İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Krizin nedeni kömür parası mı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 20, 2008

Krizin nedeni kömür parası mı

IMF ile anlaşmaya varılmasındaki en büyük sorunun belediye harcamaları konusunda hükümetle IMF arasında bir uzlaşma sağlanamamasından kaynaklandığını, hükümetin bu konudaki en yetkili ağzı açıkladı,
IMF ile her konuda bir mutabakat sağlanmış ama belediye harcamalarında sağlanamamış,
Yani Başbakan'ın tabiriyle "Ümüğün sıkıldığı yer' belediyelerin harcamaları,
Bu sözlerden anladığımız şu:
IMF, AKP'nin belediyeler aracılığıyla dağıttığı kömür, gıda, giyecek yardımlarının azaltılmasını istemiş,
Bakın size şu IMF'in yaptığına,
Tam de yerel seçimler arifesinde bu istenir mi!
Ne isteseniz olur ama bu olmaz,
Bu harcamaların sadece kömürle ilgili bölümünün yılda yaklaşık 1,2 milyar dolar tuttuğu söyleniyor, 1,8 milyar dolar kadar da diğer yardımlar tutuyor,
Sosyal dayanışma ve yardım adı altında oy avcılığına dönüşen bu büyük fatura doğrudan belediyelerin üzerine yıkılıyor,
Bunun yanında bir de AKP'ye oy toplamakla görevli vakıf ve derneklere getirilen vergi muafiyeti var ki, bunun da hazineye kaybı buna yakın miktarlarda,
Belli ki, IMF bunlara dikkat çekmiş ve buralarda tasarruf istemiş,
AKP hükümeti ise buna yanaşmamış,
Türkiye bir kez daha oya, seçime kurban ediliyor,
Ama içimden "Müstahak değiliz" demek gelmiyor,


Kendi ekonomisiyle kavga eden Başbakan

Başbakan IMF ile anlaşma konusunda "Ümüğümüzü sıkmazlarsa anlaşırız" anlamına gelen bir cümle sarf etmişti,
Bense daha 1 yıl önceden "Türkiye'de istikrarın süreceğinin gösterilmesi için, gerek olsa bile IMF ile bir anlaşmanın iyi olacağını" yazıyordum,
Başbakan'ın "Ümüğümüzü sıktırmayız" şeklindeki "Popülist"  söylemi o günlerde bazılarınca olumlu bulundu,
O gün ümük sıkmanın yanlışlığından söz eden Başbakan bugün kendisini bankaların "Ümüğün çökmüş" durumda,
İktidar yanlısı "Özgür medya" Başbakanla birlikte bankalara yükleniyor,
Bankalar çok karlıymış, karlarını sermayeye eklesinlermiş, kredileri geri çağırmasınlarmış, kredi musluklarını açsınlarmış,
Baştan sona bilgisizlik kokan yaklaşımlar,
Bugün gelişmekte olan krizde Türk bankalarının hiç bir suçu yok,
Krizin büyüme nedeni baştan sona hükümetin eylemsizliği,
Hiç bir önlem alınmayınca kabak bankaların başına patlıyor,
İki ay önce 1 milyar dolar sermayesi olan bankaların sermayesi bugün 650 milyon dolara düştü,
Bankaların suçu mu?
Sermayeler kur nedeniyle eriyince, kredilerin sermayeye oranı inanılmaz yükseldi,
Bankaların suçu mu?
Keza bankaların yurt dışından aldıkları sendikasyonların sermayeye oranı da inanılmaz ölçüde arttı,
Bankaların suçu mu?
Bu durumdaki bankalar kredi geri çağırmayıp da ne yapacak!
Suçlu duruma mı düşsünler!
Başbakan bütün bunları ya bilmiyor, ya kimse kendisine anlatmıyor, ya da kendisine anlatılanlara inanmıyor güvenmiyor ve belki de en kötüsü anlamıyor,
Bu yüzden de dönüp kendi bankalarıyla, kendi ekonomisinin can damarıyla kavga ediyor,
Peki madem öyle, kamuya ait Ziraat Bankası, Halk Bankası, Vakıfbank açsın kredi musluklarını,
Açamazlar,
Başbakan bunun bile farkında değil,
Kendisi kılını kıpırdatmıyor,
Bankaları suçluyor,
Korkudan kimse de soramıyor "Siz ne yaptınız?" diye,
Çünkü soran fırçayı yiyip oturuyor,
Bütün dünya bankalarına sahip çıkıyor, destek oluyor,
Bizimkisi bankaları dövüyor,
Herhalde dayak cennetten çıkmadır diye düşünüyor,


Biat medyası ve altın oran

Bankaları hükümete karşısında haklı bulduğumu söylemem, sakın ola ki, Akbank'ı da haklı bulduğum şeklinde algılanmasın,
Akbank'ın yatacak yeri yok,
1,5 milyar dolar kar açıklayıp, o kadar emeği olan 1200 (Bu konuyu haber yapmaktan kaçınan bir gazetenin ekonomi sorumlusuna göre 1700), kişiye işten çıkarmanın hiç bir haklı gerekçesi olamaz,
Çıkarılanlar arasında 6 aylık hamile bir kadın da var, Bana mail atmış, oradan öğrendim,
Bu mu insanlık,
Bir yanda Sakıp Sabancı'nın sağlığında Türkiye'nin halk tarafından en sevilen sanayi grubu, diğer yanda en karlı olduğu dönemde kriz bahanesiyle 1200 kişili kapı önüne koyan bir anlayış,
Herhalde Sakıp Ağa'nın kemikleri sızlıyordur, Herhalde Sakıp Sabancı yaşasaydı böyle bir ayıba imza atılmazdı,
Akbank kadar, Türkiye'de büyük medyanın da büyük ayıbı var,
Gazeteler bu olayı haber yapmamak uzun süre direndiler,
Hürriyet tepkiler sonucunda minicik bir haber yaptı,
Hürriyet ve Milliyet'in internet siteleri bu haberin altına yapılan yorumları görünce, yorumları hemen kaldırdılar,
Bu mu gazetecilik,
Bu mu halk gazeteciliği,
Bir yanda reklam vermeyen Turkcell'i haklı olduğu konuda yerin dibine sok, diğer yanda reklam veriyor diye Akbank hakkındaki haberi görmezden gel,
Bu mu medyacılık, bu mu gazetecilik,
Değil ama bu olmuş,
Niye?
Çünkü bu medya bir gazeteyi 100 kuruşa mal ediyor,
Peki kaça satıyor,
En kabadayısı 40 kuruşa,
Ondan da eline geçen 27 kuruş,
Gerisi nereden geliyor, açığı kim finanse ediyor,
Ya hükümet, ya cemaat, ya reklam veren,
Bu yüzden de kimisi hükümete, kimisi cemaate, kimisi de reklam verene biat ediyor,
Bunlar arasında reklam verenin aslında böyle talebi yok,
Reklam veren aslında saygın medya istiyor,
Aleyhine bile olsa doğru habere kızmıyor, Bu haberleri kurumsal kimliğini düzeltmekte kullanıyor,
Ama biat kültürüne alışanlar reklam verenin de biat beklediğini düşünüyor ve öyle davranıyor,
Önemli olanın saygınlık olduğunu fark etmiyor bile,
100 kuruşluk gazetenin yüzde 25'i okura finanse ettiriliyor,
Peki kamuoyu araştırmalarında medyaya güvenin oranı ne çıkıyor biliyor musunuz?
Tam yüzde 25,
Altın oran gibi bir şey,
Vatandaş parasını verdiği kadarına güveniyor,
Fazlasına değil,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gazetecilik ve gazete patronluğu yapacak olanların ruhu aç olmadığı zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026