İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Oh be!

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 18, 2009

Oh be!

ÖNCEKİ gece, gece yarısını geçiyordu telefonum çaldığında,
Genelde o saatte hayırlı haber gelmez,
Gece yarısından sonra çalan telefonlar tedirgin edicidir, Gazeteci bile olsanız,
Mutlaka tatsız bir olay vardır,
Gece Müdürümüz Necdet Tatlıcan'dı arayan,
"Cem yakalandı" dedi,
"Nasıl?" diye sordum,
"Avukatıyla buluşmuş, Sonra Emniyet'e haber vermişler" dedi Necdet,
"Nerede?" diye sordum,
"İstanbul Bahçelievler'de" dedi,
Şaşırdım,
Cem G,'nin yakalanmak üzere olduğunu, çevresindeki kıskacın giderek kapandığını biliyorduk ama bizim bildiğimiz kadarıyla Cem, Hatay'dan Suriye'ye kaçmıştı ve Suriye'den getirilip teslim edilecekti,
Necdet'le gazetenin birinci sayfasını bu yeni habere göre nasıl yapacağımızı konuştuk,
Üzerimde büyük bir rahatlama hissi vardı,
Bir önemli mesele, üzerinde hassasiyetle durduğumuz bir konu kapanmıştı, Mesele artık yargının işiydi, Rahat uyuyabilirdim,
Sonra aklıma Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut geldi,
Kimbilir o, o anda neler hissediyordu,
Canından çok sevdiğinden emin olduğum kızını kaybetmiş, sonrasında doğal olarak kendini de kaybetmişti,
Şaşırmış, hatalar yapmış, suçlanmış, nefret kazanmıştı,
Ama bunların çok umurunda olmadığını, umurunda olanın kızının katilinin yakalanması olduğunu hissedebiliyordum,
Ben kendimi bu kadar iyi hissediyorsam, kimbilir o nasıl hissediyordu,
"Keşke telefonunu bilseydim de arasaydım, Bir yere gitsek iki kadeh atsaydık" diye geçirdim içimden,
Sonra, "Ramazanda içmez belki, İyi ki telefonu yokmuş" diye düşündüm,
Sonra eşimin yanına gittim,
"Ne olmuş" dedi,
"Cem yakalanmış" dedim,
Hangi Cem bile demedi, "Oh be!" dedi sadece,
Durumu anlatan nida buydu,
"Oh be!"
Gece gelen her telefon kötü haber olmayabiliyormuş dedim,


Eski moda gazetecilik

MÜNEVVER Karabulut cinayeti sonrası yaptığımız habercilikten bir kez daha gurur duyuyorum,
Herkesin bu cinayeti unutmaya ve unutturmaya hazır olduğu bir ortamda, HABERTÜRK bu işin peşini bırakmadı,
Gün be gün, gününü hatırlatarak takipçisi olduk,
Sık sık kendi meslektaşlarımız tarafından bile eleştirildik,
Bazıları "Kan tacirliği yaptığımızı" bile söyledi, ama aynı akşam Süreyya Karabulut'u ekrana çıkardılar utanmasızca,
Kimileri, "Siz bu kadar üzerine gitmeseydiniz katil çoktan yakalanırdı" bile dedi,
Kızdık ama yılmadık,
Herkesi, kendi evlerimizdekileri bile rahatsız edeceğini bile bile "kanlı testereyi" bastık gazetenizin birinci sayfasına,
Vurdumduymazlar bile duysun, olayın dehşeti belki birilerini dürtsün diye,
197 gün boyunca bir gün bile olayın peşini bırakmadık,
Sağolsun başta Ayşe Arman olmak üzere pek çok meslektaşımız da bizim peşimizden geldi,
Konuyu gündemde tuttuk el birliğiyle,
HABERTÜRK yayına başlarken sizlere bir söz vermiştim,
"Eski moda gazetecilik" yapacağız diye,
Eskiden böyle yapardı gazeteler, gazeteciler,
Halkın konularını ele alır, bıkmadan usanmadan takip eder, çözüme ulaşıncaya kadar bırakmazlardı, Fikri takip derlerdi adına,
Ben gazeteci olmaya o gazeteleri gördükçe karar vermiştim,
Herhalde daha okula başlamamıştım,
Dedemle Florya'dan çıkar, Sirkeci'ye giderdik,
Bir Akşam Gazetesi alırdık bir de Son,
Akşam'ın haberlerini okurdu bana otomobilin arka koltuğunda dedem, ben de Son'da Kiling'e bakardım, Ha bir de Akbaba alırdık çıktığı günler,
Gazeteler gazete gibiydi,
Siyaseti de yazarlardı, cinayeti de,
Sonuç alıncaya kadar,
HABERTÜRK o geleneğin gazetesi olmaya kararlı,
Biz o yüzden bu cinayeti sonuna kadar takip ettik,
Her haberimizi de edeceğiz,
Artık HABERTÜRK var,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bazı gazetecilere bakarak gazeteciliğin haysiyetli bir iş olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026