İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Bürokrasi ve siyaset bu işin neresinde!

  • Yılan

  • Görevden almakla konu kapandı mı!

  • Onlar’a teşekkür

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Bürokrasi ve siyaset bu işin neresinde!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 27, 2025

Yazı İçeriği

  • Bürokrasi ve siyaset bu işin neresinde!

  • Yılan

  • Görevden almakla konu kapandı mı!

  • Onlar’a teşekkür

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Yılan

Ülkenin bir kara para cenneti haline getirildiğini her gün biraz daha fazla görüyoruz.

Her yerden fışkırıyor ve belki de bunca ekonomik krize rağmen, görünmeyen bir para ile ülkede refah varmış algısının nasıl oluştuğunu da gösteriyor.

Memlekette parlayan ve gelişen tüm işlerin arkasından bir kara para, bahis parası çıkıyor.

Son operasyon Papara adlı ödeme sistemine.

Papara’nın adını ilk olarak Trabzonspor’a, daha doğrusu Trabzonspor Stadı’na isim sponsoru oldukları zaman duydum, hatta şaşırdım, biraz da kendi cehaletime kızdım.

Zaman içinde oldukça hızlı büyüyen ve alanında en büyük oyuncu haline gelen bir şirket oldu.

Son zamanlarda ise bahis ödemelerinde kullanıldığı yolunda dedikodular konuşulur olmuştu.

Yasa dışı bahis şirketleri (Yasa içi olanı ne, onu da anlamakta zorlanıyorum ya), kazanan bahisçilerin paralarını ödemek ya da bahis ücretlerini tahsil etmek için Papara ve benzeri şirketlerde hesap açtırıyor ve buradan ödeme yapıyorlardı.

Bu ödeme sistemlerinden birine Erkan Kork’a yönelik operasyonda el konulmuştu. Aynı Erkan Kork bir de banka almış ve buna da BDDK’dan izin çıkarmıştı. Bu izinde BDDK Başkan yardımcısının düğününde taktığı takıların etkisi olduğu konuşuluyordu hep.

Papara ise sektörün en büyüğüydü.

Şimdi operasyonlar ona sıçradı.

Erkan Kork olayından sonra Papara’nın sahibine bu iddiaları sormuştum ve toplam işlemleri içinde bunun payının çok küçük olabileceğini ve bunu tespit etmek için de bir algoritma yazdıklarını söylemişti. Ona göre yasa dışı bahis parası tüm finans sektörünü kullanıyordu ve buna kamu bankaları da dahildi.

Şimdi Papara’ya da operasyon yapıldı ve kayyım atandı.

Beni şaşırtan bu operasyonlar değil.

Ben meseleye başka açıdan bakmaya çalışıyorum.

Bunlar, çok sıkı kontrol edildiğini zannettiğimiz ve pek çok “sözde bağımsız” kurumun denetiminde ve iznine tabii kuruluşlar.

Ve buralarda dönen paralar üç lira beş lira değil.

Milyarlarca dolar karşılığı meblağlar.

Tüm bunlar olurken, yani bu şirketler yasa dışı bahis organizasyonları tarafından kullanılırken, bu denetim kuruluşları nerede ve ne yapıyor?

Bu finans kurumlarına, hangi gizli el büyük bir kolaylıkla izin veriyor?

Tüm bunların denetlenmesini engelliyor ya da baştan savma yapılmasını sağlıyor?

Daha açık yazayım, bu şirketlerin arkasındaki siyasi ve bürokratik güç kim?

Öyle ya Türkiye’de çok güçlü bir iktidar var ve bu iktidarın haberi olmadan böylesine büyük paraların elden ele gezmesi mümkün değil.

Kim bu paraların gezmesine izin veriyor veya verdirtiyor?

Eğer iktidar bu işin parçası değilse, iktidarın bu trafiği görmesini engellemek için kimler iktidarın gözünü bağlıyor?

Bu haliyle bu operasyonlar bir “Temiz Eller Operasyonu”ndan daha çok bir rant paylaşım kavgasına benziyor.

Ya da iktidar içi güç savaşlarına.

Ama ne olursa olsun operasyonlar asla ve asla siyasete, bırakın siyaseti bürokrasiye bile uzanamıyor.

Ya da uzanmaya başladığı anda dosyalar sanki aniden kapatılıyor.

Öyle olmasa “Polatgiller” bugün kaldıkları yerden devam edebilir miydi?

İpin ucunu çekmeye kimse cesaret edemiyor. Çekenler büyük balık görürse hemen ipi bırakıyor!

Şunu da biliyoruz.

Daha başka ödeme sistemleri ve bu ödeme sistemleri ile toplanan paraları aklamak için kurulmuş şirketler de var.

Onlara ne zaman sıra gelecek!

Ya da gelecek mi!

Yoksa siyasetin izin verdiği ölçüde mi gelecek!

Günün kıssasını mektep arkadaşım sevgili Ercüment Yağmur’dan aldım.

Aynen aktarıyorum:

“Anlatılır ki; yılanla aslan arkadaş olmuşlar. Birlikte gezer, birlikte yer içerlermiş. Bir gün ormanda avare dolaşırlarken yollarını bir ırmak kesmiş. Yılan eyvahlamış:

‘Amanın ben bu ırmaktan nasıl geçeceğim!’

Aslan keyifle homurdanarak: ‘Ah be dostum. Biz aslanlar yüzmek biliriz. Sen merak etme. Süzül sırtıma yeter.’

Yılan, aslanın sırtına süzülüverip çöreklenmiş.

Aslan ise, taşı kayayı yoklaya yoklaya ırmağa girip, o azman patilerini kayık küreği gibi sallaya sallaya yüzmeye başlamış.

Irmağı ortalamışlar ki, yılanın yılanlığı tutmuş. Aslanın boynuna sarılıp sıkmaya başlamış.

Aslan önceleri, ‘Dostum yılan bana şaka yapıyor olmalı’ diye düşünmüş.

Az zaman sonra yılanın işi ciddiye bindirdiğini anlamış. Boğazı iyice sıkılan aslan, güç bela nefes almaya başlayınca:

‘Ah yılan dostum. Anlaşıldı, sen beni boğup öldürmek istiyorsun. İyi, canın sağ olsun. Ama şu tatlı yüzünü son bir kez olsun görmeme izin ver. Ondan sonra boğ, öldür; sen bilirsin.’ demiş.

Sinsi yılan bu yakarışa dayanamayıp suratını aslanın mağara gibi ağzının ortasına uzatmış. Aslan da bir hamle ile yılanın kafasını bir kapışta kapmış. Yılan can acısıyla kıvrım kıvrım olmuş. Ama kelleyi aslanın dişleri arasından kurtaramamış. Aslan kıyıya vardığında, belini büke doğrulta, büke doğrulta kuyruğunu titrete titrete can veren hain yılanı, ırmağın kenarına şöyle bir serip uzatmış. Sonra da karşısına geçip:

‘Yılan oğlu yılan, aha böyle dosdoğru bir dostluk isterim ben adamdan. Öyle eğri büğrü arkadaşlık istemem.’ demiş.”

Ercüment’in hikaye böyle.

Siz yılanın da, aslanın da yerine istediğinizi koyun.

Hatta belki aslanın yerine iki yılan bile koyabilirsiniz.

Biri büyük, biri küçük.

Görevden almakla konu kapandı mı!

YÖK’ün belirlediği, Reisi Cumhur’un atadığı bir rektöre maaşı yetmemiş olmalı ki, üniversite döner sermayesinden kendine 1 milyon 200 bin TL ekstra maaş bağlamış ve bu maaşı yıllarca almış.

En sonunda bu rezalete dayanamayanların ihbarı ile pislik ortaya dökülmüş ve rektör görevden alınmış.

Üniversite Çankırı Karatekin Üniversitesi, rektör de Harun Çiftçi.

Adam soyadına uygun davranmış ve üniversiteyi babasının çiftliğine çevirmiş.

Şaşırtıcı mı!

Değil.

Üniversiteler boşu boşuna bu hale gelmedi.

Üniversite niteliği olmayan üniversiteler kurar, bu üniversitelerin başına da bilim ile, eğitim ile alakası olmayan, tek özelliği partiye bağlılık olan hödükleri atarsanız sonuç bu olur.

Neyse ki bu herif iktidarın yandaşlara karşı hayli geniş olan tahammül sınırlarını aşınca görevden alınmış.

Peki, görevden alınınca iş bitiyor, konu kapanıyor mu!

Bu adamın yıllar boyu aldığı haksız ücretler ne olacak!

Yetkisini kötüye kullanarak haksız kazanç sağlama suçu ne olacak!

Bu aldığı ücretlerin iadesi istenecek mi!

SGK, gariban bir emekliye üç kuruş fazla ödeme yapsa ve bunu yıllar sonra fark etse bile parayı faiziyle geri istiyor.

Bu sözde rektörden bu para tahsil edilmeyecek mi!

Görevi kötüye kullanmaktan bir dava açılmayacak mı!

Görevden almakla konu kapanacak mı!

AKP’li olunca işler böyle mi oluyor!

Onlar’a teşekkür

Timur Soykan, Murat Ağırel, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan ve tabii Şule Aydın, haftanın iki günü YouTube’da harikalar yaratıyorlar.

Gazeteciliğin unutulduğu bir ortamda, pazartesi ve perşembe akşamları yeni yeni dosyalar açıyor, eski dosyalarındaki gelişmeleri müthiş bir fikri takiple yeniden önümüze koyuyorlar.

Tüm Türkiye’ye haftalar boyunca konuşulacak muazzam malzemeler veriyorlar.

Hafta içi her gün ayrı ayrı videolarla da anlattıkları dosyaları pekiştiriyor ve gelişmeleri paylaşıyorlar.

Türkiye’nin olması gereken gündemini ve gerçekleri öğrenmek için artık başka bir şey izlememe gerek kalmadı.

Gazetecilik yaptıkları için bu 5 gazeteciyle çok teşekkür ediyorum. 

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Çıkar birlikteliklerinin daha büyük çıkarlara kadar sürdüğünü unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Pamuk ipliği
Köşe Yazıları
Pamuk ipliği

Fatih Altaylı

Ekim 28, 2026

Family Sins ya da itirafçı oğul mu var!
Köşe Yazıları
Family Sins ya da itirafçı oğul mu var!

Fatih Altaylı

Ekim 27, 2026

Önemli bir tutuklama: Mütedeyyin seçmenin baskısı
Köşe Yazıları
Önemli bir tutuklama: Mütedeyyin seçmenin baskısı

Fatih Altaylı

Ekim 26, 2026

  • Videolar

Tümü
Denizlerimizi koruyabiliyor muyuz? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Zafer Kızılkaya & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDenizlerimizi koruyabiliyor muyuz?00:00 Giriş 02:48 Akdeniz'de korunan alanlar 05:10 Türkiye'de ki özel çevre koruma bölgeleri 09:34 Gökova'daki balıkçılığa kapalı alanlar 17:44 Ekosistem restorasyonu 26:50 Deniz kestaneleri de istilacı bir tür mü? 33:36 Deniz çayırı ile yosunun farkı nedir? 44:52 Mercanlar yok oluyor mu? 46:38 Bu mercanların evrim geçirip hayatta kalma ihtimalleri var mı? 47:30 Trol teknesi belgeseli 51:39 Türkiye'de tutulan hamsiler 54:09 Balık çiftliklerini açık denizlere kuramaz mıyız? 1:02:44 Norveç somonu ve orkinosların ağır metal içerdikleri doğru mu? 1:05:07 Çekilen belgeseller maliyetleri karşılayabiliyor mu? 1:06:48 Mühendislik okuyup neden bu işi yapmayı tercih etti? 1:12:10 Med Sea Alliance ne yapıyor? 1:13:33 Devlet ile nasıl işbirliği yürütüyor 1:14:56 Türkiye'de kaç deniz koruma alanı var? 1:17:04 Koruma alanlarının kıyılarında imar yasağı var mı? 1:19:02 Kapanış #işbirliği
Ekim 25, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
EypioFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:14 Eypio'nun ailesi nereden geliyor? 04:10 Hollanda'ya uzanan kaçak yolculuk 17:47 Müziğe nasıl başladı? 18:58 Türkiye'ye dönüşü ve ticari girişimleri 22:12 "Günah Benim" şarkısının hikayesi 25:41 Kibariye ve Sibel Can ile düetleri 30:58 "Yeraltı" dizisinin şarkıları 32:13 Özdemir Erdoğan ile yaşanan tartışma 35:22 Türk rapinin dünyadaki yeri 39:10 Şarkılarını nasıl yazıyor? 46:09 Ailesi ve kızları 49:47 Rahat bir hayat müziğini etkiliyor mu? 51:35 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 25, 2026
"Gülle gibi" Toyota GR YARiS görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek"Gülle gibi" Toyota GR YARiSToyota GR Yaris tüm dinamizmi ve gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, ralli dünyasından ilham alan tasarımı, üstün yol tutuşu ve heyecan verici sürüş performansıyla öne çıkan Toyota GR Yaris’i test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 21, 2026