İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Erdoğan duayen liderliğe oynuyor

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 26, 2009

Erdoğan duayen liderliğe oynuyor

BÖYLE dönemlerde yazarın “düşündüğünü” yazması çok zor,Hepimiz üzerimizde bir ağırlık hissediyoruz,
Yanlış anlamayın, iktidarın, hükümetin baskısını değil,
Şahsen, gazetemin elimden alınması dışında bir baskı görmüş olmasam da, kimse arayıp şunu yazma, bunu yazma demediyse de, elbette ki bugün her gazeteci üzerinde bir ağırlık hissediyor,
O ağırlığı hissetmek için ille de bu ağırlıkla karşılaşmış olmak şart değil,
Ama biz yazanlar için bir başka ağır baskı daha var ki, onu taşımak, o baskıyı kaldırmak hükümetlerin, iktidarların, güç odaklarının baskılarını kaldırmaktan, taşımaktan daha zor,
Sözünü ettiğim baskı, “bazı okurların” baskısı,
Bu baskı, biz gazeteciler için iktidarların şüyu baskılarından daha güçlü,
Bunu ne zaman mı düşündüm?
En somut haliyle önceki akşam,
Başbakan Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler’de yaptığı konuşmayı izlerken,
İzledim, izlerken hissettiklerimi yazayım dedim,
Ama “bazı” okurun söyleyeceklerini düşündüm,
Korktum,
“Yandaş mı oldun” diyeceklerdi, “Satıldın mı?” diyeceklerdi, “İktidara neden
yalakalık yapıyorsun” diyeceklerdi,
Oysa hep öznenin kim olduğuna bakmadan övgüyü de, yergiyi de sakınmayan bir adam olarak tanıyordum kendimi,
Oysa Başbakan’ın BM kürsüsündeki konuşması, ne yalan söyleyeyim “milli
gururumu” okşadı,
Türkiye’nin Başbakanı o kürsüde dünya liderlerini karşısına almış, hayret verici bir özgüvenle konuşuyordu,
Konuşmanın içeriğinin tümüne katılıp katılmamak önemli değil, Bazı bölümlerinin fazla pro Arap olması hoşuma da gitmedi ama üslubu bir vatandaşı olarak keyif vericiydi,
Rahattı, Kendine fazlasıyla güvenliydi, Komplekssizdi, Bir büyük ülkenin, bir dünya gücünün lideri gibiydi,
Ne yalan söyleyeyim, hoşuma gitti,
Sonra düşündüm, bu özgüven nereden geliyor diye,
Birkaç neden buldum kendimce,
En önemlisi, uzun yıllardır o koltukta oturuyor olmasıydı,
Karşısındaki bütün liderlerle bire bir temas kurmuş, onların da aslında sıradan insanlar olduklarını görmüştü,
Pek çoğundan kıdemliydi,
Merkel’den önce Schröder’i, Berlusconi’den önce Obama’yı, Sarkozy’den önce Chirac’ı, Obama’dan önce Bush’u
tanımıştı,
Onlar yeniydi, Kendisi eski,
Büyük ihtimalle kendini “duayen lider” olarak görüyordu,
Dönemin koşulları nedeniyle Türkiye’nin öneminin arttığının farkındaydı, Bir şeyler isteyen ülkenin lideri olmaktan, bir şeyler istenen ülkenin lideri haline
gelmişti şartlar nedeniyle,
Bütün bunlar tavrına, konuşmasına yansıyordu,
Dediğim gibi, bir Türk vatandaşı olarak hoşuma gitti,
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı içeride yaptığı pek çok şey için eleştirebilirim,
Ama o kürsüdeki tavrını asla,


Çırpma elini

U2 ile ilgili dünkü yazıma kadın bir okurum eğlenceli bir eposta
yollamış, Hoşuma gitti, Paylaşmak istedim,
“U2 Adana’da konser veriyormuş, Bir ara Bono herkesi susturmuş ve sık aralıklarla ellerini çırpmaya başlamış, Sonra seyirciye dönmüş,
‘Ben ellerimi her çırptığımda Afrika’da bir çocuk ölüyor’ demiş,
Bunun üzerine ön sıralardan bir ses gelmiş: ‘Eeee, çırpma o zaman itoğlu it’!‘’


Vatandaşını unutan ülke olurmu?

BU kadar vurdumduymaz, bu kadar gündem açgözlüsü bir ülke olmak pek de hoş değil,
Her şeyi yalayıp yutuyoruz, Hiçbir şeyin sonuca ulaşıp ulaşmaması önemli değil,
Horizon 1 adında bir gemimiz, Aden Körfezi’nde korsanlar tarafından kaçırıldı,
İçinde 22 vatandaşımız var, İlk birkaç gün herkes olayı merakla yazdı, okudu,
Sonra bitti gitti,
Koca gemi orada, 22 yurttaşımız içinde,
Kimsenin umurunda değil,
Ne Dışişleri Bakanlığı’nın, ne DenizcilikMüsteşarlığı’nın, ne de
başkasının,
Ama en fenası, geminin sahibi olan şirketin umurunda değil,
Pazarlık ediyorlarmış,
2 milyon dolara inmiş, 1,5’a indirmeye çalışıyorlarmış,
Denizcilik camiası ise “Gemi batsın istiyorlar, Sigortadan para almak için” diyor,
Öyle mi, değil mi bilemem,
Ama dünyanın hiçbir ülkesi, en azından gelişmiş, insanına değer veren hiçbir ülkesi, bir gemisini ve içindeki vatandaşlarını Somalili
korsanların elinde unutmaz,
Hafızasızlık, medeniyetsizliktir,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Görgüsüzlüğün kıroluktan beter olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026