İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Paşaların ruh sağlığını kim bozdu?

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Şubat 7, 2008

Paşaların ruh sağlığını kim bozdu?

Dünün en güzel başlığını Akşam Gazetesi atmıştı,
“Ülkücüler paşa kovaladı”
Süper başlık, Süper doğru başlık,
Gerçekten de Ülkücüler,  Bahçeli’nin askerlere yönelik hakaretlerine tepki olarak MHP Genel Merkezi önüne siyah çelenk bırakmak isteyen emekli paşaları kovaladılar,
Tekbir sesleriyle,
Oysa Türkiye’deki militaristlerin ve hatta ulusalcıların seçim öncesi güvendiği dağdı MHP,
Hepsi yakın veya uzak çevrelerini MHP’ye yönlendiriyor, MHP milliyetçiliğini, AKP islamcılığına karşı koz olarak görüyordu,
Fena halde yanıldılar,
Karlar altında kaldılar,
Devlet Bahçeli ise son derece rahat,
Kendilerini suçlayanları suçluyorlar, hepsini “Ruh sağlığı bozuklar” olarak nitelendiriyor,
Kimbilir belki de ilk defa olarak haklı,
Hepsinin ruh sağlığı bozuk,
Ama acaba bu ruh sağlığını bozan kim?


Sarhoş kumarbazın hikayesi

Alakasız bir hikaye anlatacağım,
Kimse alınmasın,
Her türlü benzerlik sadece rastlantıdan ibarettir:
Herkesin bildiği ünlü bir Türk vatandaşı, tatil için gittiği bir kumar merkezinde sabahın ilk ışıklarına kadar kumar oynamış,
Epey bir para kaybetmiş,
Bu arada epey de bir kafayı çekmiş,
Kendi tabiriyle zurna gibi olmuş, 
Kumar masasında yanına uzun boylu, sarışın, alımlı bir kadın yanaşmış,
Bizimki masadan kalkıncaya kadar kadın yanından ayrılmamış,
Oyun bitince masadan fişlerini toplamış, hesabı kapatmış,  zorlukla yürüyen vatandaşımızın koluna girip onu odasına kadar çıkarmış,
Bizimki sarhoşluğunda etkisiyle çok etkilenmiş,
Sarışın uzun boylu kadın geceyi  bizimkinin odasında geçirmiş,
Gece ne olduğunu hatırlayan yok, 
Sarhoş kumarbaz sabah uyanıp ayık kafayla bakınca bir de farketmiş ki, gece kadın diye odasına çıkardığı sarışın aslında bir travesti,
Bizim kumarbaz bunu görünce tam anlamıyla şok geçirmiş,
Yıkılmış,
Ruh sağlığı bozulmuş,
Uzunca bir süre psikiyatrları dolaşmış,
Benim çok sonra duyduğum bu olayın üzerinden seneler geçmiş,
Ama kumarbaz sarhoşumuzun ruh sağlığı hala tam olarak düzelmemiş,


Hipermetroplar ülkesi

22 Temmuz seçimleri öncesi hükümet şakşakçılığı yapanlar, bugün bizim 9 ay önce söylediğimiz noktaya geldiler,
Geçmi kaldılar bilmiyorum,
Ne kadar samimiler bilmiyorum ama yine de kendilerine “Hoşgeldiniz” diyorum,
“Çoğunluk diktatoryası” tanımını ilk olarak geçen Nisan ayında kullandım,
“Demokrasi seçimle işbaşına gelenin canının çektiğini yapabileceği anlamına gelmez” diye söyledim,
“Demokrasi çoğunluğun isteklerinin yerine gelmesi değil azınlığın haklarının korunması rejimidir” dedim,
“Seçim demokrasi demek değildir, Seçimle işbaşına gelen diktatörler var, Hitler de seçimle işbaşına gelmişti” diye seçimlerden önce konuk olduğum Habertürk ekranında bağırdım,
Ben ve bir kaç kişi daha bunları söylerken, bugün iktidar karşıtı kisveye bürünenler “Aman istikrar canım istikrar, Her şey çok güzel olacak” sloganları atıyorlardı,
O günlerde bizim söylediklerimize dudak bükenler bugün aynı benzetmeleri, aynı cümleleri kuruyorlar,
Üstelik bunlar sıradan insanlar değil,
Kimileri uzak görüşlülükleri sayesinde zengin olmuş işadamları, kimileri Türkiye’ye yön veren kurumların başında oturan, sosyolojik konularda uzmanlaşmış “Abilerimiz”
Yani bugünü dünden görme konusunda benden çok daha fazla şansa sahip olan isimler,
Merak ediyorum o gün akılları neredeydi?
Gerçekten göremediler mi, yoksa o gün görmek işlerine mi gelmiyordu!


Bir şiir

Bukowski’nin Parantez Yayınları’ndan çıkan şiir kitabını aldım,
Bukowski’nin kitaplarını severim ama şiire pek de baygın değilimdir,
Ama kitabın adı çok hoşuma gitti: “En iyi adamlar yalnızken güçlüdür”
Çok doğru bir yaklaşım olduğunu düşündüm, 
Kitabı aldım, okudum,
Hep başta bakarım ama bu kez nedense kitap bittikten sonra arkasına bakmak aklıma geldi,
Bukowski, en güzelini arka kapağa basmıştı
Öyle hoşuma gitti ki, sizinle paylaşmak istedim:
“Seçimini
zekice
yapmak
yarılamaktır
zafere giden yolu;
diğer yarısı
kayıtsızlıkla fethedilir,

bir yanda
istediğin
her şeyi
söyleyebilirsin;
öte yanda mecbur
değilsin,

ben
bir şekilde
ikisini de
yapmayı becerdim,

bu yüzden
benimle
bir sorununuz varsa
size
aittir”

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kendiyle barışmayanın başkasıyla barışmasının mümkün olmadığını anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026