İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Gazze can da, Yemen patlıcan mı!

  • Asıl korkak sizce kim!

  • Kimdi o gazeteciler!

  • Yatlar, otomobiller, TMSF

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Gazze can da, Yemen patlıcan mı!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 7, 2023

Yazı İçeriği

  • Gazze can da, Yemen patlıcan mı!

  • Asıl korkak sizce kim!

  • Kimdi o gazeteciler!

  • Yatlar, otomobiller, TMSF

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Asıl korkak sizce kim!

Filistin’de İsrail’in katlettiği insan sayısı 17 bine yaklaştı.

Her ne kadar olayları Hamas başlatmışsa da, bunu fırsata çeviren İsrail’in 4 bin kadarı çocuk, çoğu sivillerden oluşan “infaz sicili” artık ABD’yi dahi rahatsız edecek noktaya geldi.

Birleşmiş Milletler de sonunda dayanamadı ve Guterres bile “kör ve sağır” Güvenlik Konseyi’ne bir mektup göndererek duruma müdahale etme çağrısında bulundu.

Filistin’de artık katliam boyutuna gelen İsrail saldırısına tepki gösteren tek ülke ise Türkiye.

Hatta bu tepkinin boyutunu giderek de arttırıyoruz.

Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail hiç gerçek bir ordu ile karşılaşmadı” diyerek çıtayı epey yukarı taşıdı.

Gerçi daha önce de adaların işgali ile ilgili olarak Yunanistan’a “Bir gece ansızın gelebiliriz” diyerek Samsun’daki Teknofest’te hayli yüksek perdeden konuşmuştu ama dün Yunan basınına verdiği demeçten anladık ki, bu sözleri aslında “terör örgütüne” söylemiş.

Oysa o gün hepimiz bunun Yunanistan’a söylendiğini zannetmiştik ve ben de “Saldırgan taraf hep Yunanistan oldu ama bu cümle ile sanki saldırgan taraf bizmişiz gibi bir algıya yol açacağız” diye hayıflanmıştım.

Yarın da İsrail’e yönelik bu cümle “Aslında İsrail’e değil, Mısır ve Suriye ordularını hedef alan bir cümle idi bu” diye tevil edilebilir.

Sorun değil.

Zaten benim amacım da bu cümleyi eleştirmek değil.

Benim derdim bambaşka.

Biliyorsunuz, Filistin’deki duyarlılığımızın temel nedeni, burada sivillerin de öldürülmesi ve “din kardeşi” diye bildiğimiz Araplara yönelik zulüm.

İslamcısı ile laiki ile Türk halkı bundan rahatsız.

Peki Filistin’de, Gazze’de öldürülen 17 bin kişi Müslüman ve sivil de, biraz daha aşağıda, aynı yarımadanın daha güneyinde, Yemen’de öldürülenler ne!

Onlar insan değil mi!

Yemen’de kaç kişi öldü biliyor musunuz!

Savaşta ölenlerin sayısı 154 bin.

Bunların büyük bölümü Suudi Arabistan destekli bombardımanlarda ölen onbinlercesi çocuk ve kadın olmak üzere sivil.

Suudi koalisyonunca bombalanan yerler arasında 200 kişinin ölümü ile sonuçlanan bir düğün bombardımanı, binlerce ölüme sebep olan pazar yerine yapılan hava saldırısı, okul otobüsünün vurulması gibi kaza eseri olamayan saldırılar da var.

Bunlar doğrudan saldırı ya da askerî aksiyonlar sonucu oluşan kayıplar.

Bunun iki misline yakın bir ölüm de savaşa bağlı nedenlerden meydana geldi Yemen’de.

Yemen’de yaklaşık 227 bin kişi de gıdaya erişim imkansızlığından kaynaklanan açlık, hastalık ve sağlık hizmeti yoksunluğu nedeni ile hayatını kaybetti.

8 yılda toplam 381 bin ölüm.

Kimsenin umurunda olmayan, ölümlerinden haberinizin dahi olmadığı, ne BM’nin, ne İslam ülkelerinin, ne Hristiyanların ne de başka bir dinin mensuplarının önemsediği 381 bin can.

Gazze ile ne farkı var Yemen’in?

Yemenliler insan değil mi, hadi o umurunuzda değil, Müslüman değil mi!

Müslüman Müslüman’ı öldürünce sorun olmuyor da, Yahudi öldürünce mi sorun oluyor sadece!

Filistinli çocuklar çocuk, siviller sivil de…

Yemendekiler ne!

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı makamına layık görüp desteklediği Yavaş ve İmamoğlu’na belediye başkanlığı için destek vermemesini “Biz destek verdiğimizde çıkmadılar. Korkaklara destek vermem” diye özetlenebilecek bir mantıkla açıklıyor.

Tabii söylediklerinin reel politik ile alakası olmadığını bilmeyecek kadar siyaset acemisi değil.

Mansur Yavaş veya Ekrem İmamoğlu nasıl Kılıçdaroğlu’na karşı aday olacaklardı?

Partilerinden istifa edip, bağımsız aday olarak mı?

O zaman da seçimin kaybının sorumlusu gösterilmeyecekler miydi?

Eğer bu korkaklık ise bana göre asıl korkak Meral Akşener’in ta kendisi.

Altılı Masa’nın kurulduğu günden itibaren Meral Akşener’in Kemal

Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı olduğunu ben biliyorum, herkes biliyor.

Aynı masaya oturdukları ilk gün “Kemal Bey, biz bu iş birliğinin ülke için iyi olduğunu biliyoruz. Ama tek bir şartımız var. Siz aday olmayacaksınız. Eğer adaysanız şimdi söyleyin ve biz masadan kalkalım” demeye cesaret edememek değil mi asıl korkaklık?

Kılıçdaroğlu’nun gözünün içine baka baka, net ve açık bir şekilde en başından bunu söyleme cesaretini gösterebilseydi, Kılıçdaroğlu yine aday olabilir miydi!

O gün bu cesareti gösterse bambaşka bir siyasi tablo ortaya çıkardı.

Ondan da önce “Ben Cumhurbaşkanı adayı olmam ben Başbakan adayıyım” diye manasız bir söylem yerine, “Eğer bir genel başkan aday olacaksa o zaman genel başkan olarak ben de aday olurum” diyebilme cesaretini gösterseydi yine bambaşka bir siyaset gelişirdi.

Meral Hanım şimdi kendi “korkaklığının” suçunu iki belediye başkanına yükleyerek, imkansız bir senaryoda rol almadıkları için “korkaklıkla” suçlayarak en hafif tabiri ile ayıp ediyor.

Gişede çakılacak bir senaryonun içinde olmamak korkaklık değil, olsa olsa senaristin hayal gücünün zayıflığıdır.

Ama İYİ Parti’de olan bitene bakınca sorun senaristte gibi görünüyor.

Kim yazıyor veya yazdırıyorsa!

Kimdi o gazeteciler!

Sezgin Baran Korkmaz’ı da unuttuk.

Bir dönem en lezzetli konumuzdu.

Kara para aklama, ABD Devleti’ni dolandırarak edinilmiş servetin Türkiye’de aklandığı iddiası, bugünlerde kızıyla davalı olan İnan Kıraç ile ortaklık, bu ortaklığın sona ermesi ile patlayan skandal, siyasetçilerin devreye girmesi, medya ile ilişkileri, maaşa bağladığı gazeteciler, kendisinden milyonlarca dolar rüşvet talep eden medya yöneticileri, Sezgin Baran Korkmaz’ın otellerinde yaşayan gazeteciler.

Hepsini unuttuk.

Sezgin Baran Korkmaz tutuksuz yargılandığı ABD’de sokakta gezerken fotoğraflanmış.

Gayet keyfi yerinde görünüyor.

Ben ise hâlâ saf saf Sezgin Baran Korkmaz ile akçeli işlere giren gazetecilerin deşifre ve afişe olacağı, otelini evleri haline getiren gazetecilerin ortaya çıkacağı, bu ahlaksızların medyadan temizleneceği günlerin hayali ile yaşıyorum.

Ben mi fazla safım, sistem mi fazla bozuk?

Yatlar, otomobiller, TMSF

Kara para yıkamakla suçlanan Polat ailesinin yüz milyonlarca liralık otomobillerini tır üzerinde TMSF’ye götürülürken görünce ben de geçmişe gittim.

TMSF’nin hızlı zamanlarına.

2000’lerin başı, AK Parti yeni iktidar olmuş.

Uzanlara ait İmar Bankası’na el koyulmuş ve 600 milyon dolar açığı var zannedilen bankada gizli kayıtlar, yasa dışı bankacılık işlemleri, olmayan fonların satışı, yetkisiz yapılan işlemlerden oluşan 6 milyar dolarlık açık ortaya çıkmış ve Uzan ailesinin tüm malvarlığına el koyulmuş.

El koyulanlar arasında şirketler, gayrimenkullerin yanı sıra lüks otomobiller ve o sırada biri dünyanın en büyük 100 yatı arasında yer alan iki adet de mega yat vardı.

Cem Uzan’a ait 70 metrelik Frequency ve Hakan Uzan’a ait 50 metrelik Air Waves. 40 metrelik Be Mine isimli yat ise yurt dışına gönderildiği için asla bulunamadı.

Yatlar son derece lükstü ve içindeki mobilyalar bile Louis Vuitton’a özel olarak yaptırılmıştı.

O sırada TMSF’nin başında AK Parti’nin en önemli bürokratlarından Ahmet Ertürk vardı ve yardımcısı da Tahsilat Dairesi Başkanı Fethi Çalık’tı.

Sonra ortaya çıktı ki, başta Fethi Çalık olmak üzere bir kısım TMSF bürokratı bu yatları babalarının yatı gibi kullanmış, gezmiş dolaşmış, yatlarda eş dost ağırlamıştı, keyif çatmıştı.

Çalık ve bazı başka TMSF yetkilileri bu yatlar nedeniyle yargılandılar.

Ve sonunda dosyaları “zaman aşımına” sokularak düştü de paçayı kurtardılar.

Polatların “haksız kazanç” ile aldıkları otomobilleri görünce aklımdan bunlar geçti.

Niyeyse…

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Şerefsizliğin de bir sınırı olabildiği zaman. 

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Hacıosmanoğlu’nun UEFA torpili eş üzerinden
Köşe Yazıları
Hacıosmanoğlu’nun UEFA torpili eş üzerinden

Fatih Altaylı

Kasım 2, 2026

Savcı Sayan gazeteci olsaydı
Köşe Yazıları
Savcı Sayan gazeteci olsaydı

Fatih Altaylı

Kasım 1, 2026

Kaybolmayan bir umutla nice bayramlara
Köşe Yazıları
Kaybolmayan bir umutla nice bayramlara

Fatih Altaylı

Ekim 29, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Bağımlılığı saklamak en büyük yanlış!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Dr. Esra ÇavuşoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Bağımlılığı saklamak en büyük yanlış!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:29 Ayık Kafa podcast'i nasıl doğdu? 03:43 Neden çoğunlukla yabancı konuklar? 04:24 Esra Çavuşoğlu'nun bağımlılık hikayesi 05:21 Amerika'daki rehabilitasyon süreci 06:40 Bağımlılıktan psikoloji eğitimine 08:00 Bağımlılık nedir, neler bağımlılığa girer? 09:36 Antep'teki tedavi merkezi 11:27 Türkiye'de neden yeterince tedavi merkezi yok? 13:48 Bağımlılık sadece psikolojik mi? 14:43 Din ve "yüksek güç" bağımlılıktan kurtarır mı? 15:50 Bağımlılığın ilacı var mı? 16:49 "Ayık Kafa" kitabı 17:11 Biohacking nedir? 19:05 Vücudu sürekli ölçmek doğru mu? 21:37 Kadınlar neden son yıllarını hasta geçiriyor? 23:15 İnsanlar zarar gördüğünü bile bile neden bağımlı kalır? 26:27 Fatih Altaylı 40 yıllık puroyu bir günde nasıl bıraktı? 27:32 Bağımlılık beyne ne yapıyor? 27:59 Psikoterapi ne kadar sürer? 29:28 Bağımlılık genetik mi? 31:06 Anoreksiya ve beden algısı 33:07 Her bağımlılığın kökü çocuklukta mı? 34:46 Bağımlılık nasıl anlaşılır? 35:26 Bağımlılık bir aile hastalığı 37:02 Bırakmak bağımlılığın bittiği anlamına gelir mi? 39:20 En tehlikeli bağımlılık hangisi? 40:43 Bağımlılıktan longevity'ye 42:43 Uzun yaşamın psikolojik tarafı 45:35 Hedef ve plan sahibi olmak gençlik iksiri mi? 47:40 20 yıllık ayıklık 49:21 Boşanma çocukları nasıl etkiler? 50:00 Ailelere ve gençlere tavsiyeler 52:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Kasım 1, 2026
"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:24 Cumhuriyet bize ne öğretti? 03:38 Atatürk'ü diğer paşalardan ayıran neydi? 09:36 Samsun'dan Büyük Millet Meclisi'ne 12:17 Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü Kurtuluş Savaşı'na nasıl katıldı? 14:24 Atatürk Anadolu'ya İngilizlerin izniyle mi geçti? 18:22 Nutuk neden bu kadar önemli? 20:50 Sakarya Meydan Muharebesi 25:27 Büyük Taarruz'a hazırlık 28:41 Atatürk bir diktatör müydü? 29:21 Atatürk neden bir Türk tarihi yazdırmak istedi? 36:02 Harf devrimi 39:50 Soyadı Kanunu neden önemliydi? 43:42 Cumhuriyet iyi insan yetiştirdi mi? 44:46 Cumhuriyet Anadolu'ya ulaşabildi mi? 47:16 Tek parti dönemi daha mı iyiydi? 51:11 Cumhuriyetin en önemli devrimi hangisi? 54:14 Kadın hakları ve Medeni Kanun 56:04 Cumhuriyet Osmanlı'yı reddetti mi? 58:08 Atatürk döneminde bankacılık 1:00:44 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 29, 2026
Denizlerimizi koruyabiliyor muyuz? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Zafer Kızılkaya & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDenizlerimizi koruyabiliyor muyuz?00:00 Giriş 02:48 Akdeniz'de korunan alanlar 05:10 Türkiye'de ki özel çevre koruma bölgeleri 09:34 Gökova'daki balıkçılığa kapalı alanlar 17:44 Ekosistem restorasyonu 26:50 Deniz kestaneleri de istilacı bir tür mü? 33:36 Deniz çayırı ile yosunun farkı nedir? 44:52 Mercanlar yok oluyor mu? 46:38 Bu mercanların evrim geçirip hayatta kalma ihtimalleri var mı? 47:30 Trol teknesi belgeseli 51:39 Türkiye'de tutulan hamsiler 54:09 Balık çiftliklerini açık denizlere kuramaz mıyız? 1:02:44 Norveç somonu ve orkinosların ağır metal içerdikleri doğru mu? 1:05:07 Çekilen belgeseller maliyetleri karşılayabiliyor mu? 1:06:48 Mühendislik okuyup neden bu işi yapmayı tercih etti? 1:12:10 Med Sea Alliance ne yapıyor? 1:13:33 Devlet ile nasıl işbirliği yürütüyor 1:14:56 Türkiye'de kaç deniz koruma alanı var? 1:17:04 Koruma alanlarının kıyılarında imar yasağı var mı? 1:19:02 Kapanış #işbirliği
Ekim 25, 2026