İstanbul 18°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Önemli bir tutuklama: Mütedeyyin seçmenin baskısı

  • Tutuklama sebebi bu iddialar değil

  • İspanya’da meydan işgali ve demokrasi

detail banner reklam

Önemli bir tutuklama: Mütedeyyin seçmenin baskısı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 26, 2026

Yazı İçeriği

  • Önemli bir tutuklama: Mütedeyyin seçmenin baskısı

  • Tutuklama sebebi bu iddialar değil

  • İspanya’da meydan işgali ve demokrasi

Fon yolsuzluğunun iktidar partisi kanadında yarattığı tepkinin boyutu giderek büyüyor. Meselenin vehameti ortaya çıktıkça, tutuklananların özgül ağırlığı da giderek artıyor.

Dün de Ertan Aydın tutuklandı. Aydın sıradan biri değil. Uzun yıllardır AK Parti içinde. Danışmanlık görevlerinden sonra Ahmet Davutoğlu tarafından iki kez milletvekili adayı yapıldı. Haziran 2015 ve Kasım 2015 seçimlerinde milletvekili seçildi. Partide görevleri hep üst düzeydi.

Fon yolsuzluğunda Ertan Aydın ismini ilk olarak burada ben zikrettim. 26 Eylül’de yani skandal patladıktan hemen sonra yazdığım “İşi görenler kaçtı, Alkinler atladı” başlıklı yazıda, Tera Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapan Ertan Aydın’ın adını zikretmiştim. Gidişatı gördüğü için mi, yolsuzluklara dayanamadığı için mi, dibine kadar yolsuzluğa battığı için mi istifa etti, bilmiyordum. Ama istifası öyle ya da böyle bir göstergeydi ve Alkin biraderlerin “Tuzum var diyene ellerinde hıyarla koştuğunu” da anlatıyordu.

Benim bu yazımdan haftalar sonra SPK Ertan Aydın ile ilgili suç duyurusunda bulundu. Gözaltına alındı, önce ev hapsi kararıyla serbest bırakıldı. Ardından itiraz üzerine tutuklandı.

Bu gelişme şunu gösteriyor: Alt düzey, üst düzey denmeden bu işin sorumlusu olarak görülenlere dokunulacak. Kimse parti geçmişine güvenip kendini rahat hissedemeyecek!

Ancak belli ki iki kategori var.

Birinci kategori, bu işin sorumlusu olan, bu dümeni, bu tezgahı kuranlar.

Tera, Pusula, Katılımevim yöneticileri, kurucuları bu kapsamda. Bulls’un ortaklarının ve yöneticilerinin de topluca bu kapsama alınmasının çok uzak bir ihtimal olmadığını düşünüyorum.

İkinci kategori ise fırsatı duyup, görüp gelerek bu tezgahtan nemalananlar.

İlk kategoriye girenlerin gözünün yaşına bakılmayacak. Hangi düzeyde olurlarsa olsunlar tutuklanacaklar, suçlarına göre belki mahkum da olacaklar. İlk aşamada bunların üzerine gidilecek ve seçmen bunlardan hesap sorulduğuna kani olacak.

İkinci kategori ise daha sonra değerlendirilecek. Orada ilk hedef, haksız kazançlarının iadesini sağlamak. Geri alınan para, giden paranın çok küçük bir bölümü, Türk ekonomisine verilen zararın da belki, hadi iyimser olalım, ellide biri olsa bile “Yapanın yanına kâr kaldı” algısı ortadan kaldırılmaya çalışılacak.

Sonrasında ise ilk kategoridekiler ile işbirlikleri gözden geçirilecek ve böyle bir işbirliğine rastlanırsa onlardan da büyük olasılıkla hesap sorulacak. Yargıdan gelen “Kazanç iadesi hukuki sorumluluktan kurtarmaz” ifadesi bana bunu düşündürüyor.

Fon yolsuzluğunda zarara uğrayanların büyük bölümünün faizden kaçınan, çok da zengin olmayan, mütedeyyin AK Parti seçmenleri olması ciddi bir seçmen baskısı yaratıyor. Seçmen baskısı da olumlu sonuç veriyor.

Tutuklama sebebi bu iddialar değil

Murat Ağırel tutuklandı ve gördük ki, ne kadar çok pusuda bekleyeni varmış.

Gazeteci olmadan önce Tuncay Özkan’ın “Biz Kaç kişiyiz” ekibinde yer almış olması, gazeteci olmadan önce yaptığı işler, geçmişte muhasebecilik yapmış olması… Bütün bunlar aleyhine delilmiş gibi anlatılıyor. Hem de sadece iktidar yanlısı gazeteciler tarafından değil, muhalif ya da muhalif görünümlü gazeteciler ve sözde fikir önderleri tarafından da.

Ağırel’in gazetecilikte eski olmadığı zaten biliniyor. Sonradan gazeteci olmak da suç değil. Önemli olan, sonradan olsa da iyi gazeteci olup olmadığı, yaptığı haberlerin doğruluk oranı. Ağırel’in gazetecilik üslubunu beğenmeyebilirsiniz. Fazla heyecanlı, fazla aceleci bulabilirsiniz. Kendini çok öne çıkardığını düşünüyorsanız, bunu da eleştirebilirsiniz. Gazeteci olarak birlikte çalışmak da istemeyebilirsiniz.

Ama geçmişte başka mesleği vardı diye, sonradan gazeteci oldu diye, üslubunu beğenmiyorsunuz diye bir kişinin namusuna dil uzatamazsınız. Dahası hapse atılmasına destek veremezsiniz.

Şimdi bir koro çıkmış, neredeyse Murat Ağırel’in para karşılığı haber yaptığını, daha da beteri para karşılığı haberleri sümen altı ettiğini ima eden yayınlar yapıyor.

Yahu savcılığın bile böyle bir iddiası, isnadı yok. Kendisine bu yönde bir sual de sorulmamış. Bu yönde bir rapor, bir MASAK bulgusu da görmedik çok şükür.

Hiçbir dayanağı olmayan iddialarla bir gazetecinin, bırakın gazeteciyi, herhangi bir insanın hakkında puslu bir ortam yaratmak ve tutukluluğunu haklı göstermeye çalışmak en basit tabiriyle ayıptır, hatta ahlaksızlıktır.

Bugün Ağırel’in cezaevinde olmasının nedeni bu iddialar değil; iki tarafa da güvenmediği için, ahlaksız bir hesaplaşmada taraf ya da alet olmamak için bir haberi yapmaktan kaçınmış olmasıdır.

Bu da kendini gazeteci olarak gören kimse açısından kabul edilebilir bir durum olmamalıdır.

İşin ilginci, Ağırel’i para karşılığı haber yapmakla ya da haber yapmamakla suçlayanların, Tahir Sarıkaya ve çevresinin yaptıklarına ilişkin belgeli, bilgili rezalet hakkında tek kelime etmemiş olmasıdır.

İspanya’da meydan işgali ve demokrasi

Birkaç gündür İspanya’nın başkentinde, Madrid’deyim.

Bana göre şu anda Avrupa’nın en güzel başkenti. Madrid’i tanımayıp “Nasıl bir yer?” diye soranlara yıllardır hep şu yanıtı veririm: “İçinde Parislilerin olmadığı Paris gibi”

Avrupa başkentlerini bir ateş gibi saran olaylar Madrid’e henüz sıçramamış. Ama Madrid’de de bir başka eylem var.

Barınma krizini protesto edenler, günlük gösterilerin yanı sıra bir de “işgal” eylemi yapıyorlar.

Kentin en ünlü ve büyük meydanı Puerta del Sol, yani Güneş Kapısı Meydanı günlerdir “iptal” durumda. Lüks mağazaların, kentin en iyi otellerinden bazılarının ve Madrid Bölgesi Başkanlık binasının bulunduğu meydan, İspanyol Parlamentosu’na da çok yakın.

12 dönüm büyüklüğündeki meydanın tam ortasında, irili ufaklı yüzlerce, belki de bin kadar çadırdan oluşan bir “çadırkent” kurulmuş vaziyette. Kimileri düzgün, kimileri derme çatma çadırların çevresi de kapalı ve meydanda sadece çadırların çevresinde dolaşan bir geçiş alanı yayalar için bırakılmış. Çadırları çevreleyen panolar ve pankartlarda kimi hükümeti, kimi İsrail’i protesto eden yazılar yer alıyor.

Binlerce kişi geceleri bu çadırlarda yatıyor, gündüzleri aralarında kurdukları sofralarda yemek yiyor. Çadırların arasındaki boşluklarda kendilerince küçük kafeler bile oluşturmuşlar.

Ve genelde hiçbir olay yok. Ne Madridliler bu duruma tepki gösteriyor ne de çadırkentin sakinleri olay çıkarıyor. Çadırların çevresindeki polisler de hiçbir müdahalede bulunmadan sadece nöbet tutuyorlar. Meydanın ortasındaki metro istasyonu da çalışıyor.

Arada bir gösteri yapılırsa polis sayısı artıyor ve meydanın birkaç yüz metre üzerinde bir polis helikopteri havada asılı bekliyor. En büyük korku ise yangın. Bir yangının altından kalkılamaz bir faciaya dönüşmesinden herkes çekiniyor. İşgalciler kendilerince önlemler almışlar ama çadırkentin büyüklüğüne bakılınca bu önlemler sadece güldürüyor.

Herkes, başkentin bu en büyük ve en popüler meydanının kasım sonunda yapılacak erken genel seçimlere kadar böyle kalacağını biliyor. 2023’te göreve gelen Pedro Sánchez liderliğindeki koalisyon, İsrail karşıtı politikaları ve Trump ile yaşadığı gerilimler nedeniyle uluslararası medyanın bir bölümünün hedefinde. Ülkede yaşanan tren kazası, hükümetin göçmenlere yönelik politikaları, Sánchez’in eşinin adının karıştığı yolsuzluk iddialarıyla ilgili davalar ve evinden çıkarıldıktan sonra bir bakımevinde hayatını kaybeden yaşlı bir kadının yarattığı toplumsal tepki de hükümet üzerindeki baskıyı artırdı ve Sanchez erken seçim kararı aldı.

Gördüğüm şu: Bazen aşırıya kaçsa da demokratik tepkilere karşı gösterilen demokratik tutum, sorunların hukuk ve demokrasi içinde çözülmesine daha fazla imkân sağlıyor. Ancak bu durum şu an sadece İspanya için geçerli.

Çünkü üç yıla yakın iç savaşın ardından gelen 36 yıllık Franco rejiminden sonra İspanyollar demokrasinin kıymetini daha iyi biliyor. Yine de herkes Puerta del Sol’daki eylemin nasıl sona ereceğini merak ediyor.

Ne zaman insan oluruz?

Ahlaksızlar ahlak öğretmeni kesilmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Açgözlülerin vatana ihaneti ve BofA'nın bıyıklıları
Köşe Yazıları
Açgözlülerin vatana ihaneti ve BofA'nın bıyıklıları

Fatih Altaylı

Ekim 24, 2026

Merrill Lynch bıyıklı mı?
Köşe Yazıları
Merrill Lynch bıyıklı mı?

Fatih Altaylı

Ekim 23, 2026

Arkadaşlar arası sıkıcı bir tartışma
Köşe Yazıları
Arkadaşlar arası sıkıcı bir tartışma

Fatih Altaylı

Ekim 22, 2026

  • Videolar

Tümü
Denizlerimizi koruyabiliyor muyuz? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Zafer Kızılkaya & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDenizlerimizi koruyabiliyor muyuz?00:00 Giriş 02:48 Akdeniz'de korunan alanlar 05:10 Türkiye'de ki özel çevre koruma bölgeleri 09:34 Gökova'daki balıkçılığa kapalı alanlar 17:44 Ekosistem restorasyonu 26:50 Deniz kestaneleri de istilacı bir tür mü? 33:36 Deniz çayırı ile yosunun farkı nedir? 44:52 Mercanlar yok oluyor mu? 46:38 Bu mercanların evrim geçirip hayatta kalma ihtimalleri var mı? 47:30 Trol teknesi belgeseli 51:39 Türkiye'de tutulan hamsiler 54:09 Balık çiftliklerini açık denizlere kuramaz mıyız? 1:02:44 Norveç somonu ve orkinosların ağır metal içerdikleri doğru mu? 1:05:07 Çekilen belgeseller maliyetleri karşılayabiliyor mu? 1:06:48 Mühendislik okuyup neden bu işi yapmayı tercih etti? 1:12:10 Med Sea Alliance ne yapıyor? 1:13:33 Devlet ile nasıl işbirliği yürütüyor 1:14:56 Türkiye'de kaç deniz koruma alanı var? 1:17:04 Koruma alanlarının kıyılarında imar yasağı var mı? 1:19:02 Kapanış #işbirliği
Ekim 25, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
EypioFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:14 Eypio'nun ailesi nereden geliyor? 04:10 Hollanda'ya uzanan kaçak yolculuk 17:47 Müziğe nasıl başladı? 18:58 Türkiye'ye dönüşü ve ticari girişimleri 22:12 "Günah Benim" şarkısının hikayesi 25:41 Kibariye ve Sibel Can ile düetleri 30:58 "Yeraltı" dizisinin şarkıları 32:13 Özdemir Erdoğan ile yaşanan tartışma 35:22 Türk rapinin dünyadaki yeri 39:10 Şarkılarını nasıl yazıyor? 46:09 Ailesi ve kızları 49:47 Rahat bir hayat müziğini etkiliyor mu? 51:35 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 25, 2026
"Gülle gibi" Toyota GR YARiS görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek"Gülle gibi" Toyota GR YARiSToyota GR Yaris tüm dinamizmi ve gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, ralli dünyasından ilham alan tasarımı, üstün yol tutuşu ve heyecan verici sürüş performansıyla öne çıkan Toyota GR Yaris’i test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 21, 2026