Reklam

Erbakan’ın yaptığı pazarlık mı, şantaj mı!

Dün siyasetteki en önemli görüşme, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in DEM eş başkanları ile yaptığı görüşme değil, AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın, YRP Genel Başkanı Fatih Erbakan ile yaptığı görüşmeydi.

Fatih Erbakan’ın partisi, genel seçimlerde, büyük umutlarla kurulan Gelecek ve DEVA partilerinden daha fazla oy almayı başardı ve 3 puana yakın bir oranı sandıktan çıkardı. 

Ancak sandıktaki bu başarısını, milletvekili sayısına çeviremediği de açıktı.

Genel seçim öncesi pazarlıklarda YRP, iktidar partisinden 5 milletvekilliği ile yetinmek zorunda kalırken, YRP kadarı bırakın oyu olup olmadığı meçhul DEVA CHP’den 15, Gelecek ve Saadet ise 10’ar milletvekilliği koparmıştı.

YRP’nin 5 milletvekili sayısı, esamisi okunmayan Demokrat Parti’nin CHP’den aldığı 3 milletvekili kadardı neredeyse.

Ve şimdi Türkiye iktidar partisi açısından kritik bir yerel seçime gidiyor.

AKP, 2019 yılında kaybettiği İstanbul’u ve Ankara’yı ve hatta Antalya’yı geri almak istiyor.

Ancak iş o kadar kolay değil.

İstanbul’da İmamoğlu AK Parti’nin tüm adaylarına karşı önde görünüyor.

Ankara’da ise Yavaş aynı durumda.

Tek çare diğer partilerin adaylarının dengeyi değiştirmesi.

Bu yüzden de iktidar, HDP ya da yeni adıyla DEM’in aday çıkarmasını sağlamaya çalışıyor.

Başak Demirtaş’ın DEM’in adayı olması halinde 10 puan civarında bir oy alabileceği ve dengeyi İmamoğlu aleyhine bozabileceğini hesaplıyor.

Ancak hesap yapmayı bilen tek parti iktidar partisi değil.

Fatih Erbakan da hesap kitap bilen, doktoralı bir mühendis.

O da iktidar partisinin İstanbul’daki sıkışık hesabının farkında.

Ve Yeniden Refah’ın İstanbul’daki oyu 4 puan civarında.

O da “Biz de İstanbul’da aday çıkarırız” diyor. Bu durumda, AK Parti DEM’n aday çıkarması ile kazandığı avantajı kaybeder.

Erbakan da bunu biliyor, kuyruğundan yakaladığı iktidardan İstanbul dışında birkaç belediyeyi ve İstanbul’da da birkaç ilçeyi talep ediyor.

Bir anlamda, genel seçimde partisinin yediği kazığı telafi etmek istiyor.

Bazıları buna “şantaj” diyor.

Ben ise “siyaset” diyorum.


Bir pazarlık da DEM’le

Dün benzer bir görüşme de CHP ve DEM Partisi arasında oldu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM’i ziyaret ederek eş başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile görüştü.

Orada da gündem benzerdi.

CHP de özellikle İstanbul’da ve hatta Ankara’da DEM’in aday çıkarmayarak CHP adaylarına destek vermesini istiyor.

Buna karşın, seçimlerden hemen sonra bu köşede yazdığım üzere siyasal Kürt hareketi içinde “Muhalefet ile birlikte hareket ederek bir şey kazanamıyoruz. İktidar ile uzlaşalım” fikriyatı oluşmuştu.

Ve CHP ile açık açık görüşen HDP ya da DEM, AK Parti ile de gizli bir diyaloğu götürüyordu.

Ve şimdi DEM’in İstanbul’da en az 10 puanlık bir potansiyeli olduğu düşünülen Başak Demirtaş’ı ya da 7 puana yakın alması olası görünen Ahmet Türk’ü aday yapması konuşuluyor.

Özgür Özel de bunun önüne geçmeye çalışıyor.

Bu yüzden de Şeyh Said İsyanı’nı tarihçilere havale etmeye çalışıyor.

Ne de olsa tarihçilerin seçim kazanma diye bir derdi yok.


AKP İstanbul adaylarının SWOT analizi

Bu görüşmelerin dışında da AK Parti’nin İstanbul ile ilgili aday kabusu sürüyor.

Partinin tüm olası adayları, İmamoğlu karşısında mevcut şartlarda öne geçemiyor.

Adaylar ise parti içinde artıları ile eksileri ile tartışılıyor.

Öne çıkan adayların her biri AK Parti içinde tartışılıyor.

Bir ara adaylığına kesin gözü ile bakılan ve medyanın öne çıkardığı Murat Kurum’u parti kurmayları o kadar da şanslı görmüyorlar.

Murat Kurum’uniki dezavantajı olduğu söyleniyor.

Bunlardan ilki Süleyman Soylu. Kurum’un Soylu ile yakınlığını göz önüne alanlar, Kurum’un aday olmasının Soylu’yu parti içinde yeniden etkin bir konuma getireceğini söylüyorlar. 

Parti içinde Erdoğan’a yakın olanlar ise Kurum’un tek handikabının bu olmadığını, deprem bölgesinde yaptığı bazı ihalelerin, Erdoğan’ın çok da hoşuna gitmediğini söylüyorlar.

Bir diğer güçlü aday Fahrettin Koca. O da Kurum gibi Konyalı. Anketlerde o da İmamoğlu’nun önüne geçemiyor ama Kadir Topbaş gibi, karşı taraftan da oy devşirebilme potansiyeline sahip olduğu düşünülüyor. Zaten Erdoğan’ın aile fertlerinin de en istediği aday gibi görünüyor.

Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, 5 yıldır İmamoğlu ile futbol tabiriyle ile kora kor mücadele eden kişi olarak İstanbul İl Başkanı Kabatepe’nin de desteklediği aday. AK Parti oylarını en iyi onun konsolide edeceği kesin ama karşı taraf için en antipatik aday olarak görülüyor. Fazladan tek bir oy dahi getiremeyeceği hesaplanıyor.

Eski Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun adı ise “İmamoğlu’nun yapamadığı hizmetleri ön plana getirip, hizmet belediyeciliği ile kazanabiliriz” diyenler tarafından öne çıkarılıyor. İBB’de yıllarca çalışması, Ulaştırma Bakanlığı döneminde adının hiçbir akçeli işle anılmamış olması ve Trabzonlu olması Karaismailoğlu’nu öne çıkarıyor. MHP’nin de Karaismailoğlu’nu desteklediği parti içinde bilinen bir sır.

Tabii tüm bunlar tartışma.

Erdoğan’ın kafasının içinde ne olduğunu kimse bilmiyor.

Şu bir gerçek ki ne örgüt, ne temayül yoklaması, ne de vekiller arasında yapılan anket önemli.

Tek seçici Erdoğan.


NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Kişiliksiz siyasetin karşılık bulmadığını anladığımız zaman.

Erişilebilirlik Araçları