İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Bilmezkişiler

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 4, 2009

Bilmezkişiler

2007 yılında bir anne, kızıyla beraber sokakta yürürken, küçük kız üzeri kartonla örtülmüş açık bir rögardan içeri düşmüş ve hayatını kaybetmişti,
Büyük bir acıydı ve tabii büyük bir rezaletti,
Olayın davası 2 yıl sürdü,
Dün olayla ilgili bilirkişi raporu elimize ulaştı,
Ben hayatımda böyle "rezil" bir bilirkişi görmedim,
Rapora göre Dilara'nın annesi de suçlu,
Niye mi?
Kızının bastığı yeri kontrol etmediği ve elini sıkı tutmadığı için,
Rapor, bilirkişi olarak tayin edilen güruhun "medeniyetini" de gösteriyor,
Onlara göre bu ülkede insanlar, bastıkları yeri kontrol edecekler ve çocuklarının elini kırarcasına sımsıkı tutacaklar,
Acaba o bilirkişidekiler, sokakta çocuklarıyla dolaşırken çocuklarının elini öyle mi tutuyorlar?
Tabii ki değil,
Ama raporu öyle yazıyorlar,
Vardır elbet bir nedeni,
Bilirkişi öyle kendini bilmez ki, bu çocuğun sokakta tek başına dolaşıyor olabileceğini, annesinin elinden tutmuyor olabileceğini bile düşünmüyor,
Belediyenin ve halka açık inşaat yapan kişilerin gerekli güvenlik önlemlerini almakla sorumlu olmaları gerektiğini ve bu sorumluluğun halka aksettirilemeyeceğini düşünemiyorlar bile,
Geçenlerde bir kızın kafasına cam düştü,
Bu bilirkişiye göre o kız da hatalı,
Yürürken havaya bakmalı ve kaçmalıydı,
Tabii havaya bakarken önündeki çukura düşerse bilirkişimiz o zaman da bir suç bulurdu mağdura,
Kime kızmak lazım bilmiyorum,
Bilirkişiye mi?
Bunları bilirkişi zannedip görevlendiren mahkemeye mi?
Kendimize mi?
Kime?


Her "Taraf"ınız oynuyor

AHMET Altan'ın Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına karşı takındığı tavır üzerine bir yazı yazmıştım, hatırlarsınız,
Taraf Gazetesi, bu yazımı alaya alan bir yazıyla yanıt verdi,
Güçlükle yaşadıklarını, bir ikisi dışında çalışanlarına maaş veremediklerini biliyorum,
Gerçi bu durumdayken bile Ahmet Altan'ın yemekleri için özel bir aşçı tuttuklarını gazetelerden okudum ve şaşırdım, ama yine de zor durumdaki bir gazeteye karşı yazı yazmak hoşuma gitmiyor,
Fakat herkesin de haddini bilmesi gerek,
Taraf Gazetesi, Cumhuriyet Bayramı'nı haber yapmıyor, kutlanmasına karşı olduğunu söylüyor ve bunun sadece "Kuzey Kore, Çin gibi ülkelerde kaldığını belirterek" kendini savunuyor,
Ancak her ne hikmetse, Cumhuriyet Bayramı'na karşı olan bu gazete, ABD'nin ulusal bayramı olan 4 Temmuz'a karşı aynı kayıtsızlığı gösteremiyor,
Taraf'ta kendi zekâsınca benimle kafa bulan arkadaş her kimse, bir zahmet gazetesinin arşivine gitsin ve oradan 5 Temmuz 2008 tarihli Taraf'ı bulsun,
3, sayfasını açsın ve oradaki "ABD'nin doğum günü uzaklarda kutlandı" başlıklı haberi bir görüversin,
ABD'nin doğum gününün kutlanması Taraf'a göre haber ama Türkiye Cumhuriyeti'nin doğum gününün kutlanması haber değil, öyle mi?
Benimle dalga geçen haberi yazan arkadaşa tavsiyem, kendi gazetesinin bu haberini okusun, sonra da dönsün bir tarafıyla dalga geçsin,


IMF fıkrası

DÜN işadamı konuklarım vardı, Piyasanın durumundan şikâyet ettiler,
Vatandaşta para olduğunu ama güvensizlik ortamında kimsenin parayı ortaya çıkarmadığını belirtip, bunun da sistemi kilitlediğinden yakındılar,
Piyasada müthiş bir resesyon olduğunu, enflasyonun düşmesinin durgunluktan kaynaklandığını anlattılar,
IMF ile yapılacak bir anlaşmanın piyasanın önünü açabileceğini söylediler,
Ben de bir okurumdan gelen fıkrayı onlara aktardım,
Size de anlatayım:
Çobanın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş, Tam o anda, yanına bir Cherokee Jeep yanaşmış, Brioni gömlek, Prada ayakkabılar giyen, Ray-Ban gözlüklü ve Stefano Ricci kravatlı bir sürücü, aşağıya inip çobana sormuş,
"Kaç tane koyunun olduğunu bilirsem, bana onlardan bir tanesini verir misin?"
Çoban, bir adama bir de koyunlarına bakmış, "Tamam" diye cevap vermiş,
Genç adam arabasını park etmiş, Telefonunu bilgisayarına bağlayıp bir NASA sitesine girmiş, GPS'sini kullanarak yeri taramış, bir database ve logaritma ile doldurulmuş 60 excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış, Ardından çobana dönerek;
"Tam 983 adet koyunun var" demiş,
Çoban da "Doğru" diye cevap vermiş, "Koyununu alabilirsin",
Genç adam koyunu almış ve cipinin arkasına koymuş, Bu kez çoban, genç adama dönüp;
"Peki, senin nerede ve ne iş yaptığını bilirsem, koyunumu geri verir misin?" diye sormuş, Adam da "Evet neden olmasın" diye yanıtlamış, Bunun üzerine çoban;
"Sen IMF uzmanısın" demiş,
Adam hayretle sormuş: "Nasıl oldu da bildin?" Çoban, "Çok basit" diye cevap vermiş, "Buraya çağrılmadan geldin, bu bir, İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin, Üçüncüsüne gelince, bir b,,tan anlamıyorsun, çünkü köpeğimi aldın,"
Fıkra bu,
Ama bir eksiği var,
IMF çalışanı genç adam, iddiayı kaybetmesine rağmen koyunu geri vermemiş,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Adaleti bilirkişilere havale etmediğimiz zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026