İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Yargılar arasında güven bunalımı

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2009

Yargılar arasında güven bunalımı

İKİ gün önce "Askeri Savcılık delilleri biliyor muydu?" diye sorup şöyle yazdım:

"Şimdi merak ettiğim şu: Ergenekon Savcılığı, Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın talebi üzerine meşhur belgeyi Genelkurmay Askeri Savcılığı'na gönderirken, diğer delilleri de yollamış mı? Yollamadıysa ortada ciddi bir sorun var demektir,"

Genelkurmay'dan da, Ergenekon savcılarından da ses gelmedi,

İş başa düşünce, tanıdıkları aramaya başladım,

Sonunda bu konuda bazı bilgilere ulaştım,

Belgeyle ilgili haber Taraf Gazetesi'nde yer aldıktan hemen sonra, 16 Haziran 2009 günü Genelkurmay Askeri Savcılığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nı aramış,

Önce şifahi olarak, hemen ardından yazılı olarak temas kurulmuş ve belge istenmiş,

Belge Askeri Savcılığa ulaşınca yeniden temas kurulmuş ve gönderilen belgenin fotokopi olduğu, belgenin aslının İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nda bulunup bulunmadığı sorulmuş,

Bununla da yetinilmeyip Albay Çiçek hakkında bu belge dışında dava açılmasını gerektirecek, suç unsuru olması muhtemel herhangi bir belge, bilgi, kısaca delil olup olmadığı "ısrarla" talep edilmiş,

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı bu ısrarlı sorular karşısında, kendi ellerindeki belgenin de fotokopi olduğunu bildirmekle yetinmiş,

Kamu davası açmaya neden olabilecek herhangi bir bilgi veya belgenin ellerinde olup olmadığı konusunda ise hiçbir net yanıt verilmemiş,

Genelkurmay Askeri Savcılığı da, bu durum karşısında fotokopi belgeyi incelemekle yetinmiş ve kararım bu belge üzerinde yapılan inceleme sonucunda vermiş,

Bu yazdığım bilgiler teyit edilmiş, tamamen doğru bilgilerdir,

Bu bilgilerden anladığım, Türkiye'nin ikili yargı sistemi arasında bir sorun vardır,

Cumhuriyet savcıları, askeri savcılarla bir güven sorunu yaşamakta ve taraflardan en azından biri, diğerini bilgilendirme konusunda açık davranmamaktadır,

Sivil yargı ile askeri yargı arasındaki bu "güven bunalımı",  bir anlamda Türkiye'nin "genel bunalımıdır",


Göcek kurtulacak galiba

İŞİN iyisi altı ayda olurmuş,

Bizimki 1 yılda olacak gibi,

Geçen seneden beri, "Göcek kirleniyor, Göcek elden gidiyor, Ege koylarına sınırlama getirelim, Her isteyen buralara girip tekne bağlamasın, Bunlar doğal servet" diye yazdım durdum, Bir iki sivil toplum örgütü dışında bunu duyan olmadı, diye düşünüyordum,

Ama duyulmuş,

Çevre Bakanlığı, Göcek'ten başlamak üzere Ege koylarına girişe sınırlama getirmeye hazırlanıyor, Bu koylarda belirli sayıda tekne bağlama yeri yapılacak ve buralara rezervasyon yaptırarak girilebilecek, Belirlenen sayının üzerinde tekne koylara alınmayacak, bir tekne çıkmadan bir diğeri giremeyecek,

Günlük tur yapan tekneler ise kendilerine ayrılan özel bölgeler dışında bu koylarda diledikleri gibi duramayacaklar,

Bu çok doğru bir uygulamadır,

Göcek'le sınırlı kalmamalı, Gökova, Kekova, Hisarönü gibi koylar da bu şekilde ele alınmalıdır, Bu doğru başlangıç için Bakan Veysel Eroğlu'na teşekkür ediyorum,


Üç ayda sayenizde

GAZETELERİN okurla olan ilişkisini ölçen ve bütün gazetelerin resmen katıldığı bir ölçüm sistemi var, Adı BİAK,

BİAK, her üç ayda bir gazeteleri, doğrudan okurlarla konuşarak değerlendirmeye alıyor ve gazetelerin okur profilini belirliyor,

Birkaç gün önce HABERTÜRK'ün ilk BİAK değerlendirme sonuçları geldi,

4 aylık gazetemizin ilk üç ayını gösteren sonuçlar son derece etkileyici,

'AB Grubu okur'da kendini bize rakip gören gazetelerin tamamının önündeyiz, Satış olarak şimdilik önümüzdeki iki rakipten birinin 1 puan, diğerinin 15 puan kadar,

Üniversite mezunu okur oranında da aynı durum söz konusu, Her ikisinde de öndeyiz,

'Kadın okur' oranında yine her iki rakibimizin de önünde gidiyoruz, Yaş gruplarına baktığımız zaman oldukça dengeli bir okur profiline sahibiz, ancak '55 yaş üzeri okur'da rakiplerimizden gerideyiz ama bu bizim çok da sorun etmediğimiz ve aslında bildiğimiz bir durum, Yeni bir gazete olduğumuz için erişim konusunda henüz rakiplerimizin gerisindeyiz ama ikinci üç aylık ölçümlerde bunda da oldukça öne çıkacağımızdan kuşkumuz yok,

Üç ayda elde edilen bu başarılı tablonun mimarı ise HABERTÜRK okurları,

Yeniliğe, modernliğe, kaliteye ve tarafsızlığa gösterdiğiniz ilgi,

HABERTÜRK ekibinin "Abisi" olarak hepinize çok teşekkür ediyorum,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
“Gençler bilebilse, ihtiyarlar yapabilse” sözünün artık eskimiş bir söz olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026