İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Medya patronu gazetecilerle buluşur, ne var bunda?

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mayıs 7, 2008

Medya patronu gazetecilerle buluşur, ne var bunda?

Başbakan Erdoğan, TESEV Başkanı Can Paker’in evinde bir grup gazeteciyle yemek yedi olay oldu,
Halbuki ortada hiç de garip bir durum yok,
Başbakanlar, yıllardır gazetecilerle benzeri yemekler yerler, görüşmeler yaparlar,
Bu yemekteki gariplik, yemekte konuşulanların tamamının “off the record” olması,
Gazeteciler Başbakanların ne sırdaşı, ne de akıl hocalarıdır, Onlarla konuşulduğu zaman bir şeyler azılması normaldir,
Eğer bir gazeteci bir Başbakanla tamamı “Off the record” bir görüşme yapıyorsa, ortada bir gazeteci yok demektir,
Elbette konuşmaların bazı bölümleri off the record olabilir ama tamamı oldu mu ortada gazetecilik kalmaz,
Olay başka bir boyuta girer,
Fakat bu durum da bir ilk değil,
Günlerdir bu yemeği gündemde tutan Ertuğrul Özkök’ün kaç Başbakan veya kaç Başbakan yardımcısıyla off the record başbaşa görüşmeler yaptığını kendi bile hatırlayamıyordur,
Off the record yemekteki konuşmaların etrafa sızması Başbakanlığı rahatsız etmişe benziyor,
Sızar, Yemekteki haziruna bakınca sızmaması mümkün değil,
Taha Akyol’un Doğan Grubu’ndaki tavrını yakından bilirim,
Taha Bey, yemekten ayrılır ayrılmaz bütün ayrıntıları yazmış, konuşulanları tek tek sıralamış, yemeğin bir raporunu hazırlamış ve bunu Aydın Doğan’ın sekreteri Arzu’ya gece yarısından maillemiştir,
Aydın Doğan da ertesi Sabah Taha Akyol’u ya aramış, ya yanına çağırmış ve tüm detayları anlattırmıştır,
Bundan hiç ama hiç kuşkum yok,
Hasan Cemal’e de sormuşlarsa o da anlatır,
Anlatmasından da normal bir şey olmaz,
Çünkü nasıl ki, Sabah yöneticileri  her şeyi Erdoğan’a aktarıyorlarsa, Doğan’ın yöneticeleri de her şeyi Aydın Doğan’a aktarıyorlar,
Ben Başbakanlığın sürekli yalanlamalarına da anlam veremiyorum,
Çünkü yalanlamalar yalanlama değil,
Yarım ağızla yalanlayarak aslında doğruluyorlar,
Ben yazılanların doğru olduğuna inanıyorum,
Mesela Başbakan’ın Sabah’ın satışı ile ilgili olarak, o kendine özgü gülüşüyle, “Benim baskımla olsa o fiyata mı sattırırdım” dediğinden ve fiyatın yüksekliğinden dem vurduğundan eminim,
Gazetecilerin de Başbakan’ın gözüne girmek, dolmuşa getirmek adına Anayasa değişikliği, askere daha sert tavır gibi öneriler yaptığından da kuşkum yok,
Nasıl olsa taşın altında elleri yok,
Gidene ağam, gelene paşam dedikleri de zaten biliniyor, Doğrusunu isterseniz, ben bu yemek meselesinin böylesine büyütülmesine bir anlam veremedim,
Ama kim bilir belki de Aydın Doğan’ı ve Doğan Grubunu asıl rahatsız eden kendi yazarlarının ve yöneticilerinin rakip bir medya grubunun patronuyla buluşmuş olmasıdır,
Yemek katılımcılarına acaba Sabah’a transfer teklifi de yapılmış mıdır?


Daha ucuza satamazdı

Başbakan Erdoğan Sabah ve ATV için “Benim dahilim olsaydı, 1,1 milyar dolara değil 500-600 milyon dolara sattırırdım” demesi pek de mantıklı değil,
Her türlü hukuksuzluğa sahne olan Sabah-ATV’ ye el konulması ve satılması sürecinde bile bu kadarı fazla olurdu,
Sabah ve ATV, TMSF tarafından Turgay Ciner’e 450 milyon dolara yakın bir fiyatla satılmıştı,
Bugün bu para az görünüyor,
Ama o satışın yapıldığı dönemde fiyat iyiydi,
Hatırlayın aynı günlerde koca koca bankalar bir kaç yüz milyon dolara satılıyordu,
HSBC, Demirbank’ı 300 küsur milyon dolara almıştı, Dışbank 1 milyar dolara satılmıştı,
O günlerde para kıymetliydi,
Üstelik Ciner Grubu sadece isim hakkını 434 milyon dolara aldığı gazetenin içine 150 milyon doları aşkın sermaye koymuş, ayrıca matbaalarını da para vererek satın almış ve bir de dağıtım şirketi kurmuştu,
El koymadan kısa süre önce yapılan halka arz çalışmasında uluslararası bankalar gruba 1,4 milyar dolar halka arz değeri biçmişti,
Dahası Ciner’in ödediği paranın tamamı TMSF kasasına girecekti,
Eğer el koymadan sonra yapılan satışta fiyat Başbakan’ın dediği gibi olsaydı, Maliye’nin ve Ciner’in alacakları düşüldükten sonra TMSF’ye kala kala 250 milyon dolar kalırdı ki, bu da Ahmet Ertürk’ün başını belaya sokardı,
Gerçi diyebilirsiniz ki, “Bunca hukuksuzluğun içinde bu da olsa ne fark ederdi”
Onda da siz haklısınız ama şunu da unutmayın,
Bu satışın parası zaten kamu kaynaklarından çıktı,
Yani 3 yıl sonra yapılacak ilk ödemeden önce grup batarsa ne Çalık’ın ne de Çalık’a burayı aldıranların hiç bir riski yok,
At da ağanın, mabad da!


24 gün

Kanal 1 Haber’de Abdullah Gül’ün 14 yaşındaki oğlunun da “Çocuk sigortalı” yapıldığını duyurduk,
Hemen açıklama geldi,
“Oğlum Ali Babacan’ın tekstil şirketinde gerçekten çalıştı”
Evet çalışmış,
13 yaşındayken, 24 gün,
İyi ki de çalışmış,
Yeni sosyal güvenlik yasasıyla mağdur olmaktan kurtuldu,
Acaba Ali Babacan benim 7 yaşındaki kızımı da işe alır mıydı?
Çok değil,
24 gün,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kendimizin inanmadığı şeylere başkasını inandırmaya çalışmadığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026