İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Çocuklar

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ocak 5, 2010

Çocuklar

GALİBA 1994 yılıydı,
Terörün zirve yaptığı yıllar,
Ne yalan söyleyeyim, kendini devlet yerine koyan bazıları da, teröre karşı devlet terörü uygulamayı marifet zannediyorlardı,
Bir kente, Tunceli'ye, Tunceli'yi de sınırları içinde barındıran Türkiye Cumhuriyeti tarafından ambargo uygulanıyordu,
Kente temel gıda maddelerinin girişi engelleniyordu, Gerekçe, bunların teröristlerin eline geçmesiydi,
Tunceli'ye yapılan ambargo kanıtlanamıyordu ama fısıltı gazetesi böyle bir ambargonun varlığını yayıyordu,
Ben de "Olmaz böyle şey" diyerek Tunceli'ye gitmeye, olan biteni gözümle görmeye karar verdim,
Diyarbakır'a gittim, Oradan bir otomobil kiralayıp Tunceli'ye doğru yola çıktım,
O dönemin OHAL Bölge Valisi Ünal Erkan aradı, "Yapma, Başına bir iş gelir, Yollar tekin değil" dedi,
Dinlemedim gittim,
Yolda 40 kere durdurulduk, Sonunda Tunceli'ye vardık,
Kentin girişindeki köprünün önünde iki polis otosu ve emniyet müdürünün makam aracı yolu kesmişti,
"Giremezsiniz" dediler, Tartıştık ve girdik, Ambargoyu gördük, belgeledik, Ve o gün teröristlerin bulunduğu bir evin basıldığına, 7 teröristin öldürüldüğüne ve daha sonra da tüm mahallenin yerle bir edildiğine şahit olduk,
Döndük,
Hürriyet'te bir yazı disizi, Show TV'de bir program yaptık konuyla ilgili,
Yazı dizisi, ABD Kongresi'nin "İnsan Hakları Raporu"nda 6 sayfa halinde yer aldı,
Bu yazılar sonrasında ambargo kalktı, 10 gün sonra Ünal Erkan'ın davetiyle gittiğimiz Tunceli'de, OHAL Valiliği tarafından yaptırılacak olan cemevinin temelini attık,
Yazı dizisinde de, televizyon programında da bir şeyi vurgulamaya dikkat ettim,
O yıkılan mahallede, yıkıntılar arasında genç bir kadın ağıtlar yakarak enkaz altında kalan eşyalarını toplamaya çalışırken ve dantellerini, yastıklarını, yorganlarını çamurlu enkazdan çıkarırken sırtında birkaç aylık bebesi, yanında ise 4 yaşındaki çocuğu vardı,
Ve şunu yazdım o zaman: "Bu terör bir gün biter elbet, Ama o çocukların içindeki acı sonsuza kadar bitmez, Bu acıları yaşatmayalım o çocuklara, Çocuklar acı yaşadıkça bu iş bitmez,"
15 yıllık hurmalar, şimdi nereden çıktı diyeceksiniz,
Polise taş atan 5 çocuk için 305 yıl hapis istenmiş ya, oradan çıktı,
Öcalan'a neredeyse havuzlu villa verecekler, çocuklara 305 yıl,
Tam oradan çıktı,


Nereden bulacağız 40 haramiyi

DÜN toplumdaki sessizliğin hayra alamet olmadığını yazınca bir kurum bir hikâye yollamış,
Paylaşmakta beis yok,
"Geçmiş zamanda bir kentten diğer bir kente mallar deve kervanlarıyla taşınırmış,
Çoğunlukla da dağlardan geçilirken soyulurmuş kervanlar,
Kervancıbaşı, taşıyacağı değerli eşyalar nedeniyle kendine koruma aramaya başlamış,
Bulacağı bir yiğit, kervanın güvenli şekilde dağdan geçişini sağlasın istiyormuş,
Sonunda boylu boslu yiğit görünümlü birisi talip olmuş koruma işine,
Kervan yola koyulmuş, dağın doruğuna geldiklerinde, haramiler saldırmış kervana,
Güvenlik görevini alan yiğit seyrediyormuş olanı biteni,
Haramilerin başı, 'Sen kim oluyorsun' diye sormuş bizim yiğide,
'Ben güvenlik görevlisiyim' demiş,
Haramilerin başı dönmüş adamlarına 'Yatırın şu adamı, sırayla becerin' demiş,
Haramiler yatırmışlar adamı, bir iki üç sırayla başlamışlar,
Tam kırkıncı harami işini bitirirken, bir gürleme yükselmiş bizim yiğitten, 'Savulun ulan, yettiniz be' diye, çekmiş kılıcını, haramilerin hepsini kılıçtan geçirmiş,
Kervancıbaşı şaşırmış olanlara,
Kervan toparlanıp yola koyulmuş,
Mal güvenli biçimde yerine ulaştırılmış,
Geri dönüş hazırlıkları başlamış, yine değerli yükler alınıp yüklenmiş develere,
Bizim yiğit bakmış, kendisiyle ilgilenen yok,
'Sana yardımcı olmamı istemiyor musun' demiş kervancıbaşına,
Kervancıbaşı şöyle bir bakmış bizim yiğide,
'İyi hoş da her zaman seni sinirlendirecek kırk kişiyi nereden bulacağız?' demiş,"
Okurum diyor ki, "Bazılarının kızması geç oluyor, Geç oluyor ama güç olmuyor",


Reklam mı önemli, okur mu?

HABERTÜRK'le yola çıkarken size verdiğimiz bir söz vardı, "Gazeteyi reklamverenler için değil, sizin için hazırlayacağız" diye,
Dün gazeteleri elime alınca, o sözü anımsadım,
Dün HABERTÜRK, her zaman olduğu gibi 5 gazete ve 24+12+12+12+12= 72 sayfaydı, HABERTÜRK çıktığından beri büyük kentlerde hiçbir zaman bu sayfa sayısının altına inmedi,
Reklam gelince üzerine çıktı ama asla altında kalmadı,
Dün diğer gazetelere şöyle bir baktım,
Ocak ayında reklamlar azalınca bakın nasıl çıkmışlar,
Hürriyet: 30 sayfa + 8 sayfa magazin eki,
Vatan: 26 sayfa,
Milliyet: 24 sayfa + 12 sayfa magazin eki,
Sabah: 30 sayfa + 12 sayfa magazin eki,
Şunu anladım ki, bizim dışımızdaki gazeteler için reklam, okurdan önce geliyor,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Şıracıyla bozacı arasındaki ilişkiyi anlayabildiğimiz zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026