
Fatih Altaylı
Yazı İçeriği
O paralar eğitime verilseydi
Hesaplar elinizde, para alanları açıklayın
İnce tarafını söylemeliydi
Medeniyet tarihi
O paralar eğitime verilseydi
Fatih Altaylı
Haziran 10, 2026
Yazı İçeriği
O paralar eğitime verilseydi
Hesaplar elinizde, para alanları açıklayın
İnce tarafını söylemeliydi
Medeniyet tarihi
Fenerbahçe’de başkan adayı Hakan Safi başkanlık kampanyası için 20 milyon dolar harcamış, bir yerlerde okudum.
Doğru mu bilmem. Abartılı diyelim, yarısını atalım 10 olsun.
Sadece seçilmek için.
Seçilse muhtemelen birkaç katını daha harcayacaktı.
Ali Koç da epey harcamıştı.
Rahmi Bey’den oğlunun Fenerbahçe için 250 milyon dolar harcadığını duymuştum. “Bıraksak tüm servetini harcar” demişti.
Şirketlerinden yüzlerce milyon dolar sponsorluk verdiğini biliyoruz. Son olarak kulüpten alacağı 80 milyon euro’nun da üzerini çizmiş yani alacağından vazgeçmiş. Cepten 80 milyon euro demek, vergisi ödenmiş para olduğuna göre en az 100-110 milyon euro demek.
Paraya bakar mısınız!
Tüm bunları yapıyorsunuz ve sonuç.
Hakan Safi ile herkes dalga geçiyor, Ali Koç’a Fenerbahçeliler de, Galatasaraylılar da ağzına geleni söylüyor.
İş mi bu!
Oysa bu parayı eğitime harcasalar, bu para ile okul kursalar, öğrenci yurtları açsalar, burslar verseler çok daha doğru, çok daha hayırlı bir iş yapmış olmazlar mı!
Bugün bana sorsanız, Koç ailesinin, Koç grubunun yaptığı en hayırlı iş nedir, en takdir ettiğin iş nedir deseler tek şey söylerim: Koç Üniversitesi
Bir üniversite için çok kısa sayılabilecek bir sürede Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden biri haline getirdikleri, dünya sıralamasına soktukları Koç Üniversitesi. Bugün Türkiye’nin referans üniversitelerinden biri.
Ali Bey diyebilir ki, “Onu da yapıyorum, bunu da yapıyorum.”
Peki, Fenerbahçe’de sokağa attığı 250 milyon euro ile o üniversitede daha neler yapabilirdi, ne fakülteler, ne araştırma enstitüleri kurabilirdi hiç düşündü mü! O paranın KDV’si ile kaç öğrenciye yurt dışı veya kendi okulunda burs verebilirdi, kaç önemli araştırmacıyı Türkiye’ye getirip, araştırmalarını burada yaptıracak imkanları sağlayabilirdi!
Aynı şey Hakan Safi için de geçerli değil mi!
20 milyon euro ile belki bir üniversite kuramazdı ama en azından birkaç kentte, birkaç yurt binası yapabilir, öğrencilere burs verebilirdi.
Ve emin olsunlar, ikisi de bugün anıldıklarından çok daha iyi anılır, çok daha büyük saygı görürlerdi.
Bence kulüplerine akıllarını versinler, paralarını ise daha doğru yerlere harcasınlar.
Birinde o parayı verdikleri sürece her gün manşet olurlar.
Diğerinde ise nesiller boyu hatırlanırlar.
En iyi örnek İnan Kıraç belki de.
Galatasaray Spor Kulübü’nde hiç yöneticilik yapmadığı halde lanetle anılırken, Galatasaray Eğitim Vakfı nedeniyle hâlâ hürmetle anılıyor.
Hesaplar elinizde, para alanları açıklayın
Kılıçdaroğlu ve ekibi aylardır CHP Genel Merkezi’nden bazı gazete ve televizyonların “mamalandığını”, kimi gazetecilerin partiden maaşa bağlandığını iddia ediyorlardı.
Gerçi Kılıçdaroğlu da, ekibi de asla kanıtlayamadıkları suçlamalarla bilinirler.
Kemal Kılıçdaroğlu bu yüzden az buz tazminat ödemedi ama bu kez ellerinde kanıtlama imkanı var.
Bugünden tezi yok, CHP Genel Merkezi’nden hangi gazetelere ve daha önemlisi hangi gazetecilere kaç lira aktarılmış açıklasınlar.
Son 10 yıl içinde, hangi gazeteci, hangi televizyoncu, hangi televizyon kanalı, hangi gazete CHP’ye kaç TL fatura kesmiş ya da azcıktan verilmiş göstersinler.
Öyle insanları boş yere töhmet altında bırakmak yok.
Hadi açıklayın.
Kılıçdaroğlu dönemini de açıklayın, Özel dönemini de.
Her şey elinizde. Öyle haybeden insanları karalamak yok.
İnce tarafını söylemeliydi
Muharrem İnce’nin açıklamasını okudunuz mu bilmiyorum.
Özü şu: “Yeni parti falan kurmayın, CHP’yi bölmeyin, ben denedim olmadı. Sonuç vermiyor.”
Her ne kadar bugünün şartları ile Muharrem İnce’nin CHP’den ayrılıp yeni parti kurduğu günlerdeki şartlar birbirinden çok farklı olsa da, özünde doğru. CHP Türkiye’nin en köklü, en önemli partisi. Öyle olmasa hiç iktidar olmadan 103 senedir ayakta kalamazdı.
Bu böyle olmakla birlikte bugün şartlar aynı değil.
Nasıl ki, 12 Eylül darbesi sonrası CHP farklı bir adres altında toplanıp varlığını ve ideolojisini koruyup Meclis’te temsil ettirdiyse, bugün de bir tür yargı darbesi sonrası kendini ve ideolojisini koruma altına alabilir.
Muharrem İnce’nin genel başkan seçilemeyip yeni parti kurması ile seçilmiş genel başkanın yargı kararı ile koltuğundan edilmesi sonrası yeni parti kurmak zorunda kalması aynı moral etkiye sahip değil. Siyasi ve toplumsal şartlar çok ama çok farklı.
Ancak şunu da biliyorum.
Özgür Özel için yeni parti son seçenekten sonraki seçenek.
Bunu cezaevinde bana yaptığı ziyaretlerde defalarca konuştuk.
Her ne kadar kendisi butlan kararının geleceğine inanmıyorsa da, gelmesi halinde yeni parti kurmaktan neredeyse hiç söz etmedi. Her zaman parti içi mücadele ile partiyi geri alacaklarını, zor olacağını ama sonunda başaracağını söyledi. O günlerdeki konuşmalarımızda 14 milletvekilinin kesinlikle Kılıçdaroğlu’nun yanında yer alacağını, bu sayının belki biraz artabileceğini hep belirtti.
Başta da söyledim. Ben de Muharrem İnce’ye katılıyorum.
Ancak Sayın İnce bir noktayı boş bırakmış.
Hangi tarafı haklı gördüğünü.
Açık söyleyeyim, böyle bir durumda tecrübe ile doğruyu işaret etmek önemlidir.
Ama haklı ile haksız ortadayken tarafsız olamazsınız.
Medeniyet tarihi
Karslı bir takipçim kısa bir mesaj atmış.
Kendisi Türk siyasetindeki ve özellikle de CHP’deki Kars ekibini yakından tanır.
Hatta validesi bu ekibin hamilerindendir.
Mesajı şöyle:
“12 bin yıllık insanlık medeniyetinde Barış Yarkadaş’ın kanaat önderi olduğu bir zamana denk gelmek nasıl bir duygu abi :)”
Ne zaman insan oluruz?
Sızlanmayı bırakıp uğraşmaya başladığımız zaman.
X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.
Geçmiş yazılar
Videolar







