İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Herkes göbeğini kaşıyan adamların peşinde

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 15, 2008

Herkes göbeğini kaşıyan adamların peşinde

Bayram öncesi Habertürk önümde açık,
Sesi kapalı,
Program konuğuna gözümün kenarıyla bakıyorum,
Galiba AKP milletvekili diye düşünüyorum,
İşime devam ediyorum,
O sırada alt yazılar gözüme takılıyor,
AKP milletvekili zannettiğim adamın CHP'nin belediye başkan adayı olduğunu okuyorum,
Erkek olduğu için çarşafı veya türbanı yok,
Örtünmesine bakarak sınıflandırmak mümkün değil ama kılık kıyafet, sakalın biçimi durumu anlatıyor,
Basmakalıp bir yaklaşımla tipik bir AKP'li, bilemediniz BBP'li,
Ama değil,
CHP'li, Ya da CHP'li olmuş,
Sevgili Bekir Coşkun'un siyaset literatürüne soktuğu tanımlamayla tipik bir "Göbeğini kaşıyan adam"
Giderek anlıyoruz ki, göbeğini kaşıyan adamlar ille de AKP'li olmak veya AKP'li kalmak zorunda değil,
Göbeğini kaşıyan adam, o gün için bir siyasal tanımdı,
Artık sosyal bir duruma işaret ediyor,
Biliyoruz ki, Türkiye'de göbeğini kaşıyanlar ciddi bir çoğunluk,
Türkiye’de Cumhuriyet projesi, insanlara göbeklerini kaşımamayı öğretmeyi amaçlamıştı,
Bu proje 1950'lerden sonra tu kaka oldu,
Son 15 yılda ise göbek kaşımak marifet haline geldi,
Rol modeller göbek kaşıyanlardan seçildi,
Hal böyle olunca göbek kaşıyanların sayısı çoğaldı,
Ancak hiç bir siyaset bu göbek kaşıyıcıları toplu halde içine alıp toparlayamadı,
AKP buna çok yaklaştı,
Hatta başardı da,
Ancak göbek kaşıyanların oranı o kadar fazla ki, tek bir kaba sığamıyorlar,
Bunun için de kendilerine yeni ortamlar arıyorlar,
Türkiye'de oy oranını yüzde 25'lerin üzerine çıkarmak isteyen her parti, kapısını göbek kaşıyanlara açmak zorunda,
Göbeğini kaşıyanlar benim patimde olmasın diyorsanız, yüzde 25'e mahkum olursunuz,
CHP bunu gördü,
En azından İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin bunu gördü ve CHP'nin kapısı göbeğini kaşıyanlara açtı,
Göbeğini kaşımayanlar bundan rahatsız,
Göbek kaşımanın bulaşıcı olmasından ürküyor olabilirler,
Ancak şunu bilmeliler ki, göbeğini kaşımayanları dar bir alana hapseder, toplumda kimsenin göbeğini kaşımadığını zannetmelerini sağlarsanız, göbek kaşımayı engelleyemezsiniz,


Yazmak lazım, çekinmeden, korkmadan


Yazılar ilginçtir,
Kimini kızdırır, kiminin düşüncelerine tercüman olur,
Bazen yanlış anlaşılır, bazen de yanlış anlaşılmak istenir,
Çok tartışılan bir yazımla ilgili  olarak iletilen görüşlerden bir kaçını sizinle paylamak istiyorum:
"Merhaba Fatih Bey,
Gazetelerde ve internet portallarında bacak arası yazınıza yönelik entel-dantel tepkileri görünce, ve sizin de yanıt verme ihtiyacıyla kaleme aldığınız son yazınızı okuyunca, bir destek mesajı gönderme ihtiyacı hissettim,
Öncelikle, pişmanlık yazısı olmayan açıklamanızın altına imzamı atarım, Keza bacak arası yazınızın altına da imzamı atardım,
Bu desteği verirken, profilimi belirtmem de uygun olacaktır, 36 yaşında, çok iyi eğitimli ve donanımlı, bağımsız, okuyan, araştıran, ülke ve dünya gündemine meraklı ve duyarlı modern bir Türk kadınıyım,
Gerek kendi ülkemde, gerekse dünyanın herhangi bir yerinde (mesela şu günlerde Kongo'da) gerçekleşen kadına yönelik cinsel saldırılara olağanüstü duyarlıyım, Dünyada kitlesel ve organize, kadına yapılan cinsel saldırıların geçmişini ve içeriğini de bilirim, Bu çok özel, çok başka boyutu olan bir konudur, sizin de vurguladığınız gibi,
Bugün olanca fiyakalı aşıp taşmalarıyla size tepki gösterenlerin, en bilinen örneklere mesela biraz göz indirip, 1930'ların sonlarında Çin'i işgal eden Japon ordusunun Nanking'de gerçekleştirdikleri her türlü tanımları aşan vahşetteki kitlesel tecavüzlerinin, Koreli kadınlara yaşattıkları tecavüzlerin, İkinci Dünya Savaşı sonunda Almanya'ya giren Sovyet ordusunun kitlesel tecavüzlerinin, ve binlerce kadının hemen intihar edişlerinin, hadi en yakın zamanlı örneklerden birisi, yanıbaşımızdaki korkunç Bosna tecavüzünün kurbanlarının ve ailelerinin birinci ağızdan kayıt altına alınmış tanık tutanaklarını, içlerinin kaldırmaya yetebileceği kadarını okusalar, bugün mesela, Irak'ta gerçekleşen tecavüzlerin fotoğraflarının yayımlandığı bazı bağımsız haber portallarına istemeden denk gelseler ve karşılarına tecavüz ederken yedikleri haltın fotoğraflarını da çekmekte ekstra eğlence bulmuş ABD askerlerinin kurbanı olan kadınların, çocukların, ailelerin korkunç acısını apaçık görseler, ya da Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde 6 yaşındaki kız bebeklere bile ailelerinin gözü önünde milislerin çetece toplu tecavüz edip üzerine de kurbanların uzuvlarını hayatta bırakacak şekilde palalarla doğradıklarını bilseler ve bunun insana ve var oluşa dair nasıl her şeyin bittiği bir dip nokta olduğunu anlamaya çalışsalar, bilmiyorum soyut-havalı çığırtkanlıklarını gözden geçirme ihtiyacı hissederler mi,,
Bizimkisi kadar agresif bir coğrafyada, her türlü açık ve örtülü sayısız saldırı ve güçsüzleştirme atağıyla, bitmeyen ele geçirme, işgal etme hevesleriyle yüz yüze yaşamakta olan bir ülkede, insan bu ihtimalin kaygısını birazcık olsa içinde hissetmez mi?? Ben hep hissettim, Düşüncesi bile berbat, Öyle bir durumda kalmaktansa, ölmeyi tercih edeceğimi düşündüm,
Bugün amansız saldırılan ordumun bu ülkede gücünün tüketildiği bir durumda, belki de kaçabilecekleri bir yer olduğunu düşündükleri içindir bu umarsız rahatlıkları,, ya da düpedüz aptal oldukları içindir,
Siz, her sağduyulu, algıları açık insanın fark edebileceği ve hissedebileceği bir olguyu, çok haklı bir kaygıyı, gayet net, adlı adınca dile getirdiniz, Dile getirdiğiniz soğuk gerçek herkesin kolay baş edebileceği bir yüze vurma olmayabilir ama gerçeğin ta kendisidir, oradadır,
Yazınızı okuduğumda bir okurunuz gibi mesela, tuhaf falan da bulmadım, Abes, doze edilememiş, uygunsuz ifadeli falan da bulmadım,
"Budur" dedim sadece,
Daha söyleyebileceğim bir şey yok, En başta dediğim gibi, sözlerinizi altına imzamı atacak kadar destekliyorum,
Son olarak, gazetenizi çıkarma zamanı yaklaştığı için organize şekilde yoğunlaşmış görünen şahsınıza yönelik saldırıları, hakaretleri hiç dert etmeyeceğinizi umuyorum, Sizden nefret edenler varsa da, sevenlerinizin ezici çoğunlukta olduğu sır değil,
Dirayet, ve başarılar diliyorum,
Saygılar"
Bu bir kadın okurumdan gelendi,
Bu da bir diğeri:
"Sayın Fatih Bey,
Gündeme getirdiğiniz konu ile ilgili yaşadığım bir çocukluk anımı
aktarmak istiyorum, Umarım okumaya vaktiniz olur,
1950'lerin başında Kadıköy Ortaokulu'nda öğrenciyim, Matematik hocamız (adını yanlış hatırlamıyorsam) Sadettin Bey,,,,Hocamızın bir kolu yoktu, Tahmin edeceğiniz gibi de öğrenciler arasında adı 'kolsuz'du,
Kolsuz hocamız gerçi iyi bir öğretmendi, fakat çok sert ve açıkçası oldukça da
küfürbaz bir insandı,
Doğal olarak, onun sinirlenmesi ve ağzına gelen sözleri söylemesi, biraz da
(kendimiz sopa yemememiz şartıyla) sınıfta heyecan yaratan bir olgu idi,
O yaşların sınıfında, siz de bilirsiniz,genellikle bir kalabalık uğultusu
vardır, Hani,kimsenin konuştuğunu pek teşhis edemezsiniz de, kaynağı belli olmayan
bir uğultu vardır sınıfta,
Bir gün böyle bir uğultu, nasıl oldu ise , sanki herkes sözleşmişcesine kesiliverdi,
O sırada,( uğultunun devam edeceğine güvenilerek ortaya salıverilen) bir ses duyuldu:
Zzzzttt, kolsuzzz!,,,,,,,
Hepimiz donakaldık, Başımıza yağacak küfür, şiddet ve tebeşir parçalarından
korunmak istercesine büzüldük,
Ama o da ne?!,,, Kolsuz hocamızdan hiçbir şiddet çıkmadı, Sadece dudaklarında
adi bir hayvan sürüsüne bakar gibi oluşan bir küçümseme ile sınıfa bir göz gezdirdi,
Sonra da 'Oğlum, biz bu kolu vermeseydik, ananızı düşmanlar  ,,,,,,,,cekti' dedi,
Ve hiçbir şey olmamış gibi dersini anlatmaya devam etti,
Sonradan öğrendik ki, kolsuz hocamız dört kardeşini ve kolunu Çanakkale'de bırakmış,
Acaba Sadettin hocamın kolu ve dört kardeşi boşuna mı gitti, 'Bizim namusumuzdan sana ne'
diyenlerin büyükanaları da mı öyle düşünüyordu yoksa,
Saygılarımla,
Prof, Dr, Tahir Özgü"
Ve bu da sonuncusu:
"Sayın Altaylı,
Bence hepsini boş verin, bir ordunun görevi bu kadar vurgulayıcı anlatılamazdı, Zaten onun için ben doktorum siz yazarsınız, Onca ameliyat yaparım ama bir cümlede bunu anlatamazdım, O cümle artık literatüre mal olmuş bir cümledir, yıllar sonra bile okuyacağınızdan, ama gururla, eminim, Mağden'i de okuduk, değerlendirmemizi, bu yazınızdan önce çoktan yaptık zaten,Tekrar tebrikler,
Prof, Dr, Sinan Arsan"
Yazarlık böyle bir şey,
Bazen bir kişi bile ne demek istediğinizi anlamaz,
Yine yazarsınız,
Bazen tek bir kişi bile ne demek istediğinizi anlarsa mutlu olursunuz,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Çıkmamış gazetenin kopyalarını çalıp taklit etmediğimiz zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026