FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Yedek Bakan New York’ta

  • Bakan yardımcısının erişim engeli

  • Fenerbahçe’de başarısızlığın sahibi yok

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Yedek Bakan New York’ta

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 23, 2024

Yazı İçeriği

  • Yedek Bakan New York’ta

  • Bakan yardımcısının erişim engeli

  • Fenerbahçe’de başarısızlığın sahibi yok

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Bakan yardımcısının erişim engeli

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her sene olduğu gibi bu yıl da Birleşmiş Milletler’in yeni döneminin açılışına katılmak için New York’a gitti.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da pek çok liderle ikili görüşme yapacak.

Her yıl olduğu gibi ABD Başkanı ile ayaküstü de olsa görüşmeye çalışacak.

Her yıl olduğu gibi iktidar medyası bu görüşmeyi çok önemliymiş gibi duyuracak.

Her yıl olduğu gibi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda boş koltuklara hitaben “Dünya beşten büyüktür” diyecek ve İsrail’i sertçe eleştirecek.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da biz bunları okuyacak ve herkesin kıskandığı büyük ülke olmakla övüneceğiz.

Ancak bu yıl geçmiş yıllarda olmayan bir şey oldu ve Merkez Bankası Başkanlığı görevinden Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan tarafından alınan Hafize Gaye Erkan, New York’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılayan heyet içinde yer aldı.

Ve bazıları bu durumu çok ilginç buldu.

Oysa şaşıracak hiçbir şey yoktu.

Beni izleyenler açısından ortada bir sürpriz de yok.

Çünkü AKP kulislerinde ve iktidara yakın ekonomi çevrelerinde Hafize Gaye Erkan’ın aslında tümden gözden çıkarılmadığı açıkça konuşuluyordu.

Babasına da Merkez Bankası içinde ofis verdiği, babası bankanın personel işlerine de karıştığı, bankacılarla yaptığı toplantılara babasını da dahil ettiği için eleştirilerin odağı olan Hafize Gaye Erkan, acemice röportajlar vermesi, ülke ekonomisini apartman kapıcısı üzerinden takip etmesi de bunlara eklenince görevden alınmıştı.

Ancak görevden alınmasına rağmen Türkiye’yi terk etmemiş, “Star Bankacı” olduğu ABD’ye geri dönmemiş, milyonlarca doları teperek vatan uğruna geldiği Türkiye’yi bırakamamış ve milyonlarca dolarlık işlerine kaldığı yerden devam etmemişti.

Tam aksine vaktinin büyük bölümünü Türkiye’de geçiriyor, İstanbul’da yüksek kiralar yüzünden baba ocağına sığınırken, Bodrum’da milyonlarca dolarlık villasında partiler vermeye devam ediyordu.

Ve iktidar kulisleri Hafize Gaye Erkan’ın Türkiye’de kalmasını “Yedek Bakan” olmasına bağlıyor.

H. G. Erkan’a “fazla uzaklaşmaması” tembih edilmiş.

Çünkü Mehmet Şimşek’in Türkiye’ye yatırım çekemiyor olması, yeterince kaynak yaratamıyor olması, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olan iştahını kabartamıyor olması ve enflasyonun yeterince hızlı gerilemiyor olması Bakan’a yönelik eleştirileri arttırıyordu.

Mehmet Şimşek iktidarın iktidarını uzatacak kadar başarılı olamazsa, yerine yeni bir “umut” getirmek gerekiyordu.

O umut da Hafize Gaye Erkan olacaktı.

Saray iktidarı Mehmet Şimşek’i H.G. Erkan ile yedeklemek istiyordu.

Bunu da iktidara yakın herkes biliyor, görüyordu.

O yüzden Hafize Gaye Erkan’ın Cumhurbaşkanı’nı New York’ta karşılaması hiç de garip değil.

Benim merak ettiğim, acaba babası da karşılayan heyette yer alıyor muydu!

Öyle ya, bugünlerde Gaye Erkan Hanımefendi yeniden görevlendirilirse babası ile birlikte göreve başlayacak.

Tabii adı da tekrar Hafize olacak.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu.

Özel kalem müdürlüğünden bakan yardımcılığına uzun atlama yapan yetenekli bir atlet.

AKP’yi derinden sarsan “Monacolu ıstakoz skandalı” gezisinde o da oradaydı.

Felaketi sezip, hızla kapağı Türkiye’ye atarak kendini skandalın dışında göstermeyi başarmıştı.

Hakkında türlü iddialar olmasına rağmen yerini korumayı başaran isimlerden.

Hatta iddialar onu güçlü hale getiriyor gibi.

Yoksa konuşulanlara ve hatta hakkında üst makamlara iletilen belgelere kalsa çoktan görevden alınması gerekirdi.

Son olarak Bakan Yardımcımız Batuhan Bey’in eşi üzerinden bir rezalet patladı.

Mumcu’nun eşinin bir borsa manipülatörü ile ortak olduğu yolunda haberler basına yansıdı.

Bakan yardımcısının eşi borsa manipülatörlüğünden cezalı Enver Çevik ile ortaktı.

Haber önemliydi ama bir suçluyla ortak olmak aynı suçu paylaşmak anlamına gelmeyebilirdi. Araştırılmalı, soruşturulmalıydı.

Ayrıca eşin para kaynakları da önemliydi.

Hangi işi yaparak para kazanmış ve borsa manipülatörü ile ortak olabilmişti.

Aklanmak için araştırma şarttı.

Biz tam bu iş araştırılır diye düşünürken ilginç bir şey oldu.

Bir anda bu haberler ortadan kayboldu.

Batuhan Mumcu, Polatlı’daki bir mahkemeden tüm bu haberlere erişim yasağı getirdi.

Mahkeme doğruluğunu araştırmadan, bu konuda yapılan tüm haberleri engelledi.

Ben düne kadar Batuhan Mumcu’nun eşinin suçsuz olma ihtimalini değerlendiriyordum.

Bu yasak benim fikrimi yüz seksen derece değiştirdi.

Artık bu ortaklığın temiz bir ortaklık olmadığından kuşkum kalmadı.

Çünkü temiz insan “Araştırın” derdi.

Habere engelleme getirmezdi.

Bu duruma Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un tepkisinin ne olacağını da merak etmiyor değilim.

Bakalım bu örtbasa ortak olacak mı!

Fenerbahçe’de başarısızlığın sahibi yok

Fenerbahçe, Ali Koç yönetiminde 6 yıldır şampiyonluktan uzak. (Öncesinde de dört yıl)

Fenerbahçelilerin şampiyonluklar kadar övündüğü kendi sahalarındaki maç kazanma serilerinin sona ermesi de Koç’un bir başka handikapı.

Ezeli rakiplerin Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda yıllar süren galibiyet alamama durumları Ali Koç döneminde sona erdi. Sona ermekle kalmadı, Fenerbahçe en önemli rakibi karşısında iç saha galibiyetine neredeyse hasret kaldı.

Ali Koç ise tüm bu olan biten karşısında kendinden ve kendi yönetim anlayışından başka herkesi ve her şeyi suçladı.

Kendi metotları dışında her şeyi defalarca değiştirdi.

Yanlış hesaplamıyorsam 13 teknik direktör denedi, rekor puan toplayan teknik direktörü bile harcamaktan çekinmedi.

Ancak tüm bunlar Fenerbahçe’ye arzulanan başarıyı getirmedi ve birkaç gün önce de yine Galatasaray’a sahasında kaybetti.

Peki Ali Koç neyi yanlış yapıyor da, onca servete, onca harcamaya, onca aile desteğine ve onca güce rağmen şampiyon olamıyor.

Sebep çok basit.

Ali Koç çok kötü bir yönetici.

Sürekli rakipleri ve kendi icat ettiği güçleri suçlayarak takımını ve teknik direktörlerini ters yönde motive ediyor.

Ali Koç her şeyi doğru yaptığını zannettiği, kurduğu takımın ve bulduğu teknik direktörün en iyi olduğuna kendini ve toplumu inandırmaya çalıştığı için sürekli rakipleri suçluyor, hayali düşmanlarla savaştığını iddia ediyor.

Bu da hem futbolculara hem de teknik direktörlere büyük bir “sorumsuzluk hissi” veriyor.

Teknik direktör ve futbolcular kötü sonuçlardan asla kendilerini sorumlu tutmuyorlar.

Onlar her şeyi doğru yapıyor ama birtakım güçler onları engelliyor.

Bir oyuncu grubu ve bir hoca için bundan güzel bahane olur mu!

Suç ya hakemlerde, ya rakip takımlarda, ya Federasyonlarda, ya siyasette.

Asla yönetimde değil, asla futbolcularda değil, asla teknik adamlarda değil.

Hal böyle iken bir futbolcu grubunun ve teknik adamların kendine çeki düzen vermesi, daha iyi olmak için uğraşması gerekir mi! 

Hele hele Mourinho gibi kurt bir hocanın.

Geçen yıl İsmail Kartal niye başarılı idi biliyor musunuz!

Ali Koç’un doğru söylemediğini en iyi o biliyordu.

Bu yüzden de başarısızlığın faturasının kendisine kesileceğini de görüyordu.

O yüzden elinden geldiğince başarılı olmaya çalıştı.

Ali Koç’un saçmalıklarını ciddiye almadı.

O yüzden de rekor puan toplamayı başardı.

Fenerbahçeli dostlarımız bilsin ki, sorun Ali Koç’un yönetme ya da yöneteme tarzında.

Bu tarz değişmedikçe başarı zor.

Çünkü kabahatin sahibi yok.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Başarının sahibinin başarısızlığın da sahibi olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Virüs ve pandemi
Köşe Yazıları
Virüs ve pandemi

Fatih Altaylı

Kasım 6, 2026

Yakalanan uç tutulmayınca
Köşe Yazıları
Yakalanan uç tutulmayınca

Fatih Altaylı

Kasım 5, 2026

Sadece fonların değil, tüm kayıpların hesabını vermeliler
Köşe Yazıları
Sadece fonların değil, tüm kayıpların hesabını vermeliler

Fatih Altaylı

Kasım 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Bağımlılığı saklamak en büyük yanlış!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Dr. Esra ÇavuşoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Bağımlılığı saklamak en büyük yanlış!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:29 Ayık Kafa podcast'i nasıl doğdu? 03:43 Neden çoğunlukla yabancı konuklar? 04:24 Esra Çavuşoğlu'nun bağımlılık hikayesi 05:21 Amerika'daki rehabilitasyon süreci 06:40 Bağımlılıktan psikoloji eğitimine 08:00 Bağımlılık nedir, neler bağımlılığa girer? 09:36 Antep'teki tedavi merkezi 11:27 Türkiye'de neden yeterince tedavi merkezi yok? 13:48 Bağımlılık sadece psikolojik mi? 14:43 Din ve "yüksek güç" bağımlılıktan kurtarır mı? 15:50 Bağımlılığın ilacı var mı? 16:49 "Ayık Kafa" kitabı 17:11 Biohacking nedir? 19:05 Vücudu sürekli ölçmek doğru mu? 21:37 Kadınlar neden son yıllarını hasta geçiriyor? 23:15 İnsanlar zarar gördüğünü bile bile neden bağımlı kalır? 26:27 Fatih Altaylı 40 yıllık puroyu bir günde nasıl bıraktı? 27:32 Bağımlılık beyne ne yapıyor? 27:59 Psikoterapi ne kadar sürer? 29:28 Bağımlılık genetik mi? 31:06 Anoreksiya ve beden algısı 33:07 Her bağımlılığın kökü çocuklukta mı? 34:46 Bağımlılık nasıl anlaşılır? 35:26 Bağımlılık bir aile hastalığı 37:02 Bırakmak bağımlılığın bittiği anlamına gelir mi? 39:20 En tehlikeli bağımlılık hangisi? 40:43 Bağımlılıktan longevity'ye 42:43 Uzun yaşamın psikolojik tarafı 45:35 Hedef ve plan sahibi olmak gençlik iksiri mi? 47:40 20 yıllık ayıklık 49:21 Boşanma çocukları nasıl etkiler? 50:00 Ailelere ve gençlere tavsiyeler 52:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Kasım 1, 2026
"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:24 Cumhuriyet bize ne öğretti? 03:38 Atatürk'ü diğer paşalardan ayıran neydi? 09:36 Samsun'dan Büyük Millet Meclisi'ne 12:17 Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü Kurtuluş Savaşı'na nasıl katıldı? 14:24 Atatürk Anadolu'ya İngilizlerin izniyle mi geçti? 18:22 Nutuk neden bu kadar önemli? 20:50 Sakarya Meydan Muharebesi 25:27 Büyük Taarruz'a hazırlık 28:41 Atatürk bir diktatör müydü? 29:21 Atatürk neden bir Türk tarihi yazdırmak istedi? 36:02 Harf devrimi 39:50 Soyadı Kanunu neden önemliydi? 43:42 Cumhuriyet iyi insan yetiştirdi mi? 44:46 Cumhuriyet Anadolu'ya ulaşabildi mi? 47:16 Tek parti dönemi daha mı iyiydi? 51:11 Cumhuriyetin en önemli devrimi hangisi? 54:14 Kadın hakları ve Medeni Kanun 56:04 Cumhuriyet Osmanlı'yı reddetti mi? 58:08 Atatürk döneminde bankacılık 1:00:44 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 29, 2026
Denizlerimizi koruyabiliyor muyuz? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Zafer Kızılkaya & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDenizlerimizi koruyabiliyor muyuz?00:00 Giriş 02:48 Akdeniz'de korunan alanlar 05:10 Türkiye'de ki özel çevre koruma bölgeleri 09:34 Gökova'daki balıkçılığa kapalı alanlar 17:44 Ekosistem restorasyonu 26:50 Deniz kestaneleri de istilacı bir tür mü? 33:36 Deniz çayırı ile yosunun farkı nedir? 44:52 Mercanlar yok oluyor mu? 46:38 Bu mercanların evrim geçirip hayatta kalma ihtimalleri var mı? 47:30 Trol teknesi belgeseli 51:39 Türkiye'de tutulan hamsiler 54:09 Balık çiftliklerini açık denizlere kuramaz mıyız? 1:02:44 Norveç somonu ve orkinosların ağır metal içerdikleri doğru mu? 1:05:07 Çekilen belgeseller maliyetleri karşılayabiliyor mu? 1:06:48 Mühendislik okuyup neden bu işi yapmayı tercih etti? 1:12:10 Med Sea Alliance ne yapıyor? 1:13:33 Devlet ile nasıl işbirliği yürütüyor 1:14:56 Türkiye'de kaç deniz koruma alanı var? 1:17:04 Koruma alanlarının kıyılarında imar yasağı var mı? 1:19:02 Kapanış #işbirliği
Ekim 25, 2026