İstanbul 26°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • O kerpiç ev yok mu o kerpiç ev 

  • Ve o buzdan soğuk rapor

  • Hafızalardan silinmesi gereken bir dönemi yaşıyoruz

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

O kerpiç ev yok mu o kerpiç ev 

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 24, 2023

Yazı İçeriği

  • O kerpiç ev yok mu o kerpiç ev 

  • Ve o buzdan soğuk rapor

  • Hafızalardan silinmesi gereken bir dönemi yaşıyoruz

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Ve o buzdan soğuk rapor

Uzunca bir süredir terör örgütünün alçak saldırılarını duymuyorduk.

Bazıları bu durumu eski bir İçişleri Bakanı’nın “Terör örgütünü bitirdik, birkaç adamları kaldı” cümlesine yoruyordu.

Konulara daha tecrübeli bir bakış açısı ile bakabilenler ise örgütün sessizliğinin nedeninin, Suriye’deki oluşumun geleceğini sağlama almak için olduğunu biliyordu.

Bazı müttefiklerimiz terör örgütüne “Zorda kalmadıkça Türkiye’ye saldırmayın talimatı” vermiş bile olabilirdi.

Yoksa eski İçişleri Bakanı’nın iddia ettiği gibi 75 terörist kaldığı falan yoktu.

Ancak her ne hikmetse, her zaman olduğu gibi “seçim yaklaşınca” terör yeniden kendini göstermeye başladı.

Son yıllarda bu durum o kadar belirgin hale geldi ki, sanki seçim döneminin vazgeçilmez unsuru terör oldu.

Seçim takvimi açıklanır, adaylar belirlenir, YSK listeleri açıklar, liderler mitinglere başlar ve terör hortlar.

Ve ne yazık ki, bu durum o kadar kanıksanmış ki, şehitlerimiz kimsenin umurunda bile olmuyor.

Millet olma özelliğimiz öylesine hızla kaybettirildi ki, 12 şehidi tınan kimse kalmadı.

Gazze’de hayatını kaybedenlere bile daha fazla üzülüyor “yerli ve millilerimiz”.

Peki o dağlarda neler yaşanıyor biliyor musunuz!

Bizim İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de sinemaya gittikleri zaman bile aklımızın kaldığı evlatlarımızın yaşıtı 21, 22 yaşında aslan gibi evlatlar o dağlarda nasıl can veriyor, hiç düşündünüz mü!

O kerpiç, o sıvasız briket evlerden doğup, daha büyüyemeden, üç beş kuruş için, başka bir işe mülakatı aşıp giremeyeceği, Suriyeli ya da Afgan göçmenlerin arasından sıyrılıp başka bir yerde emeğinin karşılığını alamayacağı için “sözleşmeli er” olmak zorunda kalan o evlatların nasıl öldüğü hiç gözünüzün önüne geldi mi!

Bugün sizinle bir “olay raporu” paylaşayım.

Görün bakın, bizim “şehadet” deyip geçtiğimiz o ölüm, nasıl soğuk, nasıl insafsız ve en kötüsü de nasıl “sıradan”.

Alın size 6 aslanımızı şehit verip, 6’sını da yaralı olarak kurtarmaya çalıştığımız saldırının saha raporu…

“Sayın Komutanım, ……

OLAY:
Sızma Girişimi

OLAY YERİ:
Dağ ve Komd.Tug.K.lığı
Pençe-1,2 Harekât Bölgesi (Hakurk Sektörü)
Şehit Uzm.Çvş.Alpay Aras-3 Operasyonu

OLAY TARİHİ:
221630 C ARA 23

OLAY ÖZETİ:

1. Şehit P.Uzm.Çvş.Alpay Aras-3 operasyonu kapsamında Sur T. GÜB'de harekât icra eden 1/Dağ ve Komd.Tug.'na TÖM'ler tarafından sızma girişiminde bulunulmuştur. 

2. Sur T. GÜB geçici üs bölgesine yaklaşma istikametinde pusu görevi icra eden komd.kolu, sızma girişiminde bulunan TÖM'ler ile temas sağlamıştır. Temas sağlanması üzerine 1'inci Dağ ve Komd. Tb.K. komutasında 1 komd.kolu ile pusu kolu takviye edilmiştir.

3. Temas neticesinde; P.Tğm. Ramazan GÜNAY(2021-74), P.Uzm.Çvş. Mehmet SERİNKAN(2018-19525), P.Söz.Er Çağatay ERENOĞLU(2021-2622), P.Söz.Er Yasin KARACA(2021-2620), P.Söz.Er Emre TAŞKIN(2022-1399), P.Uzm.Onb.İsmail YAZICI (2019-15791) (6 personel) şehit olmuş; 

P.Bnb. Yavuz TUNÇ(2008-SM.63), Sağ.Asb.Açvş. Samet Emir SAPAN(392-25063), P.Uzm.Çvş. İbrahim PARILDAR(2018-12084), P.Uzm.Çvş. Emrullah YARDIM(2018-13874), P.Uzm.Çvş. Mehmet Ali BOZKURT(2019-5286), P.Söz.Er Hasan Hüseyin KESKİN (2021-10126) (6 personel) yaralanmıştır.

4. Yaralılara ilk müdahale yapılmış, tahliye çalışmaları devam etmektedir.”

Sizin için isimleri bold yazılmış bu çocuklar 20’li yaşların başında ve adlarını okuduktan birkaç saniye sonra unutacağınız çocuklar.

Ama aslıda binbir emekle ve belli ki binbir yoklukla büyütülmüş, gelecekleri için umutlar beslenmiş, hayaller kurulmuş, hayaller kurmuş bebeler.

Ölümlerinde kimlerin bir zerre sorumluluğu var ise eğer…

Allah hepsini kahretsin…

Hafızalardan silinmesi gereken bir dönemi yaşıyoruz

Türkiye, bundan 20-30 yıl sonra hâlâ bugünkü anlamda var ise eğer, zannederim bu dönemleri hafızasından silmek için her şeyi yapacak ve “Biz millet olarak insanlıktan nasıl bu kadar uzaklaşmışız” diye çözmeye çalışacak o günkü nesiller.

Bakın birkaç örnek vereyim.

Vereyim de birlikte utanalım.

Olay yeri Malatya.

Olayın kahramanı depremzede bir polis memuru.

Polis maaşı ile üç ağır özürlü evladını hayata tutundurmaya çalışırken, bir de Adıyaman merkezli deprem vuruyor.

Evleri oturulmaz halde, canlarını zor kurtarıyorlar.

Ve çocuklarının durumu nedeniyle de hayli zor durumda kalıyorlar.

Çeşitli kamu kurumlarına başvurup yardım istiyor.

En sonunda İBB zor durumdaki aileye el veriyor, bir süre bakımlarını üstleniyor.

Vay sen misin İBB’den yardım alan.

Özel durumuna rağmen, anında Malatya merkeze 1,5 saat mesafede bir yere tayin ediliyor. Gün içinde acil bir durumda çocuklarına ulaşma ihtimali ortadan kalkıyor.

Bu tayinin normal sıradan bir tayin olmadığı da belli.

Çünkü söz konusu memur, şimdiye kadar her sene valilik tarafından Engelliler Günü’nde engelli çocukları olan tüm polislerin vali ve emniyet müdürü tarafından davet edildiği etkinliğe de davet edilmiyor.

Böylesine bir insafsızlık bu dönemin ürünü olarak kayıtlara geçiyor.

Bir başka rezalet yine Milli Eğitim Bakanlığı’ndan geliyor. Yeni bir ders koyulmuş.

Türk Sosyal Yaşantısında Aile Yapısı adı altında bir sapkınlık dersi.

Berdel, ölen kardeşin eşiyle zoraki evlenme, beşik kertmesi, birbiriyle evlenen iki kişinin eski eşlerinden olan çocuklarının da birbirleriyle evlendirilmesi gibi pek çok sapkınlık, bu dersle 13-14 yaşında çocukları sanki normal bir şeymiş, sıradan ve olması gereken bir şeymiş gibi ders olarak okutuluyor.

Milli Eğitim Bakanlığı eli ile sapkınlık normalleştiriliyor. Toplum sağlığı için engellenmesi gereken akraba evliliği neredeyse teşvik ediliyor.

Bu gidişle sonunda çocuklarımızı korumanın tek yolu olarak okula yollamamak olacak.

Gelecek kuşaklar bu sapkın eğitimi tarih derslerinde okudukça, “Dedelerimiz de amma sapıkmış” diyecekler.

Dedelerinin sapık değil, böyle bir döneme denk gelen şanssızlar olduğunu bilmeyecekler!

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Ders kitapları utanç kitapları haline getirilmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
“Baba Ocağı” hikaye
Köşe Yazıları
“Baba Ocağı” hikaye

Fatih Altaylı

Temmuz 30, 2026

Beklenen şarkı
Köşe Yazıları
Beklenen şarkı

Fatih Altaylı

Temmuz 29, 2026

Toplumu birleştiren iki dava
Köşe Yazıları
Toplumu birleştiren iki dava

Fatih Altaylı

Temmuz 28, 2026

  • Videolar

Tümü
Bir kitapla hayat değişir mi? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapBir kitapla hayat değişir mi?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 02:50 Puslu Kıtalar Atlası 16:15 Duygular Sözlüğü 20:25 1977 - Bugünün Bir Kısa Tarihi 37:06 Odysseia 41:58 Emma 44:19 Bizi Sürükleyen Nehir 45:17 İçimdeki Sen 51:24 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Temmuz 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Funda ArarFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:10 Hayatı sakin mi? 07:23 Müziğe ilgisi nereden başladı? 13:46 İlk sahne ne zaman? 15:51 Televizyon programlarına neden çıkmıyor? 20:14 Eşiyle nasıl tanıştı? 25:18 Eşiyle dışarı çıkıyorlar mı? 28:20 Eşi iyi bir baba mıdır? 29:25 Eşiyle beraber çalışmak zor mu? 32:38 Oğlu Aras 35:50 Necip Fazıl Kısakürek’in şiirini şarkı haline getirmek nereden aklına geldi? 38:30 İptal edilen konserinden sonra geri dönüşler nasıldı? 44:55 Yeni albümü 47:35 AHBAP ve Haluk Levent 55:50 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 26, 2026
Homeros'un üç bin yıllık Odysseia destanı görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erman Gören & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHomeros'un üç bin yıllık Odysseia destanıTemmuz demek SharkNinjadan indirim demek. Fanlarda %33'e varan indirim fırsatı için tıkla stoklar bitmeden fırsatı yakala! https://www.sharkninja.com.tr/collections/temmuz-firsatlari?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=sponsorluk&utm_campaign=shark_ninja_temmuz_kampanyasi_july26 00:00 Giriş 02:09 Homeros kimdir? 04:16 İlyada ve Odysseia nedir? 06:12 İlyada ve Odysseia bağlantısı nedir? 08:38 Odysseus destanı 12:07 Savaşın bitimi ve Odysseus'un geri dönüşü 19:42 Bu destanlar hangi zaman dilimlerinde geçti? 22:21 Odysseus Cyclops'u kör etmeseydi seyahati bu kadar uzun olur muydu? 30:08 Odysseus'un eşi kim ve neden bu kadar uzun süre eşini bekliyor? 35:43 Filmde kullanılan demir zırhlar o dönemde gerçekten var mıydı? 38:09 İzleyici bu filmden keyif alır mı? 40:04 Kendi yaptığı Odysseia çeviri kitabının benzer kitaplardan ne farkı var? 51:09 Kapanış #işbirliği
Temmuz 26, 2026