İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Tehlikenin farkında mısınız!

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 21, 2008

Tehlikenin farkında mısınız!

Yazacaklarım hoşunuza gitmeyecek olabilir ama yazmak zorunda olduğum için yazıyorum,
Türkiye’de terörü en yakından izleyen gazetecilerden biriyim,
Özellikle 1990'ların ilk yarısında, PKK'nın en tehlikeli ve en güçlü olduğu dönemde Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya sık sık gittim,
Terör örgütünün güçlendiği ve zayıfladığı anları gördüm,
Yarattığı tehlikenin boyutlarını analiz ettim,
Ve bugün yazacaklarımı yazmak çok acı,
Ama söylemek zorundayım ki, terör örgütü Türkiye açısından hiç bu kadar tehlikeli olmamıştı,
2 yıl önce bitme noktasında olduğunu düşündüğümüz örgüt bugün yeniden çok ciddi bir tehlike haline geldi,
Bunun arkasındaki neden ve güçleri bundan böyle uzun uzun yazıp tartışacağız ama PKK ve onun siyasi uzantısı parti artık çok ciddi bir tehlikedir,
Bu tehlike giderek somutlaşmaktadır, Buna paralel olarak da Türkiye'de bugüne kadar olmadık işler olmakta, olmadık laflar söylenmektedir,
Terör örgütü ve onun temsil edenler şimdi yeni bir oyun kuruyor,
Bu oyun terör örgütü lideri Öcalan'ın ve PKK'nın bugüne kadarki söylemlerinden çok farklı,
Yakın zamana kadar Türkiye'nin üniter yapısından vazgeçilemeyeceğini her fırsatta söyleyen ve sözcülerine bunu tekrarlatan terör örgütü, şimdi bu söylemden uzaklaşmaya başladı,
Yeni söylemleri 'Birlikte yaşama koşullarının giderek ortadan kalktığı" yönünde,
Bu bir ilk,
180 derecelik bir dönüş,
Görünen o ki, terör örgütü İmralı'daki mahkumun kontrolünden çıkıyor,
Buna mukabil örgüt, yeni siyaseti için İmralı'daki mahkumu kullanıyor,
PKK'nın söylem değişikliğinin "Sözde" gerekçesi Abdullah Öcalan'ın hükümlülük koşulları ve cezaevinde kötü muameleye maruz kaldığı iddiası,
Terör örgütü buradan hareketle "Birlikte yaşama koşullarının ortadan kalktığını" söylüyor ve şimdiye dek hiç yapmadığı türde tehditler savuruyor,
Terör örgütü, Öcalan'ın kılına zarar gelmesi halinde Türkiye'de başbakan, bakanlar, siyasi parti liderleri ve üst düzey komutanların terörün hedefi olacağını söylüyor,
Bu PKK'nın daha önce hiç çıkmadığı düzeyde bir tehdit, bir küstahlık,
Buna paralel olarak bölgede sivil itaatsizlik tırmandırılmaya çalışılıyor,
Halkta örgüte eski desteğin olmadığı çok açık görülüyor ama örgüt lümpen kitleleri hala harekete geçirebiliyor ve rahatsızlık yaratabiliyor,
Bu rahatsızlığın yaratacağı ortam, en küçük bir hatada örgütün lehine çalışacak bir kaynak oluşturabilir,
Bunun yanı sıra daha önce değindiğim Batı'daki bazı yerleşim birimlerinde ortaya çıkabilecek bir çatışmanın daha da ciddi sonuçları olması her zaman bir tehlike potansiyeli,
2003'ten bu yana peşpeşe yapılan hatalarla örgüt bitme noktasından buraya geldi, Bundan önce 1992-1995 arasında benzer bir pozisyon kazanmış, TSK'nın ve sivil siyasetin inisiyatif kullanmasıyla çökme noktasına doğru gitmişti,
Şimdi aynı süreci bir kez daha yaşıyoruz,
Ancak sivil siyasetin aynı kararlılıkta olduğunu şu an için göremiyoruz ve Mart 2009'a kadar da görmemiz mümkün değil, Sivil siyasetin durumu bu olunca TSK'nın durumu da farklı olamıyor,
Tabii işin en göze çarpan yönü ABD ordusu ne zaman bölgeye gelse en net sonucu PKK'nın güç kazanması oluyor,
Nedense!


AKP, AB'yi büyülemiş

AKP'nın bütün politikalarını eleştirebiliriz ama Avrupa'yı kafa kola almaktaki başarısına kimse sesini çıkaramaz,
Şaka yapmıyorum, gerçekten durum tam böyle,
AB'nin 2, sınıf bürokratlarının AKP aşkı, bizim özgür medyadan bile ötede,
Geçtiğimiz hafta gözaltında bir ölüm gerçekleşti,
Engin Ceber, gözaltındayken gördüğü kötü muamele sonucunda hayatını kaybetti,
Daha önce bu kadar vahim olmayan ve hatta iddia düzeyinde kalan işkence şikayetleri için bile kıyameti koparan AB temsilcilerinden çıt bile çıkmıyor,
Söz konusu AKP olunca, AB sözcüleri işkenceye bile hoşgörüyle bakıyor,
AKP'nin AB üzerindeki bu büyüsüne şapka çıkartıyorum,
Keşke bu büyüyü Türkiye'yi AB üyesi yapma yolunda kullansalar,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Miyopluk politikacı hastalığı olmadığı zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026