İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yeni Dönemde Çankaya-Hükümet İlişkileri

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 21, 2007

Yeni Dönemde Çankaya-Hükümet İlişkileri

Aylar önce, galiba Nisan başı gibi, Başbakan’ın bir yurt dışı gezisi öncesi Esenboğa Havalimanı’nda AK Partili Salih Kapusuz ile sohbet ediyoruz,

Konu  Cumhurbaşkanlığı seçimleri,

AKP’li Salih Kapusuz şöyle diyor:

“Sayın Sezer’den şikayet ediyoruz falan ama aslında aramızda atamalar dışında fazla bir sorun da çıkmıyor, Allah korusun onun yerinde Demirel gibi bir Cumhurbaşkanı olsaydı, her işe dalsaydı, Yurt dışı geçiler yapsaydı, Dış politika konularına müdahil olsaydı çok daha büyük sorun yaşardık, Sayın Sezer dış politikada attığımız çok önemli adımlara hiç karışmadı, Türkiye’nin alışılageldik politikalarını değiştirdik, Hiç müdahale etmedi, Bu yüzden kendisinden çok memnunuz”

Bu sözler herkes için şaşırtıcı oldu,

Ama geleceğe ışık tutması açısından da çok çok önemliydi,

Abdullah Gül, bir kaç gün içinde Cumhurbaşkanı olacak,

Peki Abdullah Gül, Sezer gibi bir Cumhurbaşkanı mı olacak, yoksa Demirel gibi mi?

İcraatın içinden gelen, Başbakanlık, Başbakan yardımcılığı, Dışişleri Bakanlığı yapmış, siyasetin içinde, partisi içinde etkin konumlara gelmiş birinin Sezer gibi olması beklenebilir mi?

Bence hayal,

Gül’ün dış politika konusunda en az Tayyip Erdoğan kadar fikri var,

İç politika konusunda da öyle,

Atamalarda  Türkiye’yi, partiyi ve bürokrasiyi Tayyip Erdoğan kadar tanıyor,

Bunun yanı sıra pozisyonu itibarıyla eleştirilerden çekineceği ve Erdoğan’a göre daha statükocu olduğu gerçeği de var,

Bütün bunları üst üste koyduğunuz zaman Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde Çankaya-Hükümet ilişkilerinin hiç de zannedildiği gibi olmayacağı ve giderek artan bir gerilim yaşanacağını tahmin edebiliriz,

Bu gerilimin Türkiye’nin yönetimine nasıl yansıyacağını hep birlikte göreceğiz,


Heidegger ve Türk Enteller

İşsiz olmanın en güzel tarafı ne biliyor musunuz?

Normal zamanda yeterince yapamadığınız şeyleri yapabilmek,

Aile ile, çocuklar ile daha fazla vakit geçirebilmek, Yaşadığın kentin güzelliklerini keşfedebilmek, gezmek, dolaşmak, dostları daha çok görebilmek, Ve tabii “Okuyabilmek”

Gazeteciliğin ve gazete yönetmenin çılgın temposu içinde okuduğumdan bir kaç misli daha fazla kitap okumaya başladım, Okumak derken “Gerçekten” okumaktan bahsediyorum,

Arka kapağını okuduğum veya ona buna okutup özetini yaptırdığım kitaplardan alıntı yaparak “Okumuş gibi görünmekten” 50 tane “Başucu kitabı varmış” gibi yapmaktan değil,

Galatasaray’da okurken ciddi bir felsefe manyağıydım, Sonradan Mitterand’a danışman olan Sevgili hocam, Sorbonne Profesörü Olivier Abel’in açtığı yolda durmaksızın felsefe okurdum,

Büyük felsefecilerin çoğunun Alman olmasından dolayı, Almanca’ya merak salmam da bu dönemdeydi,

Şimdilerde en büyük merakım ise Martin Heidegger,

Bu merak boşa değil, Nedense bana günümüz Türkiye’sini hatırlatan bir yönü var,

Büyük bir düşünür olan Heidegger, 1, Dünya Savaşı’nın büyük ekonomik ve ruhsal tahribatından çıkmaya çalışan Almanya’da “Hitler’i ve Nazizmi” desteklemişti,

Ve Nazizmin felaketinden sonra bile doğru düzgün bir özeleştiri yapmamıştı,

Bu yüzden Türkiye’nin bugünkü entelijansiyası ile kıyaslayabilmek için Heidegger’i özellikle dikkatle okuyorum,

Bu arada Heidegger üzerine yazılmış en iyi kitabın yazarı, Fransız George Steiner’in  kitabını Heidegger merakımı bilen bir dostum hediye etti, (Hece Yayınları’ndan çıkan kitabın çevirisini Süleyman Sahra yapmış, Bence berbat bir çeviri, Selahattin Hilav’ı rahmetle anmamak mümkün değil)

Kitaptaki bir bölüm çok dikkatimi çekti,

Ve bütün bunları bu bölümü sizinle paylaşmak için girizgah olarak yaptım,

Steiner, düşünen insanlarla siyaset ilişkisini çok güzel yazmış:

“,,,Çıplak güç akademik mizacı büyüleyebilir, Freud bir dönem Mussolini ile mest olmuştu ve Stalin’in mozolesinde tapınan düşünür ve yazarlar bir ordu tutuyordu,

,,,Politik meseleler bakımından düşünürlerin cehaleti babı uzun bir babtır, Voltaire’in Yahudi nefreti kudurgandı, Frega ırkçılığı renklerin en karasındandı, Sartre sadece Gulag Dünyası için özürler bulmaya çabalamadı; Maocu Çin’deki Kültür Devriminin duygusuz vahşetine dair bildiği her şeyi bile isteye çarpıttı, Hayatları sözcüklere, metinlere kapanmış geçen münzevi entellektüellerin zorba politik tasarıların ayartıcılıklarını, en çok da bu zorbalıkların kendilerine dokunmadığı yerlerde, özel bir yoğunlukla tattıkları kötü korunmuş bir sırdır”

Türkiye’deki entellektüel geçinen camianın bugün aldıkları politik tavrın bundan daha iyi yapılmış bir analizini gördünüz mü?


Çiftçi Gazeteciler

Okurlardan güzel hikayeler geliyor,

Geldikçe sizinle paylaşıyorum,

Bu sefer ki, hafif fıkra tadında,

Ama biz gazetecileri iyi anlatıyor,

“Ülkede medya tekeli olunca işsiz kalan iki gazeteci kendilerini başka bir iş aramaya başlamışlar, Ellerinden fazla bir iş gelmediği için epey bir sürünmüşler, Tam açlık sınırına geldikleri sırada bir ilan görmüşler,

Bir çiftlikte çalışacak kalifiye olmayan işçiler aranıyormuş,

Hemen başvurmuşlar, Çiftlik sahibi bizim iki işsiz gazeteciyi şöyle bir süzmüş, Pek gözü tutmamış ama yine de ellerine birer kürek vermiş ve büyükçe bir ahırın kapısına götürmüş,

Günde üç öğün yemek ve saati 5 YTL karşılığında ahırdaki gübreyi, 50 metre ilerdeki koyuya taşımalarını istemiş,

Bizim iki gazeteci iki haftalık işi iki günde bitirivermişler, Öyle ki, ahır pırıl pırıl olmuş,

Çiftlik sahibi memnun, bizim eski gazetecilere yeni bir iş önermiş,

Bu kez tavuk kümeslerinde çalışacaklarmış, Çiftlik sahibi anlatmış,

“Önünüzde iki kutu var, Şu yürüyen bantla gelen yumurtaların büyüklerini bir kutuya, küçüklerini diğer kutuya koyacaksınız, Düğmeye basınca bant çalışmaya başlar” demiş ve gitmiş,

Bizimkiler bandı çalıştırmışlar önlerine ilk yumurta gelmiş, Bizimkiler yumurtayı alıp tartışmaya başlamışlar “Büyük mü küçük mü?” diye,

İki eski gazeteci tartışırken banttan gelen yumurtalar yerlere dökülmeye başlamış,

Çiftlik sahibi gelince bir görmüş ki, bizimkiler ellerinde bir yumurta ile tartışırken, yüzlerce yumurta yerlerde kırık,

Öfkelenen çiftlik sahibi sormuş, “Siz daha önce ne iş yapıyordunuz?” diye,

Bizimkiler “Gazeteciydik” diyince “Belli” demiş, “Bok atmayı çok iyi biliyorsunuz ama iyiyle kötüyü ayırt etmekte zorlanıyorsunuz!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Pervasız gücün parada değil, doğrulukta olduğunu anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026