İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Ben bir MİT ajanı mıyım?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 4, 2008

Ben bir MİT ajanı mıyım?

Dün Olaylar ve Gerçekler programında Sevilay Yükselir ilk soru olarak “Fatih Bey siz MİT ajanı mısınız?” diye sorunca şaşırdım,
Şaşırdım ama hoşuma da gitti,
Aslına bakarsanız, bu konuda ne söylesem boş,
Gerçekten MİT ajanı olsam “Evet MİT ajanıyım” demem mümkün mü?
Pek değil,
“MİT ajanı değilim” diye yırtınsam bana bu yakıştırmayı yapanların bundan vazgeçmesi mümkün mü?
O da değil,
Anlamsız bir tartışma,
Yine de bunca yıldır aralarında yaşadığım okurlarla paylaşmam gereken bir mesele,
Gazetecilik yaptığım 26 yıllık süre içinde gazetecilikten başka hiç bir iş yapmadım,
Gazetecilikten elde ettiğim gelir dışında hiç bir gelir elde etmedim,
Borsa da oynamadım, şirket kurmadım, şirket sahibi olmadım,
Sadece ve sadece gazetecilik yaptım,
Siyasilerle ve bürokratlarla fazla içli dışlı olmadım,
Emniyet ve istihbarat kuruluşlarıyla pek çok gazeteciye oranla çok daha az ilişki kurdum,
Milli İstihbarat Teşkilatı’nın Ankara’daki merkezine hayatımda iki kez gittim,
Niye gittiğimi de anlatacağım merak etmeyin,
Bir kez de MİT müsteşarı ile Ankara’da Marmara Köşkü’nde buluştum ama orada benim dışımda Doğan Grubu’nun bütün yönetici ve yazarları da vardı,
Hayatımda tanıdığım tek MİT mensubu eski İstanbul Bölge Bakanı Galip Tuğcu’dur,
1990’ların ortasında bir gün telefon açarak benimle görüşmek istedi,
Telefonumu öğretim üyesi bir arkadaşımdan almıştı,
Ziyaretime geldi, Kendisini daha önce görmüştüm ama MİT’ten olduğunu bilmiyordum,
Çeşitli konulardan konuştuk,
Daha sonra çeşitli ortamlarda birlikte olduk,
Bu birlikteliklerde başka gazeteciler, işadamları, profesörler, rektörler, dekanlar da yer alıyordu,
Bir gün Galip Tuğcu’ya “Galip Bey, MİT genelde basından uzak durur, Siz ise gazetecilerle ahbaplık yapıyorsunuz, Biraz acayip” dedim,
“Haklısınız, Bunun yanlışlığının farkına vardık, MİT gizemli karanlık bir örgüt gibi duruyor, Oysa batılı istihbarat kuruluşlarının basınla, halkla belirli bir düzeyde ilişkisi vardır, Hatta haklarında yazılan kitaplara, romanlara katkıda bile bulunurlar, Biz de kendimizi anlatmak ihtiyacı içindeyiz,” dedi,
Daha sonra Galip Tuğcu yurt dışı bir göreve atandı,
Kendisiyle bir daha görüşmedik,
MİT’ın Ankara’daki merkezine iki kere gittim demiştim,
Onu da anlatayım,
Abdullah Öcalan’la Lübnan’ın Barelias kentinde yaptığım röportajdan sonra MİT’ten aradılar,
Bir görüşme yapmak istediklerini söylediler,
“Ne görüşeceğiz” diye sordum,
“Öcalan’la röportaj yaptınız, Onu görüşmek istiyoruz” dediler,
“Görüşmeye gerek yok, Röportajı yayınlayacağız, İsterseniz size de bir kopyasını yollayayım”  dedim,
“Görüşsek iyi olur” dediler,
Kalktım gittim,
Görüşmeyi, izlenimlerimi anlattım,
Aslına bakarsanız kibar bir sorgu havasındaydı görüşme,
Müsteşar hariç MİT’in bütün üst düzeyi oradaydı,
Görüşme sonunda “Öcalan’ın havası nasıldı?” diye sordular,
“Bezgin, bıkkın, Sonuçsuz bir mücadelede olduğunun farkında, Kazanamayacağını biliyor, Belki de bu işin kendi boyunu aştığının farkında, Nereden girdik bu işe havasında, Çıkış yolu arıyor, OHAL bölgesinde bir valilik, hatta kendi köyünde muhtarlık verilse gelip toprağı öper, bayrağı alnına koyar” dedim,
Gerçekten de Öcalan o havadaydı,
Yakalandıktan sonra mahkemede söyleyecekleri iki yıl önce bana aynen söylemişti,
MİT merkezine ikinci gidişim ise bir kaç yıl önce oldu,
Ankara temsilci yardımcımız Metehan Demir “MİT müstearından randevu aldım, İstersen birlikte gidelim” dedi,
Müsteşar Atasagun’la yazılarım nedeniyle bir kaç kez tartışmıştık,
Gittim, Bir saat kadar oturup konuştuk,
2006 yılında da müsteşar Emre Taner’i gazetemi ziyarete geldiğinde gördüm,
Şunu söylemek isterim ki, ne MİT mensubu olmak bir ayıp veya bir suçtur, ne de bir gazetecinin MİT’le ilişkisi olması,
Gazeteciler bilgi açıdır,
Bilgi alabilecekleri her yerle ilişki kurarlar,
Burada önemli olan dezenformasyona kurban gitmemek, kendini kullandırmamak, muhatabını da kötüye kullanmamaktır,
Bir Türk gazeteci, değil kendi ülkesinin istihbarat örgütü, KGB ile, CIA ile bile ilişki kurabilir,
Yeter ki, gazetecilik ilkelerinden, doğruluktan taviz vermesin,
Sizlerle paylaştığımız mahrem bilgilere sahip olmak içindir tüm bunlar,
Bu bilgiler gazetecilik dışı amaçlarla kullanılıyorsa o zaman rezillik başlar,
Ben Türkiye’de MİT müsteşarı atamak için Başbakanlarla pazarlık yapan gazeteciler gördüm,
Bilgilerini okurla değil patronla paylaşan, patronun istihbarat örgütü gibi davranan gazeteciler gördüm,
Pek çoğu artık yoklar,
Aradan yıllar geçince düşünüyorum da, kim bilir belki de bizimle ahbaplık eden bazıları bizlerle yaptıkları sohbetleri “Rapor” diye üstlerine sunmuşlardır,
Günahları boyunlarına,
Gerisi hikayedir,
Güler geçerim,
Ben kendimi herkesten daha iyi tanır, daha iyi bilirim,
Bu iddialara takılıp üzüldüğüm bir gün sevgili eşim “Boş ver takma kafana, Bunlar Uğur Mumcu için de MİT ajanı demişlerdi,  Senin gibi ağzında bakla ıslanmayan adamdan ajan majan olmaz, Hemen kovarlar” demişti,
Değerli okurlar,
Bu yazdıklarım bir gazetecinin yıllardır kendisini okuyanlarla, arasında çırılçıplak gezdiği toplumla paylaşmaktan çekinmediği en mahrem konularıdır,
Bunları bu kadar açıkça yazacak tek bir gazeteci daha bulamazsınız, 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Onun bunun adamı, onun bunun ajanı olanlar, herkesi kendileri gibi zannetmediği zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026