FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Telefat

  • Çıkanlar yetmedi bir de af çıkarın

  • AKP Suriye’de de batağa düştü

  • Mourinho Fenerbahçelileri aptal mı zannediyor!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Telefat

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 5, 2025

Yazı İçeriği

  • Telefat

  • Çıkanlar yetmedi bir de af çıkarın

  • AKP Suriye’de de batağa düştü

  • Mourinho Fenerbahçelileri aptal mı zannediyor!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Çıkanlar yetmedi bir de af çıkarın

CHP Genel Başkanı’na dün Atatürk Kültür Merkezi önünde yumruklu bir saldırı gerçekleşti.

Bu tür saldırılar niyeyse genelde CHP liderlerinin başına geliyor.

İnönü, Ecevit, Baykal, Kılıçdaroğlu, hatta İmamoğlu ve sonunda Özel.

Bu son olayda korumaların uyuduğu aşikar.

Tabii onların da işi zor.

Liderler halka bütünleşmek istiyor, ama fazla bütünleşince de bu oluyor.

Belki de en iyisi, bazı siyasetçiler gibi “cast” yapmak, “halkla” değil “cast ile” bütünleşmek.

Allah muhafaza, saldırganın elinde bıçak falan olsa bugün çok başka şeyler konuşuyor olurduk.

Bu arada saldıran rezilin çocuklarının katili olduğunu da öğrendik.

2 evladını önce tabanca ile vurmuş, sonra bıçakla doğramış.

Müebbete mahkum olmuş ama şartlı tahliye ile çıkmış.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise “Eski dönemden kalan bir yasa ile tahliye oldu” demiş. Güldüm.

Eskisi mi kaldı be Sayın Bakan. 23 yıldır oralardasınız. İsmet İnönü mü suçluydu yoksa Atatürk mü! Kim bilir belki de İttihat ve Terakki’nin kabahatidir belli mi olur!

Sizden başka herkesin ayıbı olabilir.

Bu arada “Yargı bağımsızdır” demeyi unuttunuz, onu hatırlatayım. Bir ara söylersiniz.

Özgür Özel’e saldırıldı ama mesele orada kapanmadı.

Hemen arkasından bir sosyal medya hesabından Özgür Özel’in kızına tehditler yağmaya başladı. Öyle boş tehdit değil, evinin adresini vererek. Belli ki, istihbaratı kuvvetli bir tehditçi.

Yeni dönemin modası bu.

Ahmet Minguzzi’de de böyle olmadı mı!

Hem saldır, hem de tehdit et.

Belki onun da yasası eski dönemden kalmadır. Bakan Bey’e sormak lazım.

İş orada da bitmedi.

CHP standında duran 15 yaşında bir çocuğa da saldırdı bir serseri. Çocuk hastanelik oldu.

Peki, şaşırıyor muyuz tüm bu olanlara.

Vallahi de billahi de şaşırmıyorum.

Siyaset meydanına “telef” kelimesini soktunuz mu konu buraya kadar gelir.

Tüm siyasetçilerin siyasetin dilini yumuşatması gerekir.

Tabii ülkenin ve torunlarının geleceğini kendi kısa vadeli geleceklerinden önemli görüyorlar ise.

Müebbet mahkumu 16 yılda çıktıysa, diğerleri ne kadar zamanda çıkmıştır, hiç düşündünüz mü!

Bir de şimdi af yasası hazırlıyorlar.

Kalan son bir iki katili de salalım ya da yurt dışında kaçak göçek kalanı varsa onları da memlekete kazandıralım diye herhalde.

Çünkü anladığımız kadarıyla ağır suçluların hepsi dışarıda.

Kimini infaz yasası, kimini pandemi önlemleri adı altında aramıza salmışlar.

Ben de düşünüp duruyordum sokaktaki tipler niye korkutucu hale geldi diye. Belli ki bundan.

Katili, hırsızı, dolandırıcısı dışarda.

Yazarı, çizeri, iş insanı, siyasetçisi içerde.

Şimdi herkes diyor ki, “Yumrukla saldırmanın cezası falan yok ki, bu katili yine salıverirler”.

Aslında öyle olmaması lazım.

Şartlı tahliye ise eğer, bu yumruk ile tahliye şartını ihlal etmiş olduğu için kalan cezasını çekmek üzere yeniden hapse atılması lazım.

Ama dert etmesin.

Uzun kalmaz.

Biliyorsunuz iktidarımız yeni af peşinde.

Bir zamanlar Rahşan Affı için sokağa çıkıp protesto gösterisi yapan “milliyetçilerimiz” ve “güvenlikçilerimiz” bu sefer ne diyecek acaba.

Onu da merak etmiyor değilim.

AKP Suriye’de de batağa düştü

Müthiş bir strateji ile Suriye’den Esad’ı yollamış ve Suriye’nin yeni rejimini kurup sahibi olmuştuk, değil mi!

Troller ve iktidar sözcüleri böyle diyordu.

Durumun pek de öyle olmadığını, gerçek durumu görmek için beklemek gerektiğini söyleyen birkaç kişiydik. Bize de sövüyordu aynı tipler.

Zaferlerini gölgelemekle suçluyorlardı.

Geldiğimiz noktada Suriye’nin yavaş yavaş İsrail tarafından işgal edildiğini ve Suriye’nin müthiş bir istikrarsızlık ortamı olarak yanı başımızda yeni bir bataklığa dönüştüğünü görüyoruz.

Belli ki, Suriye diye bildiğimiz ülkenin üçte birinden fazlası İsrail’in olacak, kalanın bir bölümü YPG Devleti, gerisi ise Afganistan benzeri bir yer.

Dönecekler diye korkulan göçmenler bu yüzden dönmüyor.

Türkiye ise sessiz.

Çıt yok. “Ey Netanyahu” diyen yok, “terörist devlet” diyen yok, “İsrail, haddini bil” diyen yok.

“Eyvah geri dönecekler” dedikleri göçmenlerden ise giden falan yok.

Suriye’den, Colani yönetiminden ise Türkiye’ye mesajlar geliyor.

“Bize beslemeniz muamelesi yapmayın. Bizimle ilişkinizde tepeden bakan taraf gibi görünmeyin. Bu algı bizi çok rahatsız ediyor.” diyorlar.

Anlayacağınız Suriye meselesinde işler istediğimiz gibi ya da anlatılanlar gibi gitmiyor.

AKP’nin dış politikası bir kez daha batağa saplanıyor.

Mourinho Fenerbahçelileri aptal mı zannediyor!

Spor, daha doğrusu futbol ile artık pek ilgilenmiyorum.

Maç izlemiyorum.

Spor programlarına çevremdekiler nedeniyle maruz kalmadıysam bakmıyorum bile.

Bir ara ikinci başkanlığını yaptığım Galatasaray Spor Kulübü ile bağım ise hiç olmadığı kadar zayıf, ne genel kurullarına gidiyorum, ne spor müsabakaları ve sonuçlarıyla ilgileniyorum.

Kulübün yönetim yapısının ve anlayışının artık beni temsil etmediğini görüyorum, hiçbir bağ, hiçbir aidiyet hissetmiyorum.

Bu yüzden de aşağıda okuyacağınız satırların Galatasaraylı biri tarafından takım duyguları ile kaleme alınmadığından emin olun.

Dün Fenerbahçe A takımı, sahasında Beşiktaş’a yenilerek şampiyonluk yolunda çok ağır bir yara daha almış ve büyük ihtimalle şampiyonluğu kaybetmiş.

Fenerbahçe’nin dünyaca ünlü teknik direktörü Jose Muorinho da “Şampiyon sezon başında belliydi” diye kendini savunmuş.

Şunu söyleyeyim.

Bu Mourinho bir zamanlar önemli bir teknik direktördü ama son yıllarda İngiltere’de bir komedi unsuruna dönüştü. Sürekli bahaneler üretmesi, rakip teknik direktörlere saldırması, bazen bu saldırıları fiziki saldırıya dönüştürecek kadar ileri gitmesi, yardımcılarına rakip hocalara saldırı emri vermesi falan gibi nedenlerle İngilizler artık kendisini çok ciddiye almıyor.

Mourinho burada da aynı duruma hızla geldi.

Şampiyon sezon başında belliymiş!

Yahu terbiyesiz adam, utanmıyor musun kendi taraftarını dahi aptal yerine koymaya.

Kendi sahanda oynadığın tüm derbileri kaybetmişsin. Tek bir derbi galibiyeti elde edememişsin.

Muhtemelen en kötü sezonunu geçiren Beşiktaş’a iki maçta 6 puan vermişsin.

Ligin ilk beşinde yer alan takımların hiçbirini yenememişsin. “Sezon başında şampiyon belliydi” diyorsun.

Sahanda iki rakibi yenmiş olsan bugün puan farkı 2 olurdu ve hâlâ şampiyonluk adayı olurdun.

Türkiye’nin en kaliteli taraftarını ahmak mı zannediyorsun!

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Bahane üretmeye hazır olanlara bahane üretme fırsatı vererek yönetici olunmayacağını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Virüs ve pandemi
Köşe Yazıları
Virüs ve pandemi

Fatih Altaylı

Kasım 6, 2026

Yakalanan uç tutulmayınca
Köşe Yazıları
Yakalanan uç tutulmayınca

Fatih Altaylı

Kasım 5, 2026

Sadece fonların değil, tüm kayıpların hesabını vermeliler
Köşe Yazıları
Sadece fonların değil, tüm kayıpların hesabını vermeliler

Fatih Altaylı

Kasım 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Bağımlılığı saklamak en büyük yanlış!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Dr. Esra ÇavuşoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Bağımlılığı saklamak en büyük yanlış!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:29 Ayık Kafa podcast'i nasıl doğdu? 03:43 Neden çoğunlukla yabancı konuklar? 04:24 Esra Çavuşoğlu'nun bağımlılık hikayesi 05:21 Amerika'daki rehabilitasyon süreci 06:40 Bağımlılıktan psikoloji eğitimine 08:00 Bağımlılık nedir, neler bağımlılığa girer? 09:36 Antep'teki tedavi merkezi 11:27 Türkiye'de neden yeterince tedavi merkezi yok? 13:48 Bağımlılık sadece psikolojik mi? 14:43 Din ve "yüksek güç" bağımlılıktan kurtarır mı? 15:50 Bağımlılığın ilacı var mı? 16:49 "Ayık Kafa" kitabı 17:11 Biohacking nedir? 19:05 Vücudu sürekli ölçmek doğru mu? 21:37 Kadınlar neden son yıllarını hasta geçiriyor? 23:15 İnsanlar zarar gördüğünü bile bile neden bağımlı kalır? 26:27 Fatih Altaylı 40 yıllık puroyu bir günde nasıl bıraktı? 27:32 Bağımlılık beyne ne yapıyor? 27:59 Psikoterapi ne kadar sürer? 29:28 Bağımlılık genetik mi? 31:06 Anoreksiya ve beden algısı 33:07 Her bağımlılığın kökü çocuklukta mı? 34:46 Bağımlılık nasıl anlaşılır? 35:26 Bağımlılık bir aile hastalığı 37:02 Bırakmak bağımlılığın bittiği anlamına gelir mi? 39:20 En tehlikeli bağımlılık hangisi? 40:43 Bağımlılıktan longevity'ye 42:43 Uzun yaşamın psikolojik tarafı 45:35 Hedef ve plan sahibi olmak gençlik iksiri mi? 47:40 20 yıllık ayıklık 49:21 Boşanma çocukları nasıl etkiler? 50:00 Ailelere ve gençlere tavsiyeler 52:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Kasım 1, 2026
"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı"Cumhuriyetin amacı bir millet yaratmak"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:24 Cumhuriyet bize ne öğretti? 03:38 Atatürk'ü diğer paşalardan ayıran neydi? 09:36 Samsun'dan Büyük Millet Meclisi'ne 12:17 Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü Kurtuluş Savaşı'na nasıl katıldı? 14:24 Atatürk Anadolu'ya İngilizlerin izniyle mi geçti? 18:22 Nutuk neden bu kadar önemli? 20:50 Sakarya Meydan Muharebesi 25:27 Büyük Taarruz'a hazırlık 28:41 Atatürk bir diktatör müydü? 29:21 Atatürk neden bir Türk tarihi yazdırmak istedi? 36:02 Harf devrimi 39:50 Soyadı Kanunu neden önemliydi? 43:42 Cumhuriyet iyi insan yetiştirdi mi? 44:46 Cumhuriyet Anadolu'ya ulaşabildi mi? 47:16 Tek parti dönemi daha mı iyiydi? 51:11 Cumhuriyetin en önemli devrimi hangisi? 54:14 Kadın hakları ve Medeni Kanun 56:04 Cumhuriyet Osmanlı'yı reddetti mi? 58:08 Atatürk döneminde bankacılık 1:00:44 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 29, 2026
Denizlerimizi koruyabiliyor muyuz? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Zafer Kızılkaya & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDenizlerimizi koruyabiliyor muyuz?00:00 Giriş 02:48 Akdeniz'de korunan alanlar 05:10 Türkiye'de ki özel çevre koruma bölgeleri 09:34 Gökova'daki balıkçılığa kapalı alanlar 17:44 Ekosistem restorasyonu 26:50 Deniz kestaneleri de istilacı bir tür mü? 33:36 Deniz çayırı ile yosunun farkı nedir? 44:52 Mercanlar yok oluyor mu? 46:38 Bu mercanların evrim geçirip hayatta kalma ihtimalleri var mı? 47:30 Trol teknesi belgeseli 51:39 Türkiye'de tutulan hamsiler 54:09 Balık çiftliklerini açık denizlere kuramaz mıyız? 1:02:44 Norveç somonu ve orkinosların ağır metal içerdikleri doğru mu? 1:05:07 Çekilen belgeseller maliyetleri karşılayabiliyor mu? 1:06:48 Mühendislik okuyup neden bu işi yapmayı tercih etti? 1:12:10 Med Sea Alliance ne yapıyor? 1:13:33 Devlet ile nasıl işbirliği yürütüyor 1:14:56 Türkiye'de kaç deniz koruma alanı var? 1:17:04 Koruma alanlarının kıyılarında imar yasağı var mı? 1:19:02 Kapanış #işbirliği
Ekim 25, 2026