İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Belirsizlik ve güven

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 10, 2021

Belirsizlik ve güven

Asgari ücret ve buradaki düzenlemeye bağlı olarak, tüm ücretlere aksedecek zamlar hem iş dünyasının hem de işçi dünyasının yakından takip ettiği bir konu haline geldi. TL’nin değerli, enflasyonun makul seviyelerde olduğu zamanlarda bu konu daha kolay halledilirdi. Daha önceki yüksek enflasyon dönemlerinde ise enflasyonun ne olduğu bilinir, taraflar verilecek zammın enflasyonun ne kadar üzerinde olacağını tartışırdı. Şimdi ise bambaşka bir sorun var. Enflasyonun gerçekte ne kadar olduğu bilinmiyor! TÜİK’in gerçek dışı veri imal ettiği konusunda sosyal taraflar hemfikir. Asgari ücret pazarlığı ile ilgili olarak TİSK yani işveren tarafı ile röportaj yapılmış. Soruyu soran gazeteci, TİSK Başkanı’na “İşçi TÜİK’e güvenmiyor” diyor. TİSK Başkanı da “O nedenle yüzde 21’den başlıyoruz pazarlığa” diyor. Yani onlar da güvenmiyor. Güvenseler, “Devletin resmi kurumumum açıkladığı enflasyon var. Biz ne diyelim” diyebilir. Ama güvenmiyor. TÜİK öylesine bir “yalan dünyada” yaşıyor ki, içeriden ve dışardan yapılan tahminler yüzde 45 ile yüzde 85 arasında değişiyor. Mesela bir grup akademisyen ve profesyonelin kurduğu Enflasyon Araştırma Grubu'nun (ENAG) yaptığı hesaplamada kasımda enflasyon yüzde 58,65. Aslında Türkiye’de fiyat artışlarını körükleyen unsur belirsizlik. Üretici sattığı ürünü hangi fiyata yeniden üretebileceğinden emin olmadığı için maksimum fiyatı oluşturmaya çalışıyor. Bu da önce pahalılığa, sonra enflasyona dönüşüyor. Yükselişin asıl nedeni belirsizlik ve önlem alınacağına, hatadan ders çıkarılacağına olan inançsızlık. Geçmiş zaman krizleri ile bu kriz arasındaki en önemli fark da bu. Geçmiş krizlerde “Önlem alınıyor” beklentisi ile kriz atlatılırdı, bu kez “Önlem alınmıyor, inatlaşılıyor” beklentisi ile kriz derinleşiyor. ÖSYM’DE YAŞANANLAR TÜİK ise Türkiye’de inandırıcılığını en fazla erozyona uğratıp, sıfırlamış kurum haline geldi bu dönemde. Fakat gençler şunu bilsin ki, bu yeni bir şey değil ve aslında iktidarın pek çok kurumda yarattığı bir durum. Bana göre bu durumun başlangıç noktası ÖSYM’dedir. Bir zamanlar Türkiye’nin muhtemelen en güvenilir kurumu ÖSYM idi. YÖK’e bağlı özerk bir yapısı vardı ve çok güvenilir sınavlar yapardı. 2010 yılında ÖSYM’de bir skandal oldu. Bir sınavda toplu kopya çekildiği ortaya çıktı. O sırada kurumun başında bilgisayar sistemleri konusunda uzman, Galatasaray Lisesi üzeri Lyon Üniversitesi mezunu, Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Ünal Yarımağan vardı. Eleştiriler üzerine, konunun dört dörtlük uzmanı olan Yarımağan, istifa etti. Ve yerine hakkında intihal suçlamaları olan tekstil mühendisi Ali Demir getirildi. Benim gibi birkaç gazeteci o gün bu atamayı eleştirdik. Bir tekstil mühendisinin bu görevi yapamayacağını söyledik ama tabii ki dinleyen olmadı. Ve ÖSYM birdenbire Türkiye’nin en tartışmalı kurumu haline geldi. Sınav yolsuzlukları, soruların çalınması, belli bir cemaat mensuplarına soruların ve yanıt anahtarlarının verilmesi, sadece öğrenci yerleştirme sınavlarında değil kurumda yapılan tüm sınavlarda yolsuzluk, haksızlık iddiaları ayyuka çıktı. Güvenilir kurumun başına intihalci getirilince olması gereken oldu. Zaten sonrasında yollarda beraber yürüme dönemi kapanınca Ali Demir hakkında FETÖ suçlamasıyla dava açıldı. Ama kendisi hala İTÜ lojmanlarında oturuyor ve çalışıyor o ayrı. Benzer bir süreç şimdi TÜİK’te yaşanıyor. TÜİK sosyal ve ekonomik tarafların tümü tarafından güvenilmez bulunup eleştiriliyor ama iktidarın koruması altında. Ama hiç kimse bu korumaya güvenmesin. Yarın keser dönüp sap döndüğünde “Yahu bu TÜİK meğer FETÖ’cü imiş, bizi halkla karşı karşıya getirmek çalışan kesimi iktidarımız aleyhine çevirmek için sayılarla oynamışlar” diye dava açılırsa kimse şaşırmasın. Çünkü “Beraber yürüdük biz bu yollarda” filmini biz daha önce izledik. Tutan filmlerin “Remake”ini yapmak adettendir. ***

Meclisten geçmedi bitti mi!

Taksim Meydan düzenlemesi ve Kabataş İskelesi mezbeleliğinde tek bir adım atılamadığı için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni eleştirince İBB’den bir yanıt gelmedi ama İBB’yi korumak isteyen vatandaşlardan yanıt geldi. Açıkçası İBB’den bir yanıt beklemiyordum da. Çünkü İBB yönetiminin tavrını AK Parti yönetiminin tavrına çok benzetiyorum. Özellikle Saray şürekasına hakim olan kibirli tavrın çok benzeri İBB yönetiminde hakim. Adam gibi yanıt vermeyi “küçülmek” zannediyorlar ve her şeyi “düşmanlık” olarak algılıyorlar. Benim açımdan önemli değil. Bu yüzden de yanıtı İBB sever okurlardan almış olsam bile bunu değerlendiririm. İBB adına yanıt veren okurlar, “Taksim meydan düzenlemesi için yarışma yapıldı. Üç aday ortaya çıktı. Bunlardan biri halk oyu ile belirlendi ama AK Parti ve MHP’nin oyları ile bunun uygulanması İBB Meclisi tarafından engellendi” demişler. Doğrudur. Öyle olmuştur. İBB'deki muhalefet grubunun her şeyi engellemekle görevli bir hali olduğunu biliyoruz, görüyoruz. Taksim Meydanı düzenlemesi projesi de İBB Meclisi tarafından engellenmiş olabilir. Tamam da! Eeee! Sonra? Bitti mi! İki tane yakın gazeteye bunu duyurup haber yaptırınca görev tamam mı! Uğraşıp yeniden gündeme getirmek, gerekirse revizyon yapıp bir daha denemek ve yine olmuyorsa kıyameti koparmak gerekmez mi! Her yeri gezip bu engellemeyi halka anlatmak gerekmez mi! Hadi o engellendi. Kabataş’ta  Kadir Topbaş  zamanında AK Partili belediye tarafından başlatılan, yine AK Partili belediye tarafından sonra sağı solu kırpılıp kuşa çevrilen ve en sonunda yine AK Partili belediye tarafından durdurulup Kabataş Meydanı'nın bir mezbelelik halinde bırakan proje ne oluyor! Orası 5 yıllık İmamoğlu döneminde ellenmeden öylece kalacak mı! Bununla ilgili bir açıklama yapmak çok mu zor? Bunu soran gazeteciyle muhatap olmak istemeseniz bile İstanbul halkına bir açıklama yapmak boncuklarınızın dökülmesine mi neden olur! Nedir bu kompleks? Seçimden önce de yazdım. Ben öyle büyük, rüya, dev, çılgın proje falan isteyenlerden değilim. Sadece temiz, yaşanabilir mutlu bir kent isteyen bir vatandaşım. Beni muhatap almanızı değil ama sözünü verdiğiniz birkaç şeyi de düzeltmenizi bekliyorum. Yoksa sosyal medya hesaplarınızda AK Parti'den daha fazla muhafazakar ögeler kullanıyor olmanız, AK Partili belediyelerin politikalarını aynen sürdürüyor olmanız hiç umurumda değil. Büyük hesabınız onu gerektiriyor olabilir. Ama küçük hesabınız da AK Partili oymayan seçmenleri yok saymak olmasın! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Dolu kendini yağmurun alternatifi zannetmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Merrill Lynch de iade edecek mi!
Köşe Yazıları
Merrill Lynch de iade edecek mi!

Fatih Altaylı

Ekim 21, 2026

Bulls Yatırım avukatı: Biz SPK’yı uyarmıştık
Köşe Yazıları
Bulls Yatırım avukatı: Biz SPK’yı uyarmıştık

Fatih Altaylı

Ekim 20, 2026

Savunma sanayiine Japon övgüsü ve NATO
Köşe Yazıları
Savunma sanayiine Japon övgüsü ve NATO

Fatih Altaylı

Ekim 19, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Almancı değilim, Adanalıyım!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Olgun TokerFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Almancı değilim, Adanalıyım!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:24 Oyunculuğa nasıl başladı? 10:42 Okulu kazanamayıp dönseydi ne olurdu? 12:21 İlk sahnesi 15:22 İlk dizi teklifi ne zaman geldi? 20:07 Hayat Şarkısı’ndaki Almancı rolü 22:50 Almancılık nereden geliyor, neden Almancı sanıyorlar? 27:46 Eşiyle nasıl tanıştı? 31:41 Darbukatör Bayram rolünü reddetmesi 32:21 Oyuncular bazı rolleri aldığına pişman olur mu? 35:28 Futbola merakı var mı? 36:07 Dizisi neden kalktı? 37:19 Kafasında yeni bir proje var mı? 41:09 Bu işin maddi yönünü mü seviyor, manevi yönünü mü? 44:09 Dijital platformlardaki işlere nasıl bakıyor? 48:23 Futbol üzerine bir film çekme isteği neden var? 50:59 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 18, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu” görseli
FatihAltaylı
YouTube
Eda EceFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu”Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:05 Eda Ece'nin hikayesi nasıl başladı? 08:38 Üniversite eğitimi ile oyunculuğu bir arada nasıl götürdü? 16:50 "Yasak Elma" dizisi nasıl oluştu? 23:19 Bir senaryo yönetmeyi düşünüyor mu? 25:58 "Pis Yedili" dizisi 29:33 Batuhan Tuncer ile olan evliliği 39:47 "Tuzlu Kahve" dizisinin başlangıç hikayesi 45:56 Eda Ece'nin gelecekteki planları neler? 53:01 Astrolojiye olan ilgisi 59:21 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 11, 2026
Dünyanın geleceği çiplere mi bağlı? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ayşegül İldeniz & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDünyanın geleceği çiplere mi bağlı?00:00 Giriş 03:43 İleriye bakan tabiri nedir? 11:28 Çip neden bu kadar önemli hâle geldi? 23:42 Çip üretimi için ne kadar bir yatırım lazım? 24:29 Çin’deki çip durumu ne? 28:12 Veri merkezlerinin durumu ne olacak? 33:59 Amerika altyapıyı yenilemeyi düşünmüyor mu? 35:23 Veri merkezleri dünyaya yayılabilir mi? 37:45 Yapay zekâ şirketlerinin büyüklüğü nereye kadar gidecek? 43:22 Yapay zekâ bir balon oluşturdu mu? 46:10 Yapay zekâ işleri nasıl ele geçirebilir, işleri elimizden alabilir mi? 53:58 Yapay zekâ hukuk ile nasıl ilişkilendirilecek? 1:00:16 Yapay zekânın fikri gelişir mi? 1:01:27 “Next Big Thing”, bir sonraki büyük şey terimi, kavramı nedir? 1:05:39 Kitabında nelerden bahsediyor? 1:09:23 “Brain Rot” kavramı nedir? 1:11:13 Otomobil teknolojisi nereye gidiyor? 1:17:53 Yapay zekâ dünyada bir fırsat eşitliği sorunu mu? 1:29:43 Kapanış
Ekim 11, 2026