İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Benzin fiyatı 17 kuruş daha düşmeli

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 19, 2008

Benzin fiyatı 17 kuruş daha düşmeli

Geçen hafta başında akaryakıtta tüketicinin kazıklandığını yazdım,
Ham petrol fiyatları düşüyor buna karşın Türkiye’de ham petrol fiyatlarındaki artış bahane edilerek yapılan akaryakıt zamları bir türlü geri gitmiyordu,
Akaryakıt dağıtım firmalarının bahanesi belliydi, “Petrol düştü ama dolar arttı”,
Ben de diyordum ki, “Petrol yüzde 50’den fazla düştü, dolar yüzde 30 civarında arttı, Aradaki fark nerede?”
Ben bunları söyleyince akaryakıt şirketleri hemen savunmaya geçtiler,
Televizyonlara çıkıp beyanat vermeye, açıklama yollamaya başladılar,
Ancak yine de iyi ki ki, yazmışım diyorum çünkü akaryakıt fiyatlarında indirimler peşpeşe gelmeye başladı,
Ancak bu indirimler yeterli değil,
Bakmayın akaryakıt dağıtımcılarının ve Tüpraş’ın “Biz bu malı bedava versek bile fiyat 1,97 liranın altına inmez” demesine,
Kimse onlardan böyle bir şey beklemiyor,
Elbette herkes belirli bir oranda kar edecek ama vatandaşı da kazıklamayacak,
Bazı rakamlar vermek isterim,
Petrolün varilinin 143 dolar fiyatla rekor kırdığı 3 Temmuz günü, Akdeniz havzasında 1 ton benzinin fiyatı 1,154 dolardı, Türkiye’de ise aynı tarihte 95 oktan benzinin fiyatı 3,61 YTL,
Bugün aynı bölgede benzinin ton fiyatı 473 dolar, Türkiye’de ise aynı benzin 2,97 YTL,
Dövizdeki artışı da koysanız hesap tutmuyor,
Elbette ki, vergiler fiyatı etkiliyor ama yine de ortada fahiş bir kar var,
Ekonomi servisimizdeki arkadaşlarla burada yazamayacağım, yazsam da kolay anlaşılmayacak bir hesaplama yaptık,
Bu hesaba göre Türkiye’de benzinin ve tabii diğer akaryakıt fiyatları olması gerekenin üzerinde,
Bizim hesabımıza göre, bugün benzinin litresi 2,97 değil en kötü ihtimalle 2,80 YTL olmalı,
Ancak olmuyor,
Bunun nedeni hem petrol ürünleri üretiminde ve hem de dağıtımında monopollerin veya kartellerin ortaya çıkmış olması,
Dağıtım şirketleri bardak tabak çanak sırt çantası ve oyuncak dağıtacaklarına fiyatta rekabet yapsalar hepimiz için çok daha hayırlı olacak,
Onların bunu yapmasını beklemiyorum ama EPDK’dan hala umudum var,
NOT: Bunları Hürriyet, Milliyet falan yazamaz, Burada tüketici lehine bir gelişme olacaksa bu işi biz yapacağız,


Çok kötü olacak benden söylemesi

Kriz “Hamdolsun” dinlemiyor ve yaklaşıyor,
Henüz vurmadı,
Piyasadaki durgunluğun nedeni krizin vurmuş olması değil, nasıl vuracağının pek bilinmemesinin yarattığı belirsizlikten kaynaklanan bekleme dönemi,
2007 Temmuzunda öngörüp yazdığım bu kriz başladığı zaman “Ekonomistleri dinlemeyin, Hepsi bir yere göbekten bağlı ona göre konuşuyorlar” demiş ve daha ilk gününde krizin nasıl bir seyir izleyeceğini anlatmıştım, 
Arşivden açar bakarsanız “Önce bankalar, sonra otomotiv şirketleri, sonra dayanıklı tüketim malı üreticileri, sonra dev perakende zincirleri” diye de sıralama yapmıştım,
Şimdi bir kez daha yazıyorum, hükümet krize karşı devekuşu politikası izlemeye devam ederse iler kötüye gidecek,
Krizin başladığı günlerde taş gibi duran bankacılık sektörümüz giderek alarm vermeye başladı,
İşte Akbank,
1200 kişiyi işten çıkardıkları söyleniyor, Onlar da yalanlayıp “Hayır 1000 kişiyi çıkardık” diyor, Hangisiyse mühim değil, Sonuçta bu insanlar işten çıkarıldı,
Gerisi gelecek,
Türk bankalarının sendikasyon kredisi toplamı 11 milyar doların biraz üzerinde,
Bunu geri ödemek zorundalar,
Müşterilerinden geri alarak ya da yeni kaynaklar yaratarak,
Zaten durgunluktan ötürü sıkıntıya giren müşteriler bu paraları bankalara nasıl geri ödeyecekler?
Dahası Türk bankacılık sektörü geri ödeyeceği her 1 milyar dolar sendikasyona karşı ancak 200 milyon dolar alabileceğini öngörüyor,
Yani 5’te 1,
Gerisi kendi ekonomik kaynaklarımızdan bulunmak zorunda,
Nasıl bulunacak,
Yılbaşından itibaren bankalar zorlanmaya başlar,
Hükümet Türklerin yurt dışındaki paralarını geri getireceğini zannediyor, kanun çıkarıyor,
Ne kadar var bilmiyorum ama varsa niye gelsin?
Hangi garantiyle gelecek,
Hükümet çok geç kaldı,
Daha ilk günde bankalardaki mevduata tam garanti verilseydi, Türkiye bu krize 1-0 önde başlardı,
Verilmedi,
Bankaların o gün sağlam olduğu biliniyordu,
Yani bu garanti aslında sonucu bilinen maça loto oynamak gibi bir şeydi,
Ama bugün risk artıyor,
Yine de geç kalınmış değil,
İnşallah, maşallah, elhamdülillah, hamdolsun, teğet geçer laflarıyla bu kriz atlatılamaz, Önlemle atlatılır,
Zannederim hükümet Ekonomiden Sorumlu Bakan Mehmet Şimşek’in fikirleriyle bu krizi aşabileceğini düşünüyor,
Olmaz,
Mehmet Şimşek dediğiniz, Türkiye’de çalıştığı aracı kurumdan başarısız olduğu için  kovulmuş bir vatandaşımız,
Nazım Ekren ve Kemal Unakıtan bu işleri bilir,
Duruma acilen el koymak zorundalar,
Yoksa çok kötü olacak,
Haberiniz olsun,


CHP çarşafa girer mi?

Deniz Baykal, çarşaflı kadınları CHP’ye üye yapınca ortalık şöyle bir sallandı,
En güldüğüm Sabah gazetesi oldu,
Haberi manşetten vermiş,
Akıllarınca “Bakın AKP’ye kızıyordunuz ama CHP’de aynı yolda, Demek ki, AKP’ye kızmamak lazımmış” demeye çalışmışlar,
Ama işin özü öyle değil,
Ben Deniz Baykal’ın yaptığını çok doğru buluyorum,
Dini siyasete alet etmek baka bir şeydir, dindarları dışlamamak baka bir şey,
Gerçi bunu Deniz Baykal gibi geç kalmış bir zamanlamayla yapınca birinci ve ikinci birbirine karışsa bile çarşaflı kadınların CHP’ye katılımı öneli bir mesajdır,
Bu mesajın özünde “Size karşı değiliz, Sizin siyasi meta olmanıza karşıyız” cümlesi vardır,
Ayrıca bu yaklaşımın sonunda siyasi bir getiri de olacaktır,
Çok iyi biliyorum ki, Türkiye’de çok ciddi bir samimi Müslüman kitle AKP’ye karşı, Ya da artık karşı,
Din üzerinden siyasi rant, din üzerinden elde edilen siyasi rantın ekonomik ranta çevrilmesi, yolsuzluklar, açıklanamaz zenginleşmeler AKP tabanı olarak görülen İslami öncelikleri olan kitleyi AKP’den soğuttu, soğutuyor,
Bunlar AKP’ye oy vermek istemiyorlar,
Ama “Dinsiz” hatta “Din düşmanı” olarak gördükleri ve gösterilen CHP’ye de oy vermeyecekler,
Şimdi CHP “Biz din düşmanı değiliz” mesajı vererek, Türkiye’nin sosyolojik durumuna uygun bir pozisyon alıyor,
Bu mesajı her iki taraftaki radikaller nasıl algılar pek umursamıyorum,
normal vatandaşın doğru algılayacağından eminim,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gazetelerin sürmanşetleri patronlara ayrılmadığı zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026