İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Sivil Toplumun Fethi

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 11, 2008

Sivil Toplumun Fethi

Başbakan Erdoğan’ın Doğan Grubu’na ani öfkesinin ardında yatan çoklu nedenler olduğuna inanıyorum,
Yoksa yıllardır gül gibi geçinen, birbirlerini fazla incitmeden yürüyüp giden iktidar ve Doğan Grubu niye birbirine girsin ki!
Bu nedenlerin arasında Doğan Grubu’nun bilmeden iktidarın damarına basması var,
Ancak bu damar “Ana damar” değil, AKP’nin en uç noktalara kadar gitmesini sağlayan “Kılcal damarlar”
Deniz Feneri Derneği bu kılcal damarlardan biri ve belki de en önemli, en taşıyıcı olanı,
AKP, diğer siyasi partilerden farklı olarak toplumun en uç, bir siyasetçi için en ulaşılmaz noktalarına kadar gidebiliyor,
Bunu da kendi yarattığı ve kendi dayandığı iki sivil toplum örgütü üzerinden yapıyor,
Biri tarikat ve cemaatler, diğeri ise bu tarikat ve cemaatlerle bağlantılı dernek ve vakıflar,
Bugün rezaleti patlayan Deniz Feneri bunlardan biri,
Daha onlarcası, yüzlercesi, hatta binlercesi var,
Her ilde, her ilçede,
AKP’nin meşhur kömür yardımlarını, gıda paketlerini işte bu dernek ve vakıflar örgütlüyor, hazırlıyor ve dağıtıyorlar, Doğumlarda, cenazelerde yardımcı oluyorlar, Her türlü yardımı, desteği organize ediyorlar,
AKP bu yolla sivil toplumun, en alt katmanlarına kadar sirayet edebiliyor, Sivil toplum dayanışması adı altında siyasi faaliyet bu şekilde yürütülüyor,
Bu yardım kuruluşları, AKP’nin “Sivil toplumun fethi” projesinin “Uç beyleri”,
Faaliyetleri o kadar geniş bir alanı kapsıyor ki, bunun tek elden yönetilmesi mümkün değil,
O nedenle yüzlerce, binlerce dernek ve vakıf tek bir amaç için ayrı ayrı faaliyet gösteriyorlar,
AKP iktidarı, yasal düzenlemelerle bu uç beylerinin önünü açıyor, vergi muafiyetleri getiriyor, Belediyeler ve iktidar yanlısı gazeteler bu dernek ve vakıfların tanıtımlarını yapıyor, Bunlar “Hayır” işi olarak göründüğü için de kimse sesini çıkaramıyor, Hayır işi altında siyasi faaliyet yürütülüyor,
AKP bu yolla topluma ulaşıyor, dokunuyor,
Bir dostum geçenlerde Fatih’te böyle bir organizasyonun ortasına düşüyor,
Bu vakıf ve derneklerin en eskilerinden biri olan İHH’nin Fatih’te düzenlediği bir “Kermesin” göbeğine,
Fatih Camii’nin arkasında bir cadde kapatılmış, İHH’nin kermesi var,
500 kadar bir örnek çarşaflı genç kız görevli, Kermes adı altında 5 YTL’ye takım elbise, 1 YTL’ye ayakkabı satılıyor, Binlerce kişi alışveriş yapıyor,
Bunlardan Türkiye’nin her yerinde, her gün onlarcası düzenleniyor,
Ve haliyle bu işler için büyük paralar harekete geçiriliyor,
İşte sorun burada başlıyor,
Bu büyük paraların organize edilip aktarılmasında yolsuzluk ortaya çıkıyor,
Parayı sevdiği her halinden belli olan bu kesimin önde gelenleri, yüz milyonlarca doları bulan bu trafikten nemalanmaya başlıyorlar,
Türkiye’de kimse bu nemalanmanın üzerine gitmiyor,
Kim gidecek, İçişleri Bakanlığı’na bağlı olan dernekler masaları mı?
Kılcal damarlardaki aksaklıklar, pislikler örtbas ediliyor,
Ta ki, Türkiye ile bağlantısı olmayan bir Alman Savcı bu işin kendi ülkesindeki bağlantılarının ortaya çıkması üzerine harekete geçinceye kadar,
AKP’nin kızgınlığının nedenlerinden biri bu,
Bu kılcal damarlarda medyana gelecek bir arıza, “Sivil Toplumun Fethi” projesine ciddi zarar verir,
Panik ve öfke bu yüzden,
NOT: Bu zararın nasıl verilebileceğini Türkiye’deki değişimlerle nasıl bağlantılı olabileceğini bir başka yazıda aktarırım,


Eski verilen, şimdi verilmeyen oldu

AKP Genel Başkan yardımcısı Mir Mehmet Dengir Fırat (sıralama yanlış olduysa kusura bakmasın, bir türlü öğrenemedim) dün bir basın toplantısı yaptı,
Doğan Grubuna verilmeyenin rafineri izni değil, bedava arazi olduğunu, Doğan’ın 5000 dönüm yani 5 milyon metrekare kamu arazisini, rafineri yapmak üzere bedelsiz olarak talep ettiğini söyledi,
Ve ekledi, “Biz kamunun malını kimseye bedava veremeyiz, Ben de Adana’ya bu yatırımın yapılmasını çok isterim ama halkın malını bedava verenlerden değiliz, Eski alışkanlıklarını sürdürmek isteyenler bunu bizden beklemesinler”
Ne güzel sözler değil mi!
Güzel ama doğru olsaydı güzel olurdu,
Doğru değil,
Çünkü veriyorlar, Verdiler, Aynı yerde aynı nedenle,
Ama Türkiye’de gazetecilik öldüğü için o sırada kimse M,M, Dengir Fırat’a bunu hatırlatamadı, soramadı,
Şu soruyu bekledim, en azından Doğan Grubu adına orada bulunan gazetecilerden, “Sayın Fırat, bedava arazi verme dönemi bitti diyorsunuz ama aynı bölgede Çalık Grubu tarafından kurulacak rafineri için yaklaşık 2500 dönüm araziyi bedava vermediniz mi?”
M,M, Dengir Fırat’ın bu soruya ne yanıt vereceğini doğrusu çok merak ediyordum,
Doğan Grubu, Hilton işinde ne kadar haksızsa, rafineri meselesinde o kadar haklıdır,
Çünkü ortada ciddi bir “Kayırma” var,
Dahası Doğan Grubu, rafineri için EPDK’ya verdikleri fizibilite raporu ve projenin Çalık’a sızdırıldığını bile düşünüyor, Buna inanıyor,
Orasını bilemem
Ama bedava arazinin bazılarına verildiğini, Doğan’a ise verilmediğini biliyorum,
Herhalde Doğan’ı çıldırtan bu olsa gerek,
Eskiden “Verilen” iken, şimdi “Verilmeyen” olmak ağırlarına gidiyor olsa gerek,


1 haftada değişen Türkiye

Hürriyet gazetesinin kimi yazarları benim üç gün önce yazdığım “Haber saklanmaz” yazıma yanıt vermişler ve “Haber saklamadık” demişler,
Oysa ben Doğan Grubu gazetelerinin Deniz Feneri ile ilgili haberleri 2 seneye yakın bir süre çekmecede tuttuklarını biliyorum,
Yarın bunu belgeleriyle açıklayacağım,
Bugün Doğan Grubu savunuculuğuna geçenlere kızgınlığım da bu yüzden zaten,
Haber saklayanları nasıl savunursunuz,
Rafineri izni verilseydi, Hilton’a imar verilseydi, TV5’e lisans verilseydi Deniz Feneri yolsuzluğunu hiç bir zaman duymayacaktınız,
Farkında değil misiniz!
Görmüyor musunuz, Doğan Grubu gazetelerine göre geçen hafta güllük gülistanlık olan Türkiye 1 haftada battı,
Siz hangi yazdıklarına inanıyorsunuz,
Geçen hafta mı, bu hafta mı?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Acaba bu köşeyi kaldırsam mı umutsuzluğuna kapılmadığım zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026