Reklam

Zaruri bir yazı 

İYİ Parti’nin İzmir adayı Prof. Ümit Özlale, “Odatv’nin imzasız sipariş haberine gülüp geçmiştim. Sipariş üzerine yapıldığı belli olan bu haberi dikkate almanız üzerine, ben de bu açıklamayı yapma gereği hissettim” diyerek iddiaların tamamen yalan olduğunu söylemiş.

Prof. Özlale’nin sipariş dediği haber, Akşener’in Ümit Özlale’nin özel kalem müdiresi Esma Bekar ve eşinin banka hesaplarının Özlale tarafından inceletildiği iddiasına genel başkanın gülerek “Ümit’leri karıştırdık” yorumunu yapması ve Özlale’nin buna bozulması.

Sevgili Ümit Bey, oldukça nazik ve siyasette unuttuğumuz tondaki açıklamanız için çok teşekkür ederim.

Ancak emin olunuz ki, her gördüğüm haberin üzerine atlamayacak kadar tecrübeli bir gazeteciyim.

Doğrudur, haberi öncelikle Oda Tv’de gördüm.

Ancak kendi kaynaklarıma da sordum. Sizin de yakından tanıdığınızı bildiğim İYİ Parti içindeki kaynaklarıma.

Olayın aslında uzun bir geçmişi var.

İYİ Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak İzmir örgütünün ve bir İstanbul milletvekilinin, hadi adlı adınca söyleyelim Ersagun Yücel’in aleyhinize çalışmasından zaten şikayetçi idiniz.

Size gelen bilgiler CHP’nin Buğra Gökçe’yi aday göstermesi halinde İzmir İl Örgütü’nün istifa ederek topyekun CHP’ye geçeceğini, eski bir İzmir Belediyesi çalışanı olan Ersagun Yücel’in bu organizasyonun içinde olacağını gösteriyordu.

Nitekim Ocak ayı başında İzmir İl Örgütü’nün sizin aleyhinize bir toplantı yaptığı haberini alınca durumu Genel Başkan’a bildirdiniz ve haklı olarak “Ben bu toplantıyı basacağım’ dediniz.

Genel Başkan Akşener ise sakin olmanızı, kendisinin gerekeni yapacağını söyleyerek 11 Ocak’ta il örgütünü görevden aldı.

Buraya kadar her şey doğru mu?

Doğru…

Gelelim son olaya.

Size karşı bir komplo düzenlendiği iddiası tarafınıza haber veriliyor.

Sizin de Akşener’in Özel Kalem Müdürü Esma Bekar ve eşinin mali durumlarını araştırdığınızı iddia eden bir mesajın hazırlandığı ve bunun genel başkana iletileceği bilgisi.

Hatta bu mesaj sizinle de paylaşılıyor.

Bunun üzerine siz bu durumu Akşener ile paylaşıyorsunuz.

Mesajı okuyan Akşener ve bu mesajın Ümit Dikbayır’la ilgili mesajla aynı kalemden çıkmış gibi göründüğünü fark eden Akşener’in gülerek “Biz galiba Ümit’leri karıştırmışız” demesi üzerine hayli bozuluyorsunuz.

Ve bildiğim kadarı ile failleri belli bu konuda genel başkanın gereğini yapmasını bekliyorsunuz.

Zannederim bu bilgiler Oda Tv’de yok.

Bu kadar detaylı yazmamın nedeni, bir şey söylüyorsam imzasız haberlere değil, kendi kaynaklarıma güvenerek söylediğimi bilmeniz içindir.

Sevgilerimi sunarım Değerli Hocam.


Balıkesir’de habersiz aday  

Madem mevzuya İYİ Parti ile başladık, İYİ Parti ile devam edelim.

İYİ Parti’de iktidara hâlâ muhalefet eden tek isim olarak göze çarpan Dr. Turhan Çömez Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak açıklandı.

Bununla ilgili olarak da, Turhan Çömez’e eleştiriler başladı.

Peki ben size “Turhan Çömez’in aday gösterileceğinden haberi bile yoktu” desem ne dersiniz!

“Saçmalama” diyeceğinizi tahmin ediyorum ama emin olun ki saçmalayan ben değilim.

Durum bu.

Meral Akşener, Dr. Turhan Çömez’e Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı teklifini götürünce, Çömez bu teklifi hiç düşünmeden reddetti.

“Meral Hanım, CHP ile seçim işbirliğini yurt sathında yapmak zorunda değildik ama işbirliğini toptan reddetmek yerine bölgesel olarak il bazında yapma kapısını açık bıraksa idik, Balıkesir’e seve seve aday olurdum ve kazanırdık. Fakat şu anda burada aday gösterilmem bir işe yaramaz ve beni de zora sokar. Teşekkür ederim. Aday olmak istemiyorum” diye özetlenebilecek bir yanıt verir.

Ancak Akşener, Turhan Çömez’in bu yanıtına rağmen Çömez’in adaylığını, Çömez’in bulunmadığı bir ortamda açıklar ve Turhan Çömez aday olduğunu kendisini arayıp “Hayırlı olsun” diyen ve yine kendisini arayıp şaşkınlıklarını ifade eden dostlarından öğrenir.

Şu anda da hâlâ çok öfkeli olduğu ve ne yapacağını konusunda kararsız olduğu fısıldanıyor.

İstanbul adayı Buğra Kavuncu’nun da aday gösterilmekten çok mutsuz olduğu, adaylığı mecburen kabullendiği ama şu ana kadar başarısızlık bulunmayan siyasi kariyerinin İstanbul’da Azmi Karamahmutoğlu’ndan daha az oy alarak lekelenmesinden korktuğu söyleniyor.

İYİ Parti’nin 1000 kadar seçim bölgesinde ise aday dahi bulamadığı genel merkez koridorlarında konuşuluyor. 


Kadir Topbaş’ı istifa ettiren kimdi?

AKP’nin İBB Başkan adayı Murat Kurum’un seçim beyannamesini dinledim.

Merkezî hükümet destekli olacağı belli birçok proje anlattı.

AKP’nin İBB’ye merkezî hükümetle birlikte sahip olduğu 20 yılda, hem de paranın bol zamanında yapmadığı pek çok projeyi şimdi yapmaya niyetlendiğini gördük.

Seçilirse yapar diye umalım.

Kanal İstanbul zırvalığından bahsetmemesi ise ne yalan söyleyeyim hoşuma gitti.

Son yıllarda en çok korktuğum şey bu Kanal İstanbul denilen saçmalığın hayata geçmesi.

100 milyar dolar para harcayıp, coğrafyayı bozmak, Tuna’nın kirli sularını doğrudan Marmara’ya akıtarak Marmara’nın ölümünü hızlandırmak dışında Kanal İstanbul’un kimseye bir faydası yok.

Montreux’yü tartışmalı hale getirerek buradan imkan sağlamaya çalışacak olan ABD hariç kimseye.

Tam aksine 100 yıldır barış denizi olan Karadeniz’de barışı bozabilecek de bir proje.

Umarım gerçekten vazgeçmişlerdir bu abuk projeden.

Gerisi seçim vaadi ve ebette ki çekici olacak.

Ancak ben bir yere çok ama çok takıldım.

Murat Kurum ikinci defadır rahmetli Kadir Topbaş’a atıfta bulunuyor ve İstanbul’da Kadir Topbaş’ın mirasına sahip çıkacaklarını söylüyor.

Kadir Topbaş belediyeciliğini sürdüreceklerini ifade ediyor.

Murat Kurum ya siyasi geçmişe hakim değil ya da bizi salak zannediyor.

Murat Bey’e birisi söylesin, Kadir Topbaş’ı İBB’nin başından seçmen almadı, kendi partisi, kendi lideri aldı.

Kadir Topbaş İstanbul Belediye Başkanlığı’ndan seçim sonucu ayrılmadı.

Genel Başkanı R. Tayyip Erdoğan tarafından zorla istifa ettirildi.

Darbe girişimi sırasında ABD’de olması ve anında dönmemesi üzerine darbeyi bildiği ve bu yüzden ABD’de olduğu varsayıldı ve istifaya zorlandı.

Sonunda dayanamadı ve son derece onur kırıcı bir biçimde bırakmak zorunda kaldı.

Yani anlayacağınız Murat Kurum İBB’de İmamoğlu döneminin öncesini kast ediyorsa o dönem Kadir Topbaş değil, Mevlut Uysal dönemidir.

Kadir Topbaş dönemini bitiren bizzat AK Parti lideridir. 


NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Utanma duygusu olmayanla tartışmaya girmediğimiz zaman.

Erişilebilirlik Araçları