İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Gelin Samimi olalım

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 23, 2007

Gelin Samimi olalım

Ülkede ilginç bir bölünme yaşanıyor, Belki de ilginç yerine “Tehlikeli” demek daha doğru olur,

Halkın bir bölümü, halkın yüzde 47’lik bir başka bölümüne ağır hakaretler yağdırıyor,

Göbeklerini kaşırlarmış, kafaları çalışmazmış, cahillermiş, dinciymişler,

Yüzde 47’nin bir bölümü de geri kalan yüzde 53’e küfür edip duruyor,

Halkan kopuklarmış, dinsizlermiş, alkoliklermiş, ahlaksızlarmış,

Zannedersin ki, ortada iki ayrı halk var,

Yahu, kardeşim bu saydıklarınızın hepsi aynı halk, Ve yüzde 47’de de, yüzde 53’de de bu sayılan özelliklere sahip insanlardan var,

Yüzde 53 içinde göbeğini kaşıyan, cahil, dinci, kafası çalışmayan yok mu?

Var,

Yüzde 47’nin içinde halktan kopuk olan, demokrat olmayan, alkolik, ahlaksız yok mu?

O da var,

İkisini bir araya getirince ortaya çıkan yüzde 100’ün içinde bunlar da var, çok akıllı, çok kültürlü, gerçekten çok demokrat, göbeğini kaşımayan, doğru düzgün adamlar da var,

Adam gibi adamların Türkiye’deki oranı neyse o kadar var,

Ama asıl sözüm yüzde 47’ye “Çok kızgın” olanlara,

AK Partiye oy veren yüzde 47’ye kızıyorsunuz da, bu yüzde 47’yi AK Partiye mecbur, hatta mahkum edenlere niye aynı oranda kızmıyorsunuz!

Benim de aralarında bulunduğum yüzde 53’e, özellikle de CHP’ye oy verenlere  soruyorum, “Oy verdiğiniz partinin ülke sorunlarını çözeceğine olan inancınızla mı oy verdiniz, yoksa sadece ve sadece rejim kaygılarıyla mı?”

Mesela CHP’nin ekonomik programının nesi sizi cezbetti?

Samimiyetle yanıt verin lütfen,

Ya da MHP’ye oy verirken terör dışında neyi?

Yolsuzluklarla mücadelede daha başarılı olacağını mı, yoksa devletteki kadrolaşmayı daha iyi engelleyebileceğini mi?

Mehmet Ağar’a oy verirken, Türkiye’yi daha iyi temsil edeceğine mi inandınız!

Kimse kimseye tercihleri için kazmasın,

Elbette ki, Ak Parti’ye oy verenler arasında rejim düşmanları, Atatürk karşıtları, şeriat yanlıları da var, Ama onların oranı yüzde 10’u ya bulur ya bulmaz,

Ben kızgınım,

Ama AK Partiye değil, bu milleti AK Partiye mahkum edenlere kızgınım,

Bu kafayla giderlerse bir seçimde daha mahkum etmelerinden korkarım,

Bu olasılığa daha da çok kızgınım,


Tablo

Önceki gün bir Amerikalıyla yemek yedim,

Siyasetin içinden biriyle,

Her yabancı gibi sordu: “Ne olacak şimdi?”

Asıl merak ettiği askerin ne yapacağı, “Darbe olur mu?” demek istiyor,

“Sence” dedim,

“Olabilir” dedi,

“Bence olmaz” dedim,

“Niye” diye sordu,

“Seçim gecesi olsa olurdu, Seçime hile karıştırıldı diye ortaya çıkılırdı, Duruma el koyulurdu, Artık olmaz” dedim,

“Peki Türkiye’nin bundan sonrasını nasıl görüyorsun” diye sordu,

Anlattım, Size de anlatayım,

“Türkiye giderek bir İslam ülkesi olur” dedim, Nasıl olacağını anlattım:

“Yavaş yavaş Mısır gibi, Malezya gibi oluruz, Din etkisi artmaya başlar, Din günlük hayata girer, Sokağa iner, Yaşam biçimi olur, Gözle görünmeye, elle tutulmaya başlar, Toplum tutuculaşır, Muhafazakarlaşır,”

“Bunlar niye olsun ki?” dedi,

“Olur, Çünkü rol modeller değişmeye başlar, Rol model Erdoğan olur, Gül olur, Müslümanlığını gösteren,, göstere göstere yaşayan işadamı olur, Çünkü iktidar kendi gibi düşünen, kendi gibi yaşayan bürokratları yukarı taşır, kendi gibi işadamlarını ön palana çıkarır, İçki içen, eşinin başı açık olan, mayo giyen bürokratın yükselme olanağı kalmaz, işadamının iş yapma olanağı kalmaz, Kimse kimseye örtün, kapan, içki içme demez ama içmeyen iktidar dairesinin dışında kalır, Yükselemez, iş alamaz, iş yapamaz, Bürokratlar namaza başlar, işadamları ortalıkta içki içmemeye, eşlerine dekolte giydirmemeye başlar, Bu durum yoğunlaştıkça onlar gibi olmayanlar kendilerini dışarıda kalmış hisseder, Yasayla, yasakla olmaz, Ama ayıpla, günahla  olur” dedim,

“Bu dediklerinden Türkiye’nin artık bir Ortadoğulu İslam ülkesi olduğu sonucunu çıkartıyorum” dedi,

“Bir dönem için evet, Sonra seçim gelir, AK Parti giderse herkes yine normale döner, Gitmezse bu durum sürer,” dedim,

“Peki ya Avrupa Birliği süreci, AB’ye aday bir ülkede böyle bir şey olmaz” dedi,

“Avrupa’da Türkiye karşıtları zaten belli, Türkiye’nin böyle bir dönüşüm yaşaması onların ekmeğine yağ sürer, Almamak için bir bahaneleri daha olur, İçerdekiler de bakın ne yaptıysak olmadı diyip Türkiye’nin yönünü çevirebilirler” dedim,

“Ya Atatürk devrimleri” dedi,

“Devrimi halk yapmaz, Halkın içinden çıkan etkili bir grup önder insan yapar, Atatürk bunu yaptı, Atatürk belki o gün halka sorsaydı şeriat isteyenler veya halifelik kalsın diyenler, tekkeler kapatılmasın diyenler, harf devrimi yapılmasın diyenler çoğunlukta olurdu, Atatürk devrimi yaptı  Kalıcı olması için kurumlarını oluşturdu, Koruma mekanizmalarını kurdu ve bir rol model olarak kendisini ve arkadaşlarını öne sürdü, Fakat onun kurduğu kurumlar yıpratıldı, yok edildi, Rejimin koruma mekanizmaları birer birer etkisizleştirildi, Rol modelleri karalandı,” dedim,

“Yine de darbe olmaz mı diyorsun” dedi,

Güldüm, “Sizinkiler mi istiyor yoksa” dedim,

“Bizimkiler senin gördüğün gibi görmüyor” dedi,


Kitap Tavsiyeleri

“Bugünlerde bol bol okuyorum” diye yazınca pek çok okur mesaj atmış, “Ne okuyorsun, Tavsiyelerin var mı?” diye,

Olmaz mı?

Kafa dağıtmak için okuduğum best sellerları değil ama iki kitabı hararetle tavsiye edeceğim,

İlki Kabalcı  Yayınevi’nden çıkan Fransız Türkolog Jean Paul Roux’nun “Türklerin tarihi-Pasifik'ten Akdeniz’e 2000 yıl” isimli kitap,

Gerçekten herkesin okuması gereken bir çalışma,

Bu kitabı sadece ben değil, sevgili dostum Murat Bardakçı da “Çok iyi” diye nitelendiriyor,

İkinci kitap ise Amerikalı tarihçi Caroline Finkel’in(Andrew Finkel’in eşi), “Rüyadan İmparatorluğa Osmanlı” isimli kitabı,

Caroline Finkel’le aram pek iyi olmasa da, bir dönem kendisine yüklü bir tazminat ödemiş olsam da, kitap çok çok iyi,

Finkel’in, Profesör İlber Ortaylı ile teşriki mesaisi bu kitabın bu kadar iyi olmasında ne kadar etkili olmuştur bilmiyorum ama herkese tavsiye ediyorum,(Yayıncısı Timaş)

Ayrıca meraklılarına Gilles Deleuze’nin “Nietzsche” isimli kitabını da öneririm, Nietzsche’yi anlamak için en kısa el kitabı,(Otonom Yayıncılık)

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Çok konuştukça çok yanlış anlaşılma ihtimalimizin arttığını anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026