İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Reklam için şantaj

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 30, 2008

Reklam için şantaj

Hürriyet Gazetesi, daha doğrusu Doğan Grubu, Turkcell’in “Mustafa” filmine sponsor olmamasını diline doladı gidiyor,
Günlerdir bu yönde yayınları var,
İddialarına göre Turkcell “İktidardan” korktuğu için, Atatürk filmine sponsor olmamış,
Oysa olayın bununla alakası yok,
Turkcell’in Can Dündar’ın Mustafa ilmine sponsor olmamasının nedeni iktidar korkusu değil, tam tersine Atatürk’ü sevenler,
Çünkü film, dün bir yandan Turkcell’i karalayan Vatan’ın da yazdığı gibi, tartışmalı,
İçinde Atatürk’ü sevenleri üzecek bölümler, bölücülerin “Bakın biz diyorduk” demelerine yol açacak iddialar var,
Turkcell de büyük ihtimalle bunlardan çekindiği ve “Tartışmalı” bir Atatürk filminde yer almamak için sponsor olmamış,
Atatürk’ü Can Dündar’ın gözüyle görmek, bu gözdeki olası bozukluklara ortak olmak istememiş,
Son derece normal, son derece sıradan bir davranış,
Hiç bir kurum önüne getirilen her projeye ortak olmak zorunda değil,
Turkcell, Doğan Grubunun iddialarının tam aksi bir nedenle Mustafa filmine sponsor olmayınca Doğan Grubu aradığı malı bulmuş,
Niye mi?
Çünkü Doğan’ın Turkcell’le ciddi bir hesabı var,
Turkcell yıllardır Doğan Grubuna reklam vermiyor,
Doğan Grubu bundan rahatsız,
İki nedenle rahatsız, Birincisi ciddi bir para kaybediyorlar,
Reklam pazar paylarının yüzde 60 civarında olduğu düşünülür ve Turkcell’in yılda 100 milyon YTL harcadığı göz önüne alınırsa, parasal kayıp 60 milyon YTL,
Dahası Turkcell, Doğan Grubu gazete ve televizyonlarına tek saniye veya sütun reklam vermeden reklamını yapabiliyor, pazar payını arttırabiliyor, pazar lideri olabiliyor, kalabiliyor,
Yani reklam verenlere “Doğansız da olabilir”i kanıtlıyor,
Bu iki durumdan rahatsız olan Doğan Grubu, Turkcell’e her fırsatta saldırıyor, kendisine reklam vermediğine pişman ediyor,
Mustafa filminde de aynen öyle oldu,
Önce Can Dündar çıktı, “Turkcell bana sponsor olmadı” dedi,
Ardından Doğan Grubu saldırıya geçti,
Can Dündar bundan sonraki projelerine sponsor olmayacak olanlara sıkı bir gözdağı verirken, Doğan Grubu da kendisine reklam vermeyenleri ne hale getirebileceğini göstermeye çalıştı,
Bunun adı “Şantaj gazeteciliğidir”
Reklam vermeyenin karalanarak reklam vermeye yönlendirilmesidir,
Yayın yönetmeninden yazarına kadar toplu halde yapılan bir şantajdır,
Medyada gelinebilecek en aşağılık nokta budur,
Doğan Grubunu geldikleri bu noktadan dolayı kutluyorum,


Devlet hak ve hukuk demektir

Doğan Grubunu eleştirirken, bazı  noktalardaki haklılıklarını vurgulamazsam ayıp etmiş olurum,
Öncelikle D Smart’ta yer alan bazı kanalların RTÜK tarafından kapatılmasının son derece yakışıksız, son derece anlamsız olduğu aşikar,
Doğan Grubu, sadece D Smart’ta bulunan, yani uydu üzerinden yayın yapan kanallara sahip, Bunlardan 11’i RTÜK tarafından “Lisanssız” oldukları gerekçesiyle kapatıldı,
Doğan Grubunun bu kanallar için yıllardır “Uydu lisans başvurusu” var,
RTÜK bu lisansları yıllardır vermedi,
Ama bir yandan da bunlara göz yumdu,
Ne zaman ki, RTÜK’le Doğan’ın arası bozuldu, o zaman bunları kapattı,
Bu ayıptır, Kamudan, yasalardan gelen gücün kötüye kullanılmasıdır,
Turksat’ın yeni uydusunun devreye alınmasıyla ortaya çıkarılan tablo da aynı derecede çirkindir,
Yeni uyduda ve kablolu yayınlarda iktidara fikren ve bedenen yakın televizyonlar en iyi yerlere yerleştirilirken, iktidardan bağımsız yayın yapan yani “Özgür medya” olmayan kanallara ikinci sınıf yerler verildi,
Burada amaç net,
İktidar yanlısı “Özgür medyanın” izlenme oranlarını ve gelirlerini arttırmak, iktidar yanlısı olmayanların izlenme paylarını  ve buna bağlı olarak gelirlerini düşürmek,
Bu da kamu gücünün kötüye kullanılmasıdır,
Ayıptır,
Suçtur,
Tabii bir yandan da “Etme bulma dünyasıdır”
Doğan Grubu kendisine reklam vermeyene karşı elindeki gücü şantaj amaçlı kullanırken, benzer bir durumla kendisi karşı karşıya kalmıştır,
Ya da yıllarca kamu gücünün kendi yararına kullanılması için medya gücünden faydalanan Doğan bugün tam tersi bir pozisyona geçmiştir,
Yani “Müstahaktır”
Ancak devlet  “Müstahaklık” diye  bir kavram üzerinde duramaz,
Devlet, hak ve hukuk demektir,
Bazen en hak etmeyene bile,
Teröriste bile,
İster dağda olsun, ister iş dünyasında,  

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Silahla yaşayanın silahla öldüğünü unutmadığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026