabı doğru. Bu böyle kalmayabilir. Bu iş uzarsa seçmen çaresizce yine CHP’ye döner ama tabii büyük oy kaybı olur. Oyları en az yarı yarıya azalır. Bizim sahada gördüğümüz şu. Yeni partiyi fazla geciktirmemek lazım. Şu an bazı görüşmeler yapılıyormuş. Yapılabilir ama fazla uzatmamalı. Baktın olmuyor, yeni partiye geçilmeli. Hazır, kurulmuş bir partiye. Çünkü yenisini kurmaya kalkarlarsa engeller çıkar. İYİ Parti’nin kuruluş aşamasını hatırlıyoruz. Hazır bir parti vardır ellerinde. Uzarsa gazı kaçar. Çözüm aradık ama olmadı gidiyoruz demeleri lazım.”

Ben de aynı kanaatteyim. 15-20 gün içinde yeni partiye geçilmeli diye düşünüyorum ve bunu seslendiriyorum.

Kulat’ın yanıtı net: “Ben de 20 gün derim en fazla. İş uzarsa heyecan ölür. Tabii kaç milletvekili geçeceğini Özgür Bey ve ekibi daha iyi biliyordur. Ama büyük ihtimalle yeni parti ana muhalefet olur. Ellerini çabuk tutmalılar.”

Ben önemli sayıda belediyenin de yeni partiye katılacağını düşünüyorum.

Yeni partinin şansı var mı?

Kulat’a göre büyük şansı var. “AK Parti böyle kurulmadı mı. Fazilet’e karşı bir devlet baskısı vardı. Parti içinde de yenilikçi daha dinamik bir grup yönetime talip oldu ama haksızlığa uğradılar. Çift taraflı bir mağduriyet vardı. Hem devletten gelen, hem de partideki ihtiyarlardan gelen. Yenilikçiler yeni bir parti ile yola çıktılar ve ilk seçimde iktidar oldular. O gün Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan için geçerli olan durum bugün Özgür Özel ve arkadaşları için geçerli. Çok oy alırlar.”

Peki bu oy oranı yeni sistemde yeni partiye cumhurbaşkanlığını getirir mi?

Kulat, Özgür Özel’in en büyük hatasını burada görüyor. “Bu haliyle getirmez. Bugün Özgür Bey yüzde 49,9 oy alsa cumhurbaşkanı olmak için 0,2 oya daha ihtiyacı var. Yani böyle bir durumda o yüzde 0,2 oy aslında yüzde 49,9’dan büyük hale gelebiliyor. Özgür Bey bunu görmüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bunun farkında.”

Bu konu ile daha detaylı düşüncelerimi önümüzdeki günlerde paylaşacağım.

Ekim’e kadar değil

Dün bir başka konuğum CHP’nin gölge kabinesinden bir isimdi.

Aylar önce Özgür Özel’in teklifini kabul ederken “Ben partinizin üyesi değilim. Emin misiniz?” diye sormuş, sonrasında da Gölge Kabine’de yer almıştı.

Sonrasında da CHP’ye üye olmadı.

Makam, mevki peşinde değildi, ülke olmadan vekil olamayacağını da biliyordu, derdi memlekete hizmetti.

Dün geldi ve “Yapılan haksızlığa isyan ettim ve gidip partiye kayımı yaptırdım” dedi.

Gölge Kabine onu CHP’li yapmamıştı ama butlan kararı onu CHP’li yapmaya yetmişti.

“Ne yapacaksın” dedim.

“Özgür Özel’le birlikte hareket edeceğim. Doğru insan olduğuna inanıyorum.” dedi.

“Yeni parti kurulursa oraya geçecek misin?” diye sordum.

“Geçeceğim elbette ama tek bir şartım var. Adı Ekim Partisi olmamalı. Ekim Partisi derlerse geçmem. Siyasetle de uğraşmam. Çünkü ben siyaset yapacaksam, hizmet edeceksem Atatürk için varım. Başka hiç kimse için değil.” dedi.

Saran ne kadar yatar

Dün bir dava sonuçlandı ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Saadettin Saran, 2 yıl 6 ay hapse mahkum oldu.

İlginç olan, hemen hemen benzer bir dosyadan, “yasa dışı bahis” suçlamasından yargılanan Acun Ilıcalı beraat ederken, Saran’ın mahkum edilmesi oldu.

Elbette her dosyanın içinde farklı deliller, farklı iddialar vardır ve farklı kararlar çıkabilir ama bu iki dosyadaki benzerlikler çok fazla olduğu için bu denli farklı kararları eminim ki Saran’ın avukatlarını da şaşırtmıştır.

Şimdi merak edilen şu.

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı, hapse girecek mi?

Ya da moda tabiriyle “Bu cezanın yatarı var mı?”

Evet ceza düşük ama ne yazık ki yatarı var.

Bilmem gözünüze çarptı mı, Kürt siyasetinin önde gelen isimlerinden, PKK’ya karşı da tavrıyla bilinen Mahmut Alınak bir kitabındaki ifadeler nedeniyle Cumhurbaşkanı’na hakaretten yargılanmış ve 1 yıl 4 ay hapse mahkum olmuştu. Alınak dün tutuklandı ve cezaevine gönderildi.

Yani Saadettin Saran’a verilen ceza az da olsa yatarı var.

Dün bunu eski bir infaz savcısına sordum, “Ne kadar yatar?” diye.

Şu yanıtı verdi: “İnfaz karışık bir iştir. Mahkumun dosyasına bakmak gerekir. Daha önce aldığı cezalar neler, sabıka kaydında hangi suçlar var, hiç ceza yatmış mı, aynı suçu daha önce işlemiş mi? Bunların hepsi infaz süresini etkiler. Azaltır veya arttırır. Saadettin Bey’in geçmiş suçu var mı bilmiyorum. Olmadığını farz ederek konuşmak gerekirse. Bu cezadan yaklaşık 45 gün civarında bir süre cezaevinde kalması gerekiyor. Bunu da yarı açık bir cezaevinde tamamlayabilir. Tabii önce Bölge Adliye Mahkemesi ve zannederim sonra da Yargıtay süreçleri var. Bunlar en az iki üç sene sürer diye tahmin ediyorum. Üç seneye de af çıkar, o olur, bu olur.”

Bit pazarına nur yağıyor

Sosyal medyaya günde bir iki kere bakıyorum.

Hoşlanmıyorum ama bakmamak da mümkün değil, artık işimizin bir parçası.

Sürekli olarak, yaptığım programlarla ilgili izleyicilerden gelen çoğu olumlu tepki ile karşılaşıyorum.

“Abi, ne güzel demişsin, Fatih Bey yorumunuz harika, abi bu kadar doğru yorumları kimse yapmıyor. Kimse cesaret edemiyor” diyenler çoğunlukta ama elbette olumsuz eleştiriler de var.

Konu Kılıçdaroğlu ve Kılıçdaroğlu ile ilgili açıklamalarım, sözlerim.

Ancak sorun şu ki, bu sözlerimin hiçbiri yeni değil, yeni söylenmiş değil.

Kimi üç yıl, kimi iki yıl, kimi bir yıl önce söylenmiş sözler, yapılmış programlar.

Evet, butlan kararı ile CHP’nin başına oturtulan kişiyi eleştiriyorum ama o programlar bu karardan çok önce, aylar hatta yıllar önce çekilmiş programlar.

Sakın yanlış anlamayın, o gün söylediklerimin arkasında değilim, bugün öyle düşünmüyorum demek istemiyorum.

O gün ne dediysem, bugün o sözlerin arkasındayım ve hatta az bile dediğimi düşünüyorum ama o sözler yeni değil, o programlar yeni değil.

Yani diyeceğim o ki, bu yaz program yapmıyorum diye bana kızanlar, eleştirenler, hadi başla artık diyenler var.

Ama görüyorum ki, yapmamama gerek yok.

Bu yaz ne söylenmesi gerekiyorsa, onları zaten çoktan söylemişim.

Ama merak etmeyin.

Yaz sonunda yine günlük yorum programlarına başlayacağım.

Çünkü gençlere borcum var.

Bunu onlar için yapacağım.

Ne zaman insan oluruz?

Hayata nasıl başladığınızın değil nasıl bitirdiğinizin önemli olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yabancı gözü ile zirve
Köşe Yazıları
Yabancı gözü ile zirve

Fatih Altaylı

Temmuz 12, 2026

Kayyum Kemal Bey bağış paralarını ne yaptı!
Köşe Yazıları
Kayyum Kemal Bey bağış paralarını ne yaptı!

Fatih Altaylı

Temmuz 10, 2026

Hani imar yolsuzluğu çetesi bulmuştun
Köşe Yazıları
Hani imar yolsuzluğu çetesi bulmuştun

Fatih Altaylı

Temmuz 9, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026