İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Bize akıl verenlere

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Aralık 3, 2008

Bize akıl verenlere

Şu bizim grubun ne çok seveni varmış da haberimiz yokmuş,
Özellikle “Özgür ama yandaş” medyada her gün bir veya bir kaç köşe yazarı Ciner Grubu’na dostane tavsiyeler vermeye başladı, Gazetenin çıkışı yaklaştıkça, gazetenin içeriği, şekli şemaili ile ilgili Babıali dedikoduları çoklaştıkça “Akıl verenler” de çoğaldı, Bazıları bizim muhasebe müdürü gibi,
Hesap kitap da yapıyor, krizde gazete çıkarmanın güçlüğünü de hesaplarına ekliyor ve akıl satıyorlar,
Bunu da dostça yapıyorlar, Sağ olsunlar,
Madem bu grubu bu kadar seviyorlardı, neden bu grubun gazete ve televizyonlarına haksız ve hukuksuz bir şekilde el konulduğunda tek satır yazmadılar,
Bırakın tek satır yazmayı, bu grubun eski gazete ve televizyonlarında program yapabilmek, gazetelerinde yazı yazabilmek için TMSF ve Çankaya kapılarında yattılar,
Madem basın ekonomisini bu kadar biliyorlardı, TMSF yönetimindeki televizyondan ayda 30 bin doları cebe indirmekten utanmadılar,
Merak ediyorum, bugün bize akıl verenler, hayatta hangi başarıya imza attılar,
Yandaşlık üzerinden para kazanmak, güç simsarlığı yapmak için fırsat kollamak, ahlak dışı hizmet sunmak dışında ne başarıları var,
Türkiye’de medyaya ne kazandırdılar,
“Krizde gazete çıkarılır mı?” diye bize akıl veriyorlar,
Öyle bir çıkarılacak ki, şaşacaksınız,
Hesabınızı, kitabınızı bilirseniz, arkanızı cemaate, hükümete ya da okur dışındaki kaynaklara dayamazsanız aslanlar gibi çıkarırsınız,
Üstelik siz güllük gülistanlık Türkiye tabloları çizerken, biz “2008 sonunda Türkiye krize girecek” diyorduk,
Bunu bile bile gazete çıkarmak için çıktığımız yoldan şaşmadık,
Çünkü krizlerin risk kadar fırsat içerdiğini, krizlerin rakiplerle aranızdaki farkı azalttığını biliyorduk,
Risk yok mu?
Var elbet,
Ama gerçek yatırımcı risk alır,
Hükümet, cemaat ilişkileri ile riski sıfırlanmış işler yapana, riskini kamunun üzerine yıkana yatırımcı denmez, fırsatçı denir,
Biz bu riski “İyinin kötüyü yeneceğine” olan inancımızdan dolayı göğüslüyoruz,
Hiç korkmasınlar, Biz bu işte ilkel duygularla hareket etmiyoruz,
Türkiye’de gerçek anlamda bir medya olmasını istiyoruz,
Eğriye eğri, doğruya doğru demek için yola çıktık,
Kendi çıkarlarımız için eğrilere doğru demeyeceğimiz gibi, doğrulara da eğri deme niyetimiz yok,
Ne eğriyi doğru gösterecek, ne doğruyu eğip bükeceğiz, 
Sadece özgürce gazete yapacak, gazete okuruna, gerçek haber almak isteyene gerçek gazete vereceğiz,
Gazetecilikte ürün kalitesini yukarı çektiğimizi göreceksiniz,
Daha önce dokunmadığınız türde bir gazeteyi okurlarımıza sunacağız,
Farkını fark edeceksiniz,
Türkiye’nin en iyi gazetecilerini biraraya getiriyoruz,
Son olarak Hürriyet’in Dış Haberler Müdiresi Ayşe Özek Karasu aramıza katıldı,
İyi insanlarla, dürüst gazetecilerle iyi bir gazete çıkarılacağını biliyor, böyle bir ekip kuruyor, yolumuza onlarla devam ediyoruz,
Eğer yazdığınız kadar çok aklınız, iddia ettiğiniz kadar çok bilginiz varsa bunu kendi gazetelerinizin emrine verin,
Verin ki, yaşamak için cemaat dayanışmasına, hükümet desteğine ihtiyaç duymasınlar,
Benden size söylemesi en iyi gazete kendi ayakları üzerinde duran, kendi aklı ile yürüyendir,
Yine de bizi düşündüğünüz için teşekkür ederiz,


Ben sormayayım, o göstersin

İstanbul’da bir pavyon polis kıyafeti giymiş kişilerce basılıyor, polis kıyafetli kişiler pavyonu darmadağın ediyor, içerdekileri dövüyor, bir kadını saçlarından sürükleyip götürüyor ve tecavüz ediyorlar,
Bunda anormal bir şey yok,
Eşkıya dediğin her şeyi yapar,
Garabet bundan sonra başlıyor,
Pavyon basıldığı, kırılıp döküldüğü ve bir de kadın kaçırıldığı halde tek bir Allahın kulu şikayetçi olmuyor,
Kimse şikayetçi olmuyor çünkü bunu yapanın gerçek polis olduğu zannediliyor,
İşte zurnanın zırt dediği yer burası,
Orada bulunan onlarca kişi ve pavyon sahibi, bu yapılanın polis tarafından yapıldığını zannediyor, Polis polise şikayet edilemeyeceği için de şikayet etmiyor,
Pavyon basıp, ortalığı birbirine katmak ve oradan bir kadının saçından sürüklenerek götürülmesi en azından orada bulunan kişilerce “Polis tarafından yapılabilecek bir hareket” olarak görülüyor,
Vahim olan budur,
Acı olan budur,
Türk polisinin, son zamanlarda pek de hak etmediği ama bazıları tarafından kabul görmüş imajı budur,
Son yıllarda polisimiz büyük bir değişim içinde olduğu halde, ne yazık ki, hala bu algılama mevcuttur,
Bu algılama ne yazık ki, üzücüdür,
İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah “Polise kimlik sorun” diyor,
Doğrudur, doğrusu budur,
Ama bu algılama varken hangi babayiğit polise kimlik sorabilir, doğrusu merak ederim,
Doğru olan polise kimlik sorulması değil, polisin önce kimliğini göstermesidir, bunun bir kural haline gelmesidir,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Hayatında tere görmeyenler, tereciye tere satmaya kalkmadığı zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026