İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Aydın Bey de, Şevket Bey de Doğruları Konuşmuyor

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ocak 14, 2008

Aydın Bey de, Şevket Bey de Doğruları Konuşmuyor

Refahyol iktidarının Adalet Bakanı Şevket Kazan, Doğan Grubuna çamur atmış,
Aydın Doğan da bunlara yanıt vermiş,
Kazan diyor ki, “Biz iktidardayken Aydın Doğan bize geldi ve ‘Bizim kredi borçlarımızı erteleyin biz de sizin için güzel manşetler atalım’ dedi,”
Aydın Doğan diyor ki, “Biz böyle bir şey istemedik, Bizim o dönemde kamu bankalarına borcumuz yoktu, Zaten biz nakit olarak güçlü bir grubuz, Petrol Ofisi’ni bile peşin parayla almıştık”
Komik ama her ikisi de doğruları söylemiyor,
Şevket Kazan’ınki tam palavra,
Doğan Grubu’nun o dönemde gerçekten de kamu bankalarına borcu yoktu, Doğan Grubu’nun o dönem kredilerinin büyük bölümü İş Bankası’ndan alınmıştı, Doğan çok borçluydu ama kamu bankalarına değil, Aydın Doğan’ın bu yönde bir talebi olmadığını biliyorum,
Tam aksine Refahyol Hükümeti Aydın Doğan’a baskı yapıyor, bazı gazetecilerin kovulması ve “İyi manşetler”  karşılığında o dönem gazeteleri zorlamak için hazırlanan “Promosyon Yasası’nın yumuşatılması" önerisini getiriyordu,
Aydın Doğan buna “Evet” dememişti, Gayet net biliyorum,
Fakat Aydın Doğan da doğruları söylemiyor,
O dönem Doğan Grubu nakit içinde yüzmüyordu,
Petrol Ofisi peşin para ile alınmıştı ama bu para onlarca bankadan alınan 1 milyar 250 milyon dolarlık krediyle sağlanmıştı,
Yani devlete peşin ödeme yapmak için bankalardan para alınmıştı,
Eğer “Hayır Altaylı yalan yazıyor” derlerse bu kredilerin hangi bankalardan olduğunu ve detay dökümlerini yazabilirim,
Doğan Grubu, AKP iktidarına kadar sürekli borç içindeydi,
Grup Dışbank’ın satılması ve İş Doğan Petrol Yatırımları AŞ’nin Petrol Ofisi ile birleştirilmesiyle borçlarını makul düzeye indirdi,
Ondan önce grubun 2 milyar dolara yakın borcu vardı,
Buna rağmen Aydın Doğan Refahyol iktidarı ile hiç boyun eğmeden mücadele etmişti,
Tabii belki de başka çaresi yoktu,
Refahyol, yani hem Çiller, hem de Erbakan, Doğan Grubu’nu yok etmeye çok niyetliydiler ve bu bir ölüm kalım savaşıydı,
Aydın Doğan bugün o günden bir kaç kat daha zengin,
Bugün gerekli olursa aynı mücadeleyi verir mi bilmiyorum,
Gerçi AKP iktidar olduğu günlerde benim de aralarında bulunduğum 5 yöneticisini toplayıp “Biz bu rejimin bekçileriyiz, Yarın kimse bir şey yapmaz ve bunlar Atatürk Cumhuriyeti’ne karşı bir harekete girişirse yine iş bize düşecek, Nedense alavere dalavere Kürt Memet nöbete bu işler hep bize düşüyor ama ne yapalım,” dediğini hatırlıyorum,
Tabii o günden bu yana köprülerin altından çok sular aktı,
O gün 2 milyar dolara yakın borcu olan grup bu gün çok farklı bir noktada,
Kürt Memet artık nöbet tutar mı bilmiyorum,


Yersen Abur Cubur

Başbakan Erdoğan hükümetinin eylem planını açıklarken Türkiye’nin katlanarak artan dış borcundan yakınanlara yanıt verdi:
“Borç yiğidin kamçısıdır, Yiğit olan da biziz, Bu borç bazları için çok görünebilir ama bizim için leblebi çerez”
Başbakan Erdoğan’a söyleyeyim, “Onu kandırıyorlar”
Bu borç hiç de leblebi çerez değil,
Tam aksine baş belası,
Borç miktarı neredeyse 400 milyar dolara yaklaşıyor,
Bunun büyük bölümü iç borç, Yani TL cinsinden,
Yani dolar düştükçe, TL değerlendikçe borcun ödenmesi zorlaşıyor,
Dahası Türkiye’ye gelen yabancı paraya anormal yüksek faiz ödüyoruz,
Başbakan’ı da kandıran ekonomistler diyorlar ki, “Reel faiz şu kadar”
Faizden enflasyonu çıkarıp reel faiz hesaplıyorlar,
Size öyle geliyor beyler,
Bu parayı verenler Türkiye’de yaşayıp, aldıkları faizle geçiniyor olsalar öyle,
Ama bu para dışarıdan geliyor,
Onun içinde dolar düştükçe reel faiz artıyor,
Diyelim ki adam Türkiye’ye 1 milyar dolar getirdi,
1,25’ten bozdurdu, Aldı 1 milyar 250 milyon YTL,
Bir yıl yüzde 18 faiz aldı,,
Elinde 1 milyar 475 milyon YTL oldu,
Onu da 1,150’den tekrar dolara çevirip götürdü,
1 yılda 1 milyar doları oldu mu 1 milyar 282 milyon dolar,
Dolar bazında yüzde 28,2 faiz,
Var mı Dünyanın başka yerinde?
Yok,
Millet enayi mi, ABD Merkez Bankası dolar faizini her gün düşürürken dolara yüzde 28 faiz versin, 
Bu yetmezmiş gibi cari açık her gün büyüyor,
İthalatla ihracat arasında ihracat aleyhine olan makas hergün açılıyor,
Sonra da bunun adı “Ekonomi başarısı”
Bu sahte başarının arkasındaki büyük borçlanma ise “leblebi çerez”
Bırakın ekonomiyi falan, basit bir sağlık sıhhat olayı gibi görsek bile  leblebi çerez abur cubur sınıfına girer ve sağlıksız bir besindir,
Sağlıksız bir biçimde şişmanlatır,
Tabii yersen!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Ekonomi yönetiminin püf noktası Başbakan’ı kandırmak olmadığı zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026