İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Başbuğ stratejik hamle mi yaptı?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 7, 2020

Başbuğ stratejik hamle mi yaptı?

İlker Başbuğ’un başı yine dertte. Eski Genelkurmay Başkanı bir dönem FETÖ kumpası nedeniyle hapse girmiş, yargılanmış ve müebbede mahkum olmuştu. FETÖ askeriyeden sonra siyaseti de topyekûn ele geçirmeye kalkışmasa Başbuğ ve meslektaşları muhtemelen hâlâ içerde olacaktı. Başbuğ hapisten çıktığı günden beri sürekli televizyon programlarında konuşuyor, anlatıyor. Anlattıklarında gerçek payı çok büyük olsa da eski silah arkadaşları paşaya kızgın ve küskünler. Ergenekon davasının başında tavır almamakla, silahlı kuvvetler mensuplarına sahip çıkmamakla suçluyorlar Başbuğ’u. Askerlerin kızgınlığı haklı gibi görünse de Başbuğ o günlerde ne yapabilirdi bilemiyorum. Kendisini takan olur muydu, yoksa Ergenekon mağdurlarına vereceği destek başını daha hızlı mı belaya sokardı tahmin etmek güç! Neyse, sonuç olarak bugün İlker Başbuğ konuşuyor ve konuştukça da kızdırıyor. Bu kez AK Parti yönetimi kendisine öfkelendi. Çünkü TBMM’nin bir dönemini suçladı ve FETÖ ile bağlantılı olduklarını ima etti. Ve şimdi o dönem vekil olan AK Partililer kendisini dava etmeye hazırlanıyorlar. Ben eski Genelkurmay Başkanı’nın bu durumu öngöremeyecek kadar stratejiden yoksun olabileceğini düşünmüyorum. Bence bunu bilerek söyledi. Bu davaların açılmasını istiyor. Çünkü FETÖ’nün siyasi ayağının araştırılması için TBMM’de verilen tüm önergeler AK Parti-MHP barajına çarpıp geri dönüyor. Ama şimdi dava açılır ise Başbuğ mahkemeden o dönemin araştırılmasını talep edecek. Mahkeme de adil yargılama hakkına saygı gösterecekse, bir bilirkişi görevlendirecek. Bu bilirkişi de o dönemin Meclis’ini araştıracak. Ben İlker Başbuğ’un bunu istediğini, bunun stratejik bir hamle olduğunu zannediyorum. Yok eğer değilse… Vah genelkurmayımıza. ***

Rekor büyüme ve rekor kırım

Esas Holding’in ya da Holding’in bilinen yüzü Ali Sabancı’nın Pegasus Havayolları’nı satın aldığı günü hatırlıyorum. Üstünden 16 yıl geçmiş ama dün gibi. Ali Bey’in en önemli sloganı “Güvenlik, güvenlik, güvenlik”ti. 2010 yılında verdiği bir röportajda da “Güvenli uçuş isteyen yolcular Pegasus’u tercih edecek” diyordu. Peki nasıl oldu da güvenliği en öne aldığını iddia eden bir şirket, birbirinin çok benzeri üç kaza kırım ile karşı karşıya kaldı. Kabahat havalimanlarında mı, yoksa Pegasus’ta mı? Pegasus, Türkiye’de THY’den sonraki 2. büyük havayolu operatörü. İç hatlarda pazar payı yüzde 30 civarında. Dış hatlarda ise yüzde 11. Ve acaba Pegasus hormonlu büyüme kurbanı mı? Bunu anlamak için geriye doğru bakmak lazım. Esas Holding 2004 yılında Pegasus’u Mehmet Emin Karamehmet’in Enternasyonal Turizm’inden satın aldı. O sırada tarifeli seferi olmayan bir charter havayolu olan Pegasus’un 15 uçağı vardı ve bu satın alma için Esas Holding’in ödediği para 10.2 milyon avro ya da 12.2 milyon dolar idi. Geçen 14 yıl içinde Pegasus filosunu 5.4 kat büyüterek 81 uçağa çıkardı. 12.2 milyon dolara alınan şirketin bugünkü değeri ise 1.2 milyar dolar. Filo 5.4 kat büyürken şirket değeri 100 katına çıkmış. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse: 2004 yılında THY’nin uçak sayısı 59 iken bugün 354. THY’nin uçak sayısı 6 kat artmış. 2004 yılında THY’nin piyasa değeri 1.1 milyar dolarken bugün 3.4 milyar dolara çıkmış. Uçak adedi 5 kat artanın şirket değeri 100 katına çıkarken, uçak adedi 6 kat artan muazzam marka yatırımı yapan şirketin değeri ise 3 kat artabilmiş. Ortada müthiş bir mali başarı olduğu aşikar. Ama aynı kazanın basmakalıp tekrarı! İşte orası biraz garip! ***

Pist

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın pistinin iyi durumda olmadığı uzun zamandır bilinen bir gerçek. Birkaç yıl önce Mehmet Y. Yılmaz ile birlikte Adana’ya giderken bu havalimanını kullanmıştık ve “Runway” denilen iniş-kalkış pistinde uçak sanki tarlada gibi hızlanınca açıkçası biraz korkmuştuk. 60-70 tonluk uçağın ya lastiği patlayacak ya iniş takımları kırılacak diye düşünmüştük. Hatta o günlerde bunu da yazdım. Bu yazıya gelen açıklamalardan tek pistin tamiri için vakit olmadığını, gece yarıları tamirat yapıldığını öğrendik. 2. pistin yapımı ise bir türlü ilerlemiyordu. Pistin sonunda karayolunun geçişi için yapılan tünel çatlamıştı ve bu yüzden pist yapılamıyordu. İşine gelince rekor sürede muazzam inşaatlar yapabilen Türkiye nedense Sabiha Gökçen’e 2. bir pisti yıllardır yapamadı. Önceki günkü kazada kulenin, pilotun bir dizi hatası var. Orası açık ve açıklandı zaten. Ama pistin de her an bir faciaya neden olabileceğini, havacılık yazarları Uğur Cebeci ve Güntay Şimşek epeydir söyleyip duruyorlar! Bir de oradan bir facia gelmesin! ***

Hafif yaralı

Deprem sonrası yazdım, “Yahu ortaya çıkması muhtemel bir kayıp sayısı varken en başta kaybımız yok demeyin. Bilgisiz görünüyorsunuz, ilgisiz görünüyorsunuz” diye. Bu kez de aynı işi Ulaştırma ve Altyapı Bakanı yaptı. Kaza sonrası “Can kaybı ve ağır yaralımız yok” dedi. Bakan’ın bunu söylediği saatte, gazeteciler bile 3 kayıp olduğunu gayriresmi olarak biliyorlardı. Hele bir “Ağır yaralımız yok” cümlesi iyice acayip. Ne oldu, hafif yaralıları mı kaybettik! ***

Eee, o kadar da değil!

Gazeteci arkadaşımız, Habertürk’ün Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir’in başına dün bir iş kazası geldi. Sabah Habertürk TV’de Ebru Baki’nin programını izliyordum. Mutad ekipten Bülent Aydemir her zaman olduğu gibi ekranda, yüksek tondan Ankara gazetecilerinin genel “Biz biliriz” havası ile Ankara kulislerini ve duyumlarını aktarıyor. Konu çığ faciasına gelince, Bülent, bir Cumhurbaşkanı Danışmanı’nın çığ felaketine neden olduğu şeklinde anlaşılacak bir duyum aktardı. Her zamanki “Ben söylüyorsam doğrudur” üslubu ile, haberlerinin doğru çıkmasına alışmış bir gazeteci özgüveni ile. Duydum ve “Eyvah” dedim. Olayı yakından takip ediyordum ve bende böyle bir bilgi yoktu. Cumhurbaşkanlığı Danışmanı hanımefendinin ilk çığdan sonra arama kurtarma çalışmalarına yardım için oraya gittiğini ve ikinci çığa maruz kaldığı söylenmişti bana. Arama kurtarma ile ilgili bir uzmanlığı olmayan bir kişinin orada olmasının ne alemi vardı sorusu sorulabilirdi ama müsebbip görmek bambaşka bir şey, bir hata idi. 30 yıllık dostum Muharrem Sarıkaya ile sık sık yaptığımız telefon görüşmesini yaparken dün sabah erken saatlerde “Muharremciğim Bülent’e söyle, verdiği bilgi büyük ihtimalle yanlış, sıkıntıya girebilir” dedim. Muharrem’in söylemesine bile gerek kalmadan Bülent Aydemir’in iddiası yalanlandı ve Bülent de anında çıkıp özür diledi. Hem de ne özür. Ciddi bir hataya, ciddi bir özür. Ardından Habertürk TV de özür diledi. Fakat öyle bir hava oluşturuldu ki, sanki Bülent özür dilememiş yanlış haberinde ısrar ediyor. Ve sanki Türkiye tarihinde, basın tarihinde ilk kez birisi yanlış bir haber vermiş. AK Parti konunun üzerinde tepiniyor. Hadi onları anlarım. Siyasettir. Yüzlerce hata yapmış ve asla özür dilememiş meslektaşlarımızda da aynı veryansın. Hele bir tanesi, neredeyse çığın düşmesine neden olan Bülent Aydemir’miş gibi bir hava içinde. Kendisinin bir baro başkanının ölümüne neden olduğu gibi Bülent’in de çığa neden olduğunu düşündürecek kadar gaddar bir saldırı içinde. Ayıptır ayıp. Her şeyin sorumluluğunu birilerine yüklemek elbette iyi bir duygu bazıları için. Ama o çığı Bülent düşürmedi. Sadece birkaç saat içinde düzelttiği bir yanlış haber verdi. O ölümlerin sorumlusu Cumhurbaşkanlığı Danışmanı hanımefendi değil, biliyoruz. Ama Bülent Aydemir de değil. Cılkını çıkarmayın! ***

Garip

Her biri milyar dolar değerindeki havalimanlarımızda her biri birkaç yüz bin lira değerinde birkaç ambulans bile olmaması garip değil mi? ***

Hobi

Kayak yapmak hobi sayılıyorsa, miting yapmak da hobi sayılabilir mi? ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Hiç değilse seçimlerimizi adam gibi yaptığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Inside information
Köşe Yazıları
Inside information

Fatih Altaylı

Nisan 28, 2026

Yabancıya çıkar, Türk’e yarar
Köşe Yazıları
Yabancıya çıkar, Türk’e yarar

Fatih Altaylı

Nisan 27, 2026

Gayriresmî kraliyet yatı
Köşe Yazıları
Gayriresmî kraliyet yatı

Fatih Altaylı

Nisan 26, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Senfoni ile dünyayı gezmek istiyorum!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Kenan DoğuluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Senfoni ile dünyayı gezmek istiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 00:41 Genç kalmasının sırrı 01:09 İlk sahneye çıkışı 06:06 Eski günleri özlüyor mu? 06:35 Eskiden yaptığı müzikler ve etkinliklerden iyi para kazanıyor muydu? 10:17 Kenan Doğulu'nun senfoni orkestrası 19:27 Amerika'daki yanan evi 21:13 Beren Saat ile evliliği 22:05 Beren Saat'in yaptığı şarkılar 26:15 Beren Saat'in son zamanlardaki televiyzon yapımları 29:06 Meşhur olan vokalistleri 30:09 Senfoni orkestrası ile Amerika'ya gidecek mi? 31:04 Galatasaray maçlarına gidiyor mu? 32:07 Daha önce Galatasaray marşı yazdı mı? 32:24 Klasik müzik denemesi oldu mu? 35:26 Pop sanatçıların eski besteleri yenilerine göre daha mı iyiydi? 37:24 İstanbul'daki canlı müzik mekanlarının tükenmesi 40:07 Stilisti var mı? 42:35 Bir sonraki projesi ne? 43:55 Albümler halen satıyor mu? 46:01 Ron Carter ile birlikte yapacağı projesi 47:16 Günde kaç saat çalışıyor? 50:36 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 26, 2026
Artemis II: İnsanlığın en uzak yolculuğu görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan & Fatih AltaylıArtemis II: İnsanlığın en uzak yolculuğuEspresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 03:13 Artemis projesi nasıl gelişti? 11:57 Soğuk Savaş döneminden bu yana çalışmalar 16:09 Çin'in uzay teknolojisi yeterli mi? 17:12 Artemis'in roketinin Apollo'dan farkı nedir? 20:01 Orion Uzay Aracı 25:01 Bir uzay aracı Dünya'nın yerçekiminden ne zaman kurtulur? 26:08 Artemis'in uçuş rotası 30:50 Artemis III ne zaman için planlanıyor? 36:16 Projenin maliyeti ne kadar? 38:22 Artemis uçuş süresi 45:25 Artemis mürettebatının özellikleri 48:30 Artemis Accords'a üyeliğin önemi var mı? 56:49 İnsanlık Mars'a gidebilecek mi? 58:17 Artemis programlarının hedefi nedir? 1:01:24 Ay'daki madenler ile Dünya'dakiler arasında benzerlik var mı? 1:04:42 Ay'dan nadir toprak elementleri getirilebilir mi? 1:07:20 Türkiye'nin Ay'a insansız araç gönderme projesi 1:14:37 Türkiye'nin Somali'deki fırlatma merkezi 1:18:20 Kapanış
Nisan 26, 2026
Adalet bir duygu mudur? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapAdalet bir duygu mudur?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Adalet ve Annem Şefika kitaplarını ele aldık. Felsefe ve kişisel anlatı ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 01:00 Spor izleyicisi olmak 06:01 Kültür-sanat takipçisi olmak 11:15 Michael J. Sandel’in “Adalet” kitabı 34:22 Nuriye Ortaylı’nın “Annem Şefika” kitabı 46:50 “Yan Yana” serileri 55:32 Artemis II 1:02:51 Kapanış
Nisan 20, 2026