İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Bence Deniz Bey randevu verecek

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 20, 2009

Bence Deniz Bey randevu verecek

SABAH erken saatte Sevgili Baki Özilhan aradı, Gazetecidir,Aynı gazetede çalışmışlığımız vardır, Şimdilerde CHP’nin basınla ilişkilerini yürütüyor,
“Deniz Bey’e yazdığın mektubu sabah Deniz Bey’le birlikte okuduk” dedi,
Deniz Baykal yazıyı okurken gülmüş,
Hoşuna gitmiş,
“Eee”, dedim, “Başbakan Erdoğan’la görüşecek mi?”
“Başbakan’ın kendisine yazdığını söylediği mektubu bekliyor” dedi,
Deniz Baykal, Recep Tayyip Erdoğan’ın yolladığı mektubu okuduktan sonra nihai
kararını verecekmiş,
Ben Deniz Bey’i tanıyorsam, eğer mektupta kötü bir tonlama hissetmezse, Başbakan Erdoğan’la “Demokrasi Açılımı” konusunda görüşmek üzere bir randevu verecektir,
Sonrasını hep birlikte görürüz,
Bu arada benim de hem Başbakan’a, hem de anamuhalefet liderine bir teklifim var,
Gelsinler “Demokrasi Açılımı”nı Teke Tek’te tartışsınlar,
Hatta sadece ben değil, onların belirleyeceği başka gazeteciler de katılsın,
Demokrasi açılımını, demokratik bir platformda hep birlikte tartışalım,
İzleyenlere de iyi bir örnek olmuş oluruz,


S'onuncu köy

BİR süredir medya mahfillerinde dolaşan ve meraklı okurların da katıldığı yaygın bir
dedikoduyu doğrulama zamanı geldi,
Evet, Bekir Coşkun bundan böyle gazetenizde, HABERTÜRK’te yazacak, Bildiğiniz, alıştığınız yerinde, üçüncü sayfanın sağ tarafında,
Umur Talu’nun HABERTÜRK’e gelişini duyururken, “Yakında doğru düzgün
gazetecilerden biri daha bize katılacak” demiştik ya, işte o isim bizimle artık,
Bekir Coşkun, Türkiye’nin en sevilen, en çok okunan, en dürüst gazetecilerinden biri olarak
HABERTÜRK’e güç katacak, keyif katacak,
Gelin size Bekir Coşkun’un HABERTÜRK’e gelişinin öyküsünü anlatayım,
Tam 13 ay önceydi,
2008 Ağustos’unun en sıcak günlerinden biri, Bekir Coşkun’la Cunda’da, yazlığında
buluştuk, Andree’nin yaptığı enfes poğaçalar eşliğinde, denize karşı oturduk ve Bekir Abi’ye uzun uzun nasıl bir gazete yapacağımızı anlattım,
“Adı ne olacak?” diye sordu,
“HABERTÜRK” dedim ve “Bize katılman lazım” diye bitirdim,
Gazetesinde keyfi yerinde değildi, gizlemiyordu, Birkaç hafta sonra bu sefer
Ankara’da buluştuk,
Anlaştık,
Şubat ayı sonunda bize katılacak, HABERTÜRK onunla birlikte çıkacaktı, Fakat tam
o günlerde yazdığı gazetenin içinde bulunduğu gruba yüklü bir vergi kaçağı cezası geldi,
Bekir Abi aradı, “Fatih, zor günler geçiriyorlar, Şimdi ayrılırsam hoş olmaz, Biraz erteleyelim,
Durumu toparlasınlar o zaman gelirim” dedi,
Tam Bekir Coşkun’a yaraşır bir tavırdı,
“Haklısın abi, ama şunu bil ki, onlara daha çok ceza gelir” dedim,
Güldü, Kapattık,
HABERTÜRK, Bekir Coşkun’suz çıktı, Ama yerini boş bıraktık, 3, sayfamız onu bekliyordu,
Zaman zaman konuşuyorduk,
Onuncu Köy halkı mutlu değildi,
Yaz başındaki sohbetimizde, bu sohbaharda birlikte olma kararı aldık,
Ve yine bir ağustos günü, bu kez Doğan
Satmış’la birlikte Cunda’ya gittik,
Ertuğrul Özkök Mekke’deydi, biz Cunda’da,
Yine Andree’nin poğaçalarını yedik, sonra birlikte Bay Nihat’ta balık,
Sözleşmeyi uzattım, Eline almadı bile,
“Sence uygun mu?” diye sordu,
“Tüm muhabir ve yazarlarla yaptığımız tek tip sözleşme” dedim,
Okumadan imzaladı,
Paranın P’sini ağzına almadı,
Çünkü para için yer değiştirmiyordu, Paranın satın alamayacağı bir şey için, mutlu olmak için HABERTÜRK’e geliyordu,
“Ne zaman başlarsın yazmaya” diye sordum,
“Eylül sonu” dedi,
25 Eylül’de Bekir Coşkun’un ilk yazısını HABERTÜRK’ün 3, sayfasında bulacaksınız,
Bekir Abi’nin köşesinin adı Onuncu Köy’dür bilirsiniz,
Dokuz Köy’den kovulduğu için,
Bu kez benim için o köşe “Sonuncu Köy”,
Türk basınında bundan öte köy kalmadı,
Sonuna kadar Bekir Coşkun’la beraberiz


Utanç manşetleri

DÜN gazetelerin manşetlerini okuyunca bir kez daha mesleğimiz adına üzüldüm,
Cem G, cezaevinde koğuşa konulmuştu,
Bir koğuşta bulunan mahkûmlar, “Cem’i bizim koğuşa koyun” diye gürültü yapmışlar,
ancak Cem G, can güvenliği nedeniyle tek kişilik bir koğuşa konulmuş ve bir homoseksüel mahkûmla volta atmıştı,
Bunu yazan, Türkiye’nin en önemli gazetesi olmakla övünen bir gazeteydi, Diğeri ise bir zamanların önemli bir gazetesi,
Mesleğim adına üzüldüm; çünkü baştan sona yalan bir haber iki çok satan gazetenin manşetine utanmadan koyulabilmişti,
Oysa Cem G,, cezaevi kuralları gereği, her mahkûm gibi cezaevindeki ilk gecesini karantina koğuşunda geçirmişti,
Cehaletin ve palavranın haber diye manşete çekildiği bir ülkede gazetecilikten söz
etmek zordu,
Gazetecilerin vergi kaçırmayı aklamaya çalışmaları ise sıradan,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gücü, insanları özgürleştirmek için kullandığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026