İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Ziyaret

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 5, 2008

Ziyaret

İki emekli orgeneralin cezaevinde ziyaret edilmesi ve bunun TSK adına yapıldığının açıklanması üzerine müthiş bir tartışma başladı,
İlk gün ziyareti olumlu bulanlar bile ardından çark ederek “TSK adına yapılması doğru olmadı,” demeye başladılar,
İki orgeneralin ziyaret edilip, bir başka paşa Veli Küçük’ün ziyaret edilmemesini yargıya müdahale olarak görenler var,
Bense hiç ama hiç bu kanaatte değilim,
Ziyaretle ilgili olarak bugün “TSK adına ziyaret edilmesi hoş olmadı” diyen Ertuğrul Özkök’e basit bir soru sormuk istiyorum,
Yarın, gazetenizin önemli isimlerinden biri, ne bileyim mesela Oktay Ekşi, tutuklansa, ziyaretine gitmez misiniz?
Hakkında henüz bir dava açılmamış, neyle suçlandığı dahi belli olmayan bir pozisyonda, hakkında bir iddianame dahi yokken cezaevine konsa Oktay Ekşi’yi cezaevinde ziyaret etmez misiniz?
En azından gazetenizin önemli isimlerinden birini Oktay Ekşi’yi ziyaretle görevlendirip, “Sorun bakalım Oktay Abinin bir ihtiyacı var mı?” dedirtmez misiniz?
Sevgili Özkök, bu yargıya müdahale midir, yoksa bir dostluk, bir vefa gösterisi midir?
Bu konudaki en doğru yorumu Başbakan Erdoğan yaptı, “İnsani bir ziyarettir” dedi,
Bence de tam öyledir,
Veli Küçük’ün ziyaret edilmemiş olması da son derece doğaldır,
Çünkü Veli Küçük hakkındaki suçlamalar bellidir,
İddianame ortadadır,
Veli Küçük’ün karanlık kişilerle, çakallarla yaptığı telefon görüşmeleri vardır,
Bu nedenle ziyaret edilmemi olması doğru bir tavırdır,
Veli Küçük, yargıda aklansa bile vicdanlarda mahkumdur,
Genelkurmay’ın görevlendirdiği bir general Adalet Bakanlığı müsteşarını, İstanbul Başsavcısını, hatta Savcı Zekeriya Öz’ü “Ziyarete” gitseydi, yargıya müdahale iddiaları geçerli olurdu,
Ama yapılan ziyaret insanidir,
Bu ziyareti eleştirmek, insanlıktan nasibini almamış olmak demektir,


Futbolla başlayan dostluk görmedim

Bir futbol maçının “Dostluk kıvılcımlarını” ateşlemesini beklemekten daha büyük bir saflık olamaz,
Bırakın Ermenistan ile Türkiye gibi ciddi sorunları olan iki ülkeyi, Galatasaray-Fenerbahçe gibi günlük hayatta büyük bir dostluğu, beraberliği paylaşan kulüplerin taraftarlarını bile en azından o gün için “Rakip” hatta ne yazık ki, “Düşman” eden bir olaydır futbol,
Futboldan ateşlenen, hele hele milli maçlardan ateşlenen bir dostluk yoktur ama tam aksine, Güney Amerika gibi yerlerde futbol maçından sonra çıkan savaşlar bile vardır,
İki ülkenin milli takımları arasındaki maçlar, bir anlamda modern çağın meydan muharebeleridir,
Milli duyguların zirveye çıktığı, yeninin kendini üstün hissettiği “Karşılamalardır”
Bu nedenle de Ermenistan-Türkiye maçının iki ülke arasında bir ilişki başlatmasını beklemek bir yana, bu maçın kazasız, belasız, kavgasız, gürültüsüz bitmesini ummak , çok daha yerinde bir beklentidir,
Tabii Fatih Terim’in de kendine mukayyet olması, olası bir olumsuz sonucun faturasını genelleştirmek için saha içinde ve kenarındaki hareketlere dikkat etmesi gerekir,
Basın toplantısında kullandığı “Tarihin sorumluluğunu omuzlarımıza yükleyemezsiniz” eklinde talihsiz cümleyi ona kim fısıldadı bilmiyorum ama bu cümle başlı başına bir hatadır,
Ortada tarihi bir olay falan yoktur,
Hatta siyasi bir olay bile yoktur,
Oynanacak olan bir maçtır, Futboldur,
Bunun dışında söylenecek her söz, takımı yanlış yönlendirir,
Söylemeden geçersem ayıp olacak,
Bu maçın kilit adamı olarak Emre’yi görevlendirmek de bir başka hatadır,
Emre böyle maçların pozitif değil, negatif adamıdır,   

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Üreten bir ülke olmak için üretimin nasıl yapıldığını bilmek gerektiğini anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026