İstanbul 30°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Siz hiç o ayakkabıların içinde oldunuz mu!

  • Biri şu derneği incelerse neler neler bulacak!

  • İSKİ’ye teşekkür

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Siz hiç o ayakkabıların içinde oldunuz mu!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2024

Yazı İçeriği

  • Siz hiç o ayakkabıların içinde oldunuz mu!

  • Biri şu derneği incelerse neler neler bulacak!

  • İSKİ’ye teşekkür

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Biri şu derneği incelerse neler neler bulacak!

Size çok da uzun olmayan bir hayat hikayesi anlatacağım.

Daha doğrusu bir çocukluk ve gençlik hikayesini.

Biraz hüzünlü ama hüzünlü başladı diye hüzünlü devam etmesi gerekmeyecek bir hayatın hikayesini.

Milenyumun başında doğdu.

Babasının görevi dolayısıyla göçebe bir hayatları vardı.

Baba Dışişleri’nde memurdu.

Kah oradaydılar kah burada.

Bazen dünyanın en keyifli ülkesinde yaşıyorlardı bazen kimsenin görmek dahi istemeyeceği yerlerde.

Memleketimizde sayıları azalan modern, Batılı yaşam tarzına sahip, ortalama gelirli, mutlu bir aile tablosuydu görünen.

10’lu yaşlarına geldiğinde o mutlu aile kötü bir haberle sarsıldı.

Annesi kansere yakalanmıştı.

Ve galiba o sıralarda New York’ta konsolosluk görevindeydiler.

O sırada Dışişleri’nde kalan son “monşerlerden” olan baba, eşiyle ilgilenebilmek için uzunca bir izne ayrıldı.

Anneyi hayatta tutabilmek için seferber olmuştu aile.

Üstelik öyle çok da varlıklı değillerdi.

Elde avuçta ne varsa tüketti hastalık.

En sonunda ailenin en önemli maddi varlığı olan evlerini de sattılar.

Ancak hiçbir şey fayda etmedi.

Ailenin koruyucusu, kol kanat gericisi anne hayatını kaybetti.

Baba iki evladıyla kalakaldı tek başına.

Bu arada meslek arkadaşları yükselmişlerdi.

Baba ise zaten siyasi yönü olmayan bir Dışişleri mensubu olduğu için, döndüğü görevinde Ankara’ya takılmış kalmış, Dışişleri’nin karanlık koridorlarına hapsolmuştu.

Genç kız ise tam da bir anneye en çok ihtiyaç duyduğu dönemde annesiz kalmış, ailenin kanserle zorlu savaşına tanıklık etmişti.

Hastalık onu o kadar etkilemişti ki, doktor olmaya karar vermişti.

Doktor olacak, başka çocukların annelerini kaybetmemeleri için savaşacaktı.

Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden biri olarak gördüğü özel üniversitede okumak istiyordu.

Ancak babasının memur maaşı onu o üniversitede okutacak düzeyde değildi.

Bu durumda yapacak tek şeyi vardı.

Daha çok çalışmak.

Çalıştı, çalıştı, çalıştı.

Türkiye’nin en pahalı tıp fakültesini “burslu” olarak kazandı.

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde burslu okuyacaktı.

Bu arada babası için de bir fırsat doğdu.

Dışişleri’nde kimsenin pek de gitmek istemediği savaş halindeki bir ülkede Büyükelçi olacak ve mesleğini büyükelçi ünvanı aldıktan sonra tamamlayabilecekti.

O berbat hastalığın darmadağın ettiği hayatlarını yeniden düzene sokmuşlardı, annenin yokluğuna rağmen işler yavaş yavaş yoluna giriyordu.

Bu arada Tıp Fakültesi’nde okuyan genç kıza arkadaşları güzellik yarışmasına katılması için ısrar ediyorlardı.

Dereceye girerse kaybettiği annesine güzel bir armağan olurdu.

Peki dedi.

Ve katıldı.

Birinci oldu.

Zorlu bir gençliğin, üzücü bir 10 yılın ardından gelen bir mutluluktu.

Ülkenin en güzel kızı seçilmişti ve babası gibi o da farklı bir biçimde ülkesini temsil etme hakkı kazanmıştı.

Ve bu toplumdaki giderek sayıları artan bir grup aşağılık, bir grup pislik, bir grup rezil, bir grup kompleksli ezik, bir grup şerefsiz, bir grup haysiyetsiz, bir grup anası tarafından doğurulmamış, hacet yoluyla dünyaya getirilmiş insan müsveddesi iki gündür bu kıza hakaret edip duruyor.

Siz böyle bir hayat yaşamak ister miydiniz bre soysuzlar.

Siz bu kadarcık bir mutluluğun bile çok görülmesine tahammül etmek zorunda kalmak ister miydiniz!

Siz o ayakkabıların içinde olsanız böyle büyüyebilir miydiniz pislikler!

Dün gün boyunca iktidar yalakalarından ağır hakaretler işitmemin sebebi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Anadolu Yayıncılar Birliği mi, Anadolu Yayıncılar Derneği mi her ne ise onlarla bir toplantıya gitmesi.

İktidar yanlısı bu oluşum Kılıçdaroğlu’nu daha önce bir kez bile davet etmezken şimdi birden Kılıçdaroğlu aşığı oldular.

Bu dernek yıllardır kafasına göre basın ödülleri verir. Törenlerini Saray’da yapar, bunları matah bir şey zanneden Cumhurbaşkanı da bunlara hamilik yapar, törenlerine katılır.

Oysa bunların Anadolu yayıncılarını temsil ettiği falan yoktur.

Kayıtlarına bakarsanız, az sayıda üyeleri vardır ve üyeleri arasında FETÖ geçmişli yayıncılar oldukça fazladır.

Anadolu yayıncılarını temsil etmek bir yana, Anadolu’daki yerel medya bunlardan iğrenir.

Çünkü bunlar kamudan Anadolu’daki yerel medyaya dağıtmak üzere reklam bütçe alır, ama bütçenin pek azını dağıtıp, gerisini kendi yayınlarına verirler.

Başkalarına iki liraya verdikleri reklamı, kendileri 20 liraya kullanırlar.

Bir inceleme yapılsa ve başkanlarının malvarlığı ortaya çıkarılsa zaten her şey anlaşılır ama iktidara yakın durarak bunu engelleyeceklerini düşünürler ve başarırlar da.

Ve foyalarını ortaya çıkaracağım diye bana da hemen saldırırlar.

Merak etmeyin çocuklar. Daha yeni başlıyoruz.

Bu arada fırsattan istifade bana hakaret eden RTÜK Başkanı.

Sildiğin tweet’in ekran görüntüsünü aldım, hiç merak etme.

Umarım yargı karşısında inkar etmez, hesabım hack’lendi falan demezsin.

İSKİ’ye teşekkür

Su faturalarımdaki fahiş artışı konu edince, sağ olsun İSKİ’den aradılar.

Faturalarında son iki ayda yüzde yirmi civarında bir harcama artışı olabileceğini söylediler ve gelip kontrol etmek istediler.

Sevindim.

Geldiler.

Önce depoda sızıntı var mı diye baktılar.

Yoktu.

Tesisatı gözden geçirdiler.

Orada da bir sızıntı yoktu.

Sonra gelen ustalardan biri “Evde arıtma cihazı var mı?” diye sordu.

Vardı.

Birkaç sene önce 7 liraya aldığımız damacana suyun fiyatı 100 TL’ye çıktığı için (Şimdi 170 TL) birkaç ay önce bir arıtma cihazı taktırmıştım.

Gelip baktı.

Açıp kapadı.

Sorun arıtma cihazındaydı. Kullanılmadığı zaman da su kaçırıyordu.

Bağlı olan hattı kestik.

Kaçak durdu.

Bunun yanı sıra su sayacım da yanlış okunmuştu ve fatura olması gerekenden yaklaşık 400 TL daha fazla kesilmişti.

Onu da düzelttiler.

Ve gittiler.

Sonra medyada evimde olan biteni okudum.

Yapılan işlemlerin ne olduğunun yanı sıra arıtma cihazının evin neresinde olduğuna kadar medyaya aksettirmişlerdi.

Sabah erken geldikleri için kendilerini kapıyı şort pijamayla açmış ve kılığım için özür dilemiştim.

O fotoğrafımı çekip servis etmedikleri için de teşekkür ederim.  

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Sana ne diye yanıtlanması muhtemel sorular sormadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Keşke şaşırsaydık
Köşe Yazıları
Keşke şaşırsaydık

Fatih Altaylı

Temmuz 3, 2026

Bankalar ve üç tip iş insanı
Köşe Yazıları
Bankalar ve üç tip iş insanı

Fatih Altaylı

Temmuz 2, 2026

Bu kadar paranın izi olur
Köşe Yazıları
Bu kadar paranın izi olur

Fatih Altaylı

Temmuz 1, 2026

  • Videolar

Tümü
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026
Anadolu'daki ilk imparatorluk: Hititler görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. İlknur Taş & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimAnadolu'daki ilk imparatorluk: HititlerShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 02:52 Hititler kimdir? 05:51 Hititçe çözülebildi mi? 06:55 Hititler neden Orta Anadolu'yu merkez alarak yerleştiler? 08:38 Diğer medeniyetler ile ilişkileri 11:14 Devlet nasıl kuruldu, kurucu imparator kim? 13:47 Hititlerin en parlak dönemleri 13:18 Hititlerin sınırları nereye kadar uzanıyor? 16:47 Hititlerin denizcilik tarafları 21:37 Hititler medeniyet kurabildi mi? 24:08 Neden Mısır ile bu kadar çok savaşıyorlar? 26:05 Kadeş antlaşması 27:47 Kendi tarihlerini yazmışlar mı? 32:11 Hitit ordusu ve kölelik sistemi 34:53 Hititlerin mimarisi 38:27 Ruhban sınıfı ve devlet üzerindeki etkisi 45:14 Hattiler ve hititler 47:18 Hitit medeniyetinde kraliçe nasıl bir öneme sahip? 50:00 Soylu sınıfı var mı? 51:34 Medeniyetin gelir kaynağı ne? 53:11 Hititler zengin bir medeniyet miydi? 54:08 Hititler neden yok oldu? 58:10 Hitit Kralı IV. Tudhaliya kitabı 1:00:31 Hitit devleti bir Hatti devleti midir? 1:03:41 Kapanış #işbirliği
Haziran 28, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sette eğlenmek diye bir şey yok!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Seda BakanFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sette eğlenmek diye bir şey yok!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 05:30 Hadise'yle olan uyuşmazlığının sebebi ne? 07:11 Zeytin Ağacı projesi nasıl ilerliyor? 18:51 Set ortamı diziyi etkiler mi? 21:00 Başka projeleri var mı? Netflix'te oynamak yeterli geliyor mu? 24:44 Çantalara merakı var mı? 26:53 Neden çocuk yetiştirmek eskisi gibi değil? 29:06 Gelecekteki planları ne? 30:25 Güzel iş dediği işler neler? 33:13 Ailesiyle arası nasıl ilerliyor? 38:14 Çocuklar "Oyunculuğu bırak" derse ne yapacak? 40:43 Çocukları sanata yönlendirici aktiviteler yapıyor mu? 44:15 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Haziran 28, 2026