İstanbul 26°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Hani sendikal haklardan yanaydık!

  • Sendika ağası pos bıyığını badem bıyık mı yapacak!

  • Trollerin anlattığı iddianameyi sonunda gördük

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Hani sendikal haklardan yanaydık!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 3, 2025

Yazı İçeriği

  • Hani sendikal haklardan yanaydık!

  • Sendika ağası pos bıyığını badem bıyık mı yapacak!

  • Trollerin anlattığı iddianameyi sonunda gördük

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Sendika ağası pos bıyığını badem bıyık mı yapacak!

İzmir’de işçi ve işçi hakları tarihine geçecek zırvalıkta bir tartışma yaşanıyor.

Bir sendika, zam talebi ile işverenin karşısına oturduğu ve taleplerinin karşılanmaması nedeniyle greve gittiği için işveren, toplum ve medyanın bir kesimi tarafından suçlanıyor, eleştiriliyor, mahkum ediliyor, hakarete uğruyor.

Aslına bakarsanız tüm bunlar AKP’li yılların yarattığı tahribatın, algı bozukluğunun, değerler yıpranmasının ürünü.

Niye mi, anlatayım!

Önce özür dileyerek sormak isterim peki bir sendika bunları yapmayacak da ne yapacak!

Sendikal hak, grev hakkı, üretimden gelen gücün kullanılması kelimeleri içi boş kavramlar mı!

Sendika ile karşı karşıya gelen belediye “Çöpleri toplamayarak toplum sağlığını tehlikeye atıyorsunuz” demiş, neymiş İzmir kötü kokmaya başlamış.

Geçen sene, Paris’te belediye işçileri greve gittiler.

Paris’i kelimenin tam anlamıyla bok götürdü.

Çöp dağları en şık semtleri çöp toplama alanına çevirdi, Louis Vuitton’un, Chanel’in, Hermès’in, dünyanın en lüks ve pahalı 

otellerinin, Crillon’un, Plaza Athénée’nin, Ritz’in önünde çöpleri kemirmeye gelen kedi büyüklüğünde fareler cirit attı haftalarca.

O günlerde Paris’te idim. Vallahi sokaklarda burnumuzu tıkayarak, çöplerden akan sulara basmamaya gayret ederek, farelerden kendimizi sakınarak dolaştık.

Işıklar şehri leş gibiydi.

Belediye arada bir korsan girişimlerle gece yarıları çöplerin bir bölümünü kaldırıyordu ama yeterli olmuyordu.

Kimse de “Bu sendika da sarı sendika” falan demedi.

Medeni dünyada sık sık grev olur.

Başınıza gelmiştir. Uçağınız kalkmaz, havayolu çalışanları, havaalanı çalışanları grevdedir. Trenle gideceğiniz yere gidemezsiniz, demiryolu çalışanları grevdedir.

Sendika ve grev modern toplumun, Batılı toplumun bir parçasıdır.

“Gereğinden çok işçi varmış.”

Doğrudur, kesin vardır.

Peki, o kadar işçiyi belediyeye kim doldurmuş, niye doldurmuş!

“Maaşları zaten çok yüksekmiş.”

Olabilir. Bilmiyorum maaşlarını ama hangi çalışan daha fazla maaş istemez ki! İsteyemeyen sendikalı olmayan, gücü olmayandır. 

Gücü olan ister!

Sosyal demokrat bir partinin belediyesi, sosyal demokrasinin vazgeçilmezlerinden olan örgütlü iş gücüne karşı çıkamaz.

1 Mayıs’ta birlikte yürüdüğü sendikaya, 1 Haziran’da hakaret etmemelidir.

Bir yandan sendikal örgütlenmenin yetersizliğinden, sendikalı işçi sayısının azlığından şikayet edip, bir yandan sendikalı işçiden hakkını arıyor diye şikayetçi olmak manasızdır.

Peki niye AKP döneminin algı bozukluğu diyorum.

Mevcut iktidar önce belediyelerde, sonra tüm kamuda çok çirkin bir anlayışı getirdi.

“Taşeronluk”.

Başta ellerindeki belediyeler olmak üzere tüm hizmetleri taşeron şirketlere verdiler.

Bu şirketlerden bazıları belediye çatısı altında, bazıları ise dışındaydı.

İşçileri kadrosuz çalıştırdılar. Kadrolu olanları her yıl işten atıp, yeniden işe aldılar. Yasal limitin altında işçi çalıştırıp sendikal örgütlenmeye izin vermediler.

Şirketleri kapatıp, başka şirketler açtılar.

İşçi ezildi, işçi perişan oldu ama örgütlenemedi. İşçinin hayatı aksadı ama hizmetler sürdüğü için işçi dışındaki herkes memnun kaldı.

Bu kafaya haklı biçimde karşı çıkan CHP’nin bir belediyesinin bugün işçilere savaş açması doğrusu hiç anlamlı gelmiyor bana.

Gelelim sendika tarafına.

Belediyeye hak vermediğimi yazdım.

Peki ya sendikaya hak veriyor muyum!

Elbette hayır.

Bunlar sendika falan değil.

Kurumlarda çeteleşmekle, kurumlarda işçinin hakkını arayan sendika olmak aynı şey değil.

Bizdeki “cahil” sendika anlayışına sendika diyemeyiz. Adı ne olursa olsun!

Sendikacılık, maaş zammı zamanı masaya oturup, “Ne koparırsam kârdır” demek değildir.

Bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde gereğinden yüzde 40 fazla işçi olduğu söyleniyor.

Sendika gereğinde buna da karşı çıkandır.

“Bu kadar işçiye gerek yok. Bu kadar işçi alırsan bütçen bizim hak ettiğimiz maaşları ödemene izin vermez” diyendir modern sendikacı.

Sendikanın şube başkanı olacak herif bunu yapacağına bütün akrabalarını belediyede işe sokmuşsa eğer sendikacı falan değil, çetecidir, feodal yapının kente sirayet etmiş, rezil bir temsilcisidir.

Hiçbir standarda, hiçbir genel ilkeye sahip olmadan bir ilde sıfır zamla toplu sözleşme imzalayıp, bir başka ilde yüksek oranlı zam istemek de “dürüst ve doğru” sendikacılık değildir.

İzmir’deki DİSK temsilcisi belediye başkanını “Oyumuzu AKP’ye veririz” diye tehdit etmiş.

Belediye başkanı olsam “Hemen verin hep birlikte gülelim” derdim.

Çünkü AKP İzmir’i alınca ilk yapacağı şey, o pos bıyıklı sendika ağasını kovup, yerine badem bıyıklıları doldurmak, tüm hizmetleri 

taşeronlaştırmak, grev girişimlerini Cumhurbaşkanlığı kararıyla engellemek, kısa süre içinde sendikayı değil belediyeye İzmir’e 

giremez hale getirmek olurdu.

Bu arada bunca olay, bunca gerilim arasında ben DİSK Başkanı’nı hiç ortalarda göremiyorum.

Arzu Çerkezoğlu idi galiba adı.

Ne düşünüyor tüm bu olanlar karşısında.

O da oyunu iktidara mı verecek acaba!

Trollerin anlattığı iddianameyi sonunda gördük

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yenilgiye uğrayarak genel başkanlığı kaybettiği CHP Kurultayı’nın iptali ile ilgili davanın iddianamesi sonunda ortaya çıktı.

Henüz yazılmamış iddianamede neler olacağını iktidar trollerinden öğreniyorduk ama iddianameyi de sonunda gördük.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’nun hazırladığı 40 sayfalık iddianamede “mağdur” olarak Kemal Kılıçdaroğlu görünüyor, “müşteki” ise eski AKP’li ve eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş.

İddianame neden Basın Savcılığı tarafından hazırlanmış onu anlayamadım ama anladığım 40 sayfalık iddianamede şu anda elle tutulur, “Aaa, bak bu CHP yönetimini yakar” diyebileceğimiz herhangi bir delil falan yok. Mahkeme safahatında göreceğiz bu iddianameye gerçek bir delil ekleyip ekleyemeyeceklerini.

Şimdilik sürekli iddialar, o dedi, bu dedi cümleleri.

Döviz bürolarından, otellerden, salondan kamera kayıt talepleri ama aynı zamanda bu kayıtların gelse bile bir sonuç vermeyeceği çünkü görüntülerin kayıt altında olamayacağı şeklindeki bahaneler de iddianamede yer alıyor.

En iyisi ben uzun uzun yazacağıma, iddianameyi ekleyeyim.

Kendiniz okuyup, kendiniz karar verin…

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Adayı olurken desteklediğimiz yönetimi, seçilemeyince şaibeli ilan edecek kadar aşağıya düşmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Beklenen şarkı
Köşe Yazıları
Beklenen şarkı

Fatih Altaylı

Temmuz 29, 2026

Toplumu birleştiren iki dava
Köşe Yazıları
Toplumu birleştiren iki dava

Fatih Altaylı

Temmuz 28, 2026

“Fatih bu kez yanılıyorsun”
Köşe Yazıları
“Fatih bu kez yanılıyorsun”

Fatih Altaylı

Temmuz 27, 2026

  • Videolar

Tümü
Bir kitapla hayat değişir mi? görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapBir kitapla hayat değişir mi?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 02:50 Puslu Kıtalar Atlası 16:15 Duygular Sözlüğü 20:25 1977 - Bugünün Bir Kısa Tarihi 37:06 Odysseia 41:58 Emma 44:19 Bizi Sürükleyen Nehir 45:17 İçimdeki Sen 51:24 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Temmuz 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Funda ArarFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:10 Hayatı sakin mi? 07:23 Müziğe ilgisi nereden başladı? 13:46 İlk sahne ne zaman? 15:51 Televizyon programlarına neden çıkmıyor? 20:14 Eşiyle nasıl tanıştı? 25:18 Eşiyle dışarı çıkıyorlar mı? 28:20 Eşi iyi bir baba mıdır? 29:25 Eşiyle beraber çalışmak zor mu? 32:38 Oğlu Aras 35:50 Necip Fazıl Kısakürek’in şiirini şarkı haline getirmek nereden aklına geldi? 38:30 İptal edilen konserinden sonra geri dönüşler nasıldı? 44:55 Yeni albümü 47:35 AHBAP ve Haluk Levent 55:50 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 26, 2026
Homeros'un üç bin yıllık Odysseia destanı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erman Gören & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHomeros'un üç bin yıllık Odysseia destanıTemmuz demek SharkNinjadan indirim demek. Fanlarda %33'e varan indirim fırsatı için tıkla stoklar bitmeden fırsatı yakala! https://www.sharkninja.com.tr/collections/temmuz-firsatlari?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=sponsorluk&utm_campaign=shark_ninja_temmuz_kampanyasi_july26 00:00 Giriş 02:09 Homeros kimdir? 04:16 İlyada ve Odysseia nedir? 06:12 İlyada ve Odysseia bağlantısı nedir? 08:38 Odysseus destanı 12:07 Savaşın bitimi ve Odysseus'un geri dönüşü 19:42 Bu destanlar hangi zaman dilimlerinde geçti? 22:21 Odysseus Cyclops'u kör etmeseydi seyahati bu kadar uzun olur muydu? 30:08 Odysseus'un eşi kim ve neden bu kadar uzun süre eşini bekliyor? 35:43 Filmde kullanılan demir zırhlar o dönemde gerçekten var mıydı? 38:09 İzleyici bu filmden keyif alır mı? 40:04 Kendi yaptığı Odysseia çeviri kitabının benzer kitaplardan ne farkı var? 51:09 Kapanış #işbirliği
Temmuz 26, 2026