İstanbul 20°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Gazze can da, Yemen patlıcan mı!

  • Asıl korkak sizce kim!

  • Kimdi o gazeteciler!

  • Yatlar, otomobiller, TMSF

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Gazze can da, Yemen patlıcan mı!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 7, 2023

Yazı İçeriği

  • Gazze can da, Yemen patlıcan mı!

  • Asıl korkak sizce kim!

  • Kimdi o gazeteciler!

  • Yatlar, otomobiller, TMSF

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Asıl korkak sizce kim!

Filistin’de İsrail’in katlettiği insan sayısı 17 bine yaklaştı.

Her ne kadar olayları Hamas başlatmışsa da, bunu fırsata çeviren İsrail’in 4 bin kadarı çocuk, çoğu sivillerden oluşan “infaz sicili” artık ABD’yi dahi rahatsız edecek noktaya geldi.

Birleşmiş Milletler de sonunda dayanamadı ve Guterres bile “kör ve sağır” Güvenlik Konseyi’ne bir mektup göndererek duruma müdahale etme çağrısında bulundu.

Filistin’de artık katliam boyutuna gelen İsrail saldırısına tepki gösteren tek ülke ise Türkiye.

Hatta bu tepkinin boyutunu giderek de arttırıyoruz.

Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail hiç gerçek bir ordu ile karşılaşmadı” diyerek çıtayı epey yukarı taşıdı.

Gerçi daha önce de adaların işgali ile ilgili olarak Yunanistan’a “Bir gece ansızın gelebiliriz” diyerek Samsun’daki Teknofest’te hayli yüksek perdeden konuşmuştu ama dün Yunan basınına verdiği demeçten anladık ki, bu sözleri aslında “terör örgütüne” söylemiş.

Oysa o gün hepimiz bunun Yunanistan’a söylendiğini zannetmiştik ve ben de “Saldırgan taraf hep Yunanistan oldu ama bu cümle ile sanki saldırgan taraf bizmişiz gibi bir algıya yol açacağız” diye hayıflanmıştım.

Yarın da İsrail’e yönelik bu cümle “Aslında İsrail’e değil, Mısır ve Suriye ordularını hedef alan bir cümle idi bu” diye tevil edilebilir.

Sorun değil.

Zaten benim amacım da bu cümleyi eleştirmek değil.

Benim derdim bambaşka.

Biliyorsunuz, Filistin’deki duyarlılığımızın temel nedeni, burada sivillerin de öldürülmesi ve “din kardeşi” diye bildiğimiz Araplara yönelik zulüm.

İslamcısı ile laiki ile Türk halkı bundan rahatsız.

Peki Filistin’de, Gazze’de öldürülen 17 bin kişi Müslüman ve sivil de, biraz daha aşağıda, aynı yarımadanın daha güneyinde, Yemen’de öldürülenler ne!

Onlar insan değil mi!

Yemen’de kaç kişi öldü biliyor musunuz!

Savaşta ölenlerin sayısı 154 bin.

Bunların büyük bölümü Suudi Arabistan destekli bombardımanlarda ölen onbinlercesi çocuk ve kadın olmak üzere sivil.

Suudi koalisyonunca bombalanan yerler arasında 200 kişinin ölümü ile sonuçlanan bir düğün bombardımanı, binlerce ölüme sebep olan pazar yerine yapılan hava saldırısı, okul otobüsünün vurulması gibi kaza eseri olamayan saldırılar da var.

Bunlar doğrudan saldırı ya da askerî aksiyonlar sonucu oluşan kayıplar.

Bunun iki misline yakın bir ölüm de savaşa bağlı nedenlerden meydana geldi Yemen’de.

Yemen’de yaklaşık 227 bin kişi de gıdaya erişim imkansızlığından kaynaklanan açlık, hastalık ve sağlık hizmeti yoksunluğu nedeni ile hayatını kaybetti.

8 yılda toplam 381 bin ölüm.

Kimsenin umurunda olmayan, ölümlerinden haberinizin dahi olmadığı, ne BM’nin, ne İslam ülkelerinin, ne Hristiyanların ne de başka bir dinin mensuplarının önemsediği 381 bin can.

Gazze ile ne farkı var Yemen’in?

Yemenliler insan değil mi, hadi o umurunuzda değil, Müslüman değil mi!

Müslüman Müslüman’ı öldürünce sorun olmuyor da, Yahudi öldürünce mi sorun oluyor sadece!

Filistinli çocuklar çocuk, siviller sivil de…

Yemendekiler ne!

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı makamına layık görüp desteklediği Yavaş ve İmamoğlu’na belediye başkanlığı için destek vermemesini “Biz destek verdiğimizde çıkmadılar. Korkaklara destek vermem” diye özetlenebilecek bir mantıkla açıklıyor.

Tabii söylediklerinin reel politik ile alakası olmadığını bilmeyecek kadar siyaset acemisi değil.

Mansur Yavaş veya Ekrem İmamoğlu nasıl Kılıçdaroğlu’na karşı aday olacaklardı?

Partilerinden istifa edip, bağımsız aday olarak mı?

O zaman da seçimin kaybının sorumlusu gösterilmeyecekler miydi?

Eğer bu korkaklık ise bana göre asıl korkak Meral Akşener’in ta kendisi.

Altılı Masa’nın kurulduğu günden itibaren Meral Akşener’in Kemal

Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı olduğunu ben biliyorum, herkes biliyor.

Aynı masaya oturdukları ilk gün “Kemal Bey, biz bu iş birliğinin ülke için iyi olduğunu biliyoruz. Ama tek bir şartımız var. Siz aday olmayacaksınız. Eğer adaysanız şimdi söyleyin ve biz masadan kalkalım” demeye cesaret edememek değil mi asıl korkaklık?

Kılıçdaroğlu’nun gözünün içine baka baka, net ve açık bir şekilde en başından bunu söyleme cesaretini gösterebilseydi, Kılıçdaroğlu yine aday olabilir miydi!

O gün bu cesareti gösterse bambaşka bir siyasi tablo ortaya çıkardı.

Ondan da önce “Ben Cumhurbaşkanı adayı olmam ben Başbakan adayıyım” diye manasız bir söylem yerine, “Eğer bir genel başkan aday olacaksa o zaman genel başkan olarak ben de aday olurum” diyebilme cesaretini gösterseydi yine bambaşka bir siyaset gelişirdi.

Meral Hanım şimdi kendi “korkaklığının” suçunu iki belediye başkanına yükleyerek, imkansız bir senaryoda rol almadıkları için “korkaklıkla” suçlayarak en hafif tabiri ile ayıp ediyor.

Gişede çakılacak bir senaryonun içinde olmamak korkaklık değil, olsa olsa senaristin hayal gücünün zayıflığıdır.

Ama İYİ Parti’de olan bitene bakınca sorun senaristte gibi görünüyor.

Kim yazıyor veya yazdırıyorsa!

Kimdi o gazeteciler!

Sezgin Baran Korkmaz’ı da unuttuk.

Bir dönem en lezzetli konumuzdu.

Kara para aklama, ABD Devleti’ni dolandırarak edinilmiş servetin Türkiye’de aklandığı iddiası, bugünlerde kızıyla davalı olan İnan Kıraç ile ortaklık, bu ortaklığın sona ermesi ile patlayan skandal, siyasetçilerin devreye girmesi, medya ile ilişkileri, maaşa bağladığı gazeteciler, kendisinden milyonlarca dolar rüşvet talep eden medya yöneticileri, Sezgin Baran Korkmaz’ın otellerinde yaşayan gazeteciler.

Hepsini unuttuk.

Sezgin Baran Korkmaz tutuksuz yargılandığı ABD’de sokakta gezerken fotoğraflanmış.

Gayet keyfi yerinde görünüyor.

Ben ise hâlâ saf saf Sezgin Baran Korkmaz ile akçeli işlere giren gazetecilerin deşifre ve afişe olacağı, otelini evleri haline getiren gazetecilerin ortaya çıkacağı, bu ahlaksızların medyadan temizleneceği günlerin hayali ile yaşıyorum.

Ben mi fazla safım, sistem mi fazla bozuk?

Yatlar, otomobiller, TMSF

Kara para yıkamakla suçlanan Polat ailesinin yüz milyonlarca liralık otomobillerini tır üzerinde TMSF’ye götürülürken görünce ben de geçmişe gittim.

TMSF’nin hızlı zamanlarına.

2000’lerin başı, AK Parti yeni iktidar olmuş.

Uzanlara ait İmar Bankası’na el koyulmuş ve 600 milyon dolar açığı var zannedilen bankada gizli kayıtlar, yasa dışı bankacılık işlemleri, olmayan fonların satışı, yetkisiz yapılan işlemlerden oluşan 6 milyar dolarlık açık ortaya çıkmış ve Uzan ailesinin tüm malvarlığına el koyulmuş.

El koyulanlar arasında şirketler, gayrimenkullerin yanı sıra lüks otomobiller ve o sırada biri dünyanın en büyük 100 yatı arasında yer alan iki adet de mega yat vardı.

Cem Uzan’a ait 70 metrelik Frequency ve Hakan Uzan’a ait 50 metrelik Air Waves. 40 metrelik Be Mine isimli yat ise yurt dışına gönderildiği için asla bulunamadı.

Yatlar son derece lükstü ve içindeki mobilyalar bile Louis Vuitton’a özel olarak yaptırılmıştı.

O sırada TMSF’nin başında AK Parti’nin en önemli bürokratlarından Ahmet Ertürk vardı ve yardımcısı da Tahsilat Dairesi Başkanı Fethi Çalık’tı.

Sonra ortaya çıktı ki, başta Fethi Çalık olmak üzere bir kısım TMSF bürokratı bu yatları babalarının yatı gibi kullanmış, gezmiş dolaşmış, yatlarda eş dost ağırlamıştı, keyif çatmıştı.

Çalık ve bazı başka TMSF yetkilileri bu yatlar nedeniyle yargılandılar.

Ve sonunda dosyaları “zaman aşımına” sokularak düştü de paçayı kurtardılar.

Polatların “haksız kazanç” ile aldıkları otomobilleri görünce aklımdan bunlar geçti.

Niyeyse…

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Şerefsizliğin de bir sınırı olabildiği zaman. 

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Özgür Özel ile sohbet
Köşe Yazıları
Özgür Özel ile sohbet

Fatih Altaylı

Haziran 12, 2026

Yeşilyurt vakası olmasın!
Köşe Yazıları
Yeşilyurt vakası olmasın!

Fatih Altaylı

Haziran 11, 2026

O paralar eğitime verilseydi
Köşe Yazıları
O paralar eğitime verilseydi

Fatih Altaylı

Haziran 10, 2026

  • Videolar

Tümü
Çin’in inanç tarihi: Konfüçyüs mü, Buda mı, Tao mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Kürşad Demirci - Teke Tek BilimÇin’in inanç tarihi: Konfüçyüs mü, Buda mı, Tao mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:09 Çin’in tarihi 11:32 Bütün Çinliler birbirleriyle anlaşabiliyor mu? 13:38 Çin yazısında belirgin bir değişiklik var mı? 17:40 Çinlilerin ten rengi gerçekten sarımtırak mı? 19:43 İlk Çin İmparatorluğu ne zaman kuruldu? 24:50 “Çin” kelimesi ilk nasıl kullanıldı? 32:42 Dinler peş peşe mi ortaya çıktı, yoksa birlikte mi var oldular? 37:48 Legalizm nedir? 47:34 Çin’de din dağılımı nasıl? 48:45 Nüfusun ne kadarı hangi dine mensup? 53:03 Mançular kimdir? 58:15 Afyon Savaşları 1:04:21 Mango kültürü 1:06:54 Konfüçyüsçülük nedir? 1:14:25 Konfüçyanizm nedir? 1:21:02 Taoizm nedir? 1:24:51 Simyacılar kimdir? 1:25:04 Taocuların cinsellikle ilişkisi ne? 1:26:34 Mohizm nedir? 1:29:46 Çin’de cenaze gelenekleri var mı? 1:30:49 Kapanış #işbirliği
Haziran 7, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Hem gotik hem prenses tarafım var!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Melis SezenFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Hem gotik hem prenses tarafım var!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:15 Ailesi ve Silivri'de geçen çocukluğu 08:07 Küçük ilçede büyümenin avantajları var mı? 10:01 Eğitim hayatı 12:09 Oyunculuğa nasıl başladı? 13:44 Oynadığı diziler ve rolleri 15:53 Set ortamları nasıl? 19:30 Keşke ben oynayabilseydim dediği rol var mı? 21:08 Son zamanlarda beğendiği oyuncu ve diziler var mı? 22:26 Erken biten projelerde hissiyatları nasıl oluyor? 24:45 Parfüm markası anlaşması 34:58 Otomobil merakı 36:53 Yurt dışında Türk sanatçılara ilgi var mı? 41:11 Parfümü yurt dışında da satışa çıkacak mı? 45:29 Devam eden projesi var mı? 51:42 Yönetmenlik yapmak istiyor mu? 53:13 Somer Sivrioğlu'nun sözünü programda kullanmak için izin istemesi 57:01 Önümüzdeki yıllarda yapmak istediği şeyler neler? 59:46 Özel hayatı 1:02:46 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Haziran 7, 2026
"İki konser İstanbul'un havasını değiştirdi!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"İki konser İstanbul'un havasını değiştirdi!"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:33 Mutlak butlan 03:58 Mardin Bienali 14:14 Kanye West konseri 21:19 Fatih Altaylı bu aralar hangi sanatçıları dinliyor? 22:42 Fatih Altaylı’nın tekrar tekrar izlediği filmler neler? 27:17 Travis Scott konseri gerçekleşti mi? 29:01 Şebnem Ferah konserleri 29:48 Bu yaz yapılacak etkinlikler 43:12 Duvara yapıştırılan muz 50:02 Kapanış #işbirliği
Haziran 5, 2026