İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Daha önceleri neredeydiniz?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 9, 2008

Daha önceleri neredeydiniz?

Başbakan’ın ağır saldırısı sonrasında “Çoğulcu medya olmalı, İktidar yanlısı tekel medyası olmamalı” diyen Doğan Grubu’nu gülerek izliyorum,
Çok değil, 2 yıl kadar önce Türkiye’de iktidar yanlısı medya yine vardı,
Ama bunun karşısında Türkiye’nin en büyük iki medya grubu vardı,
Doğan ve Ciner grupları,
Çoğulcu medyadan, tek sesli olmayan medyadan bahseden Aydın Doğan, o günlerde hortumcu Dinç Bilgin ve damadına iktidarın TMSF’sinde mesai yaptırıyor, Dinç Bilgin’in ürettiği sahte bir belge ile Ciner Grubu medyasına el konulmasını sağlamak için TMSF Başkanı Ahmet Ertürk ve siyasete kapalı kapılar ardından baskı yapıyordu,
Nitekim bunu başardılar da,
TMSF sahte bir belgeye dayanarak Türkiye’nin ikinci büyük medya grubuna el koydu,
Bu olayın Doğan yönetiminde şampanya patlatılarak kutlandığını o günlerde yazdım,
TMSF’nin el koyması üzerine Ciner Grubu mahkemeye gitti,
Davayı kazandı, İstanbul bölge İdare Mahkemesi TMSF’ye “ yaptığın işlem hukuksuz, Sahibine iade et” dedi,
Siz Doğan Grubu’nda veya başka bir gazetede bununla ilgili tek bir satır haber gördünüz mü?
TMSF, yüce yargının kararına uymadı, Hukuk ayaklar altına alındı,
Siz Doğan Grubunda bununla ilgili tek bir satır gördünüz mü?
Türkiye’nin ikinci büyük medya grubuna el konuldu,
Çıt çıkmadı,
Hukuk ayaklar altına alındı,
Çıt çıkmadı,
Ya ana muhalefet lideri ve diğerleri,
Tek kelime etmediler,
Bugün Doğan Grubu’yla ilgili gerçekler, hoş olmayan bir biçimde ortalığa dökülence iktidara demediğini bırakmayan Deniz Baykal’dan da tek bir itiraz gelmedi,
Çünkü biz kimsenin uydusu olmadan gazetecilik yapmaya çalışıyorduk,
Kimsenin adamı, kimsenin medyası değildik,
Haberciydik,
O yüzden şimdi kopan kıyamete bakınca gülüyorum,
Başbakan Doğan Grubu’na altı dolu suçlamalar yöneltince  “Basın özgürlüğü” diyenler, Türkiye’nin ikinci büyük medya grubuna el konulunca neredeyse alkış tutmuşlardı,
O basın özgürlüğü değil miydi?
Dünün bağımsız Sabah’ı, bugün iktidar yanlısı medyanın amiral gemisi olmadı mı?
Yılmaz Özdil “Sabah utanç verici bir gazete” diyor şimdi,
Peki Yılmaz Özdil, sen TMSF kontrolündeki Sabah’ta aylarca çalışarak,  daha doğrusu Hürriyet’ten teklif alıncaya kadar çalışarak Sabah’taki TMSF yönetimini legalize etmedin mi?
Hürriyet teklif yapmasa hala orada olmayacak mıydın!
Olan bitene hem üzülüyorum, hem gülüyorum,
Ciner Grubunu medyadan uzaklaştırarak tek güç olmak isteyen Aydın Doğan, mahallede tek başına kalmanın sıkıntılarını yaşamaya başlayınca “Tek sesli medya istiyorlar” diye ağlanıyor,
Peki aynı şeyi sen istemedin mi?
Bunun için yapmadığın ayak oyunu kalmadığını herkes bilmiyor mu?
Gülüyorum ama endişeleniyorum da,
Şampanya falan da patlatmıyorum,
Çünkü onlar gibi değilim,


Haber niye saklanır!

Başbakan’la Doğan arasındaki kavganın nedeni olarak Deniz Feneri yolsuzluğunun haber yapılması görünüyor,
Doğrudur,
Bu haber önemlidir,
Demokratik bir hukuk devletinin Başbakanı böyle bir yolsuzluk karısında suçlamaya geçmez, bunun Türkiye’de bağlantılarının da aynı yolsuzluğa karışıp karışmadığının araştırılması için sistemi hareket geçirir, Adalet bakanı vasıtasıyla savcıları bu işe yönlendirir,
Bugünkü tavrıyla, burada Tayyip Erdoğan’ın yatacak yeri yoktur,
Ama Doğan Grubu’nun da yatacak yeri yoktur,
Neden mi?
Gelin anlatayım,
Deniz Feneri yolsuzluğu ile ilgili gelişmeler yeni değil,
Hürriyet’te bu konudaki ilk haber 2007 yılının başlarında çıktı,
Önce Almanya mahreçli bir haber, sonra da Yalçın Doğan’ın köşesinde bir yorum haber,
Sonra kesildi,
1,5 yıl süreyle tek satır yayınlanmadı,
Haber geliyor ama sansür ediliyordu,
Bunu biliyorum,
İçinde Zahit Akman’ın adı geçiyordu ve televizyonları ve D Smart’ı nedeniyle RTÜK’le işleri olan Doğan Grubu o günlerde Akman ve iktidar ile iyi geçinmek için bu haberleri kullanmıyor, saklıyordu,
Saklanan bu haberler ne zaman ortaya çıktı,
RTÜK, Doğan’ın taleplerine “Olur” vermediği zaman,
Saklanan dosyalar açıldı, Pislik ortaya döküldü,
Peki ya RTÜK veya hükümet Aydın Doğan’ın taleplerine “Evet” deseydi ne olacaktı?
Yanıt basit,
Türk halkı bu yolsuzlukları öğrenemeyecekti,
Haber saklanmaya devam edecekti,
Sevgili okurlar bu mudur özgür medya, bu mudur gazetecilik,
Bu medyayı, dahası sizin benim tepkilerimi kullanarak ticari çıkar sağlamak değil midir?
Ertuğrul Özkök’ün odasındaki kasada bir gün yayınlanmak üzere bekletilen ve belki de bizim asla öğrenemeyeceğimiz daha ne haberler vardır, hiç düşündünüz mü?


Doğan’ın kankası, İş Bankası

“Basın özgürlüğü yok, Bu kavga medya patronu ile Babakan kavgası değildir, Buna sessiz kalamayız, Bu basın özgürlüğü, demokrasi sorunudur, Niye bazı basın kuruluşları sadece Başbakan’ın açıklamalarını yayınlıyor da, iddiaları yayınlamıyor, Bu çok tehlikeli bir durumdur”
Bu sözler Deniz Baykal’a ait,
Ve ben de “Günaydın” diyorum,
Ve ben de Deniz Baykal’a yukarıda sorduğum soruyu tekrarlıyorum: “Türkiye’nin ikinci büyük medya grubuna el koyulurken uyuyor muydunuz? Bu ortam oluşturulurken neredeydiniz? Yoksa o medya grubu Doğan’a geçer diye mi umuyordunuz?”
Aydın Doğan’ı cansiperane savunan Baykal, ATV ve Sabah’a el koyulur, iktidar yanlısı medyanın bel kemiği oluşturulurken tek kelime etti mi?
El koymanın hukuksuzluğu mahkeme kararı ile tespit edilirken “Basın özgürlüğünün ırzına geçiliyor” dedi mi?
Demedi,
Oysa o gün basın özgürlüğünün ırzın geçilmekten öte, fiili livata yapılıyordu,
Gıkını çıkarmadı,
Aydın Abisinden korktu, Ağzını açamadı,
Şimdi Baykala soruyorum, sizin tepkinizin gerekçesi  gerçekten basın özgürlüğü mü, yoksa Aydın Doğan’la aranızdaki ilişkiler ağı mı?
Hangi ağdan söz ettiğimi anlatayım da bilin,
Hatırlayacaksınız, Doğan Grubu Petrol Ofisini İş Bankası ile birlikte satın almıştı, Elli elli ortak,
Sonra Doğan Grubu kontrolündeki Vatan gazetesi ve Aydın Doğan medyası İş Bankası yönetimine saldırıya geçtiler,
Önce genel müdür, sonra yönetim kurulu başkanı Metin Tiryaki hedef alındı,
Günler süren yayınlar yapıldı,
Ne oldu?
İş Bankası elindeki Petrol Ofisi hisselerini Aydın Doğan’a sattı,
Aldığı günkü fiyattan, Şirketin kazandığı değer göz önüne alınmadan, üstelik 5 yıl vadeli 560 milyon dolara,
Aydın Doğan 5 yıl vadeli 560 milyon dolara aldığı hisselerin yüzde 34’ünü iki ay sonra Avusturyalı OMV’ye sattı, 1 milyar avroya, Yani 1,5 milyar dolara, 2 ayda 1 milyar dolar kar,
Böyle bir satış 2 ayda yapılamayacağına göre kurulan tezgah batan belliydi, İş Bankası bu satıştan kendi payına düşecek 500 milyon dolar karı Aydın Doğan’a hibe etmiş oldu,
Böyle bir hatayı yapan Bankanın genel müdürü kovulur değil mi?
İş Bankası’nda böyle bir şey olmadı,
İş Bankası emeklilerinin parası çalındı, Çıt çıkmadı,
Peki o İş Bankası kimin kontrolünde?
Baykal’ın, Buradaki 4 yönetim kurulu üyesini bizzat Baykal atıyor,
Gördünüz mü işbirliğini,
Hadi gelin biraz daha geriye gidelim,
Aydın Doğan, sahibi olduğu Dışbank’ı  üç yıl önce 1 milyar avroya Fortis’e sattı,
Peki Aydın Doğan Dışbank’ı kimden satın almıştı?
Bildiniz, İş Bankası’ndan,
Dışbank İş Bankası’nındı, Sonra Aydın Doğan’a satıldı,
Yanlış hatırlamıyorsam 17 milyon dolara,
Ama Aydın Doğan’dan beş kuruş para çıkmadı,
Çünkü satın alması için gerekli parayı da yine İş Bankası verdi, Frankfurt Şubesi üzerinden Aydın Doğan’a kredi açarak,
Aydın Doğan İş Bankası’nın parasıyla, İş Bankası’nın bankasını aldı,
17 milyon dolara aldı, 1,5 milyar dolara sattı,
Her biri birer etik, ahlak timsali olan Deniz Baykal veya Aydın Doğan, ya da İş Bankası içindeki CHP’li üyeler bu işlerin arkasındaki sırrı açıklar mı acaba?
Hani herkes birbirinden bir açıklama bekliyor ya!


Bu haberi unutturmam

Değerli okurlar,
Deniz Feneri davasını bundan sonra bizzat ben takip edeceğim,
Haberlerin karartılmasının, pazarlıklarla saklanmasının önüne geçeceğim,
Bu konudaki haberleri takip eden ama yayınlatamayan Doğan Grubundaki meslektaşlarım o günlerde bu korkudan bana ulaştıramıyorlardı,
Ben de evinde oturan işsiz bir gazeteci olarak bu bilgilere ulaşamıyordum,
Bundan böyle unuttuğumuz, unutturulan bu haberi kimse izlemezse,  ben izleyeceğim,
Bu olayın toz duman içinde kaybolmasına izin vermeyeceğim,
Elimden geldiğince,  

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Haberleri saklayıp işimize geldiği zaman kullanmadığımızda

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026